Beşiktaş, deplasmanda Adana Demirspor'u 4-1 yendi

Fotoğraf: Eren Bozkurt/AA
Fotoğraf: Eren Bozkurt/AA
TT

Beşiktaş, deplasmanda Adana Demirspor'u 4-1 yendi

Fotoğraf: Eren Bozkurt/AA
Fotoğraf: Eren Bozkurt/AA

Spor Toto Süper Lig'in 35. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Adana Demirspor'u 4-1 yendi.
7. dakikada sol taraftan ceza sahasına giren Akintola'nın vuruşunda top, savunmadan döndü.

8. dakikada Redmond ile paslaşarak ceza sahasına giren Gedson Fernandes'in sol çaprazdan yaptığı vuruşta kaleci Ertaç Özbir, topu kornere çeldi.

9. dakikada Cenk Tosun'un ceza sahası sol çaprazından yaptığı vuruşta kaleci Ertaç Özbir, ayaklarıyla topu çıkardı.

17. dakikada çalımlarla ceza sahasına giren Cherif Ndiaye'den önce kalesinden çıkan Mert Günok, son anda yatarak topu kontrol etti.

19. dakikada Adana Demirspor öne geçti. Ev sahibi ekip, sağ taraftan kazandığı taç atışını hızlı kullandı. Colley'den seken top, ceza alanındaki Belhanda'nın önünde kaldı. Bu futbolcunun vuruşunda, meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 1-0.

31. dakikada Gedson Fernandes'in ceza alanı dışından yerden sert şutunda, kaleci Ertaç Özbir yatarak topa hakim oldu.

43. dakikada sağ kanattan Rosier'in ortasında kale sahası civarından Aboubakar'ın kafa vuruşunda, top dışarı çıktı.

45+1. dakikada çalımlarla ceza sahasına giren Redmond'un kale sahası çizgisine doğru yaptığı ortada oluşan karambol sonrası savunma, topu kornere attı.

45+4. dakikada Beşiktaş beraberliği yakaladı. Hadziahmetovic'in sağ kanatta uzak mesafeden ortasında topla buluşan Aboubakar'ın sol ayağıyla gelişine yaptığı vuruşta meşin yuvarlak yakın köşeden ağlara gitti: 1-1.

Maçın ilk yarısı, 1-1 sona erdi.

46. dakikada Beşiktaş öne geçti. Gedson Fernandes, sol tarafta rakibini geçerek ceza sahasına girdi ve sağ ayağıyla uzak köşeye yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 1-2.

61. dakikada ceza sahası dışından sağ çaprazdan Yusuf Sarı'nın şutunda, kaleci Mert Günok topa hakim oldu.

64. dakikada sol kanattan Rodrigues'in ortasında uzak direkteki Yusuf Sarı'nın vuruşunda, Masuaku'ya çarpan top kornere çıktı.

70. dakikada Beşiktaş penaltı kazandı. Sağ taraftan kullanılan köşe atışı sonrasında ceza sahası içinde Saiss, Cherif Ndiaye ile mücadelesinde yerde kaldı. Maçın hakemi Mustafa Kürşad Filiz, penaltı noktasını gösterdi. 72. dakikada penaltıyı kullanan Cenk Tosun, farkı 2'ye çıkardı: 1-3.

90+2. dakikada Beşiktaş bir penaltı daha kazandı. Geri pasta kaleci Ertaç Özbir ile mücadele eden Gedson Fernandes, yerde kaldı. Pozisyonun devamında maçı durduran hakem Filiz, VAR'dan gelen uyarı sonrası saha kenarında pozisyonu izledi ve penaltı noktasını gösterdi. 90+5. dakikada penaltıyı kullanan Aboubakar, kendisinin ikinci, takımının dördüncü golünü kaydetti: 1-4.

Beşiktaş, sahadan 4-1 galip ayrıldı.

Adana Demirspor Yardımcı Antrenörü Russo: Dördüncülüğü garantilediğimiz bir hafta oldu
Spor Toto Süper Lig'in 35. haftasında Beşiktaş'a 4-1 yenilen Adana Demirspor'da yardımcı antrenör Daniele Russo, "Dördüncülüğü garantilediğimiz bir hafta oldu. Kulübümüz ve oyuncularımız için tarihi bir sonuç." dedi.

Teknik direktör Vincenzo Montella'nın karşılaşmada kırmızı kart görmesi nedeniyle basın toplantısına katılan yardımcı antrenör Russo, maçın ardından soyunma odasında futbolcuların hepsini tebrik ettiklerini belirtti.

