Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İslam dininin ileri gelenleri için yıllık kabul töreni düzenledi

Veliaht Prens, ülkesinin kuruluşundan bu yana Haremeyn-i Şerîfeyn’e hizmet etmek ve bu yerlerle ilgilenmekle şereflendirildiğini bir kez daha vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İslam dininin ileri gelenleri için yıllık kabul töreni düzenledi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, ülkesinin, kuruluşundan bu yana Yüce Allah tarafından Haremeyn-i Şerîfeyn’e (Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi) hizmet etmek ve bu yerlerle ilgilenmekle şereflendirildiğini bir kez daha vurguladı. Ülkesinin “bunu önceliklerinin başında tuttuğunu ve Rahman’ın misafirlerine rahatlık ve güvence sağlamak için her türlü çabayı sarf ederek bütün olanaklarını kullandığını” belirtti.

Bu ifadeler Veliaht Prens’in, Mina Sarayı’ndaki Kraliyet Divanı’nda ülke liderleri, İslam dininin ileri gelenleri, Hâdimü’l-Haremeyn’in misafirleri, devlet kurumları ve bu yıl hac vazifesini yerine getiren hacıların işlerinden sorumlu heyet ve ofis başkanları için Kral Selman bin Abdulaziz adına dün düzenlenen yıllık törendeki konuşmasında dile getirildi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman konuşmasında “Hâdimü’l-Haremeyn Kral Selman bin Abdulaziz adına, sizi Beytu’l-Haram yakınlarından selamlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Beytullah hacıları ve İslam ümmetinin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor Cenab-ı Allah’tan bizim, sizin ve evine gelen hacıların salih amellerini kabul etmesini, haclarını kabul etmesini, çabalarını mükafatlandırmasını ve günahlarını bağışlamasını niyaz ederiz” dedi.

swe
Prens Muhammed bin Selman yıllık törende konuşma yaparken (SPA)

Veliaht Prens “Suudi Arabistan Krallığı kuruluşundan beri Yüce Allah tarafından Haremeyn-i Şerîfeyn’e hizmet etmek ve bu yerlerle ilgilenmekle şereflendirilmiştir. Krallık bunu önceliklerinin başında tutmuş ve Rahman’ın misafirlerine rahatlık ve güvence sağlamak için her türlü çabayı sarf ederek bütün olanaklarını kullanmıştır” dedi. Veliaht Prens ayrıca “Allah’tan bizim ve İslam ümmetinin güvenliğini ve selametini daim kılmasını diliyoruz. Cenab-ı Hak’tan, evine gelen hacıları bu mübarek günlerde hac ibadetlerini tamamlamaya muvaffak kılmasını ve onları sağ salim evlerine ulaştırmasını niyaz ederiz” ifadelerini kullandı.

Veliaht Prens, törenin başında devlet başkanları ve liderlerle el sıkıştı. Bunlar; Malezya Kralı Sultan Abdullah Ri’ayatuddin el-Mustafa Billah Şah, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin Çuppu, Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi, Maldivler Devlet Başkan Yardımcısı Faysal Nasim, Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Lübnan Başbakanı Muhammed Necib Azmi Mikati, Somali Başbakanı Hamza Abdi Berri, Nijer Başbakanı ve Hükûmet Başkanı Ouhoumoudou Mahamadou, Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye ve bazı Müslüman ülkelerin parlamento başkanları.

awd
Veliaht Prens, Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin Çuppu ile tokalaşırken (SPA)

Hac ve Umre Bakanı ve Hacılara Hizmet Programı Komitesi Başkanı Dr. Tevfik er-Rabia ise yaptığı konuşmada, hacıların manevi yolculuklarının tüm duraklarında kaliteli hizmetlerden yararlandığını belirtti. Bu hizmetlerle ilgili çalışmaların geçen yılki hac mevsiminin sona ermesiyle başladığına işaret etti. Haremeyn-i Şerîfeyn’e ve ziyaretçilerine yönelik dini ve vatani sorumluluklarından hareketle, bu cömert vatanın kız ve erkek evlatlarının öncülüğünde, Vizyon 2030 liderliğindeki iddialı dönüşüm projeleri kapsamında, hem yönetim hem de halkın Krallığın asil tarihi itibar ve sorumluluğunun bir uzantısı olarak 40’tan fazla devlet sektörünün bu hizmetleri yerine getirmede görev aldığını ifade etti.

Bakan “Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı’nın hedeflerinin hayata geçirilmesi doğrultusunda Veliaht Prens’in yönlendirmeler yaparak gelişmeleri sürekli takip ettiğini” belirtti. Amacın “tüm Müslümanların Mekke ve Medine’ye erişimini kolaylaştırmak ve umre ve ziyaretlerini gerçekleştirmelerini sağlamak” olduğunu kaydetti. Bu doğrultuda “prosedürlerin basitleştirilmesi, vize sistemlerinin geliştirilmesi ve çeşitli dillerde hizmet veren ortak bir platformda dijitalleştirilmesi” gibi adımlar atıldığına işaret etti. Bakan “bu çabalar sonucunda, bu yıl Suudi Arabistan’a gelen umre ziyaretçisi sayısının 10 milyonu aşarak tarihi bir rekor kırdığına” dikkat çekti.

sewf
Hac ve Umre Bakanı ve Hacılara Hizmet Programı Komitesi Başkanı Dr. Tevfik er-Rabia törende konuşma yaparken (SPA)

Bakan Rabia, bu yıl ilk kez dışarıdan gelen hacılara hizmet için adil rekabetin başlatıldığını ve Mekke Yolu girişiminin kapsamının genişletildiğini belirtti. Bu girişimden bugüne kadar yedi ülkenin ve 400 binden fazla hacının yararlandığını kaydetti. Hacıların ve ziyaretçilerin dini ve kültürel deneyimlerini zenginleştirmek için ortaklarla iş birliği yaparak, İslam tarihi mekanlarını ve kültürel zenginleşme mekanlarını yenilemek için çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çekti. Gelecek birkaç yıl içinde Hz. Muhammed’in hayatını anlatan 100’den fazla tarihi mekân ve sergi açılması planlandığına işaret etti. Ayrıca, Rahman’ın misafirlerine hizmet eden insani yeteneklerin, hükümet, özel sektör ve kâr amacı gütmeyen sektörlerde kullanılması üzerinde çalışılacağını belirtti.

