Libya Temsilciler Meclisi: Zaviye operasyonu siyasallaştırılmamalı

Libya milletvekilleri, Zaviye'ye yönelik hava saldırılarının ‘siyasallaştırılmasını’ eleştiriyor

Libya Temsilciler Meclisi: Zaviye operasyonu siyasallaştırılmamalı
TT

Libya Temsilciler Meclisi: Zaviye operasyonu siyasallaştırılmamalı

Libya Temsilciler Meclisi: Zaviye operasyonu siyasallaştırılmamalı

Libya Temsilciler Meclisi (TM) üyeleri, ülkenin doğusundaki Bingazi kentinde yaptıkları toplantıda, silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) başkent Trablus'un batısında bulunan Zaviye kentindeki sivil bölgeleri ‘siyasi amaçlar’ için bombaladığını söylediler. TM Başkanı Akile Salih, bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) hitap etmeyi önerdi ve buna karşı bir açıklama yapılması çağrısında bulundu.

Salih canlı olarak yayınlanan oturumun canlı yayınının kesilmesi talimatı verirken TM Sözcüsü Abdullah Bileyhik kapalı oturuma geçildiğini duyurdu.

(foto)

Aynı bağlamda protestocular, el-Matrad ve Surman bölgeleri arasındaki sahil yolu olan Zaviye'deki hava saldırılarını silahlı araçlarla ve toprak kumullarıyla kapattı.

Bingazi merkezli Libya İstikrar Hükümeti (LİH) İçişleri Bakanı İsam Ebu Zeribe, Zaviye şehrinin doğusundaki el-Maya Limanı noktasına düzenlenen saldırıda batı bölgesindeki Sahil Güvenlik Güçleri'nin iki üyesinin öldürüldüğünü duyurdu. Ebu Zeribe, “Bölge sakinleri, ülkenin ve vatandaşların çıkarları pahasına kişisel hesaplaşma için kullanılan sahte bahanelerle sürekli bombardımana maruz kaldı” dedi.

(foto altı) Trablus Emniyeti (AFP)
Trablus Emniyeti (AFP)

Yerel basında çıkan haberlere göre, bombardımanda 5 kişinin öldüğü ve 9 kişinin de yaralandığı belirtilirken, video görüntüleri Zaviye'nin doğusundaki el-Maya Limanı sahil güvenlik noktasında Libya donanmasına ait bir gambotun bombalandığını gösterdi.

Diğer yandan, Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Libya Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı silahlı milisler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı kanlı bir gecenin ardından Libya başkentine yeniden temkinli sükûnet geri döndü. Bu durum bölgedeki güvenlik durumunun kırılganlığını gösteriyor.

Dibeybe, hükümete bağlı Organize Suç ve Terörle Mücadele Caydırıcılık Birimi ile 444. Tugay arasında çıkan çatışmaları görmezden geldi. Ancak dün (Pazartesi) Trablus'ta 5+5 Ortak Askeri Komitesi’nin üyeleriyle yaptığı görüşmede, Libya askeri kurumunu birleştirme, güvenlik ve istikrarı sağlama ve seçimlere giden siyasi süreci destekleme çabalarını yineledi.

libya

Dibeybe’nin ofisi tarafından sunulan bir bildiride, komite üyeleri tarafından, Berlin Konferansı’ndan çıkan güvenlik çalışma grubuyla geçen hafta Trablus'ta yaptıkları toplantının sonuçları hakkında kendisine bilgi verildiği ifade edildi.

Teorik olarak Libya ordusunun en yüksek komutanı olarak kabul edilen Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, çatışmalardan uzaklaşmak için el-Nufeliyn bölgesindeki evinden Trablus'taki bir otele kaçtığı yönünde basında çıkan haberler hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Yerel medya tarafından yayınlanan video görüntüleri, 444. Tugay’dan Yüzbaşı Musab el-Zureyk'in Organize Suç ve Terörle Mücadele Caydırıcılık Birimi tarafından Trablus'taki eş-Şaab Limanı önünde tutuklandıktan sonra serbest bırakıldığını gösteriyor.

Trablus'un Ayn Zara bölgesinde 444. Tugay ile çıkan çatışmada Organize Suç ve Terörle Mücadele Caydırıcılık Birimi mensubu bir kişi ağır yaralanarak hayatını kaybederken, ambulans ve acil servis ekipleri araçlarından birine ateş açıldıktan sonra geçici olarak hizmet dışı kaldığını açıkladı. Ambulanstaki sağlık çalışanlarından birinin arabanın ön camını kıran gerçek bir kurşunla yaralandığına dikkat çekildi.

Organize Suç ve Terörle Mücadele Caydırıcılık Birimi, savaşan tarafları sivillerin güvenliğinden sorumlu tuttu ve ‘aklı hakem yapma ve silahlı anlaşmazlıklardan uzaklaşma’ talebinde bulundu. Ayrıca Trablus Üniversitesi, çalışmaların askıya alındığını ve sınavların ertelendiğini duyurdu.

(foto altı) Libya başkentinden (AFP)
Libya başkentinden (AFP)

Trablus Emniyet Müdürlüğü dün gece bir trafik polisinin görevini yerine getirirken şarapnel parçasıyla yaralandığını doğrulasa da, kent sakinlerine asayiş durumunun güvenli olduğu ve tüm yolların açık olduğu konusunda güvence verdi. Trablus Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, özellikle Ayn Zara Yolu, Üniversite Yolu, el-Cerabe Caddesi, Ras Hasan bölgesi ve Selahaddin Yolu olmak üzere trafiğin normale döndüğü belirtildi.

Trablus Emniyet Müdürü Halil Vehibe, olayların meydana geldiği bölgeleri ve iki okulda sınavların işleyişini incelediğini söyledi. Öğrencilere ve sınav komisyonlarına ‘durumun güvenli olduğu ve Emniyet Müdürlüğü çalışanlarının sınavları güvence altına almak için hiçbir çabadan kaçınmayacakları’ güvencesini verdi.

Görgü tanıkları Şarku’l Avsat’a, ordu ve güvenlik teşkilatlarının liderlerinin Trablus'ta yaptıkları bir toplantıda tüm kuvvetlerin geri çekilmesi ve mevzilerine geri döndürülmesi konusunda anlaşmaya varmasının ardından, Emniyet Müdürlüğü'ne ait silahlı araçlardan oluşan bir konvoyun çatışmaları durdurmak için Trablus'taki el-Cerabe Caddesi'ne hareket ettiğini gözlemlediklerini aktardılar.

libya

Tacura Devrimciler Platformu ise Trablus’un Ras Hasan bölgesinde Abdurrauf Kara liderliğindeki Organize Suç ve Terörle Mücadele Caydırıcılık Birimi ile Mahmud Hamza komutasındaki 444. Tugay arasındaki silahlı anlaşmazlığın çözüme ulaştığını duyurdu. Ayrıca askeri liderlerin müdahalesiyle tüm çatışmaların nihayete erdirildiğine dikkat çekildi.

Suku’l-Cuma Belediye Başkanı Hüsam bin el-Hac'a göre, Ras Hasan bölgesi Pazar akşamı hafif çatışmalara sahne oldu.

Trablus'ta güvenlik takviyeleri (AFP)
Trablus'ta güvenlik takviyeleri (AFP)

Öte yandan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Halife Hafter, İngiltere Büyükelçisi Caroline Hurndall ile Bingazi kentindeki karargahında görüştüğünü belirterek, görüşmenin içeriğini açıklamadı.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.