Yemen: Husilerin ihmali Sana’da salgın tehdidi oluşturuyor

Sana sakinleri, grubun ihmali nedeniyle kurban atıklarının birikmesinden şikayetçi

Yemen’in başkenti Sana’da bir mahallede yaşayan Yemenli bir kız çöplerin arasında yiyecek arıyor (Şarku’l Avsat)
Yemen’in başkenti Sana’da bir mahallede yaşayan Yemenli bir kız çöplerin arasında yiyecek arıyor (Şarku’l Avsat)
TT

Yemen: Husilerin ihmali Sana’da salgın tehdidi oluşturuyor

Yemen’in başkenti Sana’da bir mahallede yaşayan Yemenli bir kız çöplerin arasında yiyecek arıyor (Şarku’l Avsat)
Yemen’in başkenti Sana’da bir mahallede yaşayan Yemenli bir kız çöplerin arasında yiyecek arıyor (Şarku’l Avsat)

Yemen’in Husi işgali altındaki eski başkenti Sana’nın sakinleri, sağlık ve çevre tehlikelerine yönelik uyarılar, Husi milislerine yönelik kasıtlı ihmal suçlamaları ve grubun liderlerinin topladığı haraçları ve bağışları cephedeki üyeleri için harcamakla meşgul olmalarına yönelik şikayetlerinin ortasında, Kurban Bayramı’nın ilk gününden bu yana Sana’nın çeşitli mahalle ve sokaklarında kurbanlık kalıntılarının ve çöp yığınlarının birikmesine yönelik şikayetlerini de dile getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan şehir sakinleri, milis yetkililerinin felaketi görmezden gelmeleri, kontrol altına almamaları veya sağlık risklerini azaltmak için çalışmamaları gölgesinde, başkentin mahalle ve semtlerinin çoğunun kurban atıkları ve çöp yığınlarına tanık olduğunu söylüyor.

Şarku’l Avsat’ın kamerası işgal altındaki Yemen başkentinin bazı mahallelerini gezdi ve çöp yığınlarına karışan, birçok sakinin bayram neşelerini ve çocuklarının sağlığını bozan kurban atıklarına yönelik sahneleri belgeledi.

Husi haraçları nedeniyle bayramdan önce Sana’daki düzinelerce mezbahanın kapılarını kapatmış olması ve bayram günlerinde temizlik çalışmalarının askıya alınmış olması nedeniyle, şehir sakinleri bu durumun salgınlara yol açacağından korkuyor.

Kentin güneyindeki Hezyaz bölgesinde ikamet eden Ahmed, darbecilerin bu tehlikeli çevre sorununu çözme çağrılarını görmezden geldiğini söyledi. Bu atıkların grubun müdahalesi olmaksızın birden fazla alanda birikmesine ve kanalizasyona karışmasına dikkat çekerken, söz konusu durumun kolera, sıtma ve diğer hastalıkların yayılması için uygun bir ortam sağladığını belirtti.

Şehrin sakinlerine göre, Husi milislerinin, insani yardım kuruluşları ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarından aldığı uluslararası desteğe ek olarak, Sana’da ve başka yerlerde art arda topladığı büyük meblağlara rağmen, grubun kontrolündeki başkent, şu anda sık sık yaşanan kanalizasyon taşmasının yanı sıra çöp ve kurbanlık atıkları nedeniyle sıkıntı yaşıyor.

Sana’da yaşayanlar, Başkentin mahallelerinde ve sokaklarında kurbanlık atıkların birikmeye devam etmesi ve bunları ortadan kaldırmak ve bertaraf etmek için herhangi bir önlem alınmaması nedeniyle kendilerini etkileyebilecek çevre ve sağlık tehlikelerinden darbe makamlarını sorumlu tuttu.

Husi liderler, bayramın başlangıcından bu yana kendilerini cephedeki unsurlarını ziyaret etmeye ve savaşçılar için ayni ve nakdi yardım toplamak ve bunları konvoylar halinde cepheye göndermek çalışmaya adadı.

Bu gelişmeler, Husimilislerin kontrolleri altındaki Çalışma Ofisi aracılığıyla, ihlalleri ve rastgeleliği ortadan kaldırma bahanesiyle başkent Sana’nın farklı bölgelerindeki kaldırım satıcılarını hedef alan bir kampanya için hazırlıklar yaptığı bir zamanda geldi.

Milisler, medya araçları aracılığıyla yaklaşan kampanyasının kaldırım satıcılarına son vermeyi ve trafiği düzenlemeyi amaçladığını duyurdu. Ayrıca kampanyanın, Tahrir Meydanı, Cemal Caddesi, Ali Abdul Muğni Caddesi ve Bab el-Yemen bölgesinden başlayarak, Main Bölgesi’ndeki Eski Sana, ez-Zumar pazarları, Şeub ve Hayil Caddesi, es-Sevra’daki el-Cumhuri ve es-Sehabe sokakları ile, es-Safiye, el-Vehda, es-Seb’in, Beni Haris ve Ezal pazarlarında uygulanacağını belirtti.

Husi medyası, kampanyaya 3 binden fazla işçinin katılacağını ve işçiler, amirler, gözlemciler ve sürücülerin, Bayındırlık Dairesi’ne ait yaklaşık 307 ekipman ve makinenin dağıtıldığı çeşitli şehirlerde tüm cadde ve pazarlarda görev alacağını ifade etti.



Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.


İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.