Mısır cumhurbaşkanlığı yarışı: ‘Yeni olası adaylar’ seçim rekabetini nasıl etkiler?

2018 seçimleri sırasında Kahire caddesinde Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin afişi (EPA)
2018 seçimleri sırasında Kahire caddesinde Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin afişi (EPA)
TT

Mısır cumhurbaşkanlığı yarışı: ‘Yeni olası adaylar’ seçim rekabetini nasıl etkiler?

2018 seçimleri sırasında Kahire caddesinde Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin afişi (EPA)
2018 seçimleri sırasında Kahire caddesinde Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin afişi (EPA)

Olası adayların Mısır'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım niyetlerine ilişkin açıklamaları, bunun rekabeti artırma üzerindeki etkisine ilişkin tartışmaları artırdı. Şarku'l Avsat'a konuşan analistler, ciddi rakipler listesinin belirlenmesinin daha fazla zaman alacağına inanırken bazıları ise artan sayıların rekabete hizmet etmeyeceğine, oyların parçalanmasına yol açabileceğine inandıklarını ifade ettiler.

Dün Demokratik Barış Partisi, lideri Ahmed el-Fadali’nin cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladı. Mısır Cumhuriyet Halk Partisi’nden de bir adayının cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılımı için düzenleyici organlarıyla bir iç toplantı yapmayı planladığına dair bir açıklama geldi.

Mısır anayasasının 142. Maddesine göre cumhurbaşkanlığına aday olma koşullarında adayın Temsilciler Meclisi'nin en az 20 üyesi veya en az 25 bin vatandaş tarafından desteklenmesi, en az 15 ilde seçim hakkına sahip olması, her ilden en az bin destekçisinin bulunması gerekiyor. Kanunda düzenlendiğine göre birden fazla adayın desteklenmesine izin verilmiyor.

Temsilciler Meclisi verilerine, Demokratik Barış Partisi Temsilciler Meclisi'nde herhangi bir üye tarafından temsil edilmiyor. Mısır Cumhuriyet Halk Partisi’nin ise 40'tan fazla milletvekili bulunuyor.

Geçtiğimiz haftalarda açıklanan ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılma ihtimali olan beş isim bulunuyor. Eski milletvekili Ahmed Tantavi, cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamıştı. Muhafazakar partinin genel başkanı Ekmel Kartam ise konuyu incelemeye devam ediyor. Diğer yandan Vefd Partisi, parti Başkanı Abdussened Yemame ve partinin eski genel sekreteri Fuad Bedravi arasında bir iç yarışa tanıklık ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin başkanı Hazim Ömer’i seçimlere katılıma zorlayacağına dair beklentiler de mevcut. 

Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti üyesi Dr. Amru Haşim Rabi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Teoride ve genel olarak çeşitlilik her seçimde fayda sağlar. Şartları sağlayan herkesin aday olma ve oy kullanma hakkı garanti altına alınmıştır. Çoğu gelişmekte olan ülkede ve Mısır örneğinde, aday sayısındaki artış, oyların parçalanması ve resmi çoğulculuğun habercisi olarak görülebilir. Şuana dek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçim sahnesinin öncekilerden pek farklı olmayacağı söylenebilir. Olası adaylar, daha önce olduğu gibi ikincilik için yarışacak. Öte yandan ciddi adaylar, yarışma yoluyla gerçek varlıklarını teyit ederek katılımlarını derinleştirebilirler” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık kapısının en geç 3 Aralık’a kadar açık kalması bekleniyor. Mısır Anayasası'nın 2014'te yayınlanan mükerrer 241. maddesine ve 2019'da Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi yönetiminde yapılan değişikliklere göre, mevcut cumhurbaşkanının görev süresi, 2018 yılında Cumhurbaşkanı seçildiğini ilan ettiği tarihten itibaren altı yılın dolması ile sona eriyor. Bir dahaki sefere yeniden seçilebiliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan Siyaset Bilimi Profesörü Dr. Mustafa Kamil es-Seyyid ise “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde beklenen tablonun bütüncül bir vizyonunu oluşturmak için henüz çok erken. Birçoğunun adaylık niyetlerini açıklaması birçok soruyu beraberinde getiriyor. Örneğin, gerçekten yetenekleri var mı? Adaylığın açıklanması, vatandaşların imzası, Temsilciler Meclisi üyelerinin tavsiyesi gibi yasal koşulların karşılandığı anlamına gelmiyor. Seçim kampanyasının milyonlar tutabilen maliyeti de adayların önünde bir başka engel olacak. Çok ciddi olmayan olası adayların yanında farklı bir şekilde isimler de yer alıyor. Kamuoyu nezdinde kabul gören bir program sundukları ve seçim kampanyalarını profesyonelce yönetme becerisine sahip oldukları taktirde seçimlerde rekabeti artırabilirler” dedi.



Şara'nın Berlin ziyaretinin gündeminin en önemli maddesi mültecilerin geri dönüşü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
TT

Şara'nın Berlin ziyaretinin gündeminin en önemli maddesi mültecilerin geri dönüşü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'nın Berlin'e yaptığı ilk ziyaretin gündemindeki en önemli madde, mültecilerin geri dönüşü oldu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün düzenlenen ortak basın toplantısında, "Almanya'da ikamet eden Suriyelilerin yaklaşık yüzde 80'inin önümüzdeki üç yıl içinde ülkelerine dönmesinin beklendiğini" ifade etti.

