Moskova, Kiev’de Batı silahlarını takip ediyor

Ukrayna, Bahmut çevresindeki 20 km’lik bölgenin geri alındığını duyurdu. Rus parlamentosu, Konvansiyonel Silahlar Anlaşması’ndan çekilmek için oylama yaptı.

Rusya’nın dünkü saldırılarının ardından Kiev’de yangınlar çıktı. (EPA)
Rusya’nın dünkü saldırılarının ardından Kiev’de yangınlar çıktı. (EPA)
TT

Moskova, Kiev’de Batı silahlarını takip ediyor

Rusya’nın dünkü saldırılarının ardından Kiev’de yangınlar çıktı. (EPA)
Rusya’nın dünkü saldırılarının ardından Kiev’de yangınlar çıktı. (EPA)

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Batı’dan karşı saldırı başlatma planlarını desteklemek için ülkesine gelişmiş silahlar sağlanarak, operasyonları etkinleştirme konusunda daha fazla sözü aldı. Bu gelişmeyle birlikte Moskova askeri hamlelerini, Kiev’e sağlanan sistemleri hedef alacak şekilde genişletti. Luhansk yakınlarında İngiliz füzelerinin düşürüldüğünü duyurduktan bir gün sonra Rus kuvvetleri, Batının silah depolarına ve konuşlanma bölgelerine yönelik saldırıların yoğunlaştırılmasının bir parçası olarak ABD Patriot sisteminin imha edildiğini açıkladı.

Şarku’L Avsat’ın edindiği bilgilere göre askeri hareketlerin, Zelenskiy’nin Avrupa’ya yönelik geniş ziyaretinin ardından Batı’ya bir mesaj gönderme amaçlı olduğu düşünülüyor. Diğer yandan Zelenskiy, ziyareti sırasında Batı’dan güçlerini gelişmiş silahlarla desteklemeye devam etme sözü aldı.

Rusya, Ukrayna’nın başkentine 16 Mayıs’ta saldırı düzenledi. (AFP)
Rusya, Ukrayna’nın başkentine 16 Mayıs’ta saldırı düzenledi. (AFP)

Rusya Savunma Bakanlığı da dün kuvvetlerinin Ukrayna’daki askeri tesislere hassas güdümlü silahlarla saldırılar başlattığını duyurdu. Askeri bir açıklamaya göre ana hedef, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin konuşlanma noktaları ve Batı ülkelerinden teslim edilenler de dahil olmak üzere mühimmat, silah ve askeri teçhizatın depolandığı alanlardı. Yapılan açıklamada “Saldırı hedefine ulaşıldı. Tespit edilen tüm hedefler vuruldu” ifadelerine yer verildi.

Savunma Bakanlığı, özellikle modern Kinjal hipersonik füze sistemi kullanarak yapılan nokta atışla ABD yapımı bir Patriot uçaksavar füze fırlatıcısının imha edildiğine dikkati çekti. Saldırıdan bir gün önce de Rusya, Ukrayna’ya teslim edilen İngiliz yapımı Storm Shadow füzesini düşürdüğünü açıklamıştı.

Rus ordusundan yapılan açıklamada, savaş cephelerinin birkaç eksende yoğunlaştığına işaret edildi. Bir askeri sözcü, Kupyansk yönüne güçlü bir saldırı düzenlendiğini bildirdi. Ayrıca Batı Kuvvetler Grubu birlikleri, Harkov bölgesinde düşmanın insan gücü ve teçhizatını vurarak, 5 sabotaj ve keşif grubunu ortadan kaldırdı. Bu çerçevede Ukrayna tarafından yaklaşık 60 kişinin öldüğü ve 4 aracın imha edildiği kaydetti.  

Krasno-Limansky ekseninde ise Rus füzeleri, Ukrayna kuvvetleri için bir operasyon merkezini imha etti. Yaklaşık 65 Ukraynalı asker ölürken, iki piyade savaş aracı ve bir Akatsiya kundak motorlu topçu sistemi imha edildi.

 Ukrayna askeri tatbikatları, Rus kuvvetlerinin mevzilerine yönelik bir karşı saldırının başlaması beklentisiyle pazartesi günü Çernihiv bölgesinde düzenlendi. (Reuters)
Ukrayna askeri tatbikatları, Rus kuvvetlerinin mevzilerine yönelik bir karşı saldırının başlaması beklentisiyle pazartesi günü Çernihiv bölgesinde düzenlendi. (Reuters)

Donetsk’te ise Savunma Bakanlığı, “Saldırı müfrezeleri, Artemovsk’un (Bahmut) batı mahallelerinde operasyonlarını sürdürdü ve şehri savunan güçleri birkaç bölgede geri çekilmeye zorladı” açıklamasında bulundu.

Ordu Sözcüsü’ne göre Rus kuvvetleri, Krasnoye kasabasında yoğun saldırılarla karşı karşıya kaldı. Sözcü, saldırıları ‘son derece zor’ olarak nitelendirirken, 4. motorlu tüfek tugayı askerlerinin de dün Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin 10 saldırısını püskürttüğünü dile getirdi. Moskova, Ukrayna tarafının bölgedeki kayıplarının 70’ten fazla asker, piyade savaş aracı ve 2 zırhlı personel taşıyıcı olduğunu bildirdi.

Ukraynalı askerler, pazartesi günü Dnipropetrovsk bölgesinde dronları kontrol etmek için eğitim aldı. (Reuters)
Ukraynalı askerler, pazartesi günü Dnipropetrovsk bölgesinde dronları kontrol etmek için eğitim aldı. (Reuters)

Ukrayna, 16 Mayıs’ta Bahmut’un kuzey ve güneyindeki 20 kilometrekarelik alanı Rus güçlerden geri aldığını duyurdu. Ukrayna Savunma Bakanı Yardımcısı Hanna Maliar, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Son günlerde güçlerimiz, Bahmut’un kuzey ve güneyinde yaklaşık 20 kilometrekarelik bir alanı özgürleştirdi. Düşman Bahmut’ta ilerlerken, şehri de toplarla tamamen yok ediyor.”

Söz konusu gelişmelerle eş zamanlı olarak Moskova tarafından atanan Donetsk Başkanı Denis Pushilin, Bahmut’un dış mahallelerine ek rezervlerin aktarıldığını açıkladı. Pushilin, bir kanal üzerinden yayınlanan bir röportajda, kanatlarda zor bir durum olduğunu ve bu eksenin düşmanın en aktif eylemi olabileceğini belirterek şunları syledi:

“Ukrayna açısından genel olarak Bahmut, en büyük sorun haline gelirken, doğal olarak şehirde ciddi önlemler aldık. Ancak ek kuvvetler aktarmaya başvurduk ve cephe tüm eksenlerinde takviye edildi. Oradaki durumun istikrara kavuşması gerektiğini düşünüyorum.”

Ayrılıkçı komutana göre şehirdeki durum, genel olarak halen gergin. Ancak Wagner grubunun savaşçıları ilerlemeye devam ediyor. Denis Pushilin ayrıca, “Ukrayna’da silahlı oluşumlar tarafından kontrol edilen konutların sayısı giderek azalıyor” şeklinde konuştu.

Rusya Savunma Bakanlığı tarafından pazartesi günü St. Petersburg’da, Donbass çatışmasına katılanları anmak için asılan bir fotoğraf. (AP)
Rusya Savunma Bakanlığı tarafından pazartesi günü St. Petersburg’da, Donbass çatışmasına katılanları anmak için asılan bir fotoğraf. (AP)

Pushlin, Wagner birimlerinin Artemovsk’un (Bahmut) batısındaki bir dizi binanın kontrolünü ele geçirmeyi başardığını söyledi.

Wagner lideri Yevgeny Prigozhin, dün savaşçılarıyla birlikte Bahmut’taki binaların enkazı arasında dolaştığını gösteren bir video yayınladı. Videoda, Bahmut’ta öldürülen bir ABD’liye ait olduğu iddia edilen bir ceset ve cesedin ABD vatandaşı olduğunu doğrulayan kimliği de görülüyor.

Bu çerçevede Rusya’nın Avrupa Kıtası’nda silahlanma kontrolü ve kuvvet konuşlandırmasını düzenleyen bu belgeye bağlılığını sona erdiren bir başkanlık kararnamesinin yayınlanmasından iki gün sonra Devlet Duması (Temsilciler), oybirliğiyle Rusya’nın Avrupa’da Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması’ndan çekilmesine karar verdi.

