Suudi Arabistan Sağlık Bakanı: Bu yılki Hac sağlık planları başarılı oldu ve herhangi bir salgın yaşanmadıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/4410116-suudi-arabistan-sa%C4%9Fl%C4%B1k-bakan%C4%B1-bu-y%C4%B1lki-hac-sa%C4%9Fl%C4%B1k-planlar%C4%B1-ba%C5%9Far%C4%B1l%C4%B1-oldu-ve-herhangi
Suudi Arabistan Sağlık Bakanı: Bu yılki Hac sağlık planları başarılı oldu ve herhangi bir salgın yaşanmadı
Hacılar kutsal mekanlarda sorunsuz bir şekilde hareket etti (Fotoğraf: Saad Dusari)
Suudi Arabistan, bu yıl Hac mevsimi planlarının başarılı olduğunu ve hacı sayısının yeni tip koronavirüs salgını öncesine dönmesiyle birlikte halk sağlığına yönelik herhangi bir salgın veya tehdit bulunmadığını duyurdu.
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud, Mekke’de Devlet Güvenlik Başkanlığı ve bakanlık çalışanlarının yanı sıra bu yılki Hac mevsiminde güvenlik çabalarına katılan askeri güçleri kabul etti.
Aynı zamanda Yüksek Hac Komitesi Başkanı olan Prens Abdulaziz, tüm askeri ve güvenlik sektörleri arasındaki entegre çalışmanın, bu yılki güvenlik ve organizasyon planlarının başarısına büyük katkı sağladığını söyledi.
Prens Abdulaziz bin Suud, güvenlik ve askeri sektörlerin liderlerine hitaben konuşuyor (SPA)
Hac mevsimlerinde güvenlik güçlerinin görevlerini yerine getirmelerine destek olmak olan ileri teknolojilerin önemine vurgu yapan İçişleri Bakanı, bu yıl hac mevsiminde yapay zeka uygulamalarından yararlanma konusunda kaydedilen ilerlemenin saha performansının kalitesini artırdığını söyledi.
Kamu Güvenliği Direktörü ve Hac Güvenlik Komitesi Başkanı Korgeneral Muhammed bin Abdullah Bessami ise, katılımcı güvenlik sektörlerinin, güvenlik planlarının başarısı için tüm taraflarla entegre olarak tüm olasılıkları sağlamaya çalıştığını ve bunun da olumlu sonuçların alınmasına katkıda bulunduğunu dile getirdi.
Bessami, bu yılki yıllık hac ziyaretindeki en önemli kazanımlardan birinin, hacıların güvenliğini ve emniyetini sağlamaya yardımcı olan, Mescid-i Haram ve kutsal mekanlardaki kalabalıkları yönetme ve organize etmede yapay zeka kullanmak olduğunu sözlerine ekledi.
İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud ve Kamu Güvenliği Direktörü ve Hac Güvenlik Komitesi Başkanı Korgeneral Muhammed bin Abdullah Bessami (SPA)
Öte yandan, Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Fahd el-Celacil, Mina’daki Komuta Kontrol Merkezi’nden yaptığı açıklamada, “Kral Selman’ın büyük desteği ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın takibiyle, bu yılki Hac sağlık planlarının başarılı oldu ve halk sağlığına yönelik herhangi bir salgın veya tehdit olmadı” dedi.
Hacılar entegre sağlık hizmetlerinden yararlandı (SPA)
Planların başarısını tüm devlet kurumları arasındaki entegrasyona ve hac mevsimine yönelik erken hazırlığa bağlayan Celacil, “Tüm sağlık sektörlerinden 36 binden fazla sağlık kadrosunun yardımı ve 7 bin 600’den fazla gönüllünün desteğiyle 354’ten fazla sağlık tesisi hacılar için hizmet vermeye hazırlandı” ifadelerini kullandı.
Bakan, bu yılki yıllık hac ziyaretinde 400 binden fazla hacının sağlık hizmeti aldığını, bunlardan 50’sinin açık kalp ameliyatı geçirdiğini, 800’üne kalp kateteri takıldığını ve bin 600’den fazlasının diyalize girdiğini ve sıcak çarpmasıyla ilgili yaklaşık 8 bin vatandaşın tedavi edildiğini ekledi.
Celacil, SEHA sanal hastanesi üzerinden 4 binden fazla hacıya sanal hizmet sağlandığı bilgisini de verdi.
Bir güvenlik görevlisi, aşırı sıcaklardan rahatsız olan bir hacının kafasını suyla yıkıyor (Fotoğraf: Ali Hamej)
Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanı Şeyh Dr. Abdurrahman es-Sudeysi, bu yılki Hac mevsimine yönelik planlarının başarılı olduğunu söyleyerek, “Bugün hacılar, entegre bir organizasyon ve denetleme hizmetleri sisteminin ortasında veda tavafını gerçekleştiriyor” dedi.
