Prens Muhammed bin Selman: Yarın için yeni bir medeniyet inşa ediyoruz

“The Line” projesi hakkında konuşan Suudi Veliaht Prens Muhammed, projeye şüpheyle yaklaşanlara şöyle diyor: Onların yanıldıklarını ispatlamaya devam edeceğiz

Prens Muhammed bin Selman’a üst düzey yetkililer ve The Line projesi (SPA)
Prens Muhammed bin Selman’a üst düzey yetkililer ve The Line projesi (SPA)
TT

Prens Muhammed bin Selman: Yarın için yeni bir medeniyet inşa ediyoruz

Prens Muhammed bin Selman’a üst düzey yetkililer ve The Line projesi (SPA)
Prens Muhammed bin Selman’a üst düzey yetkililer ve The Line projesi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, “Suudi Arabistan’ın NEOM projesi aracılığıyla gelecek için yeni bir medeniyet inşa etmek ve daha iyi bir gezegen için diğer ülkeleri de benzer şeyler yapmaya teşvik etmek için çabaladığını” ifade etti

ABD merkezli küresel TV belgesel kanalı Discovery Channel’da gösterilen belgeselde Prens Muhammed bin Selman’a üst düzey yetkililer ve The Line projesinin arkasındaki tasarımcılar eşlik etti. Prens, projenin dünyada türünün ilk örneği olduğundan bahsetti.

Suudi Veliaht Prens, yeni ve akıllı bir şehir inşa etmenin ardındaki motivasyona dair şu ifadeleri dile getirdi:

“Suudi Arabistan’da nüfus 33 milyonken 2030 yılında yaklaşık 50-55 milyona çıkacak. 2030 yılında Suudi Arabistan’daki mevcut altyapının tüm kapasitesini tüketmiş olacağız ki bu, önemli bir meseleyi gündeme getiriyor: Yeni bir şehir inşa etmemiz gerek.”

“Onların yanıldıklarını ispatlayacağız”

Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan’daki dev projelerin başarısına şüpheyle yaklaşanlara da şu yanıtı verdi: “Şüphe duymaya devam edebilirler. Biz onların yanıldıklarını ispat etmeye devam edeceğiz.”

Prens, projenin başlangıcına dair de şu açıklamayı yaptı:

Pek çok fikri tartışmaya başladık. ‘Neden bir daire inşa edip sonra da onu ulaşım araçlarına, trenlere vs. bağlamaya ve 10 milyon kişiyi içine alacak şekilde tamamlanana kadar aşamalı bir şekilde kurmaya başlamıyoruz’ diye düşündük. Görüş alışverişinde bulunduk. Bir ekiple çalıştık ve dünyadaki en iyi tasarımcılar için bir rekabet ortamı oluşturduk. Bu tasarımcıların hepsi mevcut tarzlara dayalı, ama daha iyi çözümlere sahip şehir modelleri sundular. Sadece bir tasarımcı, ‘daireyi düz bir çizgiye dönüştürelim’ dedi.

Uygun yer

Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan’ın kuzeybatısında henüz keşfedilmemiş dağlar, vadiler, sahiller, adalar ve vahalar gibi doğal çeşitliliğe sahip bir bölgeye dikkat çekti. Burası kayak ve dalış için uygun bir coğrafya. “Modellerin tamamlandığını ve bunların hayata geçirilmesi için çalıştıklarını” belirten Prens Muhammed, “Bu proje, Suudi Arabistan’da artan talebi karşılıyor ve şehirler ve yaşam tarzları inşa etmenin yeni yolunu ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

“Miami ile yarışıyoruz”

Veliaht Prens, sözlerine şöyle devam etti:

“Yaşamak için Miami’ye taşınan Amerikalı bir arkadaşım var. Miami’de ofisinizden çıktığınızda tatildesiniz. Hemen eğlence, kültür, spor ve alışveriş havasına giriyorsunuz. Bu yüzden her gün heyecan verici oluyor. İşinizi bitirin ve NEOM’un tadını çıkarın. Bunun için bu alanda Miami ile yarışıyoruz. Ne tür bir fırsata sahip olduğumuzu düşünüyoruz: Likiditemiz, toprağımız, istikrarımız, iyi bir altyapımız var; G20’ye dahil bir ülkeyiz.”

