Uçak trafiği, BAE ve Türkiye arasındaki ilişkilerin canlılığını yansıtıyor

Ulusal havayolu şirketleri, her gün onlarca uçuşla daha fazla esneklik ve konfor sunuyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Uçak trafiği, BAE ve Türkiye arasındaki ilişkilerin canlılığını yansıtıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Türkiye arasındaki ilişkiler, uçak trafiğine yansıdı.

Ulusal havayolu şirketleri, her gün onlarca uçuşla daha fazla esneklik ve konfor sunarak, iki ülke arasındaki turizm hareketini ve iş ve yatırım fırsatlarını keşfetmek için önemli bir kapı görevi görüyor.

Ulusal şirketler, BAE ve Türkiye arasındaki talebi karşılamak için başarılı oldu ve kapasitelerini önceki seviyelerine geri getirdi. Şirketler, Türk pazarının önemli bir destinasyon olduğunu ve Türk destinasyonlarına olan seyahat talebinin güçlü bir şekilde arttığını belirtiyor.

Sivil Havacılık Genel Otoritesi tarafından yapılan açıklamada, hava taşımacılığı ilişkilerini güçlendirmek ve dünya ülkeleri ile ticari ve ekonomik işbirliğini geliştirmek için çalışıldığına dikkat çekildi.

1986 yılındaki anlaşma

1986 yılında BAE ve Türkiye arasında imzalanan Hava Taşımacılığı Hizmetleri Anlaşması'nın, iki ülke arasındaki hava taşımacılığı ilişkilerini düzenleyen yasal çerçeve olduğunu ve bu anlaşma aracılığıyla iki ülke arasında düzenli uçuşların düzenlendiği belirtildi.

Haftada 250’ye yakın uçuş

Açıklamada, BAE'nin ulusal havayolu şirketlerinin haftada 157 uçuş gerçekleştirdiğini, Türk şirketlerinin ise haftada 80 uçuş gerçekleştirdiğini ve bu sayının toplamda haftada 237 uçuşa ulaştığı ifade edildi.

BAE'den Türkiye'ye gelen yolcu sayısı 448 bin

Açıklamaya göre bu yılın ilk yarısında BAE'den Türkiye'ye giden yolcu sayısı 448 bin 487, Türkiye'den BAE'ye gelen yolcu sayısı 565 bin 318, BAE'den aktarmalı olarak Türkiye'ye giden yolcu sayısı ise 459 bin 313 oldu.

Sivil Havacılık Genel Otoritesi’nin açıklamasında, iki ülke havacılık otoriteleri arasında bu ilişkileri daha da geliştirmek için sürekli koordinasyon yapıldığı ve son olarak 2022 yılında iki ülke arasında daha fazla uçuş düzenlemek için bir mutabakat zaptı imzalandığı ifade edildi. Türkiye, BAE vatandaşları ve sakinleri için bir turizm destinasyonu olarak kabul ediliyor ve BAE, Türkiye için önemli bir ticaret pazarı olarak kabul ediliyor.

Etihad Havayolları

Etihad Havayolları, Türkiye'de tek bir noktaya, İstanbul'a uçuyor. Her hafta gerçekleştirilen bu 10 uçuş, Abu Dabi Uluslararası Havalimanı'ndan kalkıyor. Havayolu, Türkiye pazarına hizmet vermek için ilk uçuşlarını 2009 Haziran ayında başlattı. Etihad Havayolları Türkiye pazarına Airbus A330-200 ve Boeing 787 Dreamliner uçaklarını kullanarak hizmet veriyor.

Etihad Havayolları, koronavirüs (Kovid-19) salgını sırasında durdurulduktan sonra Abu Dabi ve İstanbul arasındaki ticari uçuşlarını 17 Ocak 2021 tarihinde yeniden başlattı.

Emirates Havayolları

Emirates Havayolları, Türkiye'ye uçuşlarına erken başladı. 1987 yılında, yani Emirates'in kuruluşundan iki yıldan kısa bir süre sonra, İstanbul, havayolu şirketinin 10. destinasyonu oldu. Havayolu şirketi, bugün altı kıtada 140 varış noktasını kapsayan bir ağ oluşturdu.

Emirates Havayolları'na göre, İstanbul'a şu anda her gün yüksek koltuk doluluk oranına sahip 3 uçuş gerçekleştiriyor.