Veda tavafını gerçekleştiren hacılar (SPA)
Son donanımlara sahip General Syndicate of Cars otobüsleriyle Mekke’den ayrılmaya başlayan hacılar, Suudi liderliğine, her seviyede gördükleri benzeri görülmemiş tesis ve hizmetler için teşekkür ve takdirlerini ifade ettiler.
Mekke’den ayrılmak üzere otobüse binmeden önce el sallayan bir hacı (SPA)
Muhammed bin Selman ve Zelenskiy bölgesel gelişmeleri ve Ukrayna krizini görüştülerhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5255796-muhammed-bin-selman-ve-zelenskiy-b%C3%B6lgesel-geli%C5%9Fmeleri-ve-ukrayna-krizini-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Ft%C3%BCler
Muhammed bin Selman ve Zelenskiy bölgesel gelişmeleri ve Ukrayna krizini görüştüler
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesi sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile Ortadoğu'daki askeri gerilim ve Ukrayna krizindeki son gelişmeler de dahil olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında görüştü.
Suudi Arabistan Basın Ajansı'nda (SPA) bu sabahı yer alan habere göre Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Cidde'deki görüşmelerinde iki ülke arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirdiler.
Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban; Çevre, Su ve Tarım Bakanı Mühendis Abdulrahman el-Fadli; Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan ve Ukrayna Büyükelçisi Muhammed el-Bereke katıldı.7
Cidde'deki toplantıya katılan Suudi yetkililer (SPA)
Ukrayna tarafından ayrıca Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rustem Omerov; Cumhurbaşkanlığı İdaresi Birinci Genelkurmay Başkan Yardımcısı Serhiy Kyslytsya; Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı Korgeneral Andriy Hanatov; Suudi Arabistan Büyükelçisi Anatoliy Petrenko ve Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkan Yardımcısı David Aloyan hazır bulundu.
Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığına göre Zelenskiy, dün akşam Cidde'ye (Suudi Arabistan'ın batısı) geldi ve Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı'nda Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Mişel bin Abdulaziz; Cidde Belediye Başkanı Salih el-Turki; her iki ülkenin büyükelçileri ve bir dizi diğer yetkili tarafından karşılandı.
Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin Perşembe günü Cidde’ye varışı sırasında (Mekke Bölgesi Emirliği)
Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, uçağı Cidde'ye indikten sonra resmi X sosyal medya hesabından şunları yazdı: "Suudi Arabistan'a ulaştım. Önemli görüşmeler planlandı." Sözlerine şöyle devam etti: "Desteğiniz için teşekkür ederiz ve güvenliği sağlamak için bizimle çalışmaya hazır olanları destekliyoruz."
Zelenskiy, bu ayın başlarında Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın Suudi Arabistan'a yönelik açık saldırılarını kınadığını, Kiev'in Riyad ile dayanışma içinde olduğunu ve topraklarını korumak için alınan her türlü önlemi desteklediğini ifade etmişti.
Körfez ülkeleri, yapılacak her türlü görüşmeye dahil edilmekte ısrar ediyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5255757-k%C3%B6rfez-%C3%BClkeleri-yap%C4%B1lacak-her-t%C3%BCrl%C3%BC-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeye-dahil-edilmekte-%C4%B1srar-ediyor
El-Budeyvi'ye göre, İran savaş sırasında füzelerinin %85'ini Körfez ülkelerine fırlattı (Körfez İşbirliği Konseyi)
Riyad: Abdulhadi Habtur & İbrahim Ebu Zayid:Şarku'l Avsat
TT
Riyad: Abdulhadi Habtur & İbrahim Ebu Zayid:Şarku'l Avsat
TT
Körfez ülkeleri, yapılacak her türlü görüşmeye dahil edilmekte ısrar ediyor
El-Budeyvi'ye göre, İran savaş sırasında füzelerinin %85'ini Körfez ülkelerine fırlattı (Körfez İşbirliği Konseyi)
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan mevcut krizi çözmeye yönelik her türlü görüşme veya anlaşmaya Körfez ülkelerinin de dahil edilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Bu krizden sonra Ortadoğu haritasını değiştirmeyi amaçlayan her türlü bölgesel çerçeve, girişim veya düzenleme kesinlikle reddedilmektedir" uyarısında bulundu.
Dün Riyad'da bir dizi Arap ve yabancı büyükelçiye verdiği brifingde el-Budeyvi, dünyanın dört bir yanındaki ortak ve dost ülkelere, İran'dan Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine yönelik saldırılarını derhal ve koşulsuz olarak durdurmasını talep eden mesaj göndermeleri çağrısında bulundu.
Kuveyt, İran'la bağlantılı bir hücrenin tutuklandığını duyururken, Bahreyn de Tahran için casusluk yapmakla suçlanan kişilerin yargıya sevk edildiğini açıkladı.
Körfez savunmaları İran saldırılarına karşı koymaya devam etti; Suudi Arabistan savunması dün Doğu Bölgesi'nde 37 insansız hava aracını imha etti.
Araçlar Suudi Arabistan ile Bahreyn’i birbirine bağlayan Kral Fahd Köprüsü’nden geçiş işlemlerini tamamlıyor (SPA)
Küresel tedarik zincirlerinin benzeri görülmemiş sınavlarla karşı karşıya kaldığı, dünyanın en kritik geçitlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’nda aksamalara neden olduğu bir dönemde, Suudi Arabistan, ticaretin kesintisiz akışını garanti altına alan ve ülkenin lojistik altyapısını bir “can damarı” hâline getiren üstün bir ulaşım sistemini ortaya koydu. 2021 yılında Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından başlatılan Ulusal Taşımacılık ve Lojistik Stratejisi sayesinde Riyad, kıtaları birbirine bağlayan bir altyapı mühendisliğini hayata geçirerek mevcut jeopolitik zorlukları pratik bir başarıya dönüştürdü; kriz yönetimi ve acil tahliye operasyonlarında yüzde 97’nin üzerinde başarı oranı sağladı.
Sistemin ilk temelleri, Suudi Arabistan’ı üç kıtayı birbirine bağlayan küresel bir merkez hâline getirmek amacıyla atıldı. Uluslararası büyük şirketlerle ortaklaşa geliştirilen lojistik bölgeler ve hava, kara ve deniz taşımacılığında hızlandırılmış ihracat ve tedarik prosedürleri sayesinde hükümet, mal, hizmet ve enerji akışının kesintisiz olmasını güvence altına aldı; böylece ülke altyapı geliştiriciliğinden, küresel ekonomik istikrarın güvence altına alınmasında kilit aktöre dönüştü.
Hava ulaşımında hazırlık
Bu hazır durum yalnızca ticari alanla sınırlı kalmadı; insani kriz yönetiminde de etkinlik sağlandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Lojistik uzmanı Hassan Al Halil, “Hava taşımacılığı artık acil durum müdahalelerinin temel motoru haline geldi; hızlı tahliye operasyonlarının yüzde 70-80’ini hava yolu taşımacılığı oluşturuyor. 500-2000 kişilik büyük tahliyeler ise deniz taşımacılığı ile gerçekleştiriliyor. Müdahale süresi 24-72 saat arasında değişiyor, bu da gelişmiş operasyonel hazır olmayı gösteriyor” dedi.
Al Halil, operasyonların sıkı sağlık kontrolleri ve yolculuk sırasında verilen bakım ile entegre bir kurumsal koordinasyon içinde yürütüldüğünü vurguladı. Ancak yoğun hava yolları ve uçuş sürelerindeki yüzde 20-30 artış, uluslararası sistem farklılıkları ve kriz bölgelerindeki altyapı yetersizlikleri nedeniyle etkinlik yüzde 40’a düşebiliyor. Yine de Suudi Arabistan, operasyonel esnekliği ve acil durum planları sayesinde başarı oranını yüzde 97’nin üzerinde tutuyor; sistem sadece kriz yönetimi için değil, aynı zamanda mal, hizmet ve enerji akışının sürdürülebilirliği için stratejik bir model oluşturuyor.
Yanbu Limanı ve deniz taşımacılığı
Hava taşımacılığı kadar deniz taşımacılığı da jeopolitik alternatif olarak öne çıktı. Kızıldeniz limanları, özellikle Yanbu Limanı, Hürmüz Boğazı’ndan geçen yüklerin yönlendirilmesinde stratejik bir şerit hâline geldi. Doğu-Batı Petrol Boru Hattı ile entegre çalışmaları sayesinde Suudi Arabistan, ihracatını gergin bölgelere kaydırmadan sürdürebiliyor.
Yanbu Güney ve Kuzey terminallerinden günlük ortalama 4,4 milyon varil ham petrol ihraç edilirken, bu rakamı 5 milyon varile çıkarmayı hedefliyor. Limanların etkinliği, nakliye maliyetlerini yüzde 58 oranında düşürdü ve rüzgar türbinleri gibi büyük hacimli kargoların hızlı sevkiyatına imkan sağladı.
İhracat rotalarının çeşitlendirilmesi
Al Halil, ihracat rotalarının akıllıca çeşitlendirilmesinin tıkanma noktalarına maruz kalmayı yüzde 40 oranında azalttığını belirtti. Bu sayede küresel nakliye maliyetlerindeki yüzde 50’lik artış ve jeopolitik risk sigorta primleri minimize edildi. Gemi gecikmelerindeki 3-10 günlük artışa rağmen Suudi limanlarının verimliliği ve geçici muafiyetler, duraklama sürelerini yüzde 25 oranında düşürdü ve nakliye fiyatlarının dalgalanmasını azalttı.
Suudi Arabistan Demiryolları’na ait bir yolcu treni (SPA)
Kara ve demiryolu taşımacılığı
Suudi Arabistan, kara taşımacılığıyla bölgesel bir dağıtım merkezi hâline geldi; 500 binin üzerindeki kamyon filosu ve SAR tren hattının günlük 2 bin 500 konteyner taşıma kapasitesiyle Körfez ülkelerine mal sevkiyatı gerçekleştiriliyor. Bu entegrasyon, sadece ticari akışı değil, bölgesel bağları da güçlendiriyor; örneğin Kuveytli vatandaşlar Riyad’dan kara yolu ile taşınırken, Irak’tan Arar Havalimanı’na uçuşlar ile yolcu hareketi destekleniyor.
Körfez’de deniz bağlantıları
Suudi limanları, Körfez’de alternatif bir stratejik deniz bağlantısı olarak öne çıkıyor. Suudi Limanlar İdaresi (Mawani), Dammam-Şarika arasında çok modlu taşımacılığı sağlayan bir köprü kurarken, Bahreyn ile Kral Abdulaziz Limanı ve Halife Bin Selman Limanı arasındaki Gulf Shuttle hizmeti, yılda 105 milyon ton kapasiteye sahip liman altyapısı üzerinden ticari akışı hızlandırıyor.
Ayrıca SAR tren hattı, Doğu Bölgesi limanlarını sınır kapısına bağlayarak Ürdün ve kuzey ülkeleri ile ticaret akışını güçlendirdi.
Yolcu taşımacılığı ve insanî destek
Sistem, insani ve bölgesel boyutlarda da etkili. Kuveytli vatandaşların kara yoluyla taşınması ve Irak’tan Arar Havalimanı’na uçuşlar, yüzde 97’yi aşan operasyonel başarı oranıyla gerçekleştiriliyor.
Akıllı kriz yönetimi ve maliyet azaltımı
Yetkililer, gemilere geçici muafiyetler tanıyarak duraklama sürelerini yüzde 25 oranında azaltıp maliyetleri düşürdü. Deniz taşımacılığı maliyetleri yüzde 8-18 düşerken, nakliye fiyatlarındaki dalgalanmalar yüzde 10-20 arasında azaldı.
Bölgesel gıda güvenliği
Aynı zamanda sınır kapıları, özellikle Ebu Samra, Katar’a mal akışını güvence altına alarak bölgesel gıda güvenliğine katkı sağladı. 25’ten fazla ülkeden tedarik çeşitlendirmesi ve bazı ürünlerde 12 aylık stratejik stoklar, yüzde 95’in üzerinde bulunabilirlik sağladı.
Shuttle taşımacılığı ve demiryolu Lojistiği
Lojistik ve tedarik zinciri uzmanı Naşmi Al Harbi, demiryolu bağlantılarının artık tamamlayıcı değil, stratejik bir can damarı olduğunu vurguladı. Şubat 2026’da Riyad-Doha hızlı tren projesi onaylanarak yolculuk süresi iki saate düşürüldü ve KİK ülkeleri arasında temel mal akışı kesintisiz hâle geldi.
Shuttle taşımacılığı, yüksek frekanslı küçük gemilerle limanlar arasında hızlı transfer sağlayarak maliyet yapısını ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdi. DHL ve Maersk’in Riyad’daki lojistik yatırımları, Suudi Arabistan’ın uluslararası şirketler için güvenli bir lojistik merkez hâline gelmesini pekiştirdi. Ülke, Dünya Bankası Lojistik Performans Endeksi’nde 17 basamak yükselerek 38. sıraya ulaştı.
Sonuç
Tüm bu adımlar, Suudi Arabistan’ın yalnızca geçici bir kriz yönetimi yapmadığını, aynı zamanda küresel ticaret haritasında stratejik konumunu güçlendirdiğini gösteriyor. Limanların entegrasyonu, altyapı gelişimi ve operasyonel esneklik sayesinde ülke, ticaret ve enerji akışlarını etkin bir şekilde yönlendirebilen kıtaları bağlayan bir lojistik merkezi hâline geldi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة