Sudan’da ‘6 Market’e düzenlenen saldırıda onlarca kişi yaşamını yitirdi

Mayo mahallesinde perşembe günü meydana gelen topçu ve hava saldırıları 17 sivilin ölümüne yol açtı. (AFP)
Mayo mahallesinde perşembe günü meydana gelen topçu ve hava saldırıları 17 sivilin ölümüne yol açtı. (AFP)
TT

Sudan’da ‘6 Market’e düzenlenen saldırıda onlarca kişi yaşamını yitirdi

Mayo mahallesinde perşembe günü meydana gelen topçu ve hava saldırıları 17 sivilin ölümüne yol açtı. (AFP)
Mayo mahallesinde perşembe günü meydana gelen topçu ve hava saldırıları 17 sivilin ölümüne yol açtı. (AFP)

Sudan’da ordu ve paramiliter grup Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalar sürüyor. Başkent Hartum’un güneyindeki Mayo mahallesine yönelik önceki gün ‘şiddetli’ ve ‘kanlı’ topçu ve hava saldırısı gerçekleştirildi. Saldırılarda yaralananlar Mayo mahallesindeki Beşair Hastanesine getirildi.

44 yaşındaki Muhammed Adem, ailesinin günlük ekmek, şeker ve sebze ihtiyaçlarını karşılamak için her günkü gibi ünlü ‘6 Market’e gidip mesai yapacaktı. Ancak Muhammed, söz konusu bombalamadayaralandı.

Mahalledeki komşusu Ahmed Süleyman, Şarku'l Avsat'a şunları aktardı:

“Adem ameliyat oldu ve sağ eli kesildi. Olayı öğrendiğimde çok üzüldüm. Bu melun savaşın bitmesi için Allah'a dua ediyorum.”

Fotoğraf Altı: Mayo mahallesinde bulunan 6 Market’teki tıp merkezine füze isabet etti. (AFP)
Mayo mahallesinde bulunan 6 Market’teki tıp merkezine füze isabet etti. (AFP)

Hastaneler üzerinde yoğun baskı

Süleyman açıklamasında, "Muhammed'in durumu bölgedeki tek vaka değil. Markette bulunanların yanı sıra yakınındakiler de yaralandı" dedi.

Hartum Eyaleti Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Muhammed İbrahim Şarku’l Avsat’a şu açıklamada bulundu:

“Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında perşembe günü çıkan çatışmalarda 17 vatandaş yaşamını yitirdi. Ölen vatandaşlardan birinin kimliği belirsiz olması nedeniyle naaşı hastane morgunda tutuluyor. 106 yaralı hastaneye nakledildi. Orta derecede cerrahi müdahale gerektiren 40 vakaya ek olarak 30 acil ameliyat gerçekleştirildi. Hastane, yaralıları tedavi etme kabiliyetine sahip seçkin sağlık personeline sahip. Bir buçuk aylık ihtiyacı karşılamak için son birkaç gün içinde bazı hastanelere devlet ve sivil örgütler aracılığıyla ilaç dağıtıldı.”

Beşair hastensi doktorları da Şarku'l Avsat'a yaptıkları açıklamada şunları söyledi:

“Bu kadar çok sayıda yaralının hastaneye kaldırılması hastane üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. İlaç tedarikinde halen sorun var. Örgütler çatışma alanlarında hareket edemez ve ilaç temini için depolarını açamazlar. Cidde'de savaşan iki taraf arasındaki müzakerelerin askıya alınmasının ardından diğer bölgelerin de şiddetli çatışmalara tanık olmasını bekliyoruz.”

Beşair Hastanesi

Hartum'un güneyindeki hastalara hizmet veren Beşair Hastanesi, savaşın ilk günlerinde hizmeti durdurdu. Ancak çatışmaların ikinci haftasında Eş-Şebab ve Cebre hastaneleriyle birlikte hizmete geri döndü.

Sağlık Bakanlığı, diğer bölgelerden gelen hastaları kabul edebilmesi için Başair Hastanesi’ne daha fazla imkan sağladı. Hastanede sağlık personelinin yanı sıra Sınır Tanımayan Doktorlar örgütüne bağlı doktorlar da görev yapıyor.

Hartum'daki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü, kriz yönetim odasıyla ilgili çalışmaların sürdürüldüğünü ve bakanlığın karmaşık güvenlik koşullarına rağmen hastalara hizmet verdiğini söyledi.

Bakanlık Sözcüsü şu ifadeleri kullandı:

“Hızlı Destek Kuvvetleri hastaneleri terk etme taahhüdünü yerine getirmedi. Ateşkes öncesinde bu güçlerin kullandığı hastane sayısı 26 idi. Ateşkesin ardından bu sayı 29’a yükseldi. Ayrıca İstak Fabrikası işgal edildi ve tıbbi malzeme ve diğer sağlık tesisleri hedef alındı.”

Mayo mahallesinde hüzün hakim

Mayo mahallesi sakinlerinde ise ağır bir acı ve üzüntü duygusu hakimdi. Mahalle meclislerinin gündeminde dün savaşan güçler arasında yaşanan çatışmalar vardı. Masum insanların neden savaşın sonuçlarına katlanması gerektiği tartışıldı. Taziye evleri halen açık ve ölenlerin ocaklarına ateş düşmüş durumda. Bazı dükkanlar kapandı ve halen faaliyette olan dükkanlara talep de azaldı.

Mayo mahallesin sakinleri perşembe günü meydana gelen bombalamanın, mahalleyi HDK’dan boşaltmayı amaçladığını, tarafların herhangi bir nedenle vatandaşlara karşı kasıtlı bir şekilde ‘öldürücü silahlar’ kullanmadıklarını ifade ettiler.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.