Türkiye genel seçim sonuçları

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Türkiye genel seçim sonuçları

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Türkiye tarihi 14 Mayıs seçimini geride bıraktı. Türkiye, 13. cumhurbaşkanını seçiyor: Sandıkların yüzde 92'dan fazlası açıldı.

İşte son sonuçlar:

RECEP TAYYİP ERDOĞAN: 49,76

KEMAL KILIÇDAROĞLU: 44,49

SİNAN OĞAN: 5,30

MUHARREM İNCE: 0.46

Açılan sandık yüzde 92,61

YSK Başkanı Yener'den açılan sandık sonuçlarına ilişkin açıklama

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, "YSK'nın veri girişinde şu anda herhangi bir aksama ya da gecikme söz konusu değildir. Verilerimiz, anlık olarak siyasi partilerle de paylaşılmaktadır." dedi.

Yener, YSK önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, YSK'nın veri girişinde şu anda herhangi bir aksama ya da gecikme söz konusu olmadığını, verilerin anlık olarak siyasi partilerle de paylaşıldığını söyledi.

Seçime katılan cumhurbaşkanı adayı sayısının 4 olduğunu, 24 siyasi partinin de seçime katıldığını belirten Yener, şunları kaydetti:

Sandık alanlarından gelen sonuçların ilçe seçim kurullarına, ilçe seçim kurullarından da il seçim kurullarına intikali ve bu şekilde sisteme veri girişi söz konusu olmaktadır. Şu an itibarıyla yurt içerisinde yüzde 47.08, yurt dışında ise yüzde 12.60 oy girişi gerçekleşmiştir.

Yener, soru üzerine, gecikme durumunda da nasıl bir yöntem izleneceğinin hem kanunda hem de seçim takviminde belli olduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "sandıkları terk etmeyin" çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tüm dava ve yol arkadaşlarımdan, sonuçlar resmi olarak neticelenene kadar, her ne olursa olsun sandıkların başından ayrılmamalarını rica ediyorum." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 14 Mayıs seçimlerinin uhulet ve suhulet ile büyük bir demokrasi şöleni şeklinde gerçekleşmesinin, Türkiye'nin sahip olduğu demokratik olgunluğun ifadesi olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşımında şunları kaydetti:

Seçim böylesine olumlu ve demokratik atmosferde geçmişken, oy sayımı da halen sürerken, alelacele sonuçlar açıklamaya kalkmak, milli iradenin gaspı anlamını taşır. Milletimizin teveccühünün devam eden oy sayımına yansıyor olmasından memnuniyet duyuyoruz. Tüm dava ve yol arkadaşlarımdan, sonuçlar resmi olarak neticelenene kadar, her ne olursa olsun sandıkların başından ayrılmamalarını rica ediyorum. Demokrasi adına oy veren ve seçim çalışmalarında yer alan tüm vatandaşlarımı tebrik ediyor, her birine ayrı ayrı şükranlarımı ifade ediyorum.

Ata İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Oğan'dan açıklama

Ata İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan, "En başından beri gözüken o ki seçimler ikinci tura kalacak ve Türk milliyetçileri, Atatürkçüler ikinci turun belirleyeni olacaklar." dedi.

Oğan, Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinin sonuçlarını takip ettiği otelde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Seçimlerin millete hayırlı olması temennisinde bulunan Oğan, "Uzun ve yorucu bir maratondu bizim için, oldukça zor bir seçim oldu. Çünkü çok kısıtlı imkanlarla biz bu seçime girdik, Ata İttifakı ve Ata İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı olarak anketlerle televizyonlarda yok sayıldık. Türlü türlü saldırılara maruz kaldık." dedi.

HDP ve HÜDA PAR gibi terörle arasına mesafe koymayan siyasi partilerin "kilit olma" hesabını bozacaklarını ilk günden beri söylediklerini vurgulayan Oğan, seçimlerin ikinci tura kalacağını öngördüklerini aktardı.

- "Gözüken o ki seçimler ikinci tura kalacak"

Oğan, Türk milliyetçilerini ve Atatürkçüleri yeniden Türkiye'deki seçimlerin merkezine, göbeğine oturtmak için yola çıktıklarının altını çizerek, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener'in son açıklamasında yurt içerisinde yüzde 47,08, yurt dışında ise yüzde 12,60 oy girişi gerçekleştiğini açıkladığını anımsattı.

Seçimlerin ikinci tura kaldığı görüşünü paylaşan Oğan, "En başından beri gözüken o ki seçimler ikinci tura kalacak ve Türk milliyetçileri, Atatürkçüler ikinci turun belirleyeni olacaklar." dedi.

- "Şu an asla şunu veya bunu destekleyeceğiz demiyoruz"

Bu çerçevede zorlu bir 15 gün daha yaşanacağını belirten Oğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer seçimler bu sonuçlarla tamamlanırsa ve ikinci tura kalırsa, bu süreçte milletimize, memleketimize hayırlı bir sonuç olması için elimizden geleni yapacağız. Şu an asla şunu veya bunu destekleyeceğiz demiyoruz, demeyeceğiz. Ata İttifakı'nı oluşturan siyasi partilerle milletimizin bize oy veren, imza veren temsilcileriyle istişareler yapacağız ve bu istişarelerin sonucunda bir karar vereceğiz."

- "Bizi koltuk derdinde olan bir yapıymış gibi göstermek istediler"

En baştan beri ortaya koydukları tavrın son günlerde "bir pazarlık içerisine girilecek" gibi lanse edildiğini ama bunun doğru olmadığını vurgulayan Oğan, Anayasa'nın ilk dört maddesinin değişmezliği, 13 milyon sığınmacının gönderilmesi, "faiz sebep enflasyon sonuç" anlayışından vazgeçilmesi gibi temel şartlarının bulunduğunu, bunu en başından beri dile getirdiklerini ve söz konusu şartlar olmadan ikinci aşamaya geçilemeyeceğini söyledi.

Oğan, FETÖ, PKK, Hizbullah gibi terör örgütlerinin karşısında olduklarının, bu şartlar sağlandıktan sonra ancak diğer meselelerin konuşulabileceğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Oysa son üç gündür Muharrem İnce'ye yapılan linç girişiminin benzeri bize yapılmaya çalışıldı. Bizi sanki koltuk derdinde olan bir yapıymış gibi göstermek istediler. Ancak bunu yapanlar gördüler ki Sinan Oğan ve Ata İttifakı'nın aslında bu seçimlerde rolü onların hayal ettiğinden çok daha önemliymiş.

O sebeple de tüm milletimize, memleketimize bu seçimlerin hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Bizim takınacağımız tavır kesinlikle milletimizden yana, istişareden yana olacaktır. Sonuç ne olursa olsun inanıyorum ki milletimizin, memleketimizin faydasına olacaktır."

- "Terör örgütlerinin ve onun siyasi uzantılarının Meclise taşınmasına karşıyız"

Ata İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Oğan, HÜDA PAR'a ilişkin soru üzerine, şöyle konuştu:

"Biz terör örgütlerinin ve onun siyasi uzantılarının Meclise taşınmasına karşıyız.Türkiye Büyük Millet Meclisi, Gazi Meclisimiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmuş olduğu Mecliste herhangi bir terör örgütünün uzantısı bulunmamalıdır. Eğer ikinci turda bizim desteğimize ihtiyaç duyan birisi olursa önce terörle, terör örgütlerinin siyasi uzantılarıyla arasına mesafe koymak zorunda. Siyasete ilk girdiğimiz günden bu yana söylediğimiz şeylerde hiç değişiklik olmadı, ilk gün ne diyorsak şimdi de aynısını diyoruz."

Oğan, "Söylediğimiz çok net, terör örgütüyle arasına mesafe koymayan zaten gelmesin." dedi.

AK Parti'li Yavuz, yurt dışı oylarının sayımının yapıldığı ATO Congresium'da açıklama yaptı: Türkiye'de yoğun bir itiraz süreci yaşanmıyor
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nin sonuçlarına ilişkin Türkiye'de yoğun bir itiraz sürecinin yaşanmadığını belirtti.

Yavuz, yurt dışı oylarının sayımının yapıldığı ATO Congresium'da gazetecilere yaptığı açıklamada, yurt dışı oylarının sayımının yoğun bir şekilde devam ettiğini söyledi.

ATO Congresium'da işlerin rutin şekilde ilerlediğini dile getiren Yavuz, "Burada partilerin müşahitleri, temsilcileri, itiraza yetkili kişileri var, YSK'nın görevlileri, sandık başkanları var, kurullar tam teşekkül etmiş. Çok nizami bir şekilde sayımlar yapılıyor. Sonucu hep birlikte göreceğiz." diye konuştu.

İtirazlarla ilgili bir soru üzerine Ali İhsan Yavuz, şunları kaydetti:

Bu duruma vurgu yaparken bir kısım diyorum. Türkiye'de yoğun bir itiraz süreci yaşanmıyor. Aslında belki bundan sonra eğer tutanaklar arasında bir çelişki görülürse, mesela bizim sayım döküm cetvellerimiz var kendimize has, aslında sandığın başında da sayım döküm çizelgeleri var, yine sandık kuruluna ait. Ama aynı zamanda ıslak imzalı tutanaklar var, iki tutanak etti, bir de birleşme tutanakları üç tutanak... Bütün bu tutanaklar arasında fark ortaya çıktığı oranda partiler bundan sonraki süreçte itiraz edecek. Mesela Cumhurbaşkanlığına ilişkin yarın 17.00'ye kadar mühlet var. Partilere ilişkin biraz daha fazla, salı günü 15.00'e kadar. Dolayısıyla bu itirazlar için böyle hemen bir şey kaçıyor demek mümkün değil. Şu anda sandığın dışında seçim kurullarındaki itirazları hazırlıyoruz. O tamamen gelişi engelleyen bir şey değil, onu öyle anlamayın.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.