The Moscow Times: Rus General Surovikin, Wagner isyanı bağlamında gözaltına alındı

Rus General Sergey Surovikin (Reuters)
Rus General Sergey Surovikin (Reuters)
TT

The Moscow Times: Rus General Surovikin, Wagner isyanı bağlamında gözaltına alındı

Rus General Sergey Surovikin (Reuters)
Rus General Sergey Surovikin (Reuters)

Rusya Savunma Bakanlığı’na yakın iki kaynak, Ukrayna’daki Rus kuvvetlerinin eski komutanı General Sergey Surovikin’in gözaltına alındığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın The Moscow Times gazetesinden aktardığı habere göre, kaynaklardan biri, “Yetkililerle durumu pek iyi gitmiyordu. Bundan daha fazlasını söyleyemem” dedi.

İkinci kaynak ise, Surovikin’in, Wagner Grubu lideri Yevgeniy Prigozhin’in isyanı bağlamında gözaltına alındığını söyleyerek, “Görünüşe göre, Surovikin ayaklanma sırasında Prigojin’in tarafını seçti ve onu yakaladılar” diye konuştu.

Generalin şu anda nerede olduğu sorulduğunda ise kaynak şu yanıtı verdi; “Bu bilgi hakkında dahili kanallarımız aracılığıyla bile yorum yapmıyoruz.”

Savunma Bakanlığı, Surovikin’in gözaltına alındığına dair haberlerle ilgili henüz yorum yapmadı.

Surovikin, Prigojin’in Rusya’nın askeri liderliğine karşı silahlı bir isyan başlattığı Cumartesi gününden bu yana kamuoyu önünde görünmüyordu.

Ne olmuştu?

Ukrayna’daki Rus askeri operasyonlarının komutan yardımcısı General Surovikin’in, paralı asker grubu Wagner’in lideri Yevgeny Prigojin’in, Rus askeri liderliğine karşı isyan etme planlarından önceden haberdar olduğu iddia edildi.

Şarku’l Avsat’ın New York Times gazetesinden aktardığı haberde, bu konuda ABD istihbarat bilgileri hakkında brifing alan ABD’li yetkililerden alıntı yapıldı.

Haberde, “Yetkililer, General Surovikin’in hafta sonu Prigojin’in isyan hareketini planlanmasına yardım edip etmediğini öğrenmeye çalışıyorlardı” denildi.

Yetkililerin konuyla ilgili ABD istihbaratına bilgi vermesi, Wagner liderinin üst seviyelerde ne gibi bir desteğe sahip olduğu konusunda sorulara yol açtı.

Prigojin, Wagner askerlerinin hafta sonu başlayan kısa süreli isyanını sona erdiren bir anlaşma kapsamında, Salı günü Belarus’a sürgüne gitti ve Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus ordusunu iç savaşı önlediği için övdü.

ABD’li yetkililer, diğer Rus askeri liderlerinin de Prigojin’i desteklemiş olabileceğine dair işaretler olduğunu söyledi.

Söz konusu yetkililere göre, Prigojin iktidardaki diğer kişilerden yardım geleceğine inanmasaydı, ayaklanmayı başlatmazdı.

Ekim ayında Ukrayna’daki operasyonların tüm sorumluluğu Sorovikin’e verildi. Ancak Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ocak ayında Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov’u Ukrayna’daki askeri birlikler komutanı olarak atadığını duyurdu.

Sorovikin de, Gerasimov’un yardımcısı olarak görevlendirildi.



Washington savaş hedeflerini yeniden belirliyor

ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln", ABD'nin İran'a uyguladığı ambargoya destek amacıyla Arap Denizi'ni geçti (Arşiv-CENTCOM)
ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln", ABD'nin İran'a uyguladığı ambargoya destek amacıyla Arap Denizi'ni geçti (Arşiv-CENTCOM)
TT

Washington savaş hedeflerini yeniden belirliyor

ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln", ABD'nin İran'a uyguladığı ambargoya destek amacıyla Arap Denizi'ni geçti (Arşiv-CENTCOM)
ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln", ABD'nin İran'a uyguladığı ambargoya destek amacıyla Arap Denizi'ni geçti (Arşiv-CENTCOM)

Washington, İran’la savaşta önceliklerini yeniden belirledi. ABD Başkanı Donald Trump, dün Hazine Bakanı Scott Bessent’in Newsmax’e yaptığı açıklamaları yeniden paylaşarak, bakanın İran’a yönelik, “ülkelerin ekonomik izolasyonu tarihinde eşi benzeri görülmemiş” önlemler uygulanacağı yönündeki tehdidini benimsediğine dair açık bir siyasi mesaj verdi.

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ise savaşta Washington’un önceliğinin Amerikalılar için petrol fiyatlarını düşük tutmak olduğunu, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellemenin ise ikinci sırada geldiğini söyledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu açıklama, savaşın odağının artık Hürmüz Boğazı’nın kontrolüne kaydığını gösteriyor. Tahran, hayati önem taşıyan deniz geçişini kapatmasının ardından boğazın yeniden açılmasını müzakerelerin gündeminin en üst sırasına taşıdı.

Vance’in son açıklamaları, Trump’ın şu aşamada tercih ettiği ve İran’a ekonomik baskı uygulamaya dayanan daha temkinli yaklaşımı doğruluyor.

