Eritre, Rusya-Çin ekseninden neyi hedefliyor?

Moskova'da Putin ile bir araya gelen Eritre Devlet Başkanı Afewerki, iki hafta önce de Pekin ile görüşmelerde bulundu

Putin dün Afewerki'yi Kremlin Sarayı'nda ağırladı / Fotoğraf: Kremlin Basın Ofisi
Putin dün Afewerki'yi Kremlin Sarayı'nda ağırladı / Fotoğraf: Kremlin Basın Ofisi
TT

Eritre, Rusya-Çin ekseninden neyi hedefliyor?

Putin dün Afewerki'yi Kremlin Sarayı'nda ağırladı / Fotoğraf: Kremlin Basın Ofisi
Putin dün Afewerki'yi Kremlin Sarayı'nda ağırladı / Fotoğraf: Kremlin Basın Ofisi

Mahmud Ebu Bekir 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Kremlin Sarayı'nda Eritre Devlet Başkanı Isaias Afewerki'yi ağırladı.

Afewerki'nin dört günlük Rusya ziyareti, ülkesinin 1993'te bağımsızlığını kazanması ardından bir Afrika liderinin Moskova'ya yaptığı ilk ziyaret sayılıyor.

Afewerki 15 Mayıs'ta ise Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmek üzere Pekin'i ziyaret etmişti.

Peki Eritre, Rusya-Çin ekseninden neyi hedefliyor?

Kremlin Basın Ofisi tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: 

Putin, Eritreli mevkidaşı ile Rusya ve Eritre arasındaki ikili ilişkilerin çeşitli alanlarda geliştirilmesine yönelik umutları, bölgesel ve uluslararası gündemdeki bir dizi meseleyi görüştü. Görüşmelerde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un ocak ayında Asmara'ya yaptığı ziyarette üzerinde anlaşmaya varılan hususların etkinleştirilmesi üzerine duruldu. Siyasi, diplomatik, askeri ve eğitim alanlarında ikili iş birliğinin derinleştirilmesi de bu kapsamdaydı. Bilhassa Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş ile ilgili olmak üzere mevcut uluslararası durum ve uluslararası kuruluşlardaki diplomatik tutumların koordinasyonu ele alındı.

Eritre Enformasyon Bakanı Yemane Ghebremeskel ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Afewerki ile Putin arasındaki görüşmelerde ikili ilişkilere, uluslararası meselelere ve ortak çıkarları ilgilendiren gelişmeleri güçlendirmeye odaklanıldı" ifadelerini kullandı. 

Çin-Rus ekseni

Afewerki ile gerçekleştirdiği görüşmenin bölgesel barış ve uluslararası adaletin sağlanması için büyük önem taşıdığını vurgulayan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ülkesinin Eritre ile stratejik ortaklığı daha da geliştirmeye, yeni çerçeveler ve platformlar inşa ederek işbirliğini geliştirmeye hazır olduğunu da sözlerine eklemişti.

Bir Kuşak, Bir Yol Projesi, Çin-Afrika İşbirliği Forumu (FOCAC) ve Afrika Boynuzu için barış ve kalkınma vizyonu da bu kapsamda yer alıyor. 

Cinping, görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında, ülkesinin Eritre'nin uzun vadede bağımsız bir dış politika taahhüdünü takdir ettiğini vurguladı.

Tek taraflılığa karşı çıkmak ve gelişmekte olan ülkelerin çıkarlarını korumak için Asmara ile ortaklaşa çalışmaya hazır olduğunu vurgulayan Cinping, Çin vatandaşlarının Sudan'dan tahliye edilmesine yardım etmede Eritre'nin rolüne işaret etti.

Afewerki de Çin kanalı CGTN ile yaptığı bir televizyon röportajında, ülkesinin Pekin'in uluslararası düzeyde tek kutupluluğu sona erdirmeyi amaçlayan pozisyonlarını desteklediğini söyledi.

Çin'in Afrika'daki büyük yatırımlarına övgüde bulunan Afewerki, "Kahverengi kıta, egemenlik sürme politikalarından ve büyük güçlerin kendi servetini tüketmesinden muzdarip" ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda uluslararası adaletin hüküm sürdüğü uluslararası bir düzen çağrısında bulundu.

İzolasyonun kırılması

Afewerki, Moskova ile işbirliği alanlarını genişletmeye çalışıyor. Zira Eritre rejimi, ABD tarafından uygulanan ekonomik ambargonun etkilerinden mustarip.

Asmara'nın yaklaşık 10 yıldır içerisinde bulunduğu uluslararası izolasyon ise ülkedeki birçok kalkınma projesinin başarısızlığına katkıda bulunuyor. 