Şeyh Muhammed en-Nahvi, Dünya İslam Birliği (Rabıta) adına yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın hac mevsimlerini yönetme, Rahman’ın misafirlerine hizmet etme ve bu hizmetleri üst düzeyde yenileme ve geliştirme çabalarını övgüde bulundu. Aynı zamanda, Rabıta’nın Suudi Arabistan’dan aldığı destek ve güçle İslam dünyası ve Müslümanlara hizmet etme konusundaki dünya çapındaki rolünün belirginleştiğini ifade etti. Mekke Belgesi’nin, İslam dünyası alimlerinin yolculuğunda bir değişim yarattığına, her iki dünyada da gurur duyulacak bilimsel ve entelektüel bir fener olduğuna ve İslam dünyasındaki dini kurumlarda eğitim metodu ve materyali olarak kullanıldığına dikkat çekti.

swefde
Şeyh Muhammed el-Hafız en-Nahvi, Rabıta adına konuşma yaptı (SPA)

Ürdün, Vakıflar, İslamî İşler ve Mukaddesat Bakanı Muhammed el-Halayile, hac işleri ofisleri başkanları adına yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan hükümetinin hacılara hizmet etme ve ibadetlerini kolaylıkla yerine getirmelerini sağlama hedefi doğrultusunda gösterdiği büyük çabaları takdirle karşılayarak şükranlarını sundu. Bakan, “Bugün Suudi Arabistan Krallığı’nın hacıları kabul etmek, onlara hizmet etmek ve desteklemek için yaptığı büyük başarılara tanık oluyoruz. Cenab-ı Hakk’ın Müslümanlar’a verdiği en büyük nimetlerinden biri de hac farizasını yerine getirmeleri için yolculuklarını ve ikametlerini kolaylaştıracak her şeyi onlara sunan kardeşleri hazırlamasıdır” dedi. Bakan ayrıca, hacıların her yıl dünyanın dört bir yanından gelip buluştuğu, birbirlerini tanıdıkları, Allah’ı andıkları ve ibadet ve dua yoluyla O’na yaklaştıkları Mekke ve Medine’de Müslümanların kutsal yerlerine ev sahipliği yapması nedeniyle Suudi Arabistan’ın İslam’ın direği olarak kabul edildiğine işaret etti.

sa
Ürdün, Vakıflar, İslamî İşler ve Mukaddesat Bakanı Muhammed el-Halayile, hac işleri ofisleri başkanları adına konuşma yaparken (SPA)

Bu konuşmanın ardından herkes Veliaht Prens’e selam verdi ve kabul töreninin kapanışında birlikte öğle yemeği yediler.

Kabul törenine: Prens Turki bin Faysal bin Abdulaziz, Prens Mansur bin Suud bin Abdulaziz, Prens Suud bin Saad bin Abdulaziz, Prens Sattam bin Suud bin Abdulaziz, Prens El-Velid bin Talal bin Abdulaziz, Prens Dr. Bender bin Abdullah bin Turki, Prens Faysal bin Bender bin Halid bin Abdulaziz, Prens Mutaib bin Suud bin Saad, Hâdimü’l-Haremeyn’in özel danışmanı Prens Sultan bin Selman bin Abdulaziz, Prens Dr. Muhammed bin Selman bin Muhammed, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Dr. Turki bin Suud bin Muhammed, Prens Dr. Suud bin Selman bin Muhammed, El-Baha Bölgesi Emiri Prens Dr. Husam bin Suud bin Abdulaziz, Prens Nevaf bin Nasır bin Abdulaziz, Prens Mansur bin Nasır bin Abdulaziz, Prens Abdülaziz bin Ahmed bin Abdulaziz, Prens Dr. Bender bin Selman bin Muhammed, Prens Halid bin Turki bin Faysal, Prens Fahd bin Halid bin Abdullah, Prens Suud bin Mişal bin Abdulaziz, Prens Suud bin Abdullah bin Abdulaziz, Bakanlar Kurulu üyesi Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Mekke Emiri Yardımcısı Prens Bender bin Sultan bin Abdulaziz, Taif Valisi Prens Suud bin Nehar bin Suud bin Abdulaziz, Mekke Bölgesi Emirliği’nin Haklardan Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Prens Faysal bin Muhammed bin Saad, Cidde Valisi Prens Suud bin Abdullah bin Celavi, Spor ve Gençlik Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki bin Faysal bin Abdulaziz, İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayef bin Abdulaziz, Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Prens Bender bin Faysal bin Bender bin Abdulaziz, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender bin Abdulaziz, Prens Abdullah bin Halid bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Suud bin Turki bin Faysal bin Abdulaziz, Prens Mişal bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Saad bin Abdullah bin Abdulaziz, Prens Meşhur bin Abdullah bin Abdulaziz, Prens Abdulmecid bin Abdullah bin Abdulaziz, Prens Sultan bin Abdullah bin Abdulaziz ve Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah gibi davetliler katıldı.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.