Geleceğin şehri

Prens Muhammed bin Selman, geçen yıl 25 Temmuz’da 2030 Vizyonu çerçevesinde insanı merkeze alan ve sürdürülebilirlik ve doğayla uyum içinde yaşam idealini gerçekleştiren öncü bir küresel modeli temsil eden NEOM’da geleceğin şehri The Line’a dair tasarımları açıkladı.  

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre The Line tasarımları, caddelerin, arabaların ve emisyonların olmadığı bir ortamı yansıtıyor; NEOM’un doğal alanlarının yüzde 95’inin korunmasına katkıda bulunuyor, geleneksel şehirlerde olduğu gibi ulaşım ve altyapı önceliği yerine insan sağlığı ve refahını tartışmasız bir öncelik haline getirmek için yüzde 100 yenilenebilir enerjiye dayanıyor.

Prens Muhammed bin Selman, tasarım hakkında şu açıklamayı yaptı:

The Line projesini başlatırken insanın ana odak noktası olduğu toplumları geliştirmek suretiyle kentsel gelişim kavramını yeniden tanımlama sözü verdik. Bugün The Line, ideal yaşamı gerçekleştiriyor ve insanlığın karşı karşıya kaldığı acil sorunları ele alıyor. Bu olağanüstü tasarımlar, çok katmanlı şehrin iç yapısını ortaya koyuyor ve kentsel gelişim ve tüm kaynaklarıyla doğayı koruma arasında tam bir uyum sağlayarak geleneksel geniş yatay şehirlerin doğurduğu sorunlara çözüm üretiyor. Dünya şehirlerinin karşı karşıya olduğu çevre krizi ile yaşam biçimi krizini görmezden gelmemiz mümkün değil. Bu yüzden NEOM’da yeni ve yenilikçi çözümler sunanların ön saflarında yer almak için çabalıyoruz. Biz bugün mimari ve inşaat alanında dünyanın en parlak beyinlerinden oluşan bir grubun yanı sıra NEOM liderliğindeki bir ekip aracılığıyla zirveye inşa etme fikrini hayata geçirmeye kararlıyız.

Sıfır yerçekimi

“NEOM projesinin 2030 Vizyonu’ndaki en önemli projelerden biri ve The Line’ın da bir projeyi tüm dünyaya sunmaya yönelik kararlı taahhüdün bir teyidi” olduğunu vurgulayan Suudi Veliaht Prens, “NEOM, daha iyi bir gelecek hayal edenlerin mekânıdır ve buraya herkes yenilikçi ve üretken izlerini bırakacaktır” dedi.

The Line, “sıfır yerçekimi” kavramına odaklanan şehir tasarımı için yeni bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu, şehrin bileşenlerini dağıtmak ve dikey katmanlar halinde inşa etmek anlamına geliyor ve insanlara üç yöne (yukarı, aşağı ve her tarafta yatay) hareket imkânı veriyor. Yüksek binalar konseptinin aksine bu fikir; işyerleri, okullar, bahçeler ve evler gibi günlük ihtiyaç noktaları arasındaki taşınmayı beş dakika gibi bir süreye düşürerek süreci kolaylaştırıyor.

NEOM’un bir parçası

The Line, kıtalararası akıllı şehir NEOM’un bir parçası. Suudi Veliaht Prens tarafından 24 Ekim 2017’de başlatılan bu proje, Suudi Arabistan’ın uzak kuzeybatısında yer alan ve Kızıldeniz kıyısında 460 km’lik bir mesafe boyunca uzanan bir proje.

Proje, 2030 Vizyonu’nun proje dahilinde sanayi ve teknolojideki değer zincirlerini devreye sokmaya odaklanmak suretiyle Suudi Arabistan’ı hayatın farklı yönlerinde öncü bir küresel model haline getirmeye dönük iddialı arzuları kapsamındadır.  NEOM’un ilk aşaması, 2025 yılında tamamlanacak. 2030 yılında Suudi Arabistan’ın gayri safi yurtiçi hasılasına yaklaşık 100 milyar dolar katkı sağlaması beklenen projenin tanıtımından bu yana bölge için bir liman, havalimanı ağı, sanayi bölgeleri, sanat destek merkezleri ve hedeflenen ekonomik sektörleri geliştirmenin yanı sıra iş sektörünü destekleyen yenilikçilik merkezleri içeren eksiksiz bir altyapı ve yeni şehirler duyuruldu.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.