Irak vilayet meclisi seçimlerini Sadr'ın ‘hayaleti’ yönetiyor

Siyasi partiler ve bloklar seçim için erkenden hazırlanmaya başladı.

Bağdat'ın doğusundaki Sadr şehrinde asılı Mukteda es-Sadr ve babasının posteri. (EPA-Arşiv)
Bağdat'ın doğusundaki Sadr şehrinde asılı Mukteda es-Sadr ve babasının posteri. (EPA-Arşiv)
TT

Irak vilayet meclisi seçimlerini Sadr'ın ‘hayaleti’ yönetiyor

Bağdat'ın doğusundaki Sadr şehrinde asılı Mukteda es-Sadr ve babasının posteri. (EPA-Arşiv)
Bağdat'ın doğusundaki Sadr şehrinde asılı Mukteda es-Sadr ve babasının posteri. (EPA-Arşiv)

Irak'taki siyasi partiler ve bloklar, Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu'nun parti kayıtların temmuz ayı başında başlamasına karar vermesine rağmen, resmi duyuru tarihinden önce erkenden vilayet meclisi seçimlerine aday olmaya hazırlanıyor.

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani de geçtiğimiz günlerde hükümetinin bu yılın sonunda yapılacak yerel seçimlere hazırlanmaya devam ettiğini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Sudani, Birleşmiş Milletler (BM) Irak Özel Temsilcisi Jeanine Hennis-Plasschaert ile yaptığı görüşmede şunları söyledi:

“Hükümet, seçim hazırlık dosyası çalışmalarına devam ediyor ve önümüzdeki seçimlerin başarıya ulaşması için gerekli tüm şartları ve ortamları sağlamaya yönelik çalışmalarına başladı.”

Sudani'nin güvenceleri

Sudani'nin açıklamaları, Irak parlamentosunun IKBY’nin üç vilayeti dışında 18 vilayetin 15'ini kapsayan vilayet meclisi seçimlerinin tarihi olarak 6 Kasım'ı belirlemesi sonrasında geldi. Sudani'nin verdiği güvenceler, 10 yıl ertelendikten sonra bu seçimlerin yapılması için gerçek rekabetin başladığının resmi duyurusu gibi görünürken, siyasi güçler seçimlere girmek için gerekli hazırlıkları yapmaya devam ediyor. Sadr Hareketi’nin hayaleti, Sadrcıların katılımı ile yokluğu arasındaki çelişkili konumların ortasında, bu seçimlere güçlü bir şekilde hükmediyor.

Fotoğraf Altı: Sadr Hareketi’nin destekçileri, Ekim 2022'nin başlarında Bağdat'ta protesto düzenledi. (EPA)
Sadr Hareketi’nin destekçileri, Ekim 2022'nin başlarında Bağdat'ta protesto düzenledi. (EPA)

Siyasi güçler, parlamentonun ülkenin genel bütçesini onaylamakta gecikmesi nedeniyle yerel seçimlerin planlanan tarihte yapılma olasılığını sorgulamıştı. Parlamentoda geniş bir temsile sahip olan ana güçler ile hareketleri sokaktaki Sadr Hareketi’nin dengesine bağlı olan küçük ve sivil güçler arasında da bir çatışma yaşanıyor. Zira küçük güçler, büyük güçlerin daha fazla oy almak için daha fazla para kullanmak amacıyla bütçeyi tasarladıklarına inanıyor.

Sadr ve yok olan mevcut

Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr ise, adı açıklanmayan bir Sadrcı liderin Sadrcıların seçime üç listeyle katılacağını söylemesine rağmen hareketinin yaklaşan yerel seçimlere katılma olasılığı konusundaki tutumunu henüz açıklamadı. Adı gizli tutulan liderin söylediklerini ne Sadr'ın ofisi ne de hareketin başka bir siyasi yapısı yalanladı veya doğruladı.

Bu nedenle Sadr Hareketi’nin hayaleti, özellikle Sadr'ın Bağdat'ta ve orta ve güney vilayetlerinde büyük bir rakip olduğu Şii güçler düzeyinde en baskın olanı olmaya devam ediyor. Ayrıca Sadr'ın yokluğundan veya varlığından büyük ölçüde etkilenen sivil güçler, şimdi de Sadrcılar katılsa da katılmasa da yaklaşan yerel seçimlere katılmaya hazırlandıklarını açıkladılar. Bu, yaklaşan seçimlerin ittifak haritasını değiştirmenin yanı sıra çatışma ve katılım açısından da şiddetli geçeceği anlamına geliyor. Belirleyici kriter, önümüzdeki ayın başlarında Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu'na kayıtlı olan birimler olmaya devam ediyor.

Fotoğraf Altı: Iraklı parlamenterler 11 Haziran'da bütçenin onaylanması için oturum düzenledi. (Reuters)
Iraklı parlamenterler 11 Haziran'da bütçenin onaylanması için oturum düzenledi. (Reuters)

Şartlı siyasi anlaşma

Vilayet meclisi seçimlerinin yapılmasının, Sudani liderliğindeki mevcut hükümeti destekleyen Kanun Devleti Koalisyonu’nun ana taraflarını oluşturan Şii, Sünni ve Kürt siyasi güçleri tarafından imzalanan siyasi anlaşmanın bir parçası olması dikkat çekici olarak nitelendi. 2021 seçimlerinde 73 sandalyeyle birinci olmasına rağmen Haziran 2022'de parlamentodan çekilen Sadr Hareketi ise siyasi anlaşmanın bir parçası değil. Seçimlere katılıp katılmama meselesi, siyasi mutabakat belgesiyle ilgili olduğu kadar, vilayet seçimlerinin anayasal olmasıyla da ilgili.

Ana siyasi güçler (Şii Koordinasyon Çerçevesi, Sünni Egemenlik İttifakı ve Kürt güçleri), hükümet desteği karşılığında bu taraflardan her biri için talepler içerdiğinden şartlı bir siyasi anlaşma imzalamıştı.

Hükümete destek veren bu koalisyon, mali bütçenin onaylanması öncesindeki tartışmalarda, Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi'nin bazı maddelere itiraz etmesiyle zorlu bir sınava tabi tutulsa da bütçe oylandı ve bazılarının kırılgan olduğunu düşündüğü koalisyon bundan etkilenmedi.

Bütçeyi geçirmeyi kabul eden Sünni güçler, her zaman Başbakan'ın direktiflerine bağlılıklarını teyit ediyorlar. Ancak şimdi siyasi anlaşma belgesindeki taleplerinden biri olan genel af yasasına yapılan önemli itirazların ardından kamuoyunun önünde bir sınavla karşı karşıya kalıyorlar.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.