Oylama sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte kararın milletvekillerinin oy birliği ile alındığı anlaşılırken, milletvekilleri ise bu sonucu alkışlarla karşıladı.

Liberal Demokrat Parti (LDPR) lideri ve Devlet Duması Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutsky, kararın Rusya’nın güvenliğini sağlamaya yönelik ulusal çıkarlarına tam olarak uyduğunu söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin. (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin. (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, belgeyi oylama için Devlet Duması’na sundu.

Silahlanma ve stratejik güvenlik dosyasından sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, kararı ‘tarihi’ olarak nitelendirerek, Moskova’nın ‘bu anlaşmaya asla geri dönmeyeceğini’ vurguladı. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev ise Rusya’nın, ülkenin batı bölgeleri başta olmak üzere güvenliğini güçlendiren tüm bölgelere silah konuşlandırmak için çalışacağını söyledi. Medvedev, “Ülkenin güvenliğini güçlendirmemize kimse engel olamayacaktır” dedi.

Diğer yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ‘Rusya’nın askıda kalmış bazı sorunlarının’ çözülmemesi durumunda ‘tahıl anlaşmasının uzatılmayacağını’ açıkladı. Peskov, yaptığı basın açıklamasında, “Tahıl anlaşmasıyla ilgili temaslar devam ediyor. Ancak bu konuda hâlâ açık olan bazı sorular var” dedi.

Sözcü açıklamasında ayrıca “Anlaşmanın Rusya kısmıyla ilgili çok sayıda çözülmemiş soru var. Şu an bu anlaşmanın geleceği ve Batı’nın tahıl ve gübre tedariki konusunda ilerlenip ilerlenmeyeceği konusunda bir karar verilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Karadeniz’de, ‘tahıl anlaşması’ kapsamında buğday taşıyan gemiler. (Reuters)
Karadeniz’de, ‘tahıl anlaşması’ kapsamında buğday taşıyan gemiler. (Reuters)

Peskov, tahıl anlaşmasını uzatma olasılıklarının olup olmadığı ve Rusya Devlet Başkanı’nın bu konuyu görüşmeyi planlayıp planlamadığı konusundaki bir soruya ise “Uygun karar alındığında sizi bilgilendireceğiz” şeklinde yanıt verdi.

Rusya, Türkiye, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) temsilcileri tarafından geçen yıl 22 Temmuz’da imzalanan anlaşma, İstanbul’daki ortak koordinasyon merkezinin gemilerin hareketini koordine etmesi şartıyla, Ukrayna’nın tahıl, gıda ve gübrelerinin Karadeniz boyunca Odessa da dahil olmak üzere üç limandan ihracına yönelik mekanizmaları içeriyor. Rusya ile ilgili kısım, Rusya’dan gübre ve tahıl nakliyesi için tesisleri kapsıyor. Tanker gemilerinin ve Rus limanlarının hareketine uygulanan kısıtlamaların bir kısmını kaldırmanın yanı sıra Rus bankalarına uygulanan cezaların bir kısmının azaltılması öngörülüyor. Moskova, anlaşmanın bu kısmına uyulmadığını söylüyor ve anlaşmanın yeni bir uzantısını onaylamak için uygulanmasını talep ediyor.

Moskova, mart ayında anlaşmayı 18 Mayıs’a kadar 60 günlük bir süreliğine uzatmayı kabul etmiş, şartlarının yerine getirilmemesi halinde ek bir uzatmayı kabul etmeyeceği tehdidinde bulunmuştu. Ukrayna ise anlaşmayı 120 gün daha uzatma konusunda ısrar ediyor.



Moskova Esed sonrası Suriye’de kaybetti mi? Rusya’nın Suriye’deki yeni oyun planı nasıl olacak?

Putin ve Esed, Aralık 2017'de Lazkiye yakınlarındaki Hmeymim Hava Üssü’nde düzenlenen askerî geçit törenine katıldı. (AFP)
Putin ve Esed, Aralık 2017'de Lazkiye yakınlarındaki Hmeymim Hava Üssü’nde düzenlenen askerî geçit törenine katıldı. (AFP)
TT

Moskova Esed sonrası Suriye’de kaybetti mi? Rusya’nın Suriye’deki yeni oyun planı nasıl olacak?

