Yapay zeka büyük kurumlara ve şirketlere sızıyor

Yeni tasarımlar, mahremiyet ve veri gizliliğini sağlamak için hassas bir denge gerektiriyor.
Yeni tasarımlar, mahremiyet ve veri gizliliğini sağlamak için hassas bir denge gerektiriyor.
TT

Yapay zeka büyük kurumlara ve şirketlere sızıyor

Yeni tasarımlar, mahremiyet ve veri gizliliğini sağlamak için hassas bir denge gerektiriyor.
Yeni tasarımlar, mahremiyet ve veri gizliliğini sağlamak için hassas bir denge gerektiriyor.

Morgan Stanley'de çalışan binlerce finans danışmanın bu yılın ortasında yapay zeka ile tasarlanmış yeni bir iletişim aracına sahip olması bekleniyor.

600'e yakın çalışanın kullandığı araç, "Apple, IBM ve Microsoft'un yatırım senaryolarını karşılaştırabilir misiniz?" ve “Bu vakaların her biri için riskler nelerdir?” gibi sorulara yanıt veriyor. Danışman, örneğin müşterinin değerli bir tablosu varsa ne yapılabileceğini de sorabiliyor ve böylece bilgi aracı kendisine izleyebileceği adımların bir listesinin yanı sıra şirket içinden yardımcı olacak bir uzmanın adını veriyor.

Analiz ve yenilik

Morgan Stanley'nin Servet Yönetimi bölümünün analitik, veri ve inovasyon başkanı Jeff McMillan açıklamasında "Yapmaya çalıştığımız şey, her müşteriyi veya finansal danışmanı herhangi bir konuda gerçek zamanlı olarak daha akıllı, daha bilgili bir uzman haline getirmek" dedi.

Uzmanlar, yapay zekanın zaman içinde yaratacağından daha fazla işi yok edip etmeyeceği konusunda farklı görüşlerde olabilir. Ancak kesin olan, yapay zekanın, çoğu çalışanın bilgi alanlarında çalışma şeklini değiştirecek olması. Zira yapay zeka, ihtiyaç duydukları becerilere ve çoğu şirketteki iş ihtiyacına göre ayarlamalar yapacak. Günümüzde girişimciler, çalışanları yeni yapay zeka araçlarının orta vadede yaratabileceği engellere hazırlarken teknolojiden nasıl faydalanacaklarını da bilmek durumundalar.

Yavaş hareket etmek, geçmişte internetten tam olarak veya doğru hızda yararlanmayan şirketlerde olduğu gibi, verimlilik, müşteri hizmetleri ve son olarak rekabet gücü açısından kazanç kaybına neden olabilir.

Ancak aynı zamanda girişimciler, yapay zekanın kötü şöhretli hataları ve önyargılarına karşı dikkatli olmalı ve çalışanlar için nelere yol açabileceğini dikkatlice düşünmeli. Finans şirketlerinde yapay zekanın yeteneklerini analiz etmede uzmanlaşmış, gelişmekte olan Evident şirketinin kurucusu ve CEO’su olan Alexandra Mousavizadeh, konuyla ilgili olarak “Çalışma alanınız ne olursa olsun, şirketinizin ağırlıklı olarak yapay zekaya güvenen şirketlerden biri olduğunu düşünmelisiniz” dedi.

Morgan Stanley'nin danışmanlar aracına güç veren yapay zeka türü ‘üretken yapay zeka’ olarak biliniyor ve analiz ettiği bilgileri kullanarak metin, resim, ses ve video gibi içerikler oluşturabiliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre söz konusu yapay zeka, soruları yanıtlamanın yanı sıra e-postalar yazmak, slayt gösterileri yapmak ve uzun belgeleri özetlemek gibi sayısız başka şekilde kullanılabiliyor. Ön araştırmalar, üretken yapay zeka kullanılarak geliştirilen araçların birçok görevi hızlandırabileceğini ve çalışan üretkenliğini artırabileceğini gösteriyor.

Çalışanların performansının yükseltilmesi

Örneğin MIT ve Stanford Üniversitesi'nden araştırmacılar, kendilerine yanıt sağlayan bir yapay zeka aracıyla donatılmış müşteri destek personelinin her saat yüzde 14 daha fazla müşteri sorunu çözdüğünü ortaya koydu.