Afewerki'nin Moskova ziyareti; ekonomik ve ticari işbirliğinin yanısıra madencilik ve eğitim alanlarında Rus alternatiflerinden yararlanmayı, Etiyopya'nın Tigray bölgesinde yürüttüğü şiddetli savaştan çıkan Eritre ordusunu yeniden inşa ve modernize etmek için Rus askeri teknolojisinden faydalanmayı amaçlıyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un söz konuu ziyaretinde Asmara'da imzalanan anlaşmalar, Eritre askeri teşkilatının modernizasyonunu ve rehabilitasyonunu içeriyordu. 

Rus üssü

Eritre'nin Moskova Büyükelçisi Petros Tseggai, daha önce Rus haber sitesi Sputnik'e verdiği demeçte, Eritre'nin kendi kıyılarında bir Rus lojistik merkezinin kurulmasına karşı çıkmadığını ifade etmiş, kıtada daha etkili hale gelen diğer güçlere benzer şekilde Moskova'nın da kahverengi kıtada büyük bir rol oynaması çağrısında bulunmuştu.

Bunlar, o dönemde Eritre'de kafa karışıklıklarına neden olan açıklamalardı. Zirâ Asmara, daha önce ise Kızıldeniz kıyılarında hiçbir yabancı varlığını hoş karşılamadığını beyan etmişti.

Eritreli siyasi analist Süleyman Hüseyin, "Dolaşan veriler, Rusya'nın arzusuyla kesişen medya kampanyalarından başka bir şey olmadığı, ancak ülkesinin politikalarından tamamen uzak olduğu yönünde. Rusya Dışişleri Bakanı'nın ziyareti sırasında Asmara'da imzalanan anlaşmalar, ekonomik ve ticari işbirliği ve Eritre ordusu teçhizatının modernizasyonu ile ilgili" diye konuştu. 

İlgi çekmek

Afrika Boynuzu meselelerinde uzman siyasi analist Abdurrahman Seyyid de şunları söyledi:

1998-2000 yılları arasında Etiyopya ile olan sınır savaşından bu yana boğucu bir diplomatik izolasyona maruz kalan Eritre rejimi, bu izolasyonu Çin ve Rus ekseniyle, bazen de Batı ülkeleriyle kırmaya çalıştı.

Bu ülkelerin Eritre'ye yönelik acil ilgilerinin olmaması ve stratejik motivasyon eksikliği, Eritre'nin ABD yönetimlerinin dikkatini çekmeye yönelik tüm girişimlerini başarısız kıldı. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı ise Asmara'nın Moskova'yı cezalandırmaya yönelik uluslararası karara karşı bir tavır almasına neden oldu.

İkili ilişkileri yeniden pekiştirmek isteyen Asmara, bu karara karşı oy vererek Rusya'nın Birleşmiş Milletler'deki konumunu destekleyen beş ülkeden biriydi. Komşu Sudan ve Etiyopya'daki kargaşa ise Asmara'yı Moskova ve Pekin'in çıkarları listesine dahil etti.

Çinliler ve Ruslar Eritre'yi küçük, ancak daha tutarlı ve istikrarlı, dolayısıyla bu önemli bölgede stratejik roller oynayabilecek bir ülke olarak gördüler. Nitekim Kızıldeniz'in güneyinde Babü'l Mendep'e bakan batı kıyısındaki konumuyla Eritre, bölgede gelişmiş bir askeri üs olarak ondan yararlanmak isteyen başlıca ülkeler için jeopolitik bir öneme sahip.

Diplomatik ivme

Seyyid, Afewerki'nin bir yandan ABD ile Batı'nın ülkesine uyguladığı ablukaya karşı diplomatik ivme bulmaya çalıştığını, diğer yandan ise bu sorunlu bölgedeki rolünün bir şekilde tanınmasını sağlamak istediğini, böylece uluslararası izolasyondan kaçmaya çalıştığını vurguladı. 

Son ziyarete ve Asmara ile Moskova arasında ekonomik düzeyde imzalanan anlaşmalara pek güvenmediğini söyleyen Seyyid, "Rusların ve Çinlilerin Eritre'deki çıkarları güvenlik ve askeri yönlerle sınırlı kalacak. Belki bunun ötesine geçerek Eritre rejiminin ticari kurumlarıyla ortaklaşa bazı maden ve deniz kaynaklarının işletilmesine kadar gidebilir" şeklinde konuştu.

Kriz yatırımı

Eritreli aktivist Yusuf Cibri ise Eritre hükümetinin hızla dağılan kırılgan ittifaklar kurmak için genellikle uluslararası ve bölgesel krizlere güvendiğini söyledi.

Asmara'nın bilhassa Ukrayna'daki savaşa yönelik tutumlarının, gerek BM'de uluslararası karara karşı oy kullanması, gerek ise Eritreli ve Rus yetkililer arasında sık sık ziyaretlerin yapılması yolu ile Eritre'yi Rus ekseni ile yeniden konumlandırmak için bir fırsat olduğuna işaret eden Cibri, "Geçici taktiklerle ilgili olduğu kadar stratejik boyutla ilgili değil" nitelendirmesinde bulundu. 

 

 

Independent Arabia



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe