Galatasaray şampiyonluğunu derbi galibiyetiyle taçlandırdı

Fotoğraf: Emrah Yorulmaz/AA
Fotoğraf: Emrah Yorulmaz/AA
TT

Galatasaray şampiyonluğunu derbi galibiyetiyle taçlandırdı

Fotoğraf: Emrah Yorulmaz/AA
Fotoğraf: Emrah Yorulmaz/AA

Şampiyonluğu garantileyen Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 37. haftasındaki derbide Fenerbahçe'yi konuk etti. Galatasaray, ilk yarıda Zaniolo, ikinci yarıda İcardi ve yine Zaniolo'nun golleriyle derbiyi 3-0 kazandı.Stat: Nef

Hakemler: Abdulkadir Bitigen, Süleyman Özay, Mustafa Savranlar

Galatasaray: Muslera, Boey, Nelsson (Dk. 84 Kaan Ayhan), Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş, Berkan Kutlu, Torreira (Dk. 84 Mata), Zaniolo (Dk. 87 Gomis), Barış Alper Yılmaz (Dk. 73 Mertens), Kerem Aktürkoğlu (Dk. 87 Yunus Akgün), Icardi

Fenerbahçe: İrfan Can Eğribayat, Ferdi Kadıoğlu, Samet Akaydın, Szalai, Peres, Arao (Dk. 67 İsmail Yüksek), Zajc, Arda Güler (Dk. 65 Emre Mor), Rossi (Dk. 46 Osayi-Samuel), Valencia (Dk. 76 King), Batshuayi (Dk. 76 Pedro)

Goller: Dk. 28 ve 79 Zaniolo, Dk. 71 Icardi (Galatasaray)

Kırmızı kart: Dk. 61 Peres (Fenerbahçe)

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Sarı kartlar: Dk. 12 Nelsson (Galatasaray), Dk. 36 İrfan Can Kahveci (Yedek kulübesinde), Dk. 83 Zajc, Dk. 90+1 İsmail Yüksek (Fenerbahçe)

Şampiyon Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 37. haftasındaki derbide konuk ettiği Fenerbahçe'yi 3-0 yendi
5. dakikada Barış Alper'in sağdan ortasında altıpas önündeki kalabalıktan seken top kaleye yöneldi. İrfan Can, soluna gelen meşin yuvarlağı güçlükle kornere çeldi. Kerem'in sağdan kullandığı kornerde ceza sahası dışına gelen topa Kazımcan sert vurdu. Meşin yuvarlak az farkla üstten auta çıktı.

16. dakikada soldan ceza sahasına sokulan Barış Alper'in ayağının içiyle uzak köşeye vuruşunda kaleci İrfan Can uzanarak meşin yuvarlağı çeldi.

28. dakikada sarı-kırmızılılar öne geçti. Orta sahada Barış Alper'in kafayla indirdiği topu önüne iyi alan Zaniolo, uzun mesafe kat ederek ceza sahasına kadar sokuldu. Hafif sol çaprazdan ceza sahasına giren İtalyan yıldız sol ayağıyla çok sert bir şut çıkararak fileleri havalandırdı: 1-0.

43. dakikada Kerem Aktürkoğlu'nun pasıyla ceza sahası içi sol çaprazda buluşan Kazımcan'ın vuruşunda top uzak direğin yanından auta gitti.

Müsabakanın ilk yarısını sarı-kırmızılılar 1-0 önde tamamladı.

57. dakikada Kerem'in soldan ortasında savuna arkasına sarkan Icardi'nin kafayla vurduğu top az farkla auta çıktı.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

61. dakikada Fenerbahçe 10 kişi kaldı. Sağ kanatta topla buluşan Zaniolo ile Peres'in girdiği ikili mücadelede hakem Abdulkadir Bitigen faul kararı verdi. Bitigen, Zaniolo'nun bariz gol pozisyonunda olduğu gerekçesiyle Peres'i doğrudan kırmızı kartla oyundan attı.

71. dakikada ev sahibi ekip farkı 2'ye çıkardı. Soldan Kerem'in kullandığı kornerde Abdulkerim'den seken top altıpas gerisindeki Icardi'de kaldı. Uygun durumda vuruşunu yapan Arjantinli yıldız, fileleri havalandırdı: 2-0.

75. dakikada sağdan ceza sahasına giren Berkan Kutlu'nun vuruşunda top kaleci İrfan Can'dan döndü. Ceza sahasında pozisyonu takip eden Kerem şansını denedi meşin yuvarlağı yine savunma çıkardı.

79. dakikada Galatasaray, Zaniolo ile bir gol daha buldu. Orta sahanın sağında aldığı topla kat eden Zaniolo, kaleyi cepheden gören yerden ve yaklaşık 25 metreden çıkardığı şutla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 3-0.

Galatasaray, derbiden galibiyetle ayrılan taraf oldu.

Spor Toto Süper Lig'in 37. haftasındaki derbide konuk olduğu Galatasaray'a 3-0 yenilen Fenerbahçe, son maçını kazanarak 77 puana ulaşan 3. sıradaki Beşiktaş ile aynı puanda kaldı.

Nef Stadı'ndaki karşılaşmaya ev sahibi olma avantajıyla etkili başlayan sarı-kırmızılılar, baskılı oynadığı ilk bölümlerde ciddi pozisyonlara girerken, Fenerbahçe kontra ataklarla etkili olmaya çalıştı.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Baskısını ve pozisyon zenginliğini artıran Galatasaray, 28. dakikada öne geçtiği golü buldu. Orta sahada topa iyi yükselen Barış Alper Yılmaz'ın kafayla arkaya aşırdığı topa koşu yapan Zaniolo, sol çaprazdan topu filelerle buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Faul düdükleriyle sık sık duran oyunun ilk yarısında, 12. dakikada Valencia'ya faul yapan Galatasaraylı Nelsson ile 36. dakikada yedek kulübesinden bir pozisyona itiraz ederek saha kenarına koşan İrfan Can Kahveci sarı kartla cezalandırıldı.

Karşılaşmanın ilk yarısı, ev sahibi ekibin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.

Fenerbahçe 61. dakikada 10 kişi kaldı
Portekizli teknik direktör Jorge Jesus, ikinci yarıda Diego Rossi'nin yerine Osayi-Samuel'e görev verdi.

Sarı-lacivertlilerin ataklarını sıklaştırdığı dakikalarda kontra atak yakalayan Galatasaray, 61. dakikada Zaniolo sağ çaprazdan kaleye yönelirken Peres tarafından düşürüldü. Hakem faul düdüğü çalarak Peres'i kırmızı kartla cezalandırdı.

Fenerbahçeli oyuncular bu sezon 7. maçında kırmızı kart cezasıyla karşı karşıya geldi. Sarı-lacivertliler daha önce ikişer kez Galatasaray ve Sivasspor, birer defa da Konyaspor, Giresunspor ve Trabzonspor maçlarında gördükleri kırmızı kartlarla sahada 10 kişi kalmıştı.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Arda Güler, 65. dakikada yerini Emre Mor'a, Arao da 67. dakikada yerini İsmail Yüksek'e bıraktı. Karşılaşmanın 76. dakikasında ise Batshuayi'nin yerine Pedro, Valencia'nın yerine de King oyuna dahil oldu.

Galatasaray, 71. dakikada kullanılan bir kornerden sonra Icardi'nin ayağından ikinci golünü buldu ve 2-0 öne geçti. Rakibinin 10 kişi kalmasıyla daha da rahatlayan sarı-kırmızılılar, 78. dakikada İtalyan yıldızı Zaniolo'nun ikinci golüyle 3-0'lık üstünlük yakaladı.

Şampiyonluğu garantileyen sarı-kırmızılılar, Fenerbahçe'yi ilk maçta olduğu gibi 3-0'lık skorla mağlup etti.

Maç sonunda büyük sevinç
Galatasaraylı futbolcular, derbi maçın ardından büyük sevinç yaşadı.

Sarı-kırmızılı futbolcular, bitiş düdüğünün ardından stat hoparlörlerinden çalınan müzikler eşliğinde şampiyonluğu kutladı.

Futbolcular ile teknik heyet, daha sonra tribünleri tek tek gezerek şampiyonluk sevincini taraftarlarıyla paylaştı.

Okan Buruk: Sahada iyi olan taraftık ve sahadaki oyunumuzun karşılığını net bir şekilde aldık
Nef Stadı'nda oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Buruk, maç öncesi hedeflerinin kazanmak olduğunu belirtti.

Maçın başından sonuna kadar üstün olduklarını dile getiren Buruk, "Maç öncesi hedefimiz kazanmaktı. Şampiyonlukla birlikte kendi stadımızda yapacağımız kutlamalar öncesi Fenerbahçe'yi yenerek daha güzel ve daha mutlu, kutlamanın gerçekten kutlama olacağı bir gece yaşatmak istiyorduk." ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Son 5 maçı kazandıklarını hatırlatan Buruk, şöyle devam etti:

Maçın genelinde üstün olan taraf bizdik. Baştan sona üstünlüğümüzü sürdürdük. Sahada iyi olan taraftık ve sahadaki oyunumuzun karşılığını net bir şekilde aldık. Şu anda ligde ikincilik yarışı var. Beşiktaş'ın da Fenerbahçe'nin de puan ortalaması çok yüksek. Hak ettiğimiz şampiyonluğu aldık. Bundan sonraki hedefimiz bir sonraki yıla hazırlanmak.

Maça 4-5 oyuncu rotasyonuyla çıktıklarını anlatan Buruk, 5 Türk oyuncuyla oynadıklarını ve taktiksel olarak rakiplerine büyük üstünlük kurduklarını aktardı.

Geçen seneden sözleşmesi bulunduğunu ifade eden Buruk, "Ben Galatasaray'da çalışmak için uzun zaman bekledim. Bu sene bana nasip oldu, amacım daha uzun yıllar çalışmak. Avrupa'da başarılara ulaşmak. Bu zor yarış içinde her şey olabiliyor ama benim isteğim tekrar devam etmek. Yönetimimizle görüştük, 1 sene uzatma opsiyonum vardı ama onun çok önemi yok. Bir araya geleceğiz, ben burada olmayı istiyorum, yönetimimiz burada olmamı istiyor. Bu yüzden gerisi kolay." değerlendirmesinde bulundu.

Buruk, Başakşehir ve Beşiktaş maçlarının psikolojik olarak kendilerini yükselttiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

Oyuncularımıza astronomik teklifler gelebilir. Performansı çok yüksek bir takımız. Zaniolo'nun da talibi olabilir ama kulübümüzün amacı yarışmacı olmak. Hedefimiz kadromuzu koruyabilmek. Bu kadronun üzerinde çok fazla oynamadan küçük desteklerle yeni sezona başlamak istiyoruz. Bu oyuncuları gelip sizden alma şansları olan büyük kulüpler var. Bu olduğunda da her pozisyona çalışmamız var ve hazırlıklıyız. Hocanın isteği hiçbir oyuncuyu kaybetmemektir.

Futbolculara izin vereceklerini ve kısa zaman sonra yeni sezon çalışmalarına başlayacaklarının altını çizen Buruk, "Kazandığımız şampiyonluğu Türk teknik direktörlere hediye etmek istiyorum. 16. sene oldu Türk teknik adamlar bu kupayı kazanıyor. Bu büyük başarı ama maalesef görmezden geliyoruz. Aklımız hep yabancıda. Tabii ki ben buna karşı değilim yabancı teknik direktör de çok iyi hizmet edebilir ülkemizde ama Türk teknik adamların haklarını da vermemiz gerekiyor. Sezon başı tabii ki Galatasaray'ın hocası olurken herkesi aynı anda mutlu edemezsiniz ama ben buraya şampiyonluk yaşamış hoca olarak geldim. Bu takımı ayağa kaldırabilmek çok kolay değildi. Kadro olarak büyük değişim yaşandı, bu alanda da çok başarılı olduğumuzu düşünüyorum." diye konuştu.