Putin ve Esed, Aralık 2017'de Lazkiye yakınlarındaki Hmeymim Hava Üssü’nde düzenlenen askerî geçit törenine katıldı. (AFP)
Putin ve Esed, Aralık 2017'de Lazkiye yakınlarındaki Hmeymim Hava Üssü’nde düzenlenen askerî geçit törenine katıldı. (AFP)

Suriye’de 8 Aralık sabahı yaşanan büyük dönüşümün hemen ardından, özellikle Batı’da Rusya’nın son on yılda ülke içinde elde ettiği kazanımları zayıflatacak ağır bir darbeyle karşı karşıya kaldığı yönünde yorumlar hızla çoğaldı. Analizlerde, Rusya’nın doğrudan askeri müdahalesiyle inşa ettiği etki alanının çökmeye başladığı ve bunun Moskova için ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

Değerlendirmeler; siyasi, askeri ve ekonomik birçok boyutu içerirken, bazı çevreler Rusya’nın Suriye projesinin ‘yenilgiyle sonuçlandığını’ öne sürerek olası etkilerini tartışmaya açtı.

Ekonomik açıdan bakıldığında, Rus yatırımlarının Suriye’de çok büyük bir ağırlığı bulunmuyor. Ülke uzun yıllar Kremlin’in önemli bir müttefiki olsa da hiçbir zaman Moskova için öncelikli bir yatırım merkezi olmadı. Sovyetler Birliği döneminden başlayarak Rusya’nın enerji gibi bazı sektörlerde altyapı katkısı bulunsa da bu yatırımlar sınırlı kaldı.

Siyasi açıdan ise Suriye’deki hızlı gelişmeler, Rusya’nın Ortadoğu’daki müttefikleriyle kurduğu ilişkiler modelinin zayıf noktalarını açığa çıkardı. Bu durum, Rusya'nın müttefiki İran'ın ağır darbeler alması ve Moskova'nın “Onu asla yalnız bırakmayacağız” demesine rağmen Beşşar Esed’den hızla vazgeçmek zorunda kalmasıyla ortaya çıkan kafa karışıklığı ve çaresizlikle sınırlı değil.

sdfvgrt
Hmeymim kasabasında Esed destekçilerine ait hasarlı bir askeri aracın yanında duran Suriye güvenlik güçleri (AFP)

Bu çerçevede Rusya’nın, Suriye projesinin başarısız olduğu değerlendiriliyor. Bu durum, Kremlin’in yıllardır Suriye’deki başarılarını ‘NATO’nun girdiği her yerde başarısız olduğu’ söylemiyle karşılaştırarak övünmesi açısından da ayrı bir önem taşıyor. 8 Aralık 2024 sabahı, Moskova’nın Suriye’ye sunduğu çözüm modelinin tıkandığı ve büyük bir yenilgiyle sonuçlandığı yönündeki kanaat pekişti.

Diğer yandan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ve Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani’nin daha sonra yaptığı açıklamalar, Halep sürecinden sonraki askeri çözüm aşamasının en kritik bölümünün, Rusya’nın tarafsızlığını güvence altına almak amacıyla Moskova ile koordineli biçimde yürütüldüğünü ortaya koydu.

Esed'i terk etmek

Ukrayna’daki çatışmaya ağırlık veren ve Suriye’de riskleri azaltmaya yönelik planlarında Beşşar Esed’in oyalamasından defalarca rahatsızlığını dile getiren Moskova’nın, kritik bir anda Esed’i artık ‘yük’ olarak görerek sahneden çekilmesine karar verdiği anlaşılıyor. Bu tercihte, muhalefetin Şam’a ilerleyişi sırasında verdiği ve Dışişleri Bakanı Şeybani’nin açıkladığı ‘Esed’in gitmesinin Rusya’nın Suriye’den çıkması anlamına gelmediği’ yönündeki güvencelerin etkili olduğu belirtiliyor.

