Arap dışişleri bakanları Cidde Zirvesi’nin kararları üzerinde uzlaştı

Suriye’nin Arap Birliği’ne dönüşü memnuniyetle karşılanırken İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamaları kınandı

Arap dışişleri bakanları Cidde’de bir araya geldi. (SPA - Reuters)
Arap dışişleri bakanları Cidde’de bir araya geldi. (SPA - Reuters)
TT

Arap dışişleri bakanları Cidde Zirvesi’nin kararları üzerinde uzlaştı

Arap dışişleri bakanları Cidde’de bir araya geldi. (SPA - Reuters)
Arap dışişleri bakanları Cidde’de bir araya geldi. (SPA - Reuters)

Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Husam Zeki, Arap ülkeleri dışişleri bakanları toplantısının sakin ve olumlu bir atmosferde gerçekleştiğini, toplantının uzun sürmemesini sağlayan pek çok uzlaşmaya tanık olduğunu ve yarın yapılması planlanan Arap Birliği zirvesine bırakılan tüm kararların temel özelliğinin fikir birliği olduğunu bildirdi.

Toplantıda pek çok konunun ele alındığını ve bunların çoğunun siyasi meseleler olduğunu belirten Zeki başta Filistin meselesi ve kriz bölgelerindeki gelişmeler olmak üzere Arap ülkelerinin iç işlerine dışarıdan yapılan müdahaleler gibi birçok konunun gündeme geldiği bilgisini paylaştı. Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından sunulan bir karar paketi olduğuna işaret etti. Arap zirvesine sunulacak kararların ‘Arap meselelerini çeşitli siyasi, ekonomik ve sosyal yönleriyle ele alan kararlar’ olduğunu kaydeden Husam Zeki bunların ortak Arap eylemi için bir itici güç olmasını, mevcut anlaşmazlıkların çözümü ve etkilerinin hafifletilmesi açısından faydalı katkıda bulunmasını umut ettiğini vurguladı.

Suudi Arabistan ve Suriye dışişleri bakanları Cidde’de görüştü. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı - AFP)
Suudi Arabistan ve Suriye dışişleri bakanları Cidde’de görüştü. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı - AFP)

Suriye’nin birliğe dönüşüyle ​​ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Zeki, ‘bu dönüşün, Suriye’deki durum ve gelişmeleri ele almak için yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu’ söyleyerek ‘bu konuda bir karar tasarısı olduğunu’ kaydetti. Bunu, ‘Cidde veya Amman’da daha önce yapılan görüşmeler ve bu konuda Suriye tarafıyla varılan mutabakatlar ışığında mevcut durumu ele alan gerçekçi bir tasarı’ olarak tanımladı. ‘Bunun herkesin dikkate alması gereken olumlu bir gelişme olduğunu’ belirterek söz konusu adımın ‘Suriye’de sükunet, istikrar ve güvenliğin yeniden sağlanmasında ve önceki girişimin bir sonucu olarak karşılaştığı birçok sorunla başa çıkmasına yardımcı olma çabasında somut bir Arap katkısını teşkil etmesini’ umduğunu dile getirdi. Ayrıca Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in Arap zirvesine katılacağını da doğruladı.

Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, Cidde’de görüşmelerde bulundu. (AFP)
Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, Cidde’de görüşmelerde bulundu. (AFP)

Zirveye katılım düzeyini ‘iyi’ olarak nitelendiren Zeki, “Her zamanki gibi bazı liderler katılacak, bazıları da her ülkeye özgü nedenlerden ötürü katılamayacak” dedi.

Sudan’ın zirveye katılımıyla ilgili olarak Genel Sekreter Yardımcısı, ‘Arap zirvesinde Geçiş Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ı temsil edecek Sudanlı bir elçi olacağını’ söyledi. Zeki ‘zirveye sunulan karar tasarısının, Sudan’da önemli olan bir dizi konunun yanı sıra birkaç gün önce yayınlanan Cidde Bildirgesi’nin imzalanması da dahil olmak üzere yaşanan tüm gelişmeleri dikkate aldığını’ kaydetti. Ayrıca Arap Birliği Genel Sekreteri’nin yanı sıra Suudi Arabistan ve Mısır’ın yer aldığı Arap Birliği Temas Grubu’nun dün Sudan’la ilgili toplantı gerçekleştirdiğini bildirdi.

Genel Sekreter Yardımcısı, Sudan’daki krize siyasi çerçeve sağlayacak bir Arap siyasi çözümünün olasılığına ilişkin de ‘Cidde’de Suudi Arabistan gözetiminde yürütülen ve çatışma tarafları olarak Sudan Silahlı Kuvvetleri ve Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) katıldığı bir girişim olduğunu’ söyledi. Zeki ‘bunların meseleyi birçok yönden ele alan önemli tartışmalar olduğunu ancak tabiki uygun bir uzlaşmaya varılması için meselenin zamana, yoğun bir çabaya ve tarafların isteğine ihtiyacı olduğunu’ vurguladı.

Husam Zeki ‘Filistin meselesinin ortak Arap eyleminin eksenlerinden biri olduğunu ve Arap zirvesinin Filistin meselesini büyük bir özenle ele aldığını’ vurgulayarak ‘mevcut zirvenin Filistin’in durumuyla ilgili bazı önemli kararlar çıkardığına’ işaret etti. Husam Zeki, ‘işgal hükümetinin Filistin halkına karşı yaptığı eylemlerin yasa dışı olduğunu ve yalnızca Araplar tarafından değil, uluslararası toplum tarafından da kınandığını’ vurguladığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

 “Arapların Filistin’e desteği devam ediyor ve siyasi destek sürüyor. Cezayir’de yapılan bir önceki Arap zirvesinde Filistin’i destekleme konusunda alınan kararla oluşturulmuş bir komite var. Bugün (dün) Filistin’i, Birleşmiş Milletler’e (BM) üyeliğini ve uluslararası tanınırlığını destekleme konulu bir toplantı yapıldı.”

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Arap zirvesine hazırlık olarak Cidde’de yapılan toplantıya katıldı. (SPA - AP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Arap zirvesine hazırlık olarak Cidde’de yapılan toplantıya katıldı. (SPA - AP)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Nahda (Rönesans) Barajı hakkında da açıklamalarda bulunan Zeki, ‘Nahda Barajı konusunun ilk kez Arap zirvesinde gündeme getirileceğini’ belirtti. ‘Bu konunun daha önce Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi’nin gündeminde kalıcı bir madde olarak yer aldığına’ dikkat çekerek ‘ilgili devletler aksine karar verene kadar kalıcı bir madde olarak kalmaya devam edeceğini’ vurguladı. Mısır ve Sudan’ın tutumuna bir Arap desteği olduğunu ve Arap Birliği Genel Sekreterliği’nin bu konudaki Mısır ve Sudan pozisyonunu tam olarak desteklediğini ifade eden Husam Zeki üçüncü tarafın çıkarlarına zarar vermeden herkesin yararına olacak şekilde bu meselenin çözüme ulaşmasını umduğunu dile getirdi.

Genel Sekreter Yardımcısı, İran, Türkiye ve Pakistan gibi Arap olmayan ülkelerin zirveye davet edilme olasılığına ilişkin olarak da ‘bu ülkelerin Arap zirvesine davet edileceğini sanmadığını ancak yine de Arap olmayan ülkelere bir davet gönderilebileceğini’ kaydetti.

Zeki “Tanık olduğumuz mutabakatlar, bugün Arap dışişleri bakanlarının seçkin katılımı ve son iki gün içinde gerçekleşen mutabakatlar düşünüldüğünde, Cidde'deki Arap zirvesi Arap-Arap ilişkilerinde olumlu ve iyi bir atmosferi yansıtıyor” dedi.

Husam Zeki bunun ‘Arapların diğer taraflarla ilişkilerinde olumlu bir atmosferi temsil ettiğini ancak bu tarafların iş birliği yapmaya devam etmeleri ve ülkeler arasındaki sağlam ilişkilerin dayandığı temellere ve komşuluğa saygı duymayı sürdürmelerinin esas olduğunu’ vurguladı.

Büyükelçi Zeki, zirvede Suriye’nin yeniden inşası ve mülteciler konusunun ele alınıp alınmayacağına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Bu konunun çok karışık yönleri ve bugüne kadar Suriye’ye uygulanan yaptırımlarla bağlantısı var. Bu, birçok bağlantısı ve kesişim noktası olan önemli bir konu olması nedeniyle ayrıca ele alınmayı hak ediyor. Ancak bu o kadar kolay değil.”

Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı, Fas-Cezayir anlaşmazlıklarıyla ilgili de ‘alışık olunduğundan daha fazlası bulunmadığını, durumun kontrol altında tutulduğunu ve herkesin kardeş olduğunu’ söyledi. Bahreyn’in Suudi Arabistan’dan sonra bir sonraki zirveye ev sahipliği yapma isteğine dikkat çekti.



Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.