Okan Buruk, bir gazetecinin Fenerbahçe Teknik Direktörü Jorge Jesus'u kastederek, şampiyonluğun sahada kazanılmadığı yönündeki ifadeleri hatırlatması üzerine ise şu yanıtı verdi:

Keşke burada olsalardı onlar size cevap verselerdi ama herhalde gelmediler. Kaybettiğinizde tebrik etmesini bileceksiniz. Türk kamuoyu önüne çıkmamak büyük saygısızlık. Fenerbahçe puan ortalaması olarak gerçekten başarılı sezon geçirdi, Beşiktaş aynı şekilde. Onları tebrik etmek istedim, hep söyledim. Deplasmanda 3-0 rahat oyunla yenmiştik, bugün aynı şekilde yendik. Hak edenin kazandığı bir sene oldu. Bir tebrik veya maç öncesi bir karşılama tabi beklemiyoruz.

Son 5 maçını kazandı
Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'deki son 5 maçından galibiyetle ayrıldı.

Sarı-kırmızılı takım, ligin 32. haftasında Beşiktaş'a mağlup olduktan sonra oynadığı maçlarda Medipol Başakşehir, İstanbulspor, Demir Grup Sivasspor, MKE Ankaragücü ve Fenerbahçe'yi yenme başarısı gösterdi.

Sahasındaki son 17 maçı kaybetmedi.

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'de sahasındaki son 17 maçta rakiplerine mağlup olmadı.

Bu sezon ligde Nef Stadı'ndaki tek yenilgisini 2. haftadaki Bitexen Giresunspor maçında yaşayan sarı-kırmızılı takım, daha sonra rakiplerini konuk ettiği 17 maçta 15 galibiyet ve 2 beraberlik aldı.

Sahasındaki son 17 maçta 41 gol atan Galatasaray, kalesinde ise 14 gol gördü.

32 sezon sonra Fenerbahçe'yi iki maçta da yendi
Galatasaray, Süper Lig'de 32 sezon sonra Fenerbahçe'yi iki maçta mağlup etti.

Sarı-kırmızılı takım, ligde en son 1990-1991 sezonunda rakibini iki karşılaşmada yenmişti.

Icardi gol sayısını 22'ye çıkardı
Galatasaray'ın Arjantinli yıldız futbolcusu Mauro Icardi, Fenerbahçe derbisinde kaydettiği golle bu sezon ligdeki gol sayısını 22'ye çıkardı.

Süper Lig'de forma giydiği son 6 maçta da ağları havalandırmayı başaran Icardi, bu müsabakalarda 9 kez topu filelerle buluşturdu.

Arjantinli futbolcu, 2007-2008 sezonundan beri Galatasaray formasıyla ilk 11'de üst üste çıktığı 8 lig maçında da gol atan ilk oyuncu oldu.

Icardi, şampiyon takımları boş geçmedi
Icardi, Süper Lig'de şampiyonluk yaşamış takımlara karşı bu sezon forma giydiği tüm maçlarda ağları havalandırdı.

Sarı-kırmızılı takıma transferinden önce oynanan Trabzonspor maçında görev alamayan Icardi, sezonun ilk yarısında Beşiktaş'ı 2-1 yendikleri maçta 2, Medipol Başakşehir'i 7-0 mağlup ettikleri müsabaka ile Fenerbahçe karşısında 3-0 galip geldikleri karşılaşmada da birer kez gol sevinci yaşadı.

Arjantinli futbolcu, sezonun ikinci yarısında ise Trabzonspor'u 2-1, Medipol Başakşehir'i 1-0 ve Fenerbahçe'yi 3-0 mağlup ettikleri maçlar ile Beşiktaş'a 3-1 yenildikleri karşılaşmada birer gol attı.

Mauro Icardi, Süper Lig'de şampiyonluk kazanan takımlar karşısında forma giydiği 7 maçta 8 gol kaydetti.

Nicolo Zaniolo, gol sayısını 5 yaptı
Fenerbahçe derbisinde Galatasaray adına iki kez ağları havalandıran Nicolo Zaniolo, bu sezon Süper Lig'de 5 gol attı.

Devre arasında transfer edilen İtalyan futbolcu, yine Nef Stadı'nda oynanan Kasımpaşa, Adana Demirspor ve Yukatel Kayserispor maçlarında birer kez ağları havalandırmıştı.

İki takım oyuncuları arasında gerginlik yaşandı
Karşılaşmada iki takım oyuncuları arasında zaman zaman gerginlikler yaşandı.