Bu durum, Rusya’nın Esed’i hızlı şekilde devre dışı bırakırken ona kişisel güvenceler vermesini, rejim güçlerinden çatışmaya girmemelerini ve silah bırakmalarını istemesini açıklıyor. Aynı zamanda yeni Suriye yönetiminin Rus üslerini ve askerlerini koruma taahhüdünde bulunması, Moskova’nın ilişkileri yeniden düzenlemesine ve kayıplarını asgariye indirmesine zemin hazırladı.

Askeri boyutta ise Rusya, Suriye’deki varlığını güvenceye almak amacıyla hem açık hem de kapalı kanallarda tartışmalar yürütüyor. Tartışmalar, özellikle Hmeymim ve Tartus üslerindeki konumun güçlendirilmesine ve Suriye’deki değişimlerden sonra Rusya’nın askeri merkezine dönüşen Kamışlı Havalimanı üzerindeki etkinliğin pekiştirilmesine odaklanıyor.

Ayrıca Rusya ile Suriye arasında, yeniden devriye faaliyetlerinin başlatılması için çeşitli bölgeler üzerinde yoğun görüşmeler yapıldığı biliniyor. Özellikle güneyde, İsrail’in sınıra yönelik operasyonlarını frenlemek amacıyla Rusya’nın yeniden arabuluculuk rolü üstlenmesi ve iki taraf için karşılıklı güvence mekanizmaları geliştirilmesi hedefleniyor. Bu çabalar, geçmişte Suriye’de uygulanan Rusya-İsrail koordinasyon modelinin yeni koşullara uyarlanmış bir versiyonu olarak değerlendiriliyor.

fgthy
Suriye'nin güneyinde ilerleyen bir Rus devriyesi (Arşiv)

İki ay önce Kamışlı’da Rusya ile Suriye makamlarının koordinasyonunda gerçekleştirilen ortak devriye, Moskova’nın ülkenin kuzeydoğusunda gerginliği azaltmada rol oynayabileceğine işaret etti. Bu adımın, hem Türkiye ile hem de bölgede sınırlı askeri varlığını sürdüren ABD ile uyumlu bir çerçevede gerçekleştiği değerlendiriliyor.

Rusya’nın kuzeydoğu ve güney bölgelerinde üstlenebileceği bu yeni faaliyet alanı, Şam’ın orduyu yeniden yapılandırma ve silahlandırma konusunda yardım talep ettiğine ilişkin yoğun raporlarla birlikte, taraflar arasında ilişkilerin yeniden düzenlenmesine yönelik pratik bir zemin oluşturuyor. Bu süreç, Moskova’nın Akdeniz’deki askeri varlığını korumasını güvence altına almayı hedefliyor. Rus tarafı için özel önem taşıyan bu varlığın kapsamı ve süresine ilişkin önceki anlaşmaların her iki tarafın çıkarlarına uygun biçimde revize edilmesi de gündemde.

Bu genel çerçeve belirginleşirken, Rusya’nın Suriye’de jeopolitik ya da askeri bir yenilgiye uğradığı yönündeki tahminlerin giderek zayıfladığı görülüyor.

Askeri kayıplar ve kazanımlar

Doğrudan askeri kayıplara ilişkin değerlendirmeler, Moskova’nın sahadan ‘hesaba değer’ bir kazançla çıktığını gösteren bir başka boyutu ortaya koyuyor. Resmi veriler ve Suriyeli kaynakların yaptığı bağımsız tespitlere göre, Rusya’nın son on yılda dünyanın en kanlı çatışmalarından birine sahne olan Suriye’deki askeri kayıpları son derece sınırlı kaldı. Çeşitli tahminler, toplam kaybın birkaç yüz asker ile onlarca tank, zırhlı araç ve bazı helikopterlerle sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Moskova, geleneksel olarak bu tür kayıpları resmen açıklamasa da, Rusya’daki bazı sivil kurumlar ve muhalif çevreler tarafından yayımlanan veriler de kayıpların büyük boyutlara ulaşmadığını doğruluyor. Kıyaslamak gerekirse, yalnızca 5 gün süren 2008 Gürcistan Savaşı, Rusya için çok daha ağır teçhizat kayıplarıyla sonuçlanmıştı. Yıllar önce yayımlanan bir rapor, kesin Rus zaferiyle sonuçlanan o savaşta dahi Rus ordusunun ciddi sürprizlerle karşılaştığını aktarıyordu. Rapora göre, nispeten eski bir Gürcü hava savunma sistemi, merkezi bir savunma ağı bulunmamasına rağmen, dokuz modern Su-25 savaş uçağını düşürmeyi başarmıştı. Bu durum, Rus pilotlarının yetersiz eğitimine ve bakım-hazırlık süreçlerindeki aksaklıklara işaret ediyordu. Zafiyetler bununla da sınırlı kalmadı. Gürcü güçleri bir Rus tank konvoyuna da zarar verebildi; bu ise istihbarat kapasitesindeki eksikliklerin altını çizdi. Genel olarak savaş, operasyon yönetimi, silah sistemlerinin performansı ve genel askeri etkinlik bakımından ciddi açıklar ortaya koymuş, Rusya’nın devasa savunma bütçeleri düşünüldüğünde büyük bir şok etkisi yaratmıştı.