Suriye Cumhurbaşkanı şu yanıtı verdi: "Suriye'li yeteneklerin Almanya'da kurdukları hayatlarından vazgeçmeden vatanlarının yeniden inşasına katkıda bulunmalarını sağlayacak döngüsel bir göç programı oluşturmak için Alman hükümetindeki ortaklarımızla birlikte çalışıyoruz."

Merz ayrıca Suriye'nin savaş sonrası yeniden yapılanmasını "destekleme" niyetini açıkladı ve Alman hükümetinden bir heyetin önümüzdeki günlerde Şam'ı ziyaret edeceğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre Merz konuğuna, bu ortak projelerin Suriye'de hukukun üstünlüğünün temellerinin güçlendirilmesinde kaydedilen ilerlemeye bağlı olduğunu açıkladığını da ifade etti.


İsrail, Lübnan'da 4 askerinin öldüğünü açıkladı... Hizbullah ise saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da 4 askerinin öldüğünü açıkladı... Hizbullah ise saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)

İsrail, bu sabah erken saatlerde Lübnan'daki saldırısı sırasında dört askerin daha öldürüldüğünü bildirirken, “Hizbullah” ise Lübnan'ın güneyinde bir “Merkava” tankını, Miskav Am yerleşimindeki bir askeri kontrol noktasını ve Ma'alot-Tarshiha yerleşimindeki hava savunma sistemini hedef aldığını duyurdu.

“Associated Press”in (AP) haberine göre Lübnan'a yönelik son savaşta hayatını kaybeden İsrailli askerlerin toplam sayısı 10'a yükseldi.

İsrail ordusu, hepsi yirmili yaşlarında olan üç askerin ismini açıkladı ve “bir askerin daha hayatını kaybettiğini” belirtti, ancak isminin yayınlanmasına henüz izin verilmedi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre olayda bir askerin ağır, bir diğerinin ise hafif yaralandığı belirtildi.

İsrail ordusu olayla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı.

Lübnan'da ise İsrail savaş uçakları şafak vakti güneydeki Kifra kasabasında bir evi bombalarken, resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre İsrail'in aralıklı topçu ateşi Serbin Vadisi ve Beyt Lif'in çevresini hedef aldı.

Buna karşılık, “Hizbullah” üç açıklamada, “İslami direnişin, Güney Lübnan'daki el-Kantara el-Tayyibe kasabası yolundaki bir Merkava tankını, Miskav Am yerleşimindeki bir askeri kontrol noktasını ve Ma'alot-Tarshiha yerleşimindeki hava savunma sistemini hedef aldığını” duyurdu.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde kara kuvvetleriyle ilerlemeye devam ederken, İsrail de “Hizbullah”a ait altyapılara yönelik saldırılarını sürdürüyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyinde ‘ateş gücüyle kontrolünün’ kapsamını genişletiyor

İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyinde ‘ateş gücüyle kontrolünün’ kapsamını genişletiyor

İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)

Lübnan'ın güneyindeki çatışmanın niteliği, doğrudan kara ilerlemesi savaşından, hakim ‘coğrafi tepeler’ üzerinde kontrol sağlamak için yapılan bir yarışa dönüştü. İsrail, yüksek rakımlı bölgeler ve geçiş eksenleri üzerinde ateş gücü üstünlüğü sağlamaya çalışırken, İsrail, ikmal hatlarını kesmek ve savaş alanlarını izole etmek amacıyla geniş bir askeri manevra ile sahada yaygın bir varlık göstermeye çalışıyor; ancak şimdiye kadar hiçbir eksende tam bir sonuç alınamadı.

İsrail’in geleneksel çatışma kurallarını aşarak, Lübnan'ın güneyindeki saldırıları doğrudan askeri hedeflerin ötesine geçti ve uluslararası hukuka göre tarafsız olması gereken kurumları vurmaya başladı. Bu kurumlar arasında sağlık görevlileri ve gazeteciler ile savaşa katılmayan Lübnan Ordusu ve UNIFIL güçleri de yer alıyor.

Lübnan Ordu komutanlığı dün, İsrail’in, el-Amiriye beldesinde, el-Kuleyle-Sur yolu üzerindeki bir ordu kontrol noktasına saldırı düzenlediğini ve bunun sonucunda bir askerin şehit olduğunu ve diğerlerinin yaralandığını açıkladı. UNIFIL'den yapılan açıklamaya göre ise UNIFIL güçleri son 24 saat içinde iki kez İsrail'in hedefi oldu. Bu saldırılar sırasında bir barış gücü askeri öldü, bir diğeri ise ağır yaralandı.

 UNIFIL'den yapılan açıklamaya göre, UNIFIL güçleri 24 saat içinde iki kez İsrail'in hedefi oldu ve “bir barış gücü askeri öldürüldü, bir diğeri ise ağır yaralandı.”