Futbolcuların maça çok iyi bir performansla başladığını vurgulayan Russo, "Dördüncülüğü garantilediğimiz bir hafta oldu. Kulübümüz ve oyuncularımız için tarihi bir sonuç." ifadelerini kullandı.

İtalyan teknik adam, ilk yarı çok iyi oynadıklarını, devre arasına girdikleri 1-1'lik skoru hak etmediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"İlk yarıyı daha fazla gol atarak da bitirebilirdik. İkinci yarıda da iyi bir şekilde başladık. Sonrasında gol yedik ama böyle büyük bir takıma karşı açıkçası kendi performansımızı değerlendirmeye baktığımızda çok iyi bir maç oynadığımızı söyleyebiliriz. İlk yarı özellikle bütün sahayı kapattık, daralttık ve birkaç gol fazlasıyla bitirebilirdik. Maalesef sonuç bu şekilde. Üzüldüğümüz tek nokta, sahamızdaki yenilmezliğimizi bitirmemiz. Futbolcularımızın hepsini tebrik ettik. Çünkü onların sayesinde çok tarihi bir sonuca vardık ve baktığınızda hak ettiğimiz bir sonuçtu. Dördüncülüğü garantilememiz çok önemliydi."

Beşiktaş Teknik Direktörü Güneş: Hak ettiğimiz bir galibiyeti aldığımızı düşünüyorum
Beşiktaş'ın teknik direktörü Şenol Güneş, Yeni Adana Stadı'ndaki maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, Adana Demirspor'un bu senenin yıldızı olarak lige renk kattığını, hak ettiği dördüncülüğü garantilediğini, bugün de üçüncü olabilmek için kendilerini zorlamak istediğini belirtti.

Rakiplerinin motivasyonlarının güzel olduğunu ifade eden Güneş, şunları söyledi:

"Biz de oyuna düşündüğümüzün altında başladık, yavaş başladık. Uyurgezer gibiydik. Yediğimiz gol zaten ilk yarının hepsini anlatıyor. Taçta bile oyuna dönmeyen bir takım olarak söylenecek bir şey bulamıyorum. Ayağımızda olan topu kaybettik. Rakibi karşılamada eksik kaldık. Bir iki pozisyon bulduk ama daha iyi olmalıydık. Ama tamamına bakarsak maçta hak ettiğimiz bir galibiyeti aldığımızı düşünüyorum. Oyuncuları tebrik ediyorum. Başarılarının devamını diliyorum."

Güneş, "Geriye düştüğünüz son 5 maçı kazandınız. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, gülerek, "Soracağım oyunculara 'Niye böyle yapıyorsunuz?' diye. Bir daha yapmasınlar." cevabını verdi.

Deneyimli teknik adam, şöyle devam etti:

"Bir Trabzon maçı 0-0 bitti. 'Keşke gol yeseydik.' diyoruz o zaman. Bazen böyle oluyor ama dediğiniz doğru. Biz başında da kazanmak için sahaya çıkıyoruz. Gol yedikten sonra da... Önemli olan bu. Hırslı, kazanma ruhu olan ama aynı zamanda aklını iyi kullanan takım olmak gerekirken oyun başlarında konsantrasyon, motivasyon etkisi olabilir. Yavaş oyunlarımız, adaptasyonlarımız, hızlı tempolu oynamamak gibi dertlerimiz var herhalde. Hep söylüyorum yeni yeni takım olmaya başladık. Bir takım olduğumuzu gösteriyoruz. Ama bu takımın oynadığı oyundan sonra oyuncuları da yeterli görüp eğer rehavete giderseler bugünleri ararlar. Beklenti büyüdükten sonra o beklentiye cevap vermek, çok çalışmak ve daha güzel oyunlar, sonuçlar almak gerekiyor. Onun farkında olmak gerekiyor. Bugün zaten onu hissettik."

Devre arasında değiştirmeyi düşündüğü futbolcuların ikinci yarıda maça asılmalarının güzel bir şey olduğunu aktaran Güneş, "Bu güzel ama oyunun başından sonuna kadar hep öyle güzel olmalı. Beşiktaş'ın, yeni bir anlayışla, bir oyun felsefesiyle lige renk katarken bugünkü oyunu bile yeterli görmemesi gerekiyor. Sonuçlar ne olursa olsun. Her oyuncu kendini geliştirmeli. İyinin üzerine yeni iyiler koyup takımı büyütmeli. Bir rekabet olacak, hem bu sene için hem gelecek sene için." ifadelerini kullandı.

Güneş, "Ligin kaderini etkileyen masabaşı kararı var. Ligden düşecek takım sayısı azaltıldığı için ligin kaderi de etkileniyor. Beşiktaş'ın iki maçı kaldı. İkinci devredeki performansınızı ve bu kararları nasıl değerlendirirsiniz?" sorusunu, "Masabaşı kararlara girmek istemiyorum." şeklinde yanıtladı.

Futbol oynamayı düşünen takım ve oyuncuların önünü açmak gerektiğini ifade eden Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim aldığımız puanların iyi olması, takımın iyi olmasıyla orantılı. Oyuncuların iyi olmasıyla orantılı. Ama dediğinize de yüzde 100 katılıyorum. Yani bu ligin sonuçları ne olursa olsun mantık dışı, hukuk dışı bir lig. Yani bunu suçlamak için söylemiyorum."

Ligde takımların bazı haftalarda maçları olmamasına değinen Güneş, "Lig planlanırken ligi iyi planlamak lazım." dedi.

Güneş, "Maçın hakemine her iki teknik adamın yoğun itirazları vardı. Adana Demirspor Teknik Direktörü Vincenzo Montella, kırmızı kart gördü. Nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna şöyle cevap verdi:

"Hakemle ilgili çok şey yapmak istemedim ama maç içerisinde ben bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyorum. Biraz sağlığım bozuktu herhalde. Midem rahatsızdı. Belki ondan olabilir. Ama verdiği faullerin birçoğunda yani seyirci baskısı altına verildiğini hissettiğim için söyledim. Penaltıdır, goldür, onları söylemiyorum. O aynı şekilde Montella için de geçerli. Ben niye dışarı atıldığını göremedim. 'Sahaya girdi' falan diyorlar ama biz de girdik sahaya. Hakeme dokunmuşsa onu bilmiyorum. Üzüldüm yani. Çünkü başarılı, iyi giden, iyi bir ekibin hocası."



City'de büyük ayrılık: Guardiola sezon sonu bırakıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

City'de büyük ayrılık: Guardiola sezon sonu bırakıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Pep Guardiola, sezon sonunda Manchester City'den ayrılacak ve bu büyük gelişme Premier Lig'de köklü bir değişime yol açacak.

İspanyol menajerin ayrılışı, pazar günü Aston Villa'yla oynanacak son Premier Lig maçından sonra gerçekleşecek ve Etihad Stadyumu'nda 10 yıllık hakimiyetin ardından İngiliz futbol tarihinin en çok kupa kazanılan dönemlerinden birine son verecek.

Şimdilik Manchester City, Guardiola'nın gelecek sezon için sözleşmesi bulunduğunu ve menajerliği sürdürmesini umduğunu belirtiyor.

55 yaşındaki teknik direktör, 2016'da göreve geldiğinden beri 17'si büyük olmak üzere toplamda 20 kupa kazandı. Bunlar arasında 6 Premier Lig şampiyonluğu da bulunuyor ve Arsenal'la girdikleri çetin şampiyonluk mücadelesinde galip gelmeleri halinde bu sayı 7'ye çıkabilir.

Ayrıca City'nin Avrupa'daki çıkışını da yöneten Guardiola, 2023'te İstanbul'da Inter Milan'ı mağlup ederek kulübe ilk Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazandırdı. Böylece Barcelona'nın başında geçirdiği efsanevi dönemdeki iki zaferin ardından teknik direktör olarak üçüncü Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

En son kupasıysa geçen hafta sonu geldi; Antoine Semenyo'nun şık vuruşuyla City, FA Cup finalinde Chelsea'yi 1-0 yendi ve bu, Guardiola'nın Etihad'daki 19. kupası ve üçüncü FA Cup zaferi oldu.

Saha dışındaysa Guardiola'nın dönemi, 2009-2018'deki 9 yıllık dönemi kapsayan 100'den fazla Premier Lig mali kural ihlali iddiasıyla 2023'te City'ye dava açılmasının ardından son yıllarda gölgelendi. Bağımsız komisyon tarafından yürütülen bir duruşma Aralık 2024'te sonuçlandı ve sonucun bu yıl içinde açıklanması bekleniyor.

Eğer gerçekten ayrılırsa, Guardiola'nın futboldan bir süreliğine uzaklaşması muhtemel. Bu, 2012-2013'te Camp Nou ve Bayern Münih'teki dönemleri arasındaki ara dönemine benzer.

İngiltere'deki dönemi büyük ölçüde Liverpool ve özellikle Jürgen Klopp'la rekabetiyle tanımlandı. Bu rekabetin en bilinen örneklerinden biri, Kırmızılar 97 puan almasına rağmen 2019'da bir puan farkla elde edilen şampiyonluktu.

Guardiola ayrıca 2018 sezonunda 100 puan barajını aşarak yeni bir Premier Lig rekoru kırdı ve İngiliz futbol tarihinde üst üste 4 kez en üst lig şampiyonluğunu kazanan ilk teknik direktör oldu.

FA Cup finali öncesinde, City'deki görev süresinin mükemmelliğin tanımı olup olmadığı sorulduğunda İspanyol teknik adam şunları söyledi:

Evet, elbette, 10 yılda 19 kupa fena değil. Ayrılmamı beklemelerine gerek olmadığını biliyorlar, eğlenceli olduğumu biliyorlar. Yani 19 kupa, 10 yılda 20. şampiyonluk için mücadele etmek, dürüst olmak gerekirse fena değil.

Onun ayrılacağı haberiyle birlikte City'nin yerini doldurması gereken büyük bir boşluk doğuyor. City'nin, Chelsea'yi Konferans Ligi ve Kulüpler Dünya Kupası şampiyonluklarına taşımasına rağmen Mavilerle sezon ortasında olaylı bir şekilde ayrılan eski yardımcı antrenör Enzo Maresca da dahil birçok adayı değerlendirmesi muhtemel.

Çok sayıda kişi bu görevi Maresca'nın üstlenmesini beklese de Guardiola döneminde City efsanesi olan Bayern Münih teknik direktörü Vincent Kompany de düşünülebilir.

Independent Türkçe


Ancelotti'nin 50 yıllık futbol serüveni Oscarlı yönetmene emanet

Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
TT

Ancelotti'nin 50 yıllık futbol serüveni Oscarlı yönetmene emanet

Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)

Oscar ödüllü yönetmen Paolo Sorrentino, efsanevi İtalyan teknik direktör Carlo Ancelotti'nin 50 yıllık kariyerinin bilinmeyen yönlerine odaklanan samimi bir belgesel üzerinde çalışıyor. 

Proje, tecrübeli teknik adamın bu yaz Brezilya Milli Takımı'nın başında çıkacağı 2026 Dünya Kupası yolculuğuyla doruğa ulaşacak.

Henüz adı açıklanmayan belgesele dair söylentiler, projenin resmen duyurulmasıyla doğrulanmış oldu.

Sorrentino'nun futbol tutkusu

Carlo Ancelotti belgeseli, Sorrentino'nun sinemasına da sızan futbol tutkusunu bir kez daha gözler önüne seriyor. 

Ünlü yönetmen bu tutkusunu daha önce, Napoli'deki gençlik yıllarını, Diego Maradona'nın şehre gelişini ve yaşadığı bir aile trajedisini futbolun merceğinden aktardığı, 2021 yapımı Oscar adayı yarı otobiyografik filmi The Hand of God'la (È stata la mano di Dio) beyazperdeye taşımıştı.

Bu proje; Oscar ödüllü Muhteşem Güzellik (La Grande Bellezza), büyük ses getiren The Young Pope ve son olarak geçen yıl Venedik Film Festivali'nin açılışını yapan La Grazia gibi yapımlara imza atan Sorrentino'nun 30 yıllık kariyerindeki ilk belgesel. 

Reggio Emilia'da çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ancelotti, futbol kariyerine Parma'da orta saha oyuncusu olarak başladı; ardından Roma ve AC Milan formalarını giydi. 1990'ların başında teknik direktörlüğe adım atan tecrübeli futbol adamı, o günden bu yana Chelsea, Paris Saint-Germain, Bayern Münih ve Real Madrid de dahil olmak üzere 11 farklı dev kulübü çalıştırdı; kariyerine 26 kupa ve tam 5 Şampiyonlar Ligi zaferi sığdırdı.

Belgesel, efsane ismin hayatından özel arşiv görüntüleriyle İtalya, İspanya ve Brezilya'nın yanı sıra gelecek Dünya Kupası sırasında ABD'de çekilecek güncel sahneleri bir araya getirecek.

"Büyük bir onur"

Proje hakkında hislerini paylaşan Ancelotti, "Hikayemi büyük usta Paolo Sorrentino'yla birlikte anlatmak benim için büyük bir onur. Onun başyapıtlarına ve sanatsal hikaye anlatımına olan bağlılığına her zaman hayran kalmışımdır" ifadelerini kullandı.

Independent Türkçe, Deadline, Screen Daily


Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü kesinleşti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü kesinleşti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü nihayet resmileşti. Eski şampiyon, UFC 329'da Max Holloway'le karşılaşmaya hazırlanıyor.

11 Temmuz'da McGregor, 38 yaşına girmesinden üç gün önce ve Hawaiili rakibiyle ilk karşılaşmasından 13 yıl sonra, Las Vegas'taki T-Mobile Arena'da ana maçta Holloway'le karşı karşıya gelecek.

Bu karşılaşma, McGregor'ın 5 yıl sonraki ilk maçı ve Michael Chandler'a karşı planlanan geri dönüşünün, müsabakaya iki hafta kala ayak parmağını kırmasıyla engellenmesinden iki yıl sonra gerçekleşiyor.

Ancak bu sakatlık, son maçında yaşadığı kadar ciddi değildi; McGregor, 2021'de Dustin Poirier'e yenildiği karşılaşmada bacağını kırmıştı ve o zamandan beri dövüşmedi.

Ancak bu durum 11 Temmuz'da değişecek; İrlandalı (22-6), Holloway'le (27-9) yarı ortasıklet kategorisinde karşılaşacak. Hafifsıklet kategorisindeki yan ana maçta Liverpoollu Paddy "The Baddy" Pimblett ve Fransız Benoit Saint-Denis karşı karşıya gelecek.

34 yaşındaki Hawaiili Holloway, eski bir tüysıklet şampiyonu ve martta Charles Oliveira karşısında ağır bir yenilgi alana kadar "En Belalı Dövüşçü" unvanını da elinde tutuyordu. Hafifsıklette aldığı bu ağır yenilgiye rağmen Holloway, UFC'nin büyük isimlerinden biri olarak görülüyor, bir UFC efsanesi olarak görülüyor ve aralarında kariyerlerinin başlarında Oliveira, Dustin Poirier, Justin Gaethje, Anthony Pettis, Frankie Edgar ve Jose Aldo'nun da bulunduğu birçok yıldız ve şampiyonu yenmiş durumda; özellikle Jose Aldo'yu iki kez nakavt etti.

Ancak Holloway, ikisi de UFC kariyerlerinin başlarındayken, 2013'te McGregor tarafından puanla mağlup edilmişti.

McGregor'ın kendisi de organizasyon tarihinde ilk kez iki farklı sıklette UFC şampiyonu olmuş bir isim. En parlak döneminde Aldo'yu 13 saniyede nakavt etti, UFC'nin Madison Square Garden'daki ilk etkinliğinde Eddie Alvarez'i durdurdu ve Nate Diaz'la karşılıklı galibiyetler elde etti.

Daha sonra karma dövüş sanatlarına (MMA) ara verdi ve 2017'de Amerikalı boksör Floyd Mayweather'la dövüşüp nakavtla kaybetti. 2018'de UFC'ye döndüğünde ezeli rakibi Khabib Nurmagomedov'a pes ederek yenildi ve McGregor o zamandan beri sadece üç kez dövüştü.

2020'de Donald Cerrone'u 40 saniyede durdurdu, ardından 2021'de Poirier'le iki kez dövüştü. Bu maçların ilkinde MMA'deki ilk nakavt yenilgisini aldı ve ikincisinde bacağı kırıldı.

McGregor, son yıllarda birçok yasal sorunla mücadele etti; bunlardan biri de 2024'te Dublin'de 2018'de gerçekleşen cinsel saldırıdan dolayı bir hukuk mahkemesi jürisi tarafından suçlu bulunmasıydı. McGregor, bu davayla ilgili tüm iddiaları reddetmeyi sürdürüyor.

McGregor'ın dönüşü, UFC'nin Beyaz Saray'da eşi benzeri görülmemiş bir dövüş etkinliğine ev sahipliği yapmasından bir ay sonra gerçekleşecek. Bu etkinlik, ABD Başkanı Donald Trump'ın 80. doğum günü olan 14 Haziran'da, Birleşik Devletler'in 250. yılını kutlamak amacıyla düzenlenecek.

Independent Türkçe