Orta Asya satranç tahtasında Körfez varlığının önemi

‘Dünyanın kalbi’ üzerindeki bölgesel ve uluslararası rekabet ışığında

 Körfez İşbirliği Konseyi logosu
 Körfez İşbirliği Konseyi logosu
TT

Orta Asya satranç tahtasında Körfez varlığının önemi

 Körfez İşbirliği Konseyi logosu
 Körfez İşbirliği Konseyi logosu

Orta Asya'nın beş ülkesi (Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan) giderek artan bir ilgi, bölgesel ve uluslararası rekabetin odak noktası haline geliyor. Bu, konumları, jeostratejik önemi ve bu ülkelerin sahip olduğu doğal kaynaklar nedeniyledir ve kaynakları bu ülkeleri, büyük kalkınma sıçramaları için uygun hale getirir.

Orta Asya denizlere kıyısı olmayan bir bölge olmasına rağmen, İngiliz coğrafyacı Halford John Mackinder'e göre ‘Dünyanın kalbidir’. Mackinder, "Dünyanın kalbini kontrol eden, dünyayı kontrol eder" diyerek, Orta Asya'nın jeostratejik önemini vurgulamıştır.

 Başkent Taşkent'ten (Sosyal Medya)

Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski, Büyük Satranç Tahtası (The Grand Chessboard) isimli kitabında "Avrasya, küresel egemenlik mücadelesinin devam ettiği satranç tahtasıdır" diye yazmıştı.

Körfez Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Abdulaziz bin Sakr, Şarku'l Avsat’a verdiği röportajda, Körfez ülkelerinin Orta Asya’ya olan ilgisinin ‘orada devam eden bölgesel ve uluslararası rekabete bir tepki olarak değil, daha ziyade güçlü ilişkiler ve ortaklıklar gerektiren gerçekçi ve stratejik değerlendirmeler sonucu olduğunu’ söyledi. Sakr, “Suudi Arabistan, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve genel olarak Arap ülkeleri ile Orta Asya’daki ülkeler arasında güçlü ilişkiler ve stratejik ortaklıklar gerektiriyor. Orta Asya cumhuriyetleri ile İslam fetihlerinin başlangıcından itibaren ve hicri birinci yüzyılda Arap Yarımadası'na ve Arap Yarımadası'ndan karşı göçlerin başlaması ile bölgelerdeki kabileler ve gruplar arasında kültürel yakınlaşma ve kaynaşmadan doğan kadim tarihi bağlarımız var” dedi.

fvfgb
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Şarku'l Avsat)

Sakr ayrıca, “Bu bölge, Hicri birinci asırdan beri İslami ilimlerin yayılmasında büyük rol oynayan en ünlü fıkıh, tefsir, hadis ve din bilimleri uzmanlarını yetiştirmiştir. Bu sayede, entelektüel ve kültürel özdeşliğe varan ortak bağlar kurulmuştur. Hatta bu bağlar, İslam inancının temelini oluşturmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

Dr. Abdulaziz bin Sakr, Körfez ülkeleri ve genel olarak Arap ülkelerinin Orta Asya'yı, Arap varlığının yokluğu veya zayıflığında dolduracak başkalarına bırakmaması gerektiğini, ancak ekonomik ve kültürel ortaklıkları etkinleştirmenin gerekli olduğunu belirtti.

Kahire Üniversitesi Ekonomi ve Siyaset Bilimleri Fakültesi'nde Uluslararası İlişkiler Doçenti Dr. Nurhan Şeyh, Kazakistan ve Türkmenistan'ın yaklaşık yarısını oluşturan Hazar Denizi'nin, Arap Körfezi bölgesinden sonra dünyanın ikinci büyük petrol rezervine sahip olduğunu vurguladı.

Dr. Nurhan Şeyh, Körfez Araştırmaları Merkezi'nde yayınlanan bir makalesinde şu ifadeleri kullandı: "Bu, bölge üzerindeki uluslararası ve bölgesel rekabeti açıklıyor. Bir yandan Moskova, Orta Asya bölgesini Rusya'nın doğal yaşam alanı olarak görüyor (...) 2000 yılında Başkan Vladimir Putin'in iktidara gelmesinden beri Rusya, bölgeye güçlü bir şekilde geri döndü ve siyasi bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne saygı göstererek yakın ilişkiler kurmaya özen gösterdi.”

