İnternetteki en büyük savaş: Threads vs Twitter

Sanal alemden gerçek ringe: Musk vs Zuckerberg

İllüstrasyon: Nash Weerasekera
İllüstrasyon: Nash Weerasekera
TT

İnternetteki en büyük savaş: Threads vs Twitter

İllüstrasyon: Nash Weerasekera
İllüstrasyon: Nash Weerasekera

Halid el-Kassar

Bu yazı yazılırken Threads uygulaması yaklaşık 100 milyon yeni kullanıcıya ulaştı. Böylece toplumları boğan ve bu toplumların önde gelenlerini bir platformdan diğerine savuran sosyal medya alemlerindeki yüz milyonlarca kişinin arasına katıldılar.

Twitter platformundan kopyalanan yeni yazılı sohbet uygulaması, mavi kuşa büyük bir rakip olarak değil, ‘Twitter katili’ olarak tanıtıldı. Uygulamanın adı medyada büyük yankı uyandırdı. Twitter ise buna avukatı tarafından Meta'nın kurucusu Mark Zuckerberg'e gönderilen ve onu dava etmekle tehdit eden bir mektupla karşılık verdi. Zuckerberg’i ticari sırlara ve diğer çok gizli bilgilere erişimleri olan ve halen de olmaya devam eden eski Twitter çalışanlarını işe almakla suçladı. META'nın şirketler arasındaki ticari ilişkiler etiği açısından bu tür bilgileri kasıtlı olarak elde etmeyi düşünüyorsa bu, büyük bir ihmal olarak kabul edilebilir.

Threads, özellikleri arasında herhangi bir yenilik sunmamasına rağmen ‘olumlu ve yaratıcı’ paylaşımlar için ek bir alan olarak tanımlanıyor. META, Twitter platformunun Elon Musk tarafından geçtiğimiz ekim ayında satın alınmasından bu yana yaşadığı karmaşadan yararlanarak açıklamalarda bulunmak, reklam ve tanıtım yapmak ve daha birçok amaçla kullanılmak üzere benzer bir platformu hayata geçirdi.

Peki, Threads kullanıcılarına ne gibi faydalı sağlayabilir? Cevap, sosyal medya kullanıcılarının platformların çeşitliliği konusunda verecekleri yanıt olacak. Fakat içerik mi daha önemli yoksa takipçi sayısı ve çoğu zaman önemsizliğe doğru bir yarış olan ‘beğeniler’ ve ‘trendler’ yarışı mı?

Threads, şimdiye kadar heyecan verici sayıda takipçi kazanıyor gibi görünüyor. Threads'in sunduğu en büyük özellik, Twitter’dan atılan ya da baskı altına alınan ‘mültecilerin’ kabul edildiği yer olması ve özellikle yeni hayata geçilen uygulamanın ağabeyleri olan Facebook ve Instagram’ın itibarını da hesaba katarsak ciddiyetine dair henüz bir kanıtın olmadığı ‘özgürlükler vahası’ olarak görülmesinde saklı. Buna karşın Twitter'ın yeni CEO'su Linda Iaccarino, geçtiğimiz haziran ayında göreve geldiğinde verdiği sözü tutarsa platform dünyanın en doğru bilgi kaynağı haline gelecek.

Threads kullanıcılarına ne gibi faydalar sağlayabilir? içerik mi daha önemli yoksa takipçi sayısı ve çoğu zaman önemsizliğe doğru bir yarış olan ‘beğeniler’ ve ‘trendler’ yarışı mı?

Twitter platformuyla biçim ve içerik olarak rekabet etme niyetini açıklayan yeni uygulamanın arkasında Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın çatı şirketi META olmasaydı Threads, bu çılgın katılıma ve büyük ilgiye tanık olmazdı. Yöntem, iki taraf arasında katılık, esneklik ve hatta kabalık arasında farklılık gösterse bile, her biri saf ticari kar elde etmeye çalışan iki milyarder arasındaki bir düello olduğu kadar iki platform arasındaki bir rekabet değildir.

Musk ve Zuckerberg ringte

Belki de Threads’ın yarattığı heyecanı artıran ve yaygınlaştıran, rakip platformun kurulduğunun duyurulmasından önce çıkanlardı. Twitter'ın sahibi Elon Musk (52), rakibi META'nın sahibi Mark Zuckerberg'i (39) geçtiğimiz ay gerçek bir fiziksel düello için kafes dövüşü için ringe davet etti. Hem Musk hem de Zuckerberg fitness eğitimi alıyor ve dövüş için ciddi bir şekilde hazırlanıyorlar. Eğer dövüşürlerse iki milyarder arasında eşi ve benzeri görülmemiş tarihi bir olay olacak. Ultimate Fighting Championship (UFC) Dana White, bunu teknoloji, zenginlik ve özellikle de iki adam arasındaki ego düzeyinde eşit bir şekilde organize etme konusunda oldukça hevesli görünüyor.

Mark Zuckerberg ve Elon Musk (AFP)
Mark Zuckerberg ve Elon Musk (AFP)

Kafes dövüşünün Threads'in tanıtılmasına hizmet ettiğinin en büyük kanıtı, yeni uygulamayla ilgili neredeyse hiçbir haber ya da makalede Musk ve Zuckerberg'in ringte karşı karşıya boks eldivenleri giymiş fotoğraflarının yer almıyor olması.

Geçtiğimiz nisan ayında Twitter'ın tepe şirketini X Corp yaptıktan sonra Twitter’ın ‘Everything App’ (Her Şey Uygulaması) olması için çeşitli adımlar atan Musk, 250 milyondan fazla kullanıcısı olan Twitter’ın dünyanın en güçlü finansal teknoloji şirketi Fintech olmasını mı hedefliyor? Bunu ne zaman duyuracak? Uygulama neden halen hayatta kalma savaşı veriyor ve dört bir yandan gelen zorluklarla karşı karşıya kalıyor?

Threads beş günlük oldu

Threads, beşinci gününde daha da tanınır hale gelirken uygulamayı telefonuna indirenlerin kimlikleri Instagram sayfalarında bir sayı ile özetlendi. Duyurulmasından sonraki ilk dört saat içinde beş milyon kullanıcıyı aşan uygulama, ilk 24 saat içinde 30 milyon yeni kullanıcıya ulaştı. Sadece 5 günde bir milyon kullanıcıya ulaşan ChatGPT’nin rekorunu egale etti! Ancak burada bir milyar 350 milyon kullanıcısı olan Instagram tabanlı klonlanmış bir uygulama ile devrim niteliğinde bir yapay zeka ürünü arasındaki karşılaştırmanın eşit olmadığı unutulmamalı.

Bir milyar ve 350 milyon kullanıcısı olan Instagram tabanlı klonlanmış bir uygulama ile ChatGPT gibi devrim niteliğinde bir yapay zeka ürünü arasında takipçi hızı açısından kıyaslama yapılmamalı

Ancak kamuoyu ve ne yazık ki medya için Threads'in Kim Kardashian, Shakira, Jennifer Lopez, Hugh Jackman, eski ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Jeff Bezos gibi ünlülerin yanı sıra The Washington Post, Reuters ve The Economist gibi medya kuruluşlarını ve The Hollywood Reporter, Vice ve Netflix gibi platformları hemen kendine çekmesi önemli görünüyor.

Bu durum elbette Threads'in bir milyar 350 milyonu aşan Instagram’ın kullanıcı tabanından yararlandığı gerçeğine dayanıyor. Fotoğraf ve video paylaşımı yapılan ikizi Instagram'ın metin tabanlı bir uzantısı olarak kabul edilen Threads, tüm kullanıcılarına, resim ve kısa videolarla birlikte metin yayınlama olanağı sunan özellikleriyle ve hizmetleriyle sağlam temellerden yola çıktığı için yoktan doğmadı. Instagram ve Threads birbiriyle o kadar bağlantılı ki, Threads’da yalnızca Instagram üzerinden profil oluşturulabiliyor. Ancak işin kötü ya da rahatsız edici olan tarafı Threads profili silinmek istenirse Instagram hesabının da silinmesi gerekiyor. Bu durum uygulamanın daha fazla kullanıcıya ulaşmasını engeller mi? Zuckerberg, Threads’ı daha önce Snapchat ile rekabet etmek amacıyla Instagram'ın bir uzantısı olarak 2019 yılında tanıtmıştı. Ancak başarısız olmuş ve Threads’ı geri çekmişti. Son iki yılda kripto para birimi ve Metaverse tabanlı girişimlerinde de bazı başarısızlıklarla karşı karşıya kaldı.

Mahremiyetin utanmazca ihlali

Öte yandan Threads’ı Twitter'dan ayıran üç ana özellik var. Bunlardan ilki, Twitter mesajları halen 280 karakterle sınırlıyken, Threads 500 karaktere kadar metin yazabilme olanağı tanıyor. Twitter’ın ilk kullanıcıları, uygulamanın ilk çıktığı dönemdeki diğer iletişim araçlarına kıyasla çok az sayıda karaktere izin vermesi nedeniyle söyleyeceklerini kısaltmanın ne kadar zor olduğunu hep söylediler. İkinci özellik ise Threads’ın video süresinin iki dakika ile sınırlandıran Twitter’ın aksine beş dakikaya kadar olan videoların yayınlanmasına izin vermesi. Belki de Threads’ı işletmelerini ve ürünlerini tanıtmak için geniş pencereler arayan sosyal medya kullanıcıları için daha çekici kılan da bu. Başta TikTok olmak üzere bu hizmeti veren uygulama sayısının çokluğu rekabetin tersine dönmesine neden oluyor. Böylece kullanıcılar sıkılmadan ve yayıncıyı takip etme şevkini kaybetmeden daha fazla veriye daha kısa sürede ulaşabilirler.

İşin kötü ya da rahatsız edici olan tarafı ise Threads profili silinmek istenirse Instagram hesabının da silinmesi gerekiyor. Bu durum uygulamanın daha sonra daha fazla kullanıcıya ulaşmasını engeller mi?

Kayda değer olan üçüncü özellik ise META'nın yeni uygulamasıyla kullanıcıların mahremiyetini ihlal etme konusundaki utanmazca sürdürdüğü ısrarı ve hassas olarak kabul edilen en fazla kişisel veriyi (yaklaşık 25 kategoride) toplama çabası. META zaman zaman kullanıcılarına sağlık, spor, finansal bilgiler, iletişim bilgileri, arama ve satın alma geçmişi ve hatta diğer şeylerin yanı sıra kullanıcının fiziksel adresini soracak kadar ileri gidebiliyor.

Sonuçta bu uygulamalar yüz milyonlarca dolarlık reklam gelirleriyle geçiniyorlar ve kullanıcılarının verilerini kullanarak şirketlerinin kasalarını doldurmaktan ve mahremiyetleri pahasına büyük karlar elde etmekten çekinmiyorlar.

Threads uygulamasının logosu (Reuters)
Threads uygulamasının logosu (Reuters)

Threads henüz ilk aşamalarında olmasına rağmen reklamsızdır. Ancak, müşterinizin hayatına ne kadar çok nüfuz ederseniz, getirisi o kadar büyük olur. Örneğin META hiç ırksal ya da etnik veriler, sosyal yönelim, aile durumu, engellilik, dini yahut felsefi inançlar, siyasi konumlar, genetik bilgiler ya da biyometrik veriler hakkında bilgi istiyor mu? Eğer bunları talep ederse şimdiye kadar İngiltere dahil 100 ülkede kullanıma sunulan yeni uygulama Avrupa Birliği'ne (AB) giremez. İrlanda Veri Koruma Komisyonu’na (DPC) göre yeni Dijital Pazarlar Yasası (DMA) büyük sosyal medya şirketlerinin hassas verileri izinsiz reklamlar için kullanmasına ilişkin katı düzenlemeler ve kurallar getirdi.

Bunları, gizlilik politikası uyarınca Twitter’da bulamazsınız. Threads ise Twitter uygulamasının kullanıcılarına dayatmaya devam ettiği kısıtlamalar karşılığında META’nın gösterdiği bir tür esneklik ve açıklık olarak kullanıcıların takipçilerini seçtikleri herhangi bir alternatif platforma aktarılabilecekleri ActivityPub protokolüne dayanarak kullanıcıların bir gün takipçi kaybetmeden platformdan ayrılabilme isteğini dikkate alıyor. Twitter’ın kullanıcılarına dayattığı kısıtlamaların sonuncusu, özellikli mavi tikli olmayan hesaplar ve üçüncü şahıslar aracılığıyla yapay zeka kullanılarak verilerin çekildiği bahanesiyle Musk'ın platform kullanıcılarının bir günde görüntüleyebileceği gönderi sayısı oldu. Bu sayı, mavi tikli, yani ücret ödeyen hesaplar için günlük 10 bin gönderi olarak belirlendi.

Kriterlerin yitirildiği gün!

META'nın AB ülkelerinden kullanıcıların verilerini ABD'ye aktardığı ve geçtiğimiz mayıs ayında yaklaşık 1,3 milyar dolar para cezasına çarptırıldığı olayda olduğu gibi AB Genel Veri Koruma Tüzüğü’nü (GDPR) ihlal ettiği birçok örnek söz konusu.

Kullanıcılar, Twitter'da kısıtlanan ifade özgürlüğünü kendilerine garanti eden ücretsiz bir platformda yayınlarını serbestçe yapabilmek için tüm bunları görmezden mi gelecekler?

Twitter'ın zayıflığı, Threads için bir sıçrama rampası oldu

Threads’in Twitter’daki kısıtlamalardan kaçan mülteci kullanıcıları Twitter'dan almak için kapı açmaktan başka yeni bir şey sunmuyor. Musk'ın Twitter’ı satın almasından bu yana uygulamanın politikalarında meydana gelen bazen mantıksızlık olan değişiklikler halen tartışılıyor.

Zuckerberg, Threads için yalnızca Instagram ve diğer kardeş uygulamalarına değil, New York Times'a göre Twitter’ın geçtiğimiz yıl 5 milyar dolar el ettiği reklam gelirinde bir önceki yıla kıyasla yüzde 59 düşüşe neden olan idari zayıflığına da güveniyor. Twitter’ın gelirinin yüzde 90'ını reklamcılık oluşturuyor. ‘Twitter katili’ olarak adlandırılan Threads’ın hızlı başlangıcı, Twitter'ın ve özellikle Musk'ın gelir mücadelesi verdiği bir zamana denk geliyor. Araştırma şirketi Sensor Tower'ın tahminlerine göre Musk'ın Twitter’ı satın almasından sonra platforma reklam veren ilk on, geçtiğimiz yılın eylül ve ekim aylarında harcamalarını yüzde 89 azaltarak 71 milyon dolardan 7,6 milyon dolara düşürünce Twitter bu alanda ağır bir darbeyle sarsıldı.

Elon Musk'ın sosyal medyada dolaşan ve Mark Zuckerberg’İn görüldüğü Threads uygulamasına ait bir sayfaya tiksintiyle baktığına gösteren bir resim (AFP)
Elon Musk'ın sosyal medyada dolaşan ve Mark Zuckerberg’İn görüldüğü Threads uygulamasına ait bir sayfaya tiksintiyle baktığına gösteren bir resim (AFP)

Twitter’ın son umudu Linda Yaccarino

Musk, Twitter'ın CEO'luğu görevinden istifa etti. Şimdi şirkette yönetim kurulu başkanı ve baş teknoloji sorumlusu olarak yoluna devam ediyor. Yerine ise reklamcılık alanında önde gelen bir isim olan ve NBCUniversal İcra Direktörü olarak tanınan Linda Yaccarino’yu getirdi. Yaccarino’nun hedefi, Twitter'ı terk edip özellikle Bluesky, Mastodon ve Post'a giden General Motors ve United Airlines gibi markalar ve ünlüler, siyasetçiler ve diğer etkili taraflarla ilişkilerini geliştirmek.

Bahsi geçen kurumlar ve şahıslar, Musk’ın radikal hesapların yeniden aktifleştirilmesine izin verilmesi, birçok gazetecinin hesabının askıya alınması, nefret söylemiyle mücadelede daha  dikkatli olan içerik yöneticilerinin Twitter’dan uzaklaştırılması gibi adımlarının ve bazı ırkçı davranışları ve tartışmalı tweetlerinin yanı sıra çalışanlarının, içerik oluşturucuların ve Twitter kullanıcıların duyduğu memnuniyetsizlik nedeniyle Twitter’ı terk ettiler.

Eski Twitter CEO'su Jack Dorsey, daha önce yaptığı bir açıklamada Musk'ın Twitter’ın CEO’su olmasını eleştirmişti. Dorsey, nisan ayında Twitter’ın çehresindeki olumsuz değişime, pratik ve mali düzeyde uğradığı kayıplara atıfta bulunarak “her şey kötüye gitti” demişti. Dorsey, Bluesky Social adında Twitter'a alternatif ve Threads'e rakip olarak kabul edilen bir uygulama üzerinde çalışıyor. Halen test aşamasında olan Bluesky Social’ın ne zaman kamuoyunun kullanımına açılacağı bilinmiyor.

Genellikle taklit ediliyoruz, ancak Twitter topluluğu asla kopyalanamaz

 Twitter CEO’su Linda Yaccarino

AJL Advisory'nin CEO'su ve pazarlama uzmanı Lou Paskalis, Yaccarino’nun Musk’ın reklam gelirini ve şirketin değerini kurtarması için son umut olduğunu, ancak Yaccarino'nun güvenilirliğinin Musk’ın Twitter'da neden olduğu karmaşayı toparlamak için tek başına yeterli olmayabileceğini söyledi.

META, klonlama kültürü ve başarısızlığı

Forrester Research'ün araştırma direktörü Mike Proulx’e göre META’nın geçmişinde, başarılı deneyimlerin, uygulamaların ve işletmelerin klonlamasından ötürü kara lekeler söz konusu. Çok az durumda bu başarıları klonlayabilmiştir. Bu başarılar arasında Snapchat Stories'in özelliklerini taklit eden Instagram Stories yer alıyor. Diğer yandan TikTok’un başarısını kopyalama çabaları sürüyor. 2021 yılında Substack 'özel' haber bültenlerini Facebook’ta klonlama girişimi ise başarısız oldu. META tarafından daha önce ortaya koyulan, ancak başarısız olunca kaldırılan uygulamalar da var. Slingchat, Piper, Rooms ve AGTF yer alıyor.

Tüm bu deneyimler, Twitter'ın karşılaştığı zorluklara rağmen Threads'in Twitter gibi köklü bir uygulamanın yerine geçmeye çalışırken önemli engellerle karşılaşmasını ve bunun pazar payı için çetin bir mücadele olmasını bekleyen ilk değerlendirmeleri haklı çıkarabilir.

Zuckerberg, Musk ile aralarındaki savaşın uzayacağını kabul ediyor. Zuckerberg, Threads'in Twitter'ın yerini alıp alamayacağı sorusuna ise bunun biraz zaman alacağını, ancak bir milyardan fazla insanı bir araya getiren sohbetler için bir uygulama olması gerektiğini düşündüğü yanıtını verdi. Zuckerberg'e göre böyle bir sohbet uygulaması, Twitter'ın yakalama fırsatını kaçırdığına iddialı bir vizyon.

Threads metin platformlarının zirvesine oturacak mı yoksa sadık ve prestijli destekçileri Twitter’ın itibarını koruyup onu zirvede tutmaya devam mı edecek?

Belki de Yaccarino'nun Zuckerberg'in Threads adımıyla ilgili üstü kapalı “Genellikle taklit ediliriz, ancak Twitter topluluğu asla kopyalanamaz” tweeti, Threads ve Twitter arasındaki savaşının geleceğine ışık tutabilir.

Deneyimlerimiz ise bize en nihayetinde içeriğin kazandığını öğretti.

* Şarku’l Avsat okurları için Londra merkezli Al Majalla dergisinden tercüme edilmiştir



Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.


İran Cumhurbaşkanı: ABD ile görüşmeler ‘ileriye doğru bir adım’

Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar
Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar
TT

İran Cumhurbaşkanı: ABD ile görüşmeler ‘ileriye doğru bir adım’

Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar
Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, cuma günü ABD ile gerçekleştirilen görüşmelerin ‘ileriye doğru bir adım’ olduğunu belirtti. Pezeşkiyan, Tahran’ın herhangi bir tehdide tolerans göstermeyeceğini vurguladı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ülkesinin uranyum zenginleştirme konusundaki kararlılığını yineleyerek, Tahran’ın ABD’nin müzakereleri sürdürme konusundaki ciddiyetine ilişkin ‘şüpheleri’ olduğunu açıkladı.

Pezeşkiyan, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bölgedeki dost ülkelerin yürüttüğü takip çabaları sayesinde gerçekleşen İran-ABD görüşmeleri, ileriye doğru bir adım teşkil etti” ifadesini kullandı.

Pezeşkiyan, görüşmelerin her zaman barışçıl çözümler bulma stratejisinin bir parçası olduğunu belirterek, nükleer konusundaki yaklaşımlarının Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nda açıkça yer alan haklara dayandığını söyledi. Pezeşkiyan, İran halkının her zaman saygıya saygıyla karşılık verdiğini ancak güç diline hiçbir şekilde tolerans göstermediğini kaydetti.