Ekonomik baskıya ağırlık verilmesi kararı, diplomatik sürecin çıkmaza girmiş göründüğü bir dönemde geldi. Washington ve Tahran, boğazın yeniden açılması konusunda kendi şartlarında ısrar ediyor.

Bessent, gelecek hafta açıklanacağını söylediği yeni önlemlerin ayrıntılarını paylaşmadı. Ancak bakanın çizdiği strateji, geleneksel yaptırım uygulamasının ötesine geçiyor. Strateji, İran’ın finansal kanallarının sıkıştırılması ile deniz ablukasının sürdürülmesini birleştirirken para, ticaret ve enerji alanlarını da baskı cephesinin unsurları haline getiriyor.

Bu gelişmeler, Washington’un Tahran’a karşı “maksimum ekonomik baskı” politikasına başvurmaya karar verdiğini gösteriyor.


İranlı yetkiliden Trump'ın açıklamalarına cevap: Tahran, Amerikan tehditlerine boyun eğmeyecektir

Kazım Gharibabadi, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı (AP)
Kazım Gharibabadi, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı (AP)
TT

İranlı yetkiliden Trump'ın açıklamalarına cevap: Tahran, Amerikan tehditlerine boyun eğmeyecektir

Kazım Gharibabadi, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı (AP)
Kazım Gharibabadi, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı (AP)

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Tahran’ın Washington’un tehditleri veya güç gösterileri karşısında geri adım atmayacağını söyledi. Garibabadi’nin açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı “ABD toprağı” ilan edeceğini söylemesinin ardından geldi.

Trump’ın açıklamalarına yanıt veren Garibabadi, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu stratejik su yolu, İran’ın yetkisi dışında açılmayacak veya kapatılmayacak” ifadelerini kullandı.


Kuzey Kore'nin Japonya politikası: "Çin'le tek cephe olacaklar"

Kuzey Kore son dönemde balistik füze denemelerini de hızlandırdı (Reuters)
Kuzey Kore son dönemde balistik füze denemelerini de hızlandırdı (Reuters)
TT

Kuzey Kore'nin Japonya politikası: "Çin'le tek cephe olacaklar"

Kuzey Kore son dönemde balistik füze denemelerini de hızlandırdı (Reuters)
Kuzey Kore son dönemde balistik füze denemelerini de hızlandırdı (Reuters)

Kuzey Kore'nin son dönemde Japonya karşıtı söylemlerini artırması dikkat çekiyor.

Reuters'ın analizine göre Pyongyang yönetimi Japonya'nın hem askeri kapasitesini artırmasını hem de ABD ve Güney Kore'yle savunma işbirliğini güçlendirmesini endişeyle takip ediyor.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un kız kardeşi Kim Yo-jong, geçen haftaki açıklamasında Tokyo yönetiminin artık bölgede "askeri güç" haline geldiğini savunmuştu.

Pyongyang ayrıca ABD ve Güney Kore'nin 17-27 Ağustos'ta düzenlediği Ulchi Özgürlük Kalkanı tatbikatını eleştirerek Washington, Tokyo ve Seul'un işbirliğinin "nükleer ittifaka" dönüştüğünü öne sürmüştü.

ABD ve Güney Kore'nin ortak nükleer denizaltı projesi de Kuzey Kore'nin tepkisini çekmişti. Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey yetkili Jang Kum-chol, Seul'un böyle bir denizaltına sahip olmasının "Asya-Pasifik'te domino etkisi yaratacağını" söylemişti.

Diğer yandan II. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan ABD-Japonya güvenlik ittifakı, Tokyo'nun savunma politikasının temel taşını oluşturuyor. Yaklaşık 50 bin Amerikan askerine ev sahipliği yapan Asya devi, ABD'nin dünyada en fazla birlik konuşlandırdığı yabancı ülke.

Tokyo yönetiminin ölümcül silah ve savunma ekipmanlarının yabancı ülkelere satışı üzerindeki kısıtlamaları esnetmesi de tartışma yaratmaya devam ediyor.

Japonya bu adımların savunma amaçlı olduğunu ileri sürerken Çin, ülkenin saldırı kapasitesini artırmak istediğini iddia ediyor.

Ancak uzmanlara göre Kuzey Kore'nin Japonya karşıtı söyleminin asıl hedefi daha geniş bir blok.

Seul'deki Ewha Kadın Üniversitesi'nden Park Won-gon, Pyongyang'ın bölgeyi "ABD-Güney Kore-Japonya'ya karşı Kuzey Kore-Çin-Rusya" şeklinde iki rakip blok olarak göstermeye çalıştığını söylüyor. Bu stratejiyle Kuzey Kore'nin Çin ve Rusya'dan daha fazla destek almak, diplomatik izolasyondan çıkmak ve nükleer silahların gerekliliğine ilişkin argümanlarını güçlendirmek istediğini savunuyor.

Güney Kore gazetesi Korea Times'ın analizinde de Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi'nin, 19-20 Ağustos'ta Güney Kore'yi ziyaret etmeye hazırlandığı hatırlatılıyor.

Güney Kore'deki Kyungnam Üniversitesi'nden Lim Eul-chul, Pyongyang'ın görüşme öncesinde elini güçlendirerek "Çin'le sağlam bir Japonya karşıtı cephe oluşturmak istediğini" söylüyor.

Independent Türkçe, Reuters, Korea Times