Emirates Havayolları EK123 numaralı uçuşu, sabah 10:35'te Dubai'den kalkıyor ve öğleden sonra 14:25'te İstanbul'a varıyor. Dönüş uçuşu EK124, İstanbul'dan saat 4:25'te kalkıyor ve gece 9:50'de Dubai Uluslararası Havalimanı'na iniyor. (A380 uçağı)

Emirates Havayolları EK121 numaralı uçuşu, Dubai'den öğleden sonra 14:20'de ayrılıyor ve akşam 17:55'te İstanbul'a varıyor. Dönüş uçuşu EK122, İstanbul'dan saat 19:25'te kalkıyor ve gece 00:55'te Dubai'ye varıyor. (Boeing 777-300ER uçağı)

Emirates Havayolları EK117 numaralı uçuşu, Dubai'den akşam 18.00'da ayrılıyor ve gece 21:35'te İstanbul’a varıyor. Dönüş uçuşu EK118, İstanbul'dan saat 23:20'de kalkıyor ve ertesi sabah saat 4:50'de Dubai'ye varıyor. (Boeing 777-300ER uçağı)

Emirates Havayolları, geçtiğimiz Şubat ayında Dubai'deki Dünya İnsani Hizmetler Şehri ile koordineli olarak, Türkiye ve Suriye'yi vuran yıkıcı depremlerin ardından arama ve kurtarma faaliyetlerini ve sahadaki yardım çabalarını desteklemek için acil malzeme, tıbbi malzeme ve ekipman taşımak için bir hava köprüsü düzenledi. Havayolu, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nden aile çadırları ve diğer malzemeler, Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Gıda Programı'ndan tıbbi malzemeler ve barınma malzemeleri de taşıdı.

Fly Dubai

Fly Dubai, 2010 yılında Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'na günlük uçuşlar başlatarak Türkiye'ye uçuşlarına başladı. Havayolu, bugün Ankara, Bodrum ve Trabzon'a ek olarak İstanbul'daki iki havalimanı olan Sabiha ve İstanbul Havalimanı'na olmak üzere beş varış noktasına uçuş gerçekleştiriyor.

Fly Dubai, Haziran ve Eylül 2023 tarihleri ​​arasında, Dubai Uluslararası Havalimanı ile Türkiye'deki beş varış noktası arasında haftada 102 sefere kadar hizmet verecek ve bu da tatil sezonunda yolculara kolay seçenekler sunacak. Türk destinasyonları, BAE'den gelen yolcuların yanı sıra Hindistan, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi Fly Dubai ve Emirates'in ortak kodlu uçuşlarında bulunan diğer ülkelerden gelen yolcular tarafından da yüksek talep görüyor.

Fly Dubai Ticari Operasyonlar Başkanı Hamad Ubeydullah, "Türk pazarı, Fly Dubai ağındaki önemli pazarlardan biridir ve bugün beş varış noktasına günlük uçuşlarla hizmet veriyoruz. Sezonluk uçuşlarımız geçtiğimiz Haziran ayında başladı ve yaz sezonu boyunca Türkiye'ye olan operasyonlarımızda büyümeye devam ediyoruz" dedi.

Ubeydullah ayrıca “Dubai, yaz aylarında Avrupa, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Maldivler ve Sri Lanka gibi çeşitli destinasyonlara giden yolcular için popüler bir turizm merkezi olmaya devam ediyor. Dubai, yıl boyunca öne çıkan bir turistik destinasyon olarak konumunu korurken, Milano ,Bergamo, Pattaya ve Krabi gibi yeni destinasyonlarımızın yanı sıra Yunanistan'daki Korfu ve İtalya'daki Olbia gibi noktalarda da açılışlar yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Air Arabia

Air Arabia, Türkiye'ye dört destinasyona uçuyor: İstanbul, Antalya, Trabzon ve Bodrum. Havayolu, Sharjah Uluslararası Havaalanı ve Abu Dhabi Uluslararası Havaalanı aracılığıyla bu destinasyonlara uçuyor.

Air Arabia, Sharjah Uluslararası Havaalanı'ndan İstanbul'a haftada 10 uçuş ve Sabiha Gökçen Havalimanı'na günlük bir uçuş gerçekleştiriyor. Havayolu, sezonluk uçuşlar için Antalya'ya günlük bir uçuş ve Trabzon'a haftada üç uçuş sunuyor. Abu Dabi Uluslararası Havaalanı'ndan Sabiha Gökçen Havalimanı'na haftada dört uçuş gerçekleştiriyor.

Wizz Air

Wizz Air Abu Dabi, düşük maliyetli ulusal bir havayolu şirketi, geçtiğimiz Haziran ayının başından itibaren her Salı, Perşembe ve Cumartesi günü Abu Dabi'den Antalya'ya uçmaya başladı. Wizz Air Abu Dabi, Ocak ayının başından itibaren Ankara'ya uçuşlarını başlattı. Ankara'ya uçuşları her Salı, Perşembe ve Cumartesi günü gerçekleştirmeye devam ediyor.

Independent Türkçe



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.