Japonya, sığınmacıların sınır dışı edilmesine izin veren yasayı onayladı

Muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri karara itiraz etti.

Japon milletvekillerinin Cuma günü yeni göçmenlik yasasıyla ilgili oylamaları sırasında (AFP)
Japon milletvekillerinin Cuma günü yeni göçmenlik yasasıyla ilgili oylamaları sırasında (AFP)
TT

Japonya, sığınmacıların sınır dışı edilmesine izin veren yasayı onayladı

Japon milletvekillerinin Cuma günü yeni göçmenlik yasasıyla ilgili oylamaları sırasında (AFP)
Japon milletvekillerinin Cuma günü yeni göçmenlik yasasıyla ilgili oylamaları sırasında (AFP)

Japonya’da, hükümete göre sığınmacıların yaşam koşullarının iyileştirileceği iddia edilen, ancak aynı zamanda muhalefet partileri ve insan hakları örgütlerinin itiraz ettiği tartışmalı göç yasası kabul edildi.

Yasa kabul edilmeden önce, sığınmacıların, mülteci statüsü elde etmek için kaç girişimde bulunduklarına bakılmaksızın, taleplerinin değerlendirilmesi sırasında Japonya'da kalmalarına izin veriliyordu. Artık üç ret kararından sonra sınır dışı edilebiliyorlar. AFP, Adalet Bakanı Saito Ken'in, değiştirilen yasanın "korunması gerekenleri koruyacağını ve kuralları ihlal eden kişilerle sıkı bir şekilde ilgilenileceğini" söylediğini aktardı. Bakan Ken, “Tehlikeden veya zulümden kaçmasalar bile, sınır dışı edilmekten kaçınmak için başvuru sisteminden yararlanan birçok insan var" dedi.

Geçen yıl Japonya, sığınma başvurusunda bulunan 12 bin 500 kişiden sadece 202'sini kabul etti. Ayrıca bin 760 kişinin "insani nedenlerle" ülkede kalmasına izin verildi.

Aktivistler, değiştirilen yasayı protesto etmek için gösteriler düzenlerken, muhalefet bloğu ise karara itiraz etti.

Tokyo Barosu bu hafta yaptığı açıklamada, "Sabıka kaydı olsa bile insanların insan haklarının ihlal edilebileceği, yaşamlarının ve özgürlüklerinin tehlikede olduğu ülkelere sınır dışı edilmesi kabul edilemez" dedi.

İktidardaki Liberal Demokrat Parti, değişikliklerin tıbbi bakıma daha iyi erişim sağlayacağını ve sığınma başvuruları halen beklemede olan kişiler için onlara seçenekler sunacağını açıkladı.

Japonya'daki göçmen gözaltı koşulları, 2021'de 33 yaşındaki Sri Lankalı Washma Sandamali'nin ölümünden bu yana inceleme altında.

Sandamali bir sığınmacı değildi ancak süresi dolmuş bir vizeyle Nagoya şehrinde yaşıyordu. Ailesi, Washma’nın ölümünün hükümeti sorumlu tutarken Japonya’dan 1 milyon dolardan fazla tazminat talebinde bulundu.



İran, daha fazla Pakistan gemisinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin veriyor

Bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)
Bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)
TT

İran, daha fazla Pakistan gemisinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin veriyor

Bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)
Bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)

Pakistan Dışişleri Bakanı yaptığı açıklamada, İran'ın Pakistan bayraklı gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin verecek ek sayıda gemiye izin vermeyi kabul ettiğini söyledi.

İshak Dar, X platformunda dün yaptığı paylaşımda, “İran hükümeti, Pakistan bayrağı altında Hürmüz Boğazı'ndan günde iki gemi olmak üzere 20 ilave geminin geçmesine izin vermeyi kabul etti” dedi.

 Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Dar, kararı “barışın habercisi” olarak nitelendirdi ve “bölgedeki istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunacağını” söyleyerek memnuniyetle karşıladı.

Aynı zamanda Pakistan Başbakan Yardımcısı görevini de yürüten Dar, "Diyalog, diplomasi ve bu gibi güven artırıcı önlemler ilerlemenin tek yoludur" ifadelerini kullandı.

Pakistan, İran ile yaklaşık 900 kilometrelik bir sınırı paylaşıyor ve bir yanda Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, diğer yanda İran arasında potansiyel olarak daha geniş bir çatışmaya ilişkin artan endişeler arasında arabulucu rolü üstlendi.

ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş, boğazdaki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirdi, ancak İran birkaç gün önce "düşman olmayan gemilerin" İranlı yetkililerle koordinasyon sağlamaları halinde geçiş yapabileceklerini belirtti.


Pakistan'daki dörtlü bir toplantıda gerginliğin azaltılması ele alındı

Maskat'taki Sultan Kabus Limanı yakınlarındaki sahil şeridinde bir adam duruyor (Reuters)
Maskat'taki Sultan Kabus Limanı yakınlarındaki sahil şeridinde bir adam duruyor (Reuters)
TT

Pakistan'daki dörtlü bir toplantıda gerginliğin azaltılması ele alındı

Maskat'taki Sultan Kabus Limanı yakınlarındaki sahil şeridinde bir adam duruyor (Reuters)
Maskat'taki Sultan Kabus Limanı yakınlarındaki sahil şeridinde bir adam duruyor (Reuters)

Pakistan'ın başkenti İslamabad, bugün Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarının bölgedeki gerilimleri azaltma ve durumu yatıştırma çabaları da dahil olmak üzere bir dizi konuyu derinlemesine görüşmek üzere bir araya geldiği toplantıya ev sahipliği yapıyor.

Bölgede ise saldırılar devam etti.

Savunma Bakanlığı resmi sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki'ye göre, Suudi hava savunma sistemleri Riyad bölgesine doğru fırlatılan beş insansız hava aracı ve bir balistik füzeyi önleyerek imha etti.

Kuveyt Uluslararası Havalimanı, birkaç insansız hava aracı saldırısının hedefi oldu ve radar sisteminde önemli hasar meydana geldi, ancak herhangi can kaybı bildirilmedi. Bu arada, Birleşik Arap Emirlikleri, balistik bir füzenin engellenmesinin ardından Abu Dabi Halife Ekonomik Bölgesi (KIZAD) yakınlarına enkaz düşmesi sonucu altı kişinin yaralandığını açıkladı.

Umman'ın Salalah limanına düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısında bir işçi yaralandı ve vinçlerden birinde sınırlı bir hasar oluştu. Öte yandan Bahreyn Sivil Savunma güçleri, tesislerden birinde çıkan yangını kontrol altına aldı.


MAGA'cı anneler: "İran'a asker gönderilirse Barron Trump da orduya katılmalı"

Trump'ın 20 yaşındaki en küçük oğlu muhtemelen Askerlik Sistemi'ne kayıtlı ancak üniversite öğrencisi olduğundan, zorunlu askerlik çağrısı durumunda görevini erteleyebilir (AFP)
Trump'ın 20 yaşındaki en küçük oğlu muhtemelen Askerlik Sistemi'ne kayıtlı ancak üniversite öğrencisi olduğundan, zorunlu askerlik çağrısı durumunda görevini erteleyebilir (AFP)
TT

MAGA'cı anneler: "İran'a asker gönderilirse Barron Trump da orduya katılmalı"

Trump'ın 20 yaşındaki en küçük oğlu muhtemelen Askerlik Sistemi'ne kayıtlı ancak üniversite öğrencisi olduğundan, zorunlu askerlik çağrısı durumunda görevini erteleyebilir (AFP)
Trump'ın 20 yaşındaki en küçük oğlu muhtemelen Askerlik Sistemi'ne kayıtlı ancak üniversite öğrencisi olduğundan, zorunlu askerlik çağrısı durumunda görevini erteleyebilir (AFP)

Ariana Baio ABD Muhabiri 

Bu yılki Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı'na (CPAC) katılan iki anne, Donald Trump'ın ABD askerlerini savaşa göndermeye karar vermesi halinde ABD Başkanı'nın en küçük oğlu Barron'ın orduda görev yapması gerektiğini düşündüklerini MSNOW'a söyledi.

