Körfez-ABD Bildirisi, tüm dünyada terörizm ve aşırıcılıkla mücadelenin önemini vurguluyor

Birleşmiş Milletler'in Yemen'deki çatışmayı sona erdirme çabalarına verilen destek vurgulandı.

Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dışişleri bakanları ve ABD Dışişleri Bakanı Riyad'da yaptıkları toplantı öncesi (Körfez İşbirliği Konseyi)
Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dışişleri bakanları ve ABD Dışişleri Bakanı Riyad'da yaptıkları toplantı öncesi (Körfez İşbirliği Konseyi)
TT

Körfez-ABD Bildirisi, tüm dünyada terörizm ve aşırıcılıkla mücadelenin önemini vurguluyor

Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dışişleri bakanları ve ABD Dışişleri Bakanı Riyad'da yaptıkları toplantı öncesi (Körfez İşbirliği Konseyi)
Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dışişleri bakanları ve ABD Dışişleri Bakanı Riyad'da yaptıkları toplantı öncesi (Körfez İşbirliği Konseyi)

Körfez-ABD Bildirisi, dünya çapında terörizm ve şiddet içeren aşırıcılıkla mücadele etmenin, denizlerdeki hak ve özgürlükleri desteklemenin ve gemilere yönelik tehditleri ele almanın önemini vurguladı. Yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlamasından duyulan memnuniyet dile getirildi.

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreterliği merkezinde, KİK ülkeleri dışişleri bakanları ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'in katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, iki taraf arasındaki tarihi ilişkilerin stratejik önemine vurgu yaptı. İki taraf, her alanda istişare, koordinasyon ve iş birliğini güçlendirerek önceki bakanlar toplantılarında ve 16 Temmuz 2022'de düzenlenen Cidde Zirvesi’nde elde edilen başarıların üzerine inşa etme konusundaki ortak kararlılıklarını teyit ettiler.

İki taraf, Ortadoğu'da barışı, güvenliği, istikrarı, entegrasyonu ve ekonomik refahı artırmayı amaçlayan ABD ile KİK üye devletleri arasındaki iddialı ve büyüyen stratejik ortaklıklara odaklandı.

Gerilimi azaltma ve diplomasiyi destekleme

İki taraf, bölgedeki gerilimi azaltmak için ortak çabaların önemini ve bu hedeflere ulaşmak için diplomasiyi desteklemeye yönelik ortak taahhütlerini vurguladı. Ayrıca, bölgede entegrasyonu ve karşılıklı bağımlılığı artırmada ve bölgesel düzeyde istikrar ve refaha katkıda bulunmada altyapı projelerinin önemi üzerinde mutabakata varıldı.

İki taraf, bölgedeki su yolları yoluyla gemilerin güvenliğine yönelik tehditleri ele almak için seyir hak ve özgürlüklerini ve ortak çabaları desteklemenin önemini vurguladı. Bakanlar ayrıca dünya çapında terörizm ve şiddet içeren aşırılıkla mücadelenin önemini vurguladılar ve dün (8 Haziran) Suudi Arabistan'ın Riyad kentinde gerçekleştirilen DEAŞ ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu’nun bakanlar toplantısını memnuniyetle karşıladılar.

ABD'nin bölgenin güvenliğine olan bağlılığı

Blinken, ABD'nin bölgenin güvenliğine olan kalıcı bağlılığını ve bu bölgenin küresel ekonomi ve uluslararası ticaretteki hayati rolünün farkında olduğunu yineledi.

İran

KİK ve ABD, bölgede seyrüsefer özgürlüğü ve deniz güvenliğine olan bağlılıklarını ve denizde veya başka herhangi bir yerde her türlü saldırgan veya yasa dışı eyleme karşı koyma kararlılıklarını yinelediler. Zira bu başlıklardaki aksi bir durum, KİK ülkelerindeki nakliye yollarını, uluslararası ticareti ve petrol tesislerini tehdit edecektir. İki taraf ayrıca, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na desteklerini teyit ettiler ve İran'a Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile tam iş birliği çağrılarını yinelediler.

Bakanlar, Suudi Arabistan ve İran'ın diplomatik ilişkileri yeniden başlatma kararını memnuniyetle karşılayarak, bölge ülkelerinin Birleşmiş Milletler (BM) Anlaşması da dahil olmak üzere uluslararası hukuka bağlılığının önemini vurguladılar. Yemen ile ilgili olarak ise iki taraf, Nisan 2022'deki ateşkesin ardından Yemen'de BM öncülüğünde devam eden barış çabalarının ve bundan kaynaklanan sükûnetin önemini vurguladı. Suudi Arabistan, Umman Sultanlığı, BM Özel Temsilcisi ve ABD Elçisi’nin bu konudaki çabalarının takdirle karşılandığı ifade edildi.