Dr. Nurhan Şeyh, ABD ve onun bölgesel müttefiklerinden özellikle Türkiye ve İsrail'in yoğun rekabetine rağmen, ‘karşılıklı çıkarlar ve bu ülkelerle yakın bağları çerçevesinde Rusya'nın etkisinin hala güçlü olduğunu’ belirtti.

asd
 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AFP)

Dr. Şeyh’e göre başta Suudi Arabistan Krallığı olmak üzere Körfez ülkeleri, iki taraf arasındaki tarihi ilişkiler ve bölgenin, Körfez bölgesinin doğal bir uzantısı olması nedeniyle Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmek isteyen ilk ülkeler arasında yer aldı. Orta Asya ve Araplar, yüzyıllar boyunca büyük bir İslam imparatorluğunun parçası oldu.

Şeyh, “Orta Asya bölgesindeki Körfez hareketinin en önemli önceliği, enerji alanında işbirliği ve koordinasyon olmalıdır. Körfez ülkeleri, iki bölgenin ekonomik temellerinin benzerliği nedeniyle Orta Asya'nın petrol ve gaz üreten ülkelerini, küresel enerji piyasasında rakipleri olarak değil, müttefikleri olarak görmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Daha önce Kral Hüseyin bin Talal ve Kral Abdulaziz üniversitelerinde siyaset bilimi profesörü olarak görev yapan Dr. Ahmed el-Bursan ise Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Orta Asya ülkeleri arasındaki işbirliğinin, ‘teröre karşı direnme ve ılımlı yayılma konusunda bölgesel ve iç istikrarı sağlamak için İslam cumhuriyetlerinde İran ve Türkiye ile dengeye yol açan bölgesel bir konsensus sağlayabileceğini ifade etti.

scdfe
Suudi Aramco Rafineri Şirketi (SAMREF), Yanbu Sanayi Şehrinde ham petrol arıtma tesisleri işletecek (Aramco web sitesi)

Bursan ayrıca “Bu ülkelerin liderlerinin yatırım ve ticari ilişkiler konusunda sık sık ziyaretlerini görüyoruz. Turizm ve bilimsel misyonların teşvik edilmesi, siyasi ve stratejik iş birliğini tamamlayacaktır. Bu iş birliği ayrıca Suudi Arabistan'ın Orta Asya İslam halkları nezdindeki dini konumu tarafından da güçlendirilmektedir” şeklinde konuştu.

Kral Abdulaziz Üniversitesi Ekonomi Danışmanı Dr. Muhammed el-Benna, ekonomik yaklaşımın, Orta Asya ülkeleri ile Körfez işbirliği stratejisinin en önemli unsuru olduğunu belirtti. Benna, “Eğitimin tüm aşamalarını geliştirme alanında iş birliği yaparak, üniversite eğitimi ve ortak araştırma merkezlerinin geliştirilmesi üzerine odaklanılmalı. Ayrıca, yenilikçi araştırmalar için gerekli finansman sağlayarak, üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin iş sektörleriyle ilişkilendirilmesi ve üniversite çevresinde teknoloji odaklı topluluklar oluşturarak, en son yenilikler temel alınmalı ve bunları bir bütün olarak ulusal ekonomiye entegre etmeyi amaçlamalıdır” dedi.

Dr. Benna, eğitim ve bilimsel araştırmanın gelişimine katkıda bulunmakla görevli bilimsel ve teknik iş birliği için akademik ortaklıklar kurulması önerisinde bulundu. Bu ortaklıkların, eğitim, bilimsel araştırma, üniversiteleri ve araştırma merkezlerini, çevre bölgelerdeki ekonomik ve endüstriyel faaliyetlerle bağlama ve bu projelerin finansmanı için risk sermayesi kuruluşları oluşturma konusunda yardımcı olacağını belirtti.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.