Suriye tecrübe sahası

Suriye savaşı, Rus ordusunun sahadaki kapasitesini ilk kez bu denli kapsamlı ve doğrudan test etme imkânı sundu. Bu noktada, ordunun modernizasyon programını yöneten eski Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun 2018’de yaptığı açıklama dikkat çekiciydi. Şoygu, Suriye’deki doğrudan müdahalenin başlamasından üç yıl sonra ve aktif operasyonların büyük ölçüde tamamlanmasının ardından, Rusya’nın savaş boyunca 350’den fazla modern silah sistemini sahada test ettiğini duyurdu. Ayrıca Suriye operasyonu sayesinde saldırı helikopterlerinin silahlandırılması, erken uyarı sistemleri ve radarlar dâhil birçok alanda kritik hataların giderildiğini vurguladı.

sdfrgt
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 12 Aralık 2017'de Suriye'deki Hmeymim Hava Üssü’nü ziyaret etti. (Getty Images)

Hava-hava silahlarının geliştirilmesine ilişkin değerlendirmesinde ise Şoygu, özellikle helikopter ve diğer hava unsurlarının korunması için, menzili kara konuşlu savunma sistemlerini aşan yeni mühimmata ihtiyaç duyduklarını belirtti. Şoygu, “Bugün elimizde bu tür silahlar var; bu, tamamen Suriye operasyonu sayesinde mümkün oldu” dedi. Benzer şekilde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de birçok kez, gerçek çatışma koşullarında yapılan bu testlerin, Rusya’ya tatbikat alanlarında sağlanamayacak ölçekte benzersiz bir deneyim kazandırdığını ifade etti. Temmuz 2020’de Rusya’nın RIA Novosti haber ajansı tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapor da bu değerlendirmeleri doğruladı. Rapora göre Moskova, Suriye’de ilk kez Kalibr tipi denizden fırlatılan seyir füzelerinin gerçek operasyonel kullanımını gerçekleştirdi. Şarku’l Avsat’ın RIA Novosti’den aktardığına göre o tarihten itibaren Rus donanması -denizaltılar dahil- seyir füzelerini düzenli olarak kullandı. Bu deneyimler, Suriye’nin Rusya için yalnızca bir dış politika müdahalesi değil, aynı zamanda ordunun modernizasyonu ve silah teknolojilerinin gerçek savaş ortamında doğrulanması açısından da stratejik bir laboratuvar işlevi gördüğünü ortaya koyuyor.

Rus haber ajansları, Rus Hava-Uzay Kuvvetleri envanterindeki neredeyse tüm uçak türlerinin Suriye savaşında görev aldığını bildirdi. Rusya, eski nesil taktik bombardıman uçakları ile taarruz helikopterlerinin yanı sıra, stratejik bombardıman uçaklarının kabiliyetlerini de sahada ilk kez bu ölçekte test etti.

Ayrıca Suriye, Rus ordusunun İsrail lisansı altında üretilen insansız hava araçlarını (İHA) geniş çapta kullandığı ilk savaş alanı oldu. Bu İHA’lar hem bombardıman görevlerinde, hem füze isabetlerinin tespitinde, hem de topçu atışlarının yönlendirilmesinde kritik rol oynadı.

