Prens Muhammed bin Selman: Yarın için yeni bir medeniyet inşa ediyoruz

“The Line” projesi hakkında konuşan Suudi Veliaht Prens Muhammed, projeye şüpheyle yaklaşanlara şöyle diyor: Onların yanıldıklarını ispatlamaya devam edeceğiz

Prens Muhammed bin Selman’a üst düzey yetkililer ve The Line projesi (SPA)
Prens Muhammed bin Selman’a üst düzey yetkililer ve The Line projesi (SPA)
TT

Prens Muhammed bin Selman: Yarın için yeni bir medeniyet inşa ediyoruz

Prens Muhammed bin Selman’a üst düzey yetkililer ve The Line projesi (SPA)
Prens Muhammed bin Selman’a üst düzey yetkililer ve The Line projesi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, “Suudi Arabistan’ın NEOM projesi aracılığıyla gelecek için yeni bir medeniyet inşa etmek ve daha iyi bir gezegen için diğer ülkeleri de benzer şeyler yapmaya teşvik etmek için çabaladığını” ifade etti

ABD merkezli küresel TV belgesel kanalı Discovery Channel’da gösterilen belgeselde Prens Muhammed bin Selman’a üst düzey yetkililer ve The Line projesinin arkasındaki tasarımcılar eşlik etti. Prens, projenin dünyada türünün ilk örneği olduğundan bahsetti.

Suudi Veliaht Prens, yeni ve akıllı bir şehir inşa etmenin ardındaki motivasyona dair şu ifadeleri dile getirdi:

“Suudi Arabistan’da nüfus 33 milyonken 2030 yılında yaklaşık 50-55 milyona çıkacak. 2030 yılında Suudi Arabistan’daki mevcut altyapının tüm kapasitesini tüketmiş olacağız ki bu, önemli bir meseleyi gündeme getiriyor: Yeni bir şehir inşa etmemiz gerek.”

“Onların yanıldıklarını ispatlayacağız”

Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan’daki dev projelerin başarısına şüpheyle yaklaşanlara da şu yanıtı verdi: “Şüphe duymaya devam edebilirler. Biz onların yanıldıklarını ispat etmeye devam edeceğiz.”

Prens, projenin başlangıcına dair de şu açıklamayı yaptı:

Pek çok fikri tartışmaya başladık. ‘Neden bir daire inşa edip sonra da onu ulaşım araçlarına, trenlere vs. bağlamaya ve 10 milyon kişiyi içine alacak şekilde tamamlanana kadar aşamalı bir şekilde kurmaya başlamıyoruz’ diye düşündük. Görüş alışverişinde bulunduk. Bir ekiple çalıştık ve dünyadaki en iyi tasarımcılar için bir rekabet ortamı oluşturduk. Bu tasarımcıların hepsi mevcut tarzlara dayalı, ama daha iyi çözümlere sahip şehir modelleri sundular. Sadece bir tasarımcı, ‘daireyi düz bir çizgiye dönüştürelim’ dedi.

Uygun yer

Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan’ın kuzeybatısında henüz keşfedilmemiş dağlar, vadiler, sahiller, adalar ve vahalar gibi doğal çeşitliliğe sahip bir bölgeye dikkat çekti. Burası kayak ve dalış için uygun bir coğrafya. “Modellerin tamamlandığını ve bunların hayata geçirilmesi için çalıştıklarını” belirten Prens Muhammed, “Bu proje, Suudi Arabistan’da artan talebi karşılıyor ve şehirler ve yaşam tarzları inşa etmenin yeni yolunu ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

“Miami ile yarışıyoruz”

Veliaht Prens, sözlerine şöyle devam etti:

“Yaşamak için Miami’ye taşınan Amerikalı bir arkadaşım var. Miami’de ofisinizden çıktığınızda tatildesiniz. Hemen eğlence, kültür, spor ve alışveriş havasına giriyorsunuz. Bu yüzden her gün heyecan verici oluyor. İşinizi bitirin ve NEOM’un tadını çıkarın. Bunun için bu alanda Miami ile yarışıyoruz. Ne tür bir fırsata sahip olduğumuzu düşünüyoruz: Likiditemiz, toprağımız, istikrarımız, iyi bir altyapımız var; G20’ye dahil bir ülkeyiz.”

Geleceğin şehri

Prens Muhammed bin Selman, geçen yıl 25 Temmuz’da 2030 Vizyonu çerçevesinde insanı merkeze alan ve sürdürülebilirlik ve doğayla uyum içinde yaşam idealini gerçekleştiren öncü bir küresel modeli temsil eden NEOM’da geleceğin şehri The Line’a dair tasarımları açıkladı.  

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre The Line tasarımları, caddelerin, arabaların ve emisyonların olmadığı bir ortamı yansıtıyor; NEOM’un doğal alanlarının yüzde 95’inin korunmasına katkıda bulunuyor, geleneksel şehirlerde olduğu gibi ulaşım ve altyapı önceliği yerine insan sağlığı ve refahını tartışmasız bir öncelik haline getirmek için yüzde 100 yenilenebilir enerjiye dayanıyor.

Prens Muhammed bin Selman, tasarım hakkında şu açıklamayı yaptı:

The Line projesini başlatırken insanın ana odak noktası olduğu toplumları geliştirmek suretiyle kentsel gelişim kavramını yeniden tanımlama sözü verdik. Bugün The Line, ideal yaşamı gerçekleştiriyor ve insanlığın karşı karşıya kaldığı acil sorunları ele alıyor. Bu olağanüstü tasarımlar, çok katmanlı şehrin iç yapısını ortaya koyuyor ve kentsel gelişim ve tüm kaynaklarıyla doğayı koruma arasında tam bir uyum sağlayarak geleneksel geniş yatay şehirlerin doğurduğu sorunlara çözüm üretiyor. Dünya şehirlerinin karşı karşıya olduğu çevre krizi ile yaşam biçimi krizini görmezden gelmemiz mümkün değil. Bu yüzden NEOM’da yeni ve yenilikçi çözümler sunanların ön saflarında yer almak için çabalıyoruz. Biz bugün mimari ve inşaat alanında dünyanın en parlak beyinlerinden oluşan bir grubun yanı sıra NEOM liderliğindeki bir ekip aracılığıyla zirveye inşa etme fikrini hayata geçirmeye kararlıyız.

Sıfır yerçekimi

“NEOM projesinin 2030 Vizyonu’ndaki en önemli projelerden biri ve The Line’ın da bir projeyi tüm dünyaya sunmaya yönelik kararlı taahhüdün bir teyidi” olduğunu vurgulayan Suudi Veliaht Prens, “NEOM, daha iyi bir gelecek hayal edenlerin mekânıdır ve buraya herkes yenilikçi ve üretken izlerini bırakacaktır” dedi.

The Line, “sıfır yerçekimi” kavramına odaklanan şehir tasarımı için yeni bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu, şehrin bileşenlerini dağıtmak ve dikey katmanlar halinde inşa etmek anlamına geliyor ve insanlara üç yöne (yukarı, aşağı ve her tarafta yatay) hareket imkânı veriyor. Yüksek binalar konseptinin aksine bu fikir; işyerleri, okullar, bahçeler ve evler gibi günlük ihtiyaç noktaları arasındaki taşınmayı beş dakika gibi bir süreye düşürerek süreci kolaylaştırıyor.

NEOM’un bir parçası

The Line, kıtalararası akıllı şehir NEOM’un bir parçası. Suudi Veliaht Prens tarafından 24 Ekim 2017’de başlatılan bu proje, Suudi Arabistan’ın uzak kuzeybatısında yer alan ve Kızıldeniz kıyısında 460 km’lik bir mesafe boyunca uzanan bir proje.

Proje, 2030 Vizyonu’nun proje dahilinde sanayi ve teknolojideki değer zincirlerini devreye sokmaya odaklanmak suretiyle Suudi Arabistan’ı hayatın farklı yönlerinde öncü bir küresel model haline getirmeye dönük iddialı arzuları kapsamındadır.  NEOM’un ilk aşaması, 2025 yılında tamamlanacak. 2030 yılında Suudi Arabistan’ın gayri safi yurtiçi hasılasına yaklaşık 100 milyar dolar katkı sağlaması beklenen projenin tanıtımından bu yana bölge için bir liman, havalimanı ağı, sanayi bölgeleri, sanat destek merkezleri ve hedeflenen ekonomik sektörleri geliştirmenin yanı sıra iş sektörünü destekleyen yenilikçilik merkezleri içeren eksiksiz bir altyapı ve yeni şehirler duyuruldu.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.