Arakçi bugün yaptığı açıklamada, Tahran’ın uranyum zenginleştirme konusunda kararlı olduğunu ve savaşla tehdit edilse dahi bu tutumundan geri adım atmayacağını söyledi. Arakçi, hiçbir tarafın İran’a ne yapması gerektiğini dikte etme hakkına sahip olmadığını vurguladı.

Arakçi, Tahran’da düzenlenen Ulusal Dış Politika ve Dış İlişkiler Tarihi Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Görüşmeler, İran’ın haklarına saygı duyulup bu haklar tanındığında sonuç verir. Tahran dayatmaları kabul etmez” dedi.

Arakçi, hiçbir tarafın İran’dan uranyum zenginleştirmeyi sıfırlamasını talep etme hakkı olmadığını belirterek, buna karşın Tahran’ın nükleer programına ilişkin her türlü soruya yanıt vermeye hazır olduğunu ifade etti.

Diplomasi ve müzakerelerin temel yol olduğunu belirten Arakçi, “İran hiçbir dayatmayı kabul etmez. Çözümün tek yolu müzakerelerdir. İran’ın hakları sabittir. Bugün hedefimiz, İran halkının çıkarlarını korumaktır” diye konuştu.

Arakçi, bazı taraflarda ‘bize saldırdıklarında teslim olacağımız’ yönünde bir kanaat bulunduğunu belirterek, “Bu asla gerçekleşmez. Biz diplomasinin de savaşın da (her ne kadar savaşı istemesek de) ehliyiz” uyarısında bulundu.

Arakçi, daha sonra düzenlenen bir basın toplantısında, “Karşı tarafın uranyum zenginleştirme konusunu kabul etmesi gerektiğini, bunun müzakerelerin temeli olduğunu” söyledi. Arakçi, görüşmelerin devamının ‘karşı tarafın ciddiyetine bağlı’ olduğunu belirterek, Tahran’ın barışçıl nükleer enerji hakkından asla geri adım atmayacağını vurguladı.

Arakçi, “İran’a yeni yaptırımların uygulanması ve bazı askerî hamleler, karşı tarafın ciddiyeti ve gerçek müzakerelere hazır olup olmadığı konusunda şüpheler uyandırıyor” dedi. Ayrıca, Tahran’ın ‘tüm göstergeleri değerlendireceğini ve müzakerelerin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine karar vereceğini’ ifade etti.

Arakçi, karşı tarafla dolaylı görüşmelerin olumlu sonuç elde etmeye engel teşkil etmediğini belirterek, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya çerçevesinde yürütüleceğini, İran’ın füze programının hiçbir zaman görüşmelerin ana konusu olmadığını söyledi.

Yeni müzakere turunun tarihi henüz belirlenmedi; bu konuda Umman Dışişleri Bakanı ile istişare edileceği kaydedildi.

İran ve ABD, cuma günü Umman’da nükleer görüşmeler gerçekleştirdi. Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceğine dair endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi.

Arakçi, Umman’ın başkenti Maskat’ta yapılan görüşmelerin ardından, “Tehditlerden ve baskılardan vazgeçilmesi, herhangi bir diyalog için şarttır. Tahran yalnızca kendi nükleer konusunu görüşür… ABD ile başka bir konuyu tartışmayacağız” dedi.

Taraflar, uzun süredir devam eden Tahran-Batı nükleer anlaşmazlığının çözümü için diplomasiyi yeni bir şansa kavuşturma konusunda istekli olduklarını ifade ederken, ABD Dışişleri Bakanı Marko Rubio, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington’un görüşmelerin nükleer programın yanı sıra balistik füze programı, İran’ın bölgede silahlı gruplara verdiği destek ve ‘kendi halkıyla ilişkisi’ konularını da kapsamasını istediğini söyledi.

İranlı yetkililer ise defalarca, bölgedeki en büyük füze stoklarından birine sahip olan ülkenin füze konusunu müzakerelerde gündeme getirmeyeceklerini belirtti. Daha önce, Tahran’ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ettiği açıklanmıştı.

Washington açısından ise İran içinde yürütülen uranyum zenginleştirme faaliyetleri, potansiyel olarak nükleer silah üretimine yol açabilecek bir süreç olarak görülüyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtın silah amaçlı kullanılmasına dair herhangi bir niyetinin bulunmadığını yineliyor.