Maçın 3. dakikasında sol kanatta Valencia ile Nelsson arasındaki ikili mücadelede hakem Abdulkadir Bitigen, Fenerbahçeli futbolcunun faul yaptığına karar verdi.

Pozisyona devam ederek kaleye şut çeken Valencia'ya kaleci Muslera tepki gösterince, iki oyuncu arasında itişme yaşandı. Hakem Abdulkadir Bitigen, araya girerek iki futbolcuyu uyardı ve gerginliğin büyümesini engelledi.

Müsabakanın 35. dakikasında da yine Valencia ile Nelsson arasındaki mücadele sonrası başlayan kısa süreli gerginliğe, iki takımın oyuncu ve teknik heyeti de dahil oldu.

Hakem Abdulkadir Bitigen, gerginlik sonrasında yedek kulübesindeki İrfan Can Kahveci'ye sarı kart gösterdi.

Bak ve Kasapoğlu da maçı statta takip etti
Gençlik ve Spor Bakan olan Osman Aşkın Bak ile selefi Mehmet Muharrem Kasapoğlu da derbiyi statta izledi.

Bakan Osman Aşkın Bak ile Kasapoğlu, derbiyi protokol tribününde takip etti.

Bu arada 51 bin 5 biletli taraftarın, derbiyi statta takip ettiği açıklandı.

Galatasaray 3 değişiklikle sahada yer aldı
Spor Toto Süper Lig'in 37. haftasındaki derbide Fenerbahçe'yi konuk eden Galatasaray, son maçına göre kadroda 3 değişiklikle sahada yer aldı.

Süper Lig'de geçen hafta MKE Ankaragücü'nü 4-1 yenerek şampiyonluğunu ilan eden sarı-kırmızılı takımda teknik direktör Okan Buruk, o maça ilk 11'de başlayan futbolculardan Sergio Oliveira, Milot Rashica ve Dries Mertens'i yedeğe çekti.

Okan Buruk, Fenerbahçe derbisinde bu futbolcuların yerlerine Berkan Kutlu, Nicolo Zaniolo ve Barış Alper Yılmaz'ı görevlendirdi.

Galatasaray, derbiye Fernando Muslera, Sacha Boey, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş, Berkan Kutlu, Lucas Torreira, Nicolo Zaniolo, Barış Alper Yılmaz, Kerem Aktürkoğlu ve Mauro Icardi ile başladı.

Sarı-kırmızılı yedek kulübesinde ise Sergio Oliveira, Milot Rashica ve Dries Mertens'in yanı sıra Okan Kocuk, Leo Dubois, Yunus Akgün, Bafetimbi Gomis, Kaan Ayhan, Emin Bayram ve Juan Mata görev bekledi.

Taraftarlardan yoğun ilgi
Süper Lig'de sezonu şampiyon tamamlamayı garantileyen Galatasaray'ın taraftarları, takımlarının Fenerbahçe ile yaptığı derbiye yoğun ilgi gösterdi.

Karşılaşmanın başlamasına saatler kala stat etrafında toplanan sarı-kırmızılı taraftarlar; meşaleler yakıp, marşlar söyleyerek şampiyonluğu kutladı.

Daha sonra stada geçerek tribünleri tamamen dolduran taraftarlar, tezahürat ve şarkılarla futbolculara sevgi gösterisinde bulundu.

Futbolcuları tek tek tribüne çağırarak alkışlayan taraftarlar, Arjantinli yıldız oyuncu Mauro Icardi'ye ise özel ilgi gösterdi. Taraftarlar, Icardi için üzerinde İspanyolca "Icardi burada kal" yazılı pankart açtı.

Stada biletsiz girmeye çalışan taraftarlar engellendi
Karşılaşmanın başlamasına kısa süre kala biletsiz olduğu öğrenilen bir grup taraftar, stada girmeye çalıştı.

Güvenlik görevlileri, gişeleri geçerek kapılara kadar ilerleyen taraftarları, müdahale ederek dışarı çıkardı.

Basketbolu bırakan Işıl Alben'e plaket verildi
Basketbol kariyerini sonlandıran Galatasaraylı oyuncu Işıl Alben'e maç öncesinde plaket verildi.

Sarı-kırmızılı takımda önemli başarılara imza atan Işıl Alben, plaketini yönetim kurulu üyesi Dikran Gülmezgil'in elinden aldı.

Türk Telekom eSüper Lig'de şampiyonluğa ulaşan Galatasaray takımı oyuncularına da plaket takdim edildi.

Fenerbahçe kadrosunda tek değişiklik
Spor Toto Süper Lig'in 37. haftasında derbide Galatasaray'a konuk olan Fenerbahçe'de teknik direktör Jorge Jesus, Fraport TAV Antalyaspor'a karşı kazanan ilk 11'de tek değişikliğe gitti.

Portekizli teknik adam, 2-0 galip gelinen Fraport TAV Antalyaspor maçında orta sahada görev alan İrfan Can Kahveci yerine bu kez Diego Rossi'ye forma şansı verdi.
 

İrfan Can Eğribayat'ın ilk derbisi
Fenerbahçe'de İrfan Can Eğribayat ilk kez derbi maçta ilk 11'de yer alarak kaleyi korudu. Sarı-lacivertli ekipte kaptan Altay Bayındır'ın sakatlanmasının ardından kaleyi koruyama başlayan İrfan Can Eğribayat ilk kez bir derbi maçta görev yaptı. 24 yaşındaki oyuncu, Galatasaray derbisinde kaledeki yerini aldı.

Bu maçta ilk 11'de görev alan Arda Güler de, bir Galatasaray derbisinde ilk kez ilk 11'de sarı-lacivertli formayı giydi.

Nef Stadı'ndaki karşılaşmada kalede İrfan Can Eğribayat'ı görevlendiren Jesus, savunma dörtlüsünde Ferdi Kadıoğlu, Samet Akaydın, Attila Szalai ve Luan Peres'e yer verdi. Orta ikilide Willian Arao ile Miha Zajc'ı oynatan Portekizli, kanatlarda Diego Rossi ve Arda Güler'i görevlendirdi. Jesus, gol yollarında ise yine Enner Valencia ile Michy Batshuayi ikilisini bozmadı.

Fenerbahçe'de Osman Ertuğrul Çetin, Serdar Aziz, Mert Hakan Yandaş, Joshua King, İrfan Can Kahveci, Joao Pedro, Jayden Oosterwolde, İsmail Yüksek, Emre Mor ve sakatlıktan dönen Bright Osayi-Samuel ise yedek soyundu.

Crespo kadroda yok
Fenerbahçe, Fraport TAV Antalyaspor maçında 7 oyuncusundan yararlanamadı.

Sarı-lacivertlilerde sakatlığı bulunan Lincoln Henrique'nin yanı sıra uzun süreli sakatlık nedeniyle hazır olmayan Altay Bayındır kadroda yer almadı.

Miguel Crespo, Serdar Dursun, Nazım Sangare, Gustavo Henrique ve Ezgjan Alioski ise teknik heyet kararıyla kadroya dahil edilmedi.

Siyah pazubent ile çıktılar
Fenerbahçe, Galatasaray maçına, 85 yaşında hayatını kaybeden Fenerbahçe ve A Milli Takımın eski futbolcularından Yüksel Gündüz'ün vefatı sebebiyle siyah pazubentle çıktı.

Öte yandan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç da Nef Stadı'nda takımını yalnız bırakmadı.

Galatasaray, coşkulu bir şekilde uğurlandı
Spor Toto Süper Lig'de şampiyonluğu garantileyen Galatasaray'da taraftarlar, sarı-kırmızılı takımı bu akşam Fenerbahçe ile yapacağı derbiye coşkulu bir şekilde uğurladı.

Florya Metin Oktay Tesisleri önünde sabah saatlerinden itibaren toplanan taraftarlar, takımı beklemeye başladı.

Kafileyi taşıyan otobüsün tesisin kapısında görünmesiyle taraftarların coşkusu arttı. Taraftarlar, Nef Stadı'na hareket eden sarı-kırmızılı takıma tezahüratlar ve meşaleler eşliğinde destek verdi.

Fenerbahçe kafilesi de Can Bartu Tesisleri'nden stada hareket etti.



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM