10 bin yaşında başak: Fransa’da geleceğin buğdayını aramak için ekim odaları kuruldu

Fransa’da geleceğin buğdayını aramak için ekim odaları kuruldu

27 Mayıs 2021’de Fransa’nın güneybatısındaki bir buğday tarlası (AFP)
27 Mayıs 2021’de Fransa’nın güneybatısındaki bir buğday tarlası (AFP)
TT

10 bin yaşında başak: Fransa’da geleceğin buğdayını aramak için ekim odaları kuruldu

27 Mayıs 2021’de Fransa’nın güneybatısındaki bir buğday tarlası (AFP)
27 Mayıs 2021’de Fransa’nın güneybatısındaki bir buğday tarlası (AFP)

Orta Fransa’daki Limagrain grubuna ait seralarda yetiştirilen buğday başağının yaşı 10 bini aşıyor. Bu buğday başağı, günümüz yumuşak buğdayının orijinal halini temsil ederken, araştırmacılar onu iklim değişikliğine dayanacak türler üretmek için kullanıyor.

AFP’ye göre, 40 yıldır buğday alanında araştırmacı ve uzman olan Bernard Duperrier, buğdayın yeşil sapını özenle taşıyor ve dünyanın dördüncü büyük tohum üreticisi olan Limagrain grubunda 20 yıldır çalışıyor.

Grubun volkanik Auvergne Dağları’nın eteğinde bulunan genel merkezinde yıllar içinde üretilen tahıl başaklarını araştırarak, lezzetini ve besleyici özelliklerini korurken su kıtlığına ve hastalıklara dayanıklı buğday üretme yolları arıyor.

Önce hassas melezleştirme süreci ele alınıyor, erkek ve dişi organları olan kulakları hadım etmek gerekiyor. Daha sonra başka bir türün ercikleri toplanıyor ve bunların içerdiği polenleri çaprazlamak için hadım edilen başak üzerine yerleştiriliyor.

Umut verici bir yol bulmak için yüzlerce girişimde bulunmak gerekiyor.

Orta Fransa’daki Chappe’deki bir araştırma merkezine ait ‘tünel’ adı verilen seralarda onlarca çeşit yetiştiriliyor. Bernard Duperrier kendi buğday grubunu oluşturuyor. Bunlar arasında uzun, bodur, yeşil veya mavi buğdaylar bulunuyor, irmik veya makarna yapmak için sert, ekmek yapmak için yumuşakları kullanılıyor.

Apache ve Rouge barbu ve Poulard d’Australie, çeşitleri ve 10 bin yıllık hazineler gibi küresel tarım mirasına girmiş ürünleri kayıt eden ve kaderi belirsiz olan son girişimler tıpkı kütüphanelerde olduğu gibi sınıflandırılıyor.

Seraların bir kısmında Neolitik dönemden kalma bir buğday yetiştiriliyor. Araştırmacı, “Bu, buğdayımızın atalarından biridir” dedi ve söz konusu buğdayın, Mezopotamya’da doğup diğer otlarla melezlenerek, bugün dünyada pirincin yanı sıra en çok tüketilen tahıl olan yumuşak buğdayın üretilmesini sağladığını belirtti.

Chappes’te her yıl yaklaşık 400 melezleme yapılıyor. Limagrain araştırma direktörü Élisabeth Chanliaud, ‘mükemmel türe ulaşmak için on yıl süren’ bu melezleme sürecini anlattı.

Kuzeye uyarlanmış

Chanliaud “Buğdayın atalarına yönelik araştırma yapacağız. Yaklaşık 80 bin yavru oluşturmak için diğer türlerle melezleme yapıyoruz. Görevimiz, bu sayının yüzde 80’ini elemeyi, pişirme için en iyisini ve en dayanıklı olanı seçmeyi gerektiriyor. Ardından üretimi artırıp ürünü değerlendiriyoruz” dedi.

Daha hızlı ilerlemek için, Limagrane, sıcaklığı, gece ve gündüzün değişimini ve ihtiyaç duyulan su miktarını ayarlayarak sürecin hızlandırılmasına olanak sağlayan seralar olan ‘yetiştirme odaları’ geliştirdi.

Araştırmacılar, tarama sürecini hızlandırarak en dirençli olanları tanımlamayı mümkün kılan bir gen sınıflandırması olan ‘moleküler etiketleme’ sayesinde zaman kazandı.

Chanliaud “Böylece yılda bir yerine 2 yılda 6 nesil elde etmiş oluyoruz” dedi.

Seraların yakınındaki deneysel tarlalarda, Bernard Duperrier en son üretilen çeşitlerin, sapların sivri uçlarına kadar solmasına neden olan bir mantarın neden olduğu fusariosis gibi hastalıklara karşı direncini test ediyor.

Zorluklar yaşanıyor ve tohum üretiminden ekmek yapımına kadar buğday ekiminin çeşitli çevrelerinde uzanıyor.

2022’de 2,1 milyar euroluk gelire sahip olan grup, araştırmaya 275 milyon euro daha yatırım yaptı ve Fransa’da Inrae, Brezilya’da Embrapa veya daha yakın zamanda Gana’daki gen bankası gibi araştırma merkezleri ve enstitülerle ortaklıklarını artırdı.

Kendisi de bir çiftçi olan grup başkanı Sébastien Vidal “Bu araştırma tarihimizde kayıtlıdır. Burada, tahıl limanlarından uzakta, iki sıradağ arasında sıkışıp kaldık. Çekirdeklerimizi çıkarmak daha pahalıydı, bu yüzden değerli bir şey yaratmaya odaklandık” dedi.

Limagrane, iklim değişikliği karşısında farklı tarım sistemlerini (ekin nöbeti, toprak işleme, su temini, gübre...) değerlendirmek amacıyla bir sistem başlattı. 49 hektarlık alanda, tarla ürünleri on iki yıl boyunca test edildi. Bunların arasında ‘güneyde yetişmiş’ ve grubun yarın ‘kuzeye adapte olmuş’ olmasını umduğu on çeşit buğdayda bulunuyor.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.