Ancak bu aracın kazanımları eşit olarak dağıtılmadı. Araç, yetenekli meslektaşlarının uygulamalarını etkili bir şekilde algıladığı ve yaydığı için deneyimsiz çalışanlar üretkenliklerinde önemli sıçramalar yaptı. Massachusetts Institute of Technology'nin yakın tarihli bir araştırması, yapay zekanın, başlangıçta işlerinde vasıfsız olan işçilerin kendileriyle daha vasıflı işçiler arasındaki farkı azalttığını ve yapay zekayı kullandıklarında daha kısa sürede daha iyi performans gösterdiğini buldu.

Exponential View araştırma grubunun başkanı Azim Azhar bu çalışmaların sonuçlarının şu tek bir noktada birleştiğini söyledi:

"Bugün artık bir kişinin pozisyonunda performansı sayesinde elde ettiği kazanımlar azaldı çünkü (ChatGPT) kullanan genç çalışanlar ve yılların tecrübesine sahip olanlar kadar iyi performans gösteriyor."

Araştırma sahadaki uygulamaları içerecek şekilde genişlerse, bazı şirketleri daha genç çalışanlara yatırım yapmaya ve yıllardır çalışan daha pahalı çalışanları işten çıkarmaya teşvik edebilir.

Hatta bazı şirketler, yapay zeka araçlarının beklenen etkisine göre işe alım kararları vermeye bile başladı. IBM kısa süre önce, insan kaynakları gibi önümüzdeki birkaç yıl içinde yapay zekanın yerini alabilecek bazı pozisyonlarda işe alımı yavaşlattığını veya durdurduğunu açıkladı. PwC Global Tax & Legal Service CTO'su (Baş Teknoloji Sorumlusu) Pevek Sharma, yapay zekanın sağladığı hız ve kazanımların müşteri beklentilerini yükselttiğine belirtti. Sharma, ‘çalışanların iş gücü becerilerini yenilemeye ve yapay zekaya yönelik açık talebi karşılayacak kadar hızlı bir şekilde anlamalarını sağlamaya özen gösterilmesi gerektiğine’ dikkat çekti.

PwC, önümüzdeki birkaç ay içinde tüm hukuk danışmanlarına yapay zeka destekli bir konuşma aracı sunmak için avukatlar için çeşitli araçlar geliştiren bir AI girişimi olan Harvey ile birlikte çalışıyor. Şirket ayrıca teknolojisini vergi ve insan kaynakları uzmanlarını da içerecek şekilde genişletmeyi planlıyor.

Sharma, PwC'nin hedefinin, çalışanlarına şirketin deneyimlerinden elde edilen yanıtları sağlamanın ötesinde, nihayetinde müşteri verilerinin de analiz edilmesine bağlı olacak yeni içgörüler üretmeye geçtiğini açıkladı. Yapay zeka nihayet örneğin birleşme fikrini düşünen iki şirket arasındaki tüm sözleşmeleri kaydedebilir, örneğin PwC uzmanlarının belirli türdeki yetkileri ve riskleri araştırmasına olanak tanır.

Genel olarak büyük şirketlerin, teknolojiyi işlerine uyarlayabilen yapay zeka konusunda bilgili teknik personele yatırım yapması gerekiyor. Mousavizadeh, birçok şirketin ChatGBT'yi kullanamayacağını çünkü onu çalıştırmak için temel yapı taşlarına, yani içerik ve veri yönetimine sahip olmadıklarını vurguladı.

Söz konusu şirketlerin ayrıca teknik uzmanlık gerektirmeyen rollerde profesyonelleri işe alması veya eğitmesi gerekiyor. McMillan ve diğer yöneticiler, yapay zeka platformlarının, kullanıcıların en iyi sonuçları almasını sağlamak için bilgi ve bilgi kaynaklarının ince ayarını yapmaktan sorumlu insanların yardımıyla sürekli ‘ayarlanması’ gerektiğini söylüyor. Bu ayarlama, yeni bir mühendis grubuna olan ihtiyaca işaret ediyor.