Modern tank modelleri ile daha önce gerçek savaşta test edilmemiş olan Pantsir ve İskender tipi füze sistemleri de ilk kez Suriye’de kapsamlı biçimde denenmiş oldu. Moskova, bu sistemlerin bazı versiyonlarını Kaliningrad’da Avrupa sınırına yakın konuşlandırmış olsa da, fiilen savaş koşullarında kullanılmaları Suriye’de gerçekleşti.

Uzmanlar, Rusya’nın Suriye’deki askeri katılımının, ülkenin savunma sanayiini, üretim kapasitesini ve ordunun genel savaş hazırlığını yeniden inşa etmede belirleyici rol oynadığını belirtiyor. Bu tecrübenin, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’da başlattığı operasyon için önceki dönemlere kıyasla çok daha yüksek hazırlık seviyesine ulaşmasında etkili olduğu değerlendiriliyor.


Şara ve Putin ilişkilerde yeni bir aşamaya geçiyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün Kremlin'de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'yı ağırladı (DPA)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün Kremlin'de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'yı ağırladı (DPA)
TT

Şara ve Putin ilişkilerde yeni bir aşamaya geçiyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün Kremlin'de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'yı ağırladı (DPA)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün Kremlin'de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'yı ağırladı (DPA)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı Kremlin’de sıcak bir şekilde karşıladı. Bu ziyaret, geçmişi geride bırakıp, iki liderin ‘köklü ilişkiler’ olarak nitelendirdiği iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden tesis edecek yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, ülkesinin Rusya ile ilişkilerini yenilemek için çaba göstereceğini vurgularken Moskova'da kendisine gösterilen ‘sıcak karşılamadan’ dolayı Rusya Devlet Başkanı Putin'e teşekkür etti.

Putin’in Moskova’nın Suriye yönetimiyle düzenli istişareler yapmayı istediğini teyit etmesiyle ilgili olarak Şara, Suriye'nin önceki tüm anlaşmalara saygı duyduğunu ve Suriye'nin durumunun bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve birliği ile bölgesel ve küresel istikrarla bağlantılı güvenlik istikrarının sağlanması gerektiğini söyledi.

Kapalı kapılar ardında yaklaşık iki buçuk saat süren toplantının ardından, özellikle Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığı (Lazkiye ve Tartus'taki hava ve deniz üsleri dahil) ile ilgili olarak varılan anlaşmaların içeriği hakkında çok az bilgi verildi. Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak görüşmelerin sonunda yaptığı açıklamada, ortak hükümet komitesinin yeniden başlatılması konusunda bir anlaşmaya varıldığını duyurdu. Ayrıca, görüşmelerin odak noktası olduğu görünen Suriye enerji sektörüne de değindi.


Medvedev: Başarısız müzakereler daha korkunç bir savaşa yol açabilir

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitry Medvedev (AP)
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitry Medvedev (AP)
TT

Medvedev: Başarısız müzakereler daha korkunç bir savaşa yol açabilir

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitry Medvedev (AP)
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitry Medvedev (AP)

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitry Medvedev, “X” platformu üzerinden yaptığı açıklamada, başarısız müzakerelerin daha şiddetli ve ölümcül bir savaşa yol açabileceğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın RT kanalından aktardığına göre Medvedev, “Rusya'ya son müzakere uyarılarını yöneltenlerin, müzakerelerin mutlaka düşmanlıkların durdurulmasına yol açmayacağını anlamaları gerektiğini” söyledi.

gtrhyju
Ukrayna ile savaşın ön cephesindeki Rus askerleri (Arşiv- AP)

Medvedev, "Rusya'ya ültimatom veren düşmanlar çok basit bir şeyi hatırlamalılar: Müzakereler kendi başlarına bir çözüme yol açmaz" diye yazdı.

Medvedev, “Çatışmaları durdurmak için” diye ekleyerek, ‘başarısız müzakereler, daha şiddetli bir savaş dönemine, daha güçlü silahlara ve yeni katılımcılara yol açabilir’ ifadelerini kullandı.

Daha önce İsviçreli tarihçi Roland Popp, Berliner Zeitung gazetesine verdiği röportajda Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in verdiği ültimatomu anlattı.

RT'nin haberine göre Rusya, Ukrayna'yı "yetersizliğin kanıtı" olarak görüyor.