İki taraf, çatışmanın kalıcı olarak sona ermesine yol açan, Yemenlilerin adalet ve insan hakları ihlalleri ve suiistimalleri için hesap verebilirlik çağrılarına yanıt veren ve ülkeyi iyileşme yoluna sokan kapsamlı bir Yemen-Yemen siyasi sürecini görmeyi umduklarını ifade ettiler.

Yemen’in egemenliği

İki taraf ayrıca Yemen'in egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine, toprak bütünlüğüne ve Yemen Başkanlık Konseyi'ne desteklerini yinelediler. Husileri bu fırsatı değerlendirmeye ve geride kalan son 14 ayı daha sakin ve daha istikrarlı bir şekilde milyonlarca Yemenliye yardım eli uzatmak için değerlendirmeye çağırdılar.

Bakanlar, Yemen'in tüm bölgelerinde halkın insani ihtiyaçlarını karşılamaya ve ülke genelinde ekonomik ve kalkınma desteği sağlamaya devam etmenin önemini vurguladılar.

İki taraf ayrıca, BM’nin Yemen açıklarında Safer adlı petrol tankerinin oluşturduğu çevresel ve ekonomik tehdide karşı koyma çabalarına desteklerini yinelediler.

İki devletli çözüm

Taraflar, 1967 sınırlarına dayanan iki devletli çözüme, uluslararası kabul görmüş standartlara ve Arap Barış Girişimi’ne uygun olarak iki taraf arasında toprak takasına ilişkin herhangi bir anlaşma bağlamında Ortadoğu'da adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışa ulaşma konusundaki kararlılıklarını yinelediler.

İki taraf, bu konuda Ürdün Haşimi Krallığı'nın özel rolünü vurgulayarak, iki devletli çözümü baltalayacak, tansiyonu yükseltecek ve Kudüs'teki kutsal mekanlardaki tarihi statükonun korunmasına yönelik tüm tek taraflı önlemlerden kaçınılması gereğini vurguladı.

Bakanlar ayrıca Mısır'ın son çatışmalar sırasında Gazze ve İsrail'deki silahlı gruplar arasında arabuluculuk yapmadaki belirleyici rolünü takdir ettiklerini ifade ettiler. Bakanlar, Filistin Yönetimi'ne verdikleri desteğin, insani yardım ve Filistin ekonomisini destekleme çabaları yoluyla Filistinlilerin günlük yaşamının iyileştirilmesinin önemini vurguladılar. Her iki taraf da Filistin Yönetimi'ne desteklerini yineledi.

Suriye krizine siyasi çözüm

Suriye konusunda ise taraflar, Suriye krizine, Suriye'nin birliğini ve egemenliğini koruyacak, halkının isteklerini karşılayacak ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2015 tarihli 2254 sayılı kararına uygun olarak uluslararası insancıl hukukla tutarlı bir şekilde siyasi çözüme ulaşma konusundaki kararlılıklarını yineledi.

Bu bağlamda bakanlar, Arap Birliği Temas Grubu'nun 1 Mayıs 2023'te Amman'da düzenlenen Suriye konulu istişare toplantısında kararlaştırıldığı üzere, BMGK'nin 2254 sayılı kararı uyarınca Arapların krizi adım adım çözme çabalarını memnuniyetle karşıladılar.

Bakanlar, Suriye'de DEAŞ'ı yenmek için çalışan ABD ve koalisyon güçlerine desteklerini yinelediler ve bu güçlerin emniyet ve asayişini tehdit eden her türlü eylemi kınadılar. İki taraf, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) standartlarına uygun olarak, mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin güvenli, onurlu ve gönüllü geri dönüşleri için güvenli koşulların yaratılması ve Suriyeli mültecilere ve onlara ev sahipliği yapan ülkelere gerekli desteğin sağlanmasının önemini vurguladılar. Ateşkes çağrılarını yineleyen taraflar, BM Genel Sekreteri'nin BMGK'nin sınır ötesi mekanizmayı çalıştırma yetkisini 12 aylık bir süre için yenileme çağrısını memnuniyetle karşıladı. Şu anda açık olan tüm sınır kapılarının (Bab el-Hava, Bab es-Selam ve el-Rai) önümüzdeki Temmuz ayında çıkarılacak bir BMGK kararına dahil edilmesini desteklediklerini ifade ettiler. İki taraf, Amman Bildirisi'nde ve 2254 sayılı BMGK kararında yer aldığı şekliyle keyfi olarak gözaltına alınan ve kaybolan kişiler konusunu da ilgili tüm taraflarla koordinasyon halinde müzakere etti.

Irak

İki taraf, KİK ile Irak arasındaki olumlu ve büyüyen ortaklığı överek, Irak'ı KİK ülkelerindeki elektrik şebekesine bağlamak için elektrik bağlantı projesinde devam eden ilerlemeyi memnuniyetle karşıladı. Bu proje, Irak halkının ve bölgenin çıkarlarına ulaşacak şekilde en yüksek düzeyde bölgesel bütünleşme ve karşılıklı bağımlılığa ulaşmayı amaçlayan ve yıllarca süren diplomatik çabaları temsil ediyor.