Özellik ve gizlilik

Morgan Stanley ve PwC, içeriden öğrenilen materyallerden yararlanan yapay zeka destekli konuşma araçlarının kendi sürümlerini geliştiren şirketler arasında yer alıyor. Mahremiyet, gizlilik, doğruluk ve fikri mülkiyet haklarıyla ilgili endişeler, birçok şirketin çalışanlarının ChatGPT ve diğer yapay zeka araçlarına erişimini engelleyerek Samsung'a olanlardan kaçınmak istiyor. Çünkü raporlar, yarı iletken bölümündeki çalışanların GPT Sohbeti kullanarak bir toplantıdan hassas kod ve notlar paylaştığını gösterdi. Şirket yöneticileri, bazı yapay zeka araçlarında yerleşik olarak bulunan sık sık yapılan hatalar ve önyargılar konusunda da endişeleniyor.

Ancak, kullanıcıların soruları veya komutları sade bir dille yazmasına izin veren üretici yapay zeka araçlarından yararlanma fırsatı kısmen görevi bu araçların şirketin çalışma şeklini nasıl değiştirebileceğini göstermek olan daha geniş bir teknik olmayan çalışan grubunu bir araya getirmeyi gerektiriyor. Azhar açıklamasını "Çalışanlarınızın, kendi becerilerini ve şirketinizin dahili becerilerini geliştirmeye başlayabilmeleri için bu araçları gerçekten düzenli bir şekilde kullanmaları gerekiyor" diyerek sonlandırdı.



Bilim insanlarından "uzayda üreme" çağrısı: "Acil işbirliği gerekli"

(AFP)
(AFP)
TT

Bilim insanlarından "uzayda üreme" çağrısı: "Acil işbirliği gerekli"

(AFP)
(AFP)

Andrew Griffin 

Araştırmacılar, insanların uzayda nasıl üreyebileceğini araştırmacıların acilen düşünmesi gerektiğini söylüyor.

İnsanlık Dünya'nın ötesinde yaşamayı hedeflerken, insan üremesinin gerçekte nasıl işleyeceğini anlamamız gerektiğini belirtiyorlar.

Ancak bu soru "soyut bir olasılıktan pratik bir meseleye" dönüşmesine rağmen uzayda insan doğurganlığı ve üreme sağlığını yönetmek için net standartlar hâlâ yok.

Bunlar, üreme sağlığından uzay tıbbına kadar farklı alanlardan 9 uzmanın bir araya gelerek insanların uzayda nasıl üreyebileceğini anlamak için yeni bir çerçeve önerdiği yeni bir çalışmanın sonuçları.

Uzayın insan yaşamı için "düşmanca bir ortam" sunduğu gerçeğine dayanan araştırmacılar, halihazırda bilinen bir dizi zorluk olduğunu belirtiyor. Bunlar arasında yerçekimindeki değişiklikler, artan radyasyon ve uyku döngülerindeki bozulmalar yer alıyor, ki bunların hepsi üreme sağlığını etkileyebilir.

Bu soruları incelemeden uzay araştırmalarına devam etmenin tehlikeli olabileceği uyarısı yapan uzmanlar, gerçek anlamda pratik sorunlara dönüşmeden önce bu meseleleri ele almamız gerektiğini belirtiyor. Üreme teknolojileri genellikle adım adım tanıtılır ve biz çoğunlukla sonradan bunları kavrarız ama uzay araştırmalarında bundan kaçınmak gerekiyor.

NASA'nın araştırmacı bilim insanı ve çalışmanın kıdemli yazarı Fathi Karouia "İnsan uzayda daha geniş bir alana yayıldıkça üreme sağlığı artık politikanın kör noktası olmaya devam edemez" diyor. 

Kritik bilgi boşluklarını kapatmak, hem profesyonel hem de özel astronotları koruyan etik yönergeler belirlemek ve nihayetinde Dünya'nın ötesinde sürdürülebilir bir yaşantıya doğru ilerlerken insanlığı korumak için acilen uluslararası işbirliğine ihtiyaç var.

"Reproductive biomedicine in space: implications for gametogenesis, fertility and ethical considerations in the era of commercial spaceflight" (Uzayda üremenin biyotıbbı: Ticari uzay uçuşları çağında gametogenez, doğurganlık ve etik değerlendirmelerin etkileri) başlıklı rapor, hakemli dergi Reproductive BioMedicine Online'da yayımlandı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/space


Paris’te savcılık X’in ofislerine baskın düzenleyerek Musk’ı ifadeye çağırdı

X'in yapay zeka destekli sohbet robotu Grok (AFP)
X'in yapay zeka destekli sohbet robotu Grok (AFP)
TT

Paris’te savcılık X’in ofislerine baskın düzenleyerek Musk’ı ifadeye çağırdı

X'in yapay zeka destekli sohbet robotu Grok (AFP)
X'in yapay zeka destekli sohbet robotu Grok (AFP)

Paris Savcılığı dün X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, bu sosyal medya platformunu terk ettiğini duyurdu. Açıklamada, Fransa’daki X ofislerinde çeşitli ihlaller şüphesiyle gerçekleştirilen bir aramaya atıfta bulunuldu.

Savcılık, ilave ayrıntı vermeden, “Bizi LinkedIn ve Instagram’dan takip edin” ifadelerini kullandı. Mesajda ayrıca, Ocak 2025’te başlatılan bir soruşturma kapsamında, Fransa’daki X ofislerinde Ulusal Siber Suçlarla Mücadele Birimi’nin, Avrupa polis teşkilatı Europol ile  iş birliği içinde bir arama gerçekleştirdiği belirtildi.

Paris Savcılığı daha önce, X platformunun sahibi Elon Musk’ın 20 Nisan’da ifade vermek üzere çağrıldığını açıklamıştı. Fransa Başsavcısı Laure Beccuau, Musk ile X’in eski CEO’su Linda Yaccarino’nun, “iddia edilen ihlallerin gerçekleştiği dönemde X platformunun fiili ve hukuki yöneticileri sıfatıyla” 20 Nisan’da ifade vermeye çağrıldıklarını bildirdi.

2025 yılının başlarında milletvekillerinin yaptığı şikâyetler üzerine başlatılan bir soruşturma kapsamında bu gelişmeler yaşandı. Şikâyetlerde, Musk’a ait X platformunun algoritmalarının taraflı olduğu ve bunun platformun işleyişini olumsuz etkilediği öne sürüldü.

Soruşturma daha sonra genişletilerek, çocuk pornografisi görüntülerinin bulundurulması ve yayılması ya da sistematik biçimde erişime sunulmasına iştirak, cinsel içerikli deepfake üretimi ve Holokost inkârı gibi başka iddialarla da genişleyerek kapsamlı hale geldi. X platformu ise dün yayımladığı bir açıklamada, Fransız makamlarını, siyasi adımlar atmakla nitelendirdi.

Platformun “uluslararası hükümet ilişkileri” ekibi, “Paris Savcılığı, bugünkü baskını geniş biçimde duyurarak, bunun siyasi amaçlar doğrultusunda tasarlanmış, istismarcı ve gösterişli bir kolluk kuvveti eylemi olduğunu açıkça ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, “Bugünkü baskına dayanak oluşturan iddiaların hiçbir temeli yoktur ve X platformu herhangi bir ihlal gerçekleştirdiği iddiasını kesin bir dille reddetmektedir” ifadeleri yer aldı.

Beccuau’nun açıklamasına göre Musk ve Yaccarino’nun yanı sıra X’te çalışan bazı personel de 20-24 Nisan 2026 tarihleri arasında ifade vermeye çağrıldı. Başsavcı, “Yöneticilerle yapılacak bu gönüllü ifadeler, kendilerine olaylara ilişkin görüşlerini sunma ve gerekirse kurallara uyum için önerilen tedbirleri açıklama imkânı tanıyacaktır” dedi.

Öte yandan, Birleşik Krallık Veri Koruma Düzenleme Kurumu da dün, Elon Musk’ın platformu ve yapay zekâ şirketi xAI hakkında, sohbet botu Grok tarafından oluşturulan cinsel içerikli açık görüntüler nedeniyle soruşturma başlatıldığını duyurdu. Söz konusu görüntüler dünya genelinde tepkilere yol açmıştı.


