Kuveyt seçimlerinde yarışan genç adaylardan değişim sözü

Kuveyt seçimlerinde yarışan genç bir adayın seçim toplantısı
Kuveyt seçimlerinde yarışan genç bir adayın seçim toplantısı
TT

Kuveyt seçimlerinde yarışan genç adaylardan değişim sözü

Kuveyt seçimlerinde yarışan genç bir adayın seçim toplantısı
Kuveyt seçimlerinde yarışan genç bir adayın seçim toplantısı

Kuveyt’te Ulusal Meclis üyeleri için yarın yapılacak seçim öncesinde propaganda yasağı bugün başlıyor.

Yaklaşık 793 bin 646 seçmen, 5 seçim bölgesindeki 759 sandıkta yapılacak olan seçimde 50 milletvekilini seçecek.

Adayın kişiliği, sosyal duruşu ve temsil ettiği fikri eğilim, genellikle seçmenlerin ruh halini etkilemesinde belirleyici bir faktör. Ancak son yıllarda ve parlamento tecrübelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasıyla birlikte, halkın geniş bir kesimi, siyasi süreçte değişimi gerçekleştirmek için özellikle genç adayların programlarına güvenir hale geldi.

‘Değişim’, Kuveyt’teki tüm parlamento seçimlerinde yinelenen bir slogan.

Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, değişim çağrısı yapan ve Ulusal Meclisi feshetme kararı alan konuşmasında, bu çözümün ‘siyasi sahnenin yanı sıra yaşanan uyumsuzluklar ve çatışmaları düzeltme’ amacı taşıdığını vurgulamıştı.

Veliaht Prens, Haziran 2022’de yaptığı bir konuşmada, “Yolu düzeltme fırsatını kaçırmayın ki, eski halimize dönmeyelim” dedi.

Veliaht Prens Meşal, ‘milletvekilleri arasındaki uyumsuzluk gerekçesiyle’ Ağustos 2022’de parlamentoyu feshetti ve Eylül 2022’de erken seçime gidildi.

Ancak Anayasa Mahkemesi, 19 Mart’ta, meclisin feshedilme kararının hukuksuz olduğu gerekçesiyle 2022’deki genel seçimin iptaline karar verdi.

Yüksek Mahkeme ayrıca, meclisin bir önceki seçim olan 2020’de seçilen üyelerle devamına karar verdi. Bunun ardından, yeni seçim kararı alındı.

Gençlik değişimin gücüdür

Son seçim sonuçlarına göre, Ulusal Meclis koltukları, 50 milletvekili sayısının yüzde 54’ünden fazla bir oranda önemli bir değişiklik gösterdi.

Sonuçlar ayrıca, kadınlar sadece iki sandalye elde edebilse de, muhalefet milletvekili sayılabileceklerin yaklaşık yüzde 60 oranında kazandığını gösterdi.

Seçimlere katılan genç adaylar, demografideki en büyük grup olan gençleri ‘değişime katılmaya ikna etmeyi’ amaçlayan programlar sunmak için çaba sarf etti.

Genç adayların vaat ettiği programlar, aynı zamanda siyasi hayata uzun süredir hakim olan eski siyasi akımların etkisinden kurtulmaya da odaklanıyor. Bu programlardan bazıları, toplumdaki geleneksel güçlerin (tüccarlar, dini akımlar ve kabilecilik) tezleriyle mücadele amacı taşıyor.

Değişim nereden geliyor?

Kuveyt'in çevresinde meydana gelen değişikliklerden etkilenmesi göz ardı edilemez.

Pek çok Kuveytli, başta Suudi Arabistan’da atılan toplumsal açıklık ve kadınlara geniş yer verilmesi, ekonomik kalkınma ve yolsuzlukla mücadele gibi olumlu adımlar olmak üzere, Körfez komşularında meydana gelen değişiklikleri dört gözle bekliyor.

Bu, geleneksel akımların etkisinin sınırlandırılmasına katkıda bulundu. Bu, son seçimlere kadınların katılımının fazla olmasında da görüldü.

Kabilesel ve mezhepsel eğilimleri büyük ölçüde hafifleten programların getirilmesiyle, önceki kampanyalardan farklı bir yaklaşım sergileyen bir grup aday ortaya çıktı.

Şarku’l Avsat’a konuşan iki genç aday, Kuveyt toplumunun Suudi deneyiminden güçlü bir şekilde ilham aldığını söyledi.

İçlerinden biri, “Dini açıdan sinirleri germek isteyen radikal akımların hakimiyetinin nasıl zayıfladığını görün, Suudi Arabistan’da meydana gelen geniş çaplı değişimlerle güçlerini kaybettiler” dedi.

Diğer aday ise, “Kendimizi hizipçi çerçevelere kapatamayız. Dünya değişimle dolup taşıyor ve Suudi Arabistan bir model yapıyor” diye konuştu.

Peki adayların siyasi programları ülkenin karşı karşıya olduğu zorluklara cevap veriyor mu?

Şarku’l Avsat’a konuşan, Kuveyt Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Dr. Abdullah Sahar bu soruya şu yanıtı verdi;

“Adayların siyasi programları birbirini tekrar ediyor ve neredeyse çoğu aynı, ancak bazı adayların siyasi konuşmalarında kullandıkları bazı kelimeler farklılık gösteriyor. Dile getirdikleri en önemli konular, yolsuzlukla mücadele, özgürlüklerin teşvik edilmesi, kalkınmanın sağlanması ve vatandaşların rahat bir yaşam taleplerinin karşılanması ve ülkenin altyapısının reforme edilmesidir. Kuveyt’in çok fazla mali ve insani enerjisi var, ancak onu bize çoklu ve çeşitlendirilmiş bir ekonomi, yüksek kaliteli eğitim ve vatandaşlara refah sağlayabileceğimiz gelişme sağlayabilecek gerçek kalkınma ufkuna taşıyacak kadar iyi kullanılmadı.”

Gençlere ek olarak, bu seçimlerde yarışan, seçim programları siyasi reform, yolsuzlukla mücadele ve demokratik deneyimi geliştirmeye odaklanan eski milletvekilleri de var.



Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumu kapsamında New York’ta Lübnan Başbakanı Dr. Nevvaf Selam ile bir araya geldi.

Görüşmede, ikili ilişkiler ile bu ilişkilerin çeşitli alanlarda güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgedeki son gelişmeler değerlendirildi ve Lübnan hükümetinin Lübnan devletini ve ulusal kurumlarını korumaya yönelik çabaları takdirle karşılandı. Bu çabaların bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağladığı ifade edildi.

Görüşmede ayrıca, iki ülke arasındaki iş birliği ve koordinasyon düzeyini artırmayı amaçlayan Suudi Arabistan-Lübnan Ortak Komitesi’nin çalışmalarının etkinleştirilmesi için sürecin başlatılması konusunda anlaşmaya varıldı.


Koalisyon: Riyad’a yönelen 2 İHA ile Hamis Muşayt’a gönderilen 2 balistik füze imha edildi

Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)
Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)
TT

Koalisyon: Riyad’a yönelen 2 İHA ile Hamis Muşayt’a gönderilen 2 balistik füze imha edildi

Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)
Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, bugün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan hava savunma sistemlerinin Husiler tarafından Riyad bölgesine gönderilen iki İHA ile Hamis Muşayt’ı hedef alan iki balistik füzeyi tespit ederek imha ettiğini duyurdu.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, Suudi Arabistan’a doğru yönelen füze ve İHA tehdidinin tespit ve takip edildiğini bildirmişti.

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü de ülkenin güneyindeki Abha kenti ile Hamis Muşayt vilayetinde olası bir tehdide karşı erken uyarı alarmı verdi. Alarm, birkaç dakika sonra kaldırıldı.

Sivil Savunma Müdürlüğü, X hesabından yaptığı açıklamada, bölge halkına güvenlik talimatlarına uymaya devam etmeleri, topluluk oluşturmaktan ve kesinlikle görüntü almaktan kaçınmaları çağrısında bulundu. Açıklamada, ihtiyaç halinde “998” numaralı acil yardım hattının aranması istendi.


Pakistan Başbakanı: Haremeyn-i Şerifeyn’in güvenliği “kırmızı çizgimizdir”

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)
TT

Pakistan Başbakanı: Haremeyn-i Şerifeyn’in güvenliği “kırmızı çizgimizdir”

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif yaptığı açıklamada, Haremeyn-i Şerifeyn’in güvenliğinin ülkesi açısından “kırmızı çizgi” olduğunu vurgulayarak, Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları yeniden kınadı.

Şahbaz Şerif, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda dün yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını, aksine bölgede barış ve istikrarı güçlendirmeyi amaçladığını belirtti.

Pakistan Başbakanı, Ortadoğu’daki çatışmaların genişlemesinin hayati deniz ulaşım güzergâhlarına zarar verdiğini ve küresel ekonomiyi etkilediğini ifade ederek, Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarının uluslararası ticarete açık tutulmasının gerekliliğine dikkat çekti.

Şahbaz Şerif, Pakistan’ın bölgesel gerilimleri kontrol altına almaya yönelik diplomatik çabalara destek verdiğini, bu kapsamda ABD ile İran arasında diyaloğun teşvik edilmesine katkı sağladığını belirtti. Pakistan’ın bölgedeki barış ve istikrarın sağlanması için çalışmayı tercih ettiğini belirtti.

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AFP)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AFP)

Filistin meselesine de değinen Şahbaz Şerif, ülkesinin 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediğini ifade etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Filistinlilerin zorla yerinden edilmesinin, Pakistan’ın değerlendirmesine göre İsrail’in soykırım gerçekleştirmeyi amaçlayan politikasının bir yansıması olduğunu belirten Şahbaz Şerif, İsrail’in Filistin toprakları, Lübnan ve Suriye’de yürüttüğü askeri operasyonları da tekrar kınadı.

Bölgesel konular kapsamında Pakistan’ın Cammu ve Keşmir konusundaki tutumunu yineleyen Şahbaz Şerif, sorunun Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda çözülmesi çağrısında bulundu.