Söz konusu projenin tamamlanmasıyla birlikte Irak halkının ihtiyaç duyduğu enerji sağlanacak ve gelecekte daha fazla ekonomik iş birliğinin önü açılacak. Bakanlar ayrıca, Irak halkının ülkenin doğal kaynaklarından yararlanmasını sağlamak, istikrarı temin etmek, toplumun çatışma ve DEAŞ şiddetinden kurtulmasını sağlamak, terörün finansmanını önlemek, DEAŞ'ın terör söylemine karşı koyma çabalarını güçlendirmek ve böylece Irak'ın terörle mücadeledeki yeteneklerini geliştirmek için ekonomik reformlar da dahil olmak üzere Irak'ta sivillerin öncülük ettiği çabaların önemini  ele aldılar. Taraflar, tam egemenliğe sahip güvenli ve istikrarlı bir Irak'a desteklerini yinelediler.

Sudan krizi

Sudan'daki savaşla ilgili olarak iki taraf, Sudan'da yakın zamanda patlak veren çatışmalarla ilgili derin endişelerini dile getirdi. KİK'in Suudi Arabistan ve ABD'nin Cidde'de Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında kısa vadeli bir ateşkes anlaşmasını tam olarak uygulamak ve engelsiz insani erişime izin vermek için bir anlaşmaya varmak için yürüttüğü diplomatik çabalara verdiği desteği yinelediler.

Sudan'daki düşmanlıkların kalıcı olarak durdurulmasını amaçlayan diplomatik çabalara verdikleri desteği yineleyen  taraflar, çatışmayı sona erdirecek askeri bir çözüm olmadığına inandıklarını teyit ederek, Sudan Silahlı Kuvvetleri ve HDK’yi silahlarını susturmaya çağırdı.

Ukrayna'daki savaş

Ukrayna'daki savaşla ilgili ise bakanlar, egemenlik ilkesine ve BM Anlaşması da dahil olmak üzere uluslararası hukuka saygı gösterilmesinin önemini ve herhangi bir ülkenin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanma yahut güç kullanma tehdidinden kaçınma yükümlülüğünü yinelediler. Bakanlar, tüm ülkeleri ve uluslararası toplumu, tahıl ve diğer gıda malzemelerinin ihracatını kolaylaştırmanın ve etkilenen ülkelerde gıda güvenliğini desteklemenin yanı sıra barışçıl bir çözüme ulaşma, insani krizi sona erdirme ve mültecileri, yerinden edilmiş kişileri ve Ukrayna'daki savaştan etkilenen diğer kişileri destekleme çabalarını yoğunlaştırmaya çağırdılar.

KİK ile ABD arasında stratejik ortaklık

Bakanlar, KİK ile ABD arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde bölgesel güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunma yönündeki ortak kararlılıklarını teyit ettiler.

Bakanlar, 13-15 Şubat 2023 tarihleri ​​arasında Riyad'da düzenlenen entegre hava ve füze savunması, deniz güvenliği ve İran ile ilgili ortak çalışma grupları toplantılarının sonuçlarına övgüde bulundu. 9 Mart 2023'te Riyad'da düzenlenen 4’üncü Ticaret ve Yatırım Diyaloğu toplantısının müzakerelerini takdir ettiler. Ortak deniz kuvvetleri çerçevesinde silahlı kuvvetler arasında gerçekleşen ortak askeri tatbikatlara dikkat çektiler. Siber Güvenlik Ortak Çalışma Grubu’nu bu yıl içinde toplamaya karar veren bakanlar, savunma konularını tartışmak için periyodik çalışma gruplarının sürdürülmesinin önemini vurguladılar ve bu yıl içinde entegre hava ve füze savunması ve deniz güvenliği konulu ortak çalışma gruplarının yeni bir oturum turunu düzenlemeye karar verdiler. Bakanlar daha sonra askeri hazırlık, eğitim ve hayati savunma yeteneklerinin transferini düzene sokma konularında çalışma grupları toplama olasılığını görüşecekler.

KİK ülkeleri dışişleri bakanları, KİK ülkeleri ile ABD arasındaki stratejik ortaklığın ortak bakanlar toplantısını gerçekleştirdi. Riyad'daki KİK Genel Sekreterlik binasında gerçekleşen toplantıya Umman Sultanlığı Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad bin Hamud el-Busaidi başkanlık etti. Toplantıya katılan isimler şöyle: Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Bakanlar Kurulu Üyesi ve Devlet Bakanı Şeyh Şahbut bin Nahyan Âl Nahyan, Bahreyn Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşarı Dr. Şeyh Abdullah bin Ahmed el-Halife, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman es-Sani, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Salim Abdullah el-Cabir es-Sabah, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve KİK Genel Sekreteri Casim Muhammad el-Budeyvi.



Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.