Protezlerde insan eli benzeri kavrama mümkün mü? Yapay zekâ destekli protezlerde hassas kavrama dönemi

Geliştirilen protez eliyle küçük bir küpü kavrama çalışan bir kişi (Michigan Üniversitesi)
Geliştirilen protez eliyle küçük bir küpü kavrama çalışan bir kişi (Michigan Üniversitesi)
TT

Protezlerde insan eli benzeri kavrama mümkün mü? Yapay zekâ destekli protezlerde hassas kavrama dönemi

Geliştirilen protez eliyle küçük bir küpü kavrama çalışan bir kişi (Michigan Üniversitesi)
Geliştirilen protez eliyle küçük bir küpü kavrama çalışan bir kişi (Michigan Üniversitesi)

Protez uzuvlar alanı, robotik, yapay zekâ ve hassas sensör teknolojilerindeki hızlı ilerlemelerin etkisiyle son yıllarda dikkat çekici bir atılım yaşıyor. Buna karşın, en önemli zorluklardan biri, kullanıcının kavradığı nesnenin niteliğine uygun kavrama gücünün ayarlanması olmaya devam ediyor. Bir yumurtayı tutmak son derece hassas bir dokunuş gerektirirken, bir su şişesini açmak daha fazla güç ve daha ince bir kontrol gerektiriyor.

Şarku’l Avsat’ın ABD Hastalık ve Kontrol Önleme Merkezleri’den (CDC) aktardığı verilere göre ülkede her yıl yaklaşık 50 bin ampütasyon vakası kaydediliyor. Bu durum, el kaybının bireylerin günlük yaşam görevlerini doğal biçimde yerine getirme kapasitesi üzerinde ciddi bir etki yarattığını gösteriyor.

Daha duyarlı akıllı sistemler

Bu alandaki en yeni yenilikler, insan elinin doğal hissini taklit edebilen, daha akıllı ve daha duyarlı protez uzuvların geliştirilmesine odaklanıyor. Bu teknolojiler, kullanıcılara daha yüksek düzeyde bağımsızlık sağlarken, günlük faaliyetleri daha kolay ve güvenle yerine getirmelerine yardımcı oluyor; kullanım sırasında konfor ve güvenliği de artırıyor.

fvdfv
Utah Üniversitesi’nde geliştirilen, insan düşüncesini taklit eden akıllı protez uzuv. (Utah Üniversitesi)

Bu kapsamda, Çin’de Guilin Elektronik Teknoloji Üniversitesi’nden araştırmacılar, makine öğrenimi, bilgisayarla görme ve gelişmiş sensörlere dayanan yenilikçi bir protez sistem geliştirdi. Sistem, her nesne için uygun kavrama gücünü gerçek zamanlı olarak belirlemeyi amaçlıyor. Çalışmanın sonuçları, 20 Ocak 2026 tarihli Nanotechnology and Precision Engineering dergisinde yayımlandı.

Araştırma, kalemler, şişeler, bardaklar, toplar ve anahtarlar gibi günlük hayatta yaygın kullanılan nesnelerin yanı sıra yumurta gibi hassas objeler de dâhil olmak üzere, nesnelerin yüzde 90’ından fazlasıyla etkileşim için gerekli kavrama gücünün ölçülmesine odaklandı. Amaç, kullanıcının her seferinde kavrama gücünü manuel olarak ayarlamasına gerek kalmadan çevresiyle doğal biçimde etkileşim kurabilmesini sağlamak.

Sistem; avuç içine yakın bir noktaya yerleştirilmiş küçük bir kamera, parmak uçlarındaki basınç sensörleri ve kullanıcının ön kolundaki kasların elektriksel aktivitesini ölçen bir elektromiyografi (EMG) cihazından oluşuyor. Bu sayede nesneyi kavrama niyeti belirleniyor ve kavrama gücü otomatik olarak ayarlanıyor.

Çalışmanın başyazarı, Guilin Elektronik Teknoloji Üniversitesi’nden Dr. Hua Li, sistemin bilgisayarla görme ile kasların elektriksel sinyallerini birleştirerek nesnelerin akıllı biçimde tanınmasını ve kavrama gücünün uyarlanabilir şekilde kontrol edilmesini sağladığını belirtti. Dr. Li, bunun protez kullanıcılarının yaşamında somut bir fark yaratabileceğini söyledi.

Dr. Li, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, sistemin gelişmiş bir algoritma aracılığıyla hedef nesneyi otomatik olarak analiz ettiğini; türünü, dokusunu ve boyutunu belirledikten sonra uygun kavrama gücünü seçtiğini ifade etti. Buna göre yumurta gibi hassas nesneler için hafif bir güç, su dolu bardaklar için ise orta düzeyde bir güç uygulanıyor. Bu yaklaşım, nesnelerin zarar görmesi ya da elden kayması ihtimalini azaltıyor.