Üzerinde "250" yazan aynı kırmızı, beyaz ve mavi renkli parlak ceketleri giyen ve ismi açıklanmayan iki kadın, kendi çocuklarından biri askere alınsa bile başkanın İran'la savaşını desteklemeye hazır olduklarını yayın kuruluşuna belirtti.

MSNOW'dan Rosa Flores, 20 yaşındaki Barron Trump'ın da askerlik yapması gerektiğini düşünüp düşünmediklerini sorduğunda, her iki kadın da buna katıldığını belirtti.

Flores, MSNOW sunucusu Chris Jansing'e perşembe günü, "Her iki anne de askerler savaşa gönderilirse, bu kadının oğlu savaşa gönderilirse, Barron Trump'ın da askerlik yapması gerektiğinde hemfikirdi" dedi.

Barron Trump'ın orduya katılıp katılmayacağına dair görüşleri sorulduğunda MAGA destekçisi anneler, başkanın en küçük oğlunun "doğru olanı yapacağını" düşündüklerini söyledi.

ABD ordusu gönüllü askerlerden oluşuyor. Diğer yandan Askerlik Sistemi (Selective Service), savaş durumunda teoride askere alınmaya uygun erkeklerin veritabanını tutan bağımsız bir kurum.

18-25 yaşlarındaki tüm erkeklerin Askerlik Sistemi'ne kayıt yaptırması zorunlu. Yakın zamanda kabul edilen yasa, bu süreci aralık ayından itibaren otomatikleştirecek.

"Make America Great Again" (Amerika'yı Yeniden Harika Yap) şapkası giyen, ismi açıklanmayan annelerden biri, 18 yaşındaki oğlunun Askerlik Sistemi'ne kayıtlı olması nedeniyle Trump'ın İran'a yönelik askeri saldırılarına başlangıçta karşı çıktığını Flores'e söyledi.

Kadın "Bu yüzden bu durumdan memnun değildim" dedi.

İsmi açıklanmayan kadın, MSNOW'a şöyle konuştu: 

Ama sonra İran'da halkın önünde asılan üç genci gördüm. O rejim yıllardır Amerikalıları tehdit ediyor ve Amerikalıları öldürüyor… Oğlum askere çağrılsa bile savaşı yine de desteklerdim.

Görsel kaldırıldı.İki MAGA destekçisi, oğullarından biri askere alınsa bile ABD Başkanı'nın İran'a karşı yürüttüğü savaşı desteklemeye devam edeceklerini MSNOW'a söyledi (MSNOW / Chris Jansing Reports)

Kadının, ekonomik krizin derinleşmesiyle ocak ayında İran rejimini protesto eden üç gencin kamuoyu önünde asılmasından bahsettiği anlaşılıyor.

Trump, İran'a karşı askeri harekat başlatsa da ABD askerlerini sahaya sürmeye yönelik resmi bir plan yok. Anketlere göre askerleri savaşa gönderme fikri, Cumhuriyetçi parlamenterler ve halk arasında aşırı derece tepki çekiyor.

ABD'de Askerlik Sistemi olsa da 1972'deki Vietnam Savaşı'ndan bu yana zorunlu askerlik çağrısı yapılmadı.

Barron Trump muhtemelen Askerlik Sistemi'ne kayıtlı. Ancak zorunlu askerlik çağrısı yapılsa bile, Trump'ın üniversite öğrencisi olan en küçük oğlunun görevi muhtemelen ertelenir.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news