BAE'de ramazan… İbadetler ve gelenekler

Birleşik Arap Emirlikleri'nde ramazan kendi avantajlarına sahip, çünkü bu ülke dünyanın her yerinden farklı ırkları ve milletleri barındırıyor

BAE'de ramazan ayının maneviyatı ile karakterize edilen bir ramazan atmosferi
BAE'de ramazan ayının maneviyatı ile karakterize edilen bir ramazan atmosferi
TT

BAE'de ramazan… İbadetler ve gelenekler

BAE'de ramazan ayının maneviyatı ile karakterize edilen bir ramazan atmosferi
BAE'de ramazan ayının maneviyatı ile karakterize edilen bir ramazan atmosferi

Yılda bir kez Arap ve İslam dünyasını ziyaret eden ramazan, ibadet ve itaat ile sınırlı kalmıyor. Bu ay, aynı zamanda kendi gelenekleri, görenekleri ve mirası ile karakterize edilen bir ay.
Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) ramazan ise kendi avantajlarına sahip, çünkü bu ülke dünyanın her yerinden farklı ırkları ve milletleri barındırıyor.
Buradaki hâkim kültür, hoşgörü ve kardeşçe bir arada yaşama üzerine kurulu. Ülke, özellikle o gecenin etkisiyle istisnai bir atmosferde yaşıyor. 
Mübarek ayı ve onun getirdiği nimetleri karşılamak için yapılan bu coşkulu törenlerin ve titiz hazırlıkların yanı sıra, ebeveynlerin gelenek ve göreneklerin korunduğu BAE'de ramazan ayıyla karakterize edilen çok ve çeşitli uygulamalar var. 
 2.JPG
BAE'de ramazan, yılın geri kalanından bir atmosferde kutlanıyor / Fotoğraf: İnternet
 
Ramazan geceleri... Hayatın nabzı
Ramazan gecelerinin, kendisine ayrı bir ihtişamı var. Şehirler ve pazarlar geceleri uyumaz. Canlıdırlar.
Özel olarak BAE ve genel olarak Körfez halkı tarafından bilinen ve nesilden nesile aktarılan bir mirasın tezahürü haline gelen meclisler aracılığıyla hayat buluyorlar.
Günümüz meclislerinin avantajlarından biri de, meclisin her iki yanında halı ve sandalyelerle döşeli büyük salonlar olmasıdır.
Genellikle çok sayıda konuğu ağırlarlar ve yıl boyunca açıktırlar. Ancak Ramazan ayındaki ritüelleri farklıdır. Öyle ki genellikle yılın diğer günlerinden farklı olarak faaliyet gösterirler.
Sahur yapılıncaya kadar, hatta meclis sahibi bütün misafirlerinin oradan ayrıldığından emin oluncaya kadar kapıları açık kalır. 
 3.JPG
Ramazan meclisleri, özel olarak BAE, özel olarak da Körfez halkı tarafından biliniyor / Fotoğraf: İnternet
Kalabalık meclislerde ikili ve grup sohbetleri yapılır ve bunlar genellikle din ile dünya arasında karışan konular hakkındadır.
Bu meclislerde çay ve kahve ikramı yapılır, çeşitli tatlı ve yemekler sunulur. Ancak BAE halkının meclisleri, kendilerine özel kültürel tezahürlere sahiptir ki bu durum, bu meclisleri diğerlerinden ayırır.
Bu da bu halkın kalplerinin yakınlığının ve derin duygularının en büyük kanıtıdır.
 4.JPG
Ramazan tezahürleri, bir ülkeyi diğerlerinden ayıran kültürel tezahürlerden biri / Fotoğraf: İnternet
 
Ramazan çadırları
Bu mübarek ayın bir başka özelliği de Ramazan çadırlarıdır. Bu çadırlar, yoldan geçenleri ve ziyaretçileri bir aşinalık ve sevgi atmosferinde ağırlar.
Hükümet, İslam dininin kültürel yüzünü öne çıkarmayı amaçlayan Müslüman İhtiyarlar Konseyi'ni kurarak bu çadırların güçlendirilmesine katkıda bulundu.
 5.JPG
Şarika'da bir Ramazan çadırı / Fotoğraf: Sosyal medya
Aynı şekilde BAE, dini deformasyonlara yol açacak ve rencide edecek tüm anormal uygulamalara ışık tutmasının yanı sıra, İslam'ın özünü ve hoşgörülü insani boyutlarını da vurgulayan 'Sawab' merkezini kurdu.
Hedayah Merkezi ise her türlü aşırılıkçılıkla mücadele etmek için diyalog ve iş birliği araçları oluşturmayı amaçlıyor. 
 6.JPG
Ramazan çadırları mübarek ay boyunca ziyaretçilerini ağırlıyor / Fotoğraf: Sosyal medya
 
Toplumsal sinerji ve birliktelik
Ramazanın özel atmosferinin bir başka biçiminde hayır kurumları, ramazan ayı boyunca iki kat daha fazla faaliyet gösteriyor.
Öyle ki bağış toplamak, zekât parası almak, ihtiyaç sahiplerine dağıtmak ve evlerine mutluluk getirmek için büyük çaba sarf eden BAE Kızılay Kurumu, sağladığı değerli yardım nedeniyle bu görüntünün ihtişamına belki de en güzel örnek.
 7.JPG
Ramazanda iftar vakti top patlatılıyor / Fotoğraf: Sosyal medya
Aynı şekilde BAE'de aralıksız devam eden hayır faaliyetleri kapsamında bu yıl, Türkiye'nin güneyini ve Suriye'nin kuzeyini vuran depremden etkilenenler için bağış toplayan, başta pazarlar olmak üzere ülkenin her yerinde geniş katılımlı bir kampanya gerçekleştirildi. 
 8.JPG
BAE, Türkiye ve Suriye'deki depremzedeleri desteklemek için bir kampanya başlattı / Fotoğraf: Sosyal medya
Buna paralel olarak Halife bin Zayed Al Nahyan İnsani İşler Vakfı da büyük bir role sahip.
Öyle ki her yıl BAE genelinde oruç tutan insanlara yaklaşık iki milyon iftar yemeği sağlayan ramazan projesi gerçekleştiriyor. 
 9.JPG
BAE'deki Halife bin Zayed Al Nahyan İnsani İşler Vakfı / Fotoğraf: Sosyal medya
Halife bin Zayed Al Nahyan İnsani İşler Vakfı'nın 2007'den bu yana vizyonu, 'insanlığa hizmet için öncü girişimler' oldu.
Stratejisi ise yerel, bölgesel ve küresel ölçekte sağlık ve eğitime odaklanmak. Bu çerçevede eğitim stratejisi, bölge ülkelerindeki mesleki eğitim projelerini desteklemeyi içeriyor.
Aynı şekilde küresel olarak güvenli su sağlamanın yanı sıra yetersiz beslenme, çocukların korunması ve bakımı ile ilgili sağlık ihtiyaçlarını da içeriyor. 
 10.JPG
BAE'deki Halife bin Zayed Al Nahyan İnsani İşler Vakfı / Fotoğraf: Sosyal medya
Okullar, hastaneler ve diğerleri gibi temel altyapıyı sağlamada yoksul ve muhtaç toplulukları desteklemenin yanı sıra vakıf, stratejisini uygulamak için Birleşmiş Milletlere (BM) bağlı uluslararası kuruluşlar ve kamu yararına çalışan kuruluşlarla ortaklıklar kurdu.
 11.JPG
BAE'deki Halife bin Zayed Al Nahyan İnsani İşler Vakfı tarafından yürütülen yardımlar ve geniş faaliyetler / Fotoğraf: Sosyal medya
Bu kuruluşların yardımları yalnızca BAE ile sınırlı kalmamış, dünya genelinde gerçekleştirdiği çeşitli yardımlar 107'den fazla ülkeye ulaştı.
12.JPG
BAE, yıl boyunca dini yarışmalara ev sahipliği yapıyor. Bu yarışmaların sayısı, ramazan ayında iki katına çıkıyor / Fotoğraf: Sosyal medya
 
Dini yarışmalar
Kutsal ay boyunca dini yarışmalara da yoğun bir katılım oluyor. Devlet, bu yarışmalar boyunca onlarca hafızı ağırlıyor ve tilavet, anlama ve tecvit yarışmaları düzenliyor.
Kazananlar ise değerli hediyelerle ödüllendiriliyor. BAE ayrıca çeşitli İslam ülkelerinden çok sayıda din alimini de misafir ediyor. 
 13.JPG
BAE, kazananları değerli hediyelerle ödüllendiriyor / Fotoğraf: Sosyal medya
Ayrıca mübarek ayda Ramazan ayını kutlayan pazar ve dükkanların hareketliliği de artıyor. Öyle ki hazırlıklar erken ve yoğun bir şekilde başlıyor.
Dükkanların köşeleri, çeşit çeşit mallar, gıda maddeleri, tatlılar, meyveler, etler, balıklar ve oruçlunun ilgisini çeken diğer mallar gibi yerli ve yabancı ürünlerle dolduruluyor. 
Öte yandan bu kutsal ay boyunca Ramazan yemeklerinin de kendilerine özel bir ihtişam ve güzellikleri oluyor.
Evler ve restoranlar, ramazan için hazırlanan Machbous, Tirit, Büryani, Sago ve lokma dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere geleneksel yemeklerle donatılıyor.
Aynı şekilde BAE vatandaşları, kutsal ay boyunca ailelerini ve arkadaşlarını ziyaret etme alışkanlığını da sürdürüyor.
Bu ziyaretler, genellikle eski çağlardan beri hoşgörü ve kardeşlik ile tanınan bir toplumda sevgi, yakınlaşma ve akrabalık bağlarını artırmak için bir fırsat olarak sayılıyor.
Teravih namazı sonrasında komşuluk ilişkileri güçleniyor, vatandaşlar iftar ve sahurlarla birbirlerinin evlerine konuk oluyor. 

Sahurların atmosferi
Bazı BAE vatandaşları, aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte geç saatlere kadar evde kalmayı tercih ederken, diğerleri ise teravih namazından sonra ramazan çadırlardan birinde harika ortamın ve özellikle sahur vakti servis edilen lezzetli yemeklerin tadını çıkarmayı tercih ediyor.
Bu çadırlar, çeşitli televizyon kanallarının izlenmesine izin veren büyük ekranlar kurarak, müşteri çeken mükemmel kafelere dönüştürülüyor. 
Hicri takvimin en hayırlı aylarından biri olarak kabul edilen mübarek Ramazan ayı, kendisini ona hazırlayan ve adayan Müslümanların gönlünde ayrı bir yere sahip.
Müslümanlar, bu süreçte çalışma sistemlerini, tatillerini, seyahatlerini, hayata dair her şeylerini değiştiriyorlar. Zira bu ay, ibadet ayı ve BAE halkı arasında mirası canlandırma ayı olarak görülüyor.
Öyle ki bu ayda evlerde, yalnızca akrabalık bağları, zikir toplantıları, adetlerin en doğru detaylarını ve bu mübarek aya maddi ve manevi hazırlığın diğer tecellilerini görürsünüz.
Bu durum, her birinin yaşadığı koşullar ışığında bireyler arasında nispeten farklılık gösterebilir. Ancak her birinin elinden geldiği kadar geleneklerini korumasına engel değil. 
Abu Dabi'de Ramazan gecelerinden bahsederken, Hoşgörü Bakanı Şeyh Nahyan bin Mübarek Al Nahyan'dan da bahsetmek gerekir.
Hayatın birçok yönünü sekteye uğratan koronavirüs pandemisinden önceki yıllara kadar mübarek ramazan ayı, Şeyhin BAE içinden dostları ve ülkelerden gelen misafirleri ile sahura kadar uzanan günlük iftar sofrasında bir araya geldiği yıllık bir fırsattı. 
 14.JPG
Şeyh Nahyan bin Mübarek Al Nahyan / Fotoğraf: Sosyal medya
Şeyh Nahyan, uzun ramazan gününde iftar sofralarının aralarında gezinerek, gözleriyle orada bulunanları inceliyor ve eksik tabaklar varsa bunların doldurulmasını işaret ediyor.
Şeyh Nahya'ın sofrada geçirdiği zamanın misafirlere ilgi dağıtmakla geçtiğini ve midesine girenlerin bir çocuk için bile neredeyse yetersiz kaldığını onu tanıyanlar iyi bilir.
 15.JPG
Şeyh Nahyan bin Mübarek Al Nahyan misafirlerinin arasında / Fotoğraf: Sosyal medya
Konuklar arasında, iktidardaki veya eski cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar veya iktidar ve hatta muhalefetteki politikacılarla karşılaşabilirsiniz.
Ayrıca farklı din ve mezheplerden şairler, sanatçılar, gazeteciler, iş adamları, banka yöneticileri, üniversite hocaları ve din adamlarıyla da karşılaşabilirsiniz. 
 17.JPG
Şeyh Nahyan farklı mezhep ve dinlerden misafirlerini ağırlıyor / Fotoğraf: Sosyal medya
Birçok durumda oturumlar, birbirlerine zıt vatandaşları da bir araya getiriyor. Örneğin Irak'ta iktidara gelenler ve işgal sonrası vatanlarını terk edenler buralarda bir araya geliyor.
Aynı masada Yemen'deki hükümetin ve yurtdışındaki muhalefetin sembolleri de bir araya geliyor.
Bu oturumlar, Albay Muammer Kaddafi'nin destekçilerini ve monarşi döneminin sembollerinden muhalifleri de bir araya getiriyor. 
 18.JPG
Şeyh Nahyan bin Mübarek Al Nahyan / Fotoğraf: Sosyal medya
Ancak onları bir araya getiren çadır, saraylar ya da birçok önemli şahsiyetin evlerindeki geleneksel çadırlar gibi özel bir çadır değil.
Daha ziyade bir Ramazan çadırının bir parçası, ana otellerde kurulan mevsimlik çadırlardan biri ve her kesimden insanın eğlenmek için buralara geldiği bir çadır.  
 19.JPG
Şeyh Nahyan bin Mübarak Al Nahyan misafirleri arasında / Fotoğraf: Sosyal medya
Mekânın seçimi, insanları bir araya toplamayı seven ve içinde bulunduğu toplumun dokusunun ve lezzetinin bir parçası olmaya hevesli adamın kişiliğini yansıtıyor.
Ramazan Meclisi, önemli bir yer işgal ediyor olmasına rağmen insanların buluştuğu tek yer değil.
Zira halk, yıl boyunca birçok sosyal etkinlikte bulunuyor, başkalarının sevinçlerini paylaşıyor, hastaları ziyaret ediyor, dertlerini paylaşıyor ve bir şehirden diğerine seyahat ediyor.

Independent Arabia



Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.