Kullanıcının niyetini tespit etmek için EMG sinyallerinden yararlanan sistem, “görsel tanıma, güç eşleştirme ve hareketin uygulanması” aşamalarını, insan kas hafızasını taklit eden bir biçimde otomatik olarak tamamlıyor. Bu da sürekli manuel ayarlama ihtiyacını azaltıyor ve günlük görevlerin daha doğal bir şekilde yerine getirilmesini mümkün kılıyor. Sonuç olarak kullanıcıların yaşam kalitesi artıyor.

Geleceğin tasarımlarına etkisi

Bu teknolojinin gelecekteki protez tasarımlarına etkisine değinen Dr. Li, sistemin daha gelişmiş yapay el tasarımları için yeni ufuklar açtığını söyledi. Bilgisayarla görme ve kas sinyallerine dayalı çift kontrol yaklaşımının, “aktif algılama ve otomatik uygulama” temelli akıllı bir mantık sunduğunu belirten Li, bunun protez eli pasif bir tepki aracından çıkarıp, nesneleri kavramada insan davranışına daha yakın bir seviyeye taşıdığını vurguladı.

sfdef
İtalyan Teknoloji Enstitüsü’nde geliştirilen, doğal el hareketini taklit eden yenilikçi protez el. (İtalyan Teknoloji Enstitüsü)

Sistemin diğer protezler veya robotik uygulamalar için uyarlanabilirliğine ilişkin olarak ise Dr. Li, temel teknolojinin uzvun yapısına bağımlı olmadığını kaydetti. Görsel tanıma modellerinde yapılacak basit uyarlamalar ve uygun güç eşiklerinin ayarlanmasıyla, sistemin bacak veya kol protezlerine, hatta robot kollarına da uygulanabileceğini söyledi. Bu durumun, rehabilitasyon cihazları ve robotik teknolojiler için etkili ve düşük maliyetli çözümler sunarak, farklı alanlarda geniş uygulama imkânları yaratacağını ifade etti.

Paralel araştırma girişimleri

Bu gelişmeler, doğal hareketin daha hassas biçimde taklit edilmesini hedefleyen küresel araştırma çabalarıyla da örtüşüyor. Aralık 2025’te ABD’de Utah Üniversitesi’nden bir ekip, yapay zekâya dayalı ve basınç ile görsel sensörlerle donatılmış, “öz-düşünme” yeteneğine sahip akıllı bir protez el geliştirmeyi başardı. Sinir ağı kullanılarak farklı kavrama pozisyonlarıyla eğitilen bu el, her parmağın bağımsız ve kullanıcıyla eşzamanlı hareket etmesine olanak tanıyarak, günlük görevlerde gerekli zihinsel çabayı azalttı.

Ayrıca İtalya Teknoloji Enstitüsü ile Imperial College London’dan araştırmacılar, nöromüsküler uyum ve yumuşak robotik teknolojilere dayalı protez uzuvlar üzerinde çalışıyor. Haziran 2025’te ekip, iki hareket derecesine sahip yumuşak bir protez el tasarladı. Bu tasarım, çok parmaklı ve hassas kontrol gerektiren, geleneksel yöntemlerle mümkün olmayan karmaşık görevlerde umut verici sonuçlar ortaya koydu.

Temmuz 2024’te ise Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) araştırmacılar, protez bir bacak için gelişmiş bir sinirsel arayüz geliştirdi. Elektronik uzvun insan sinir sistemiyle doğrudan etkileşimini sağlayan bu arayüz, cerrahi olarak bağlanan kaslar ve sinir sinyallerini algılayan elektrotlara dayanıyor. Bu sayede kullanıcılar, motor ve duyusal kontrolü yeniden kazanarak yürüme hızında, kas gücünde ve farklı ortamlara uyumda kayda değer iyileşmeler elde etti.

Araştırmacılara göre, tüm bu gelişmeler, protez uzuvların geleceğinin; giderek daha akıllı, uyarlanabilir ve sinir sistemiyle bağlantılı sistemlere doğru ilerlediğini gösteriyor. Bu sistemler, biyolojik uzuvların performansına her geçen gün daha fazla yaklaşarak, kullanıcılara hareketin sadeliğini ve günlük yaşamda özgüveni yeniden kazandırmayı hedefliyor.