Japonya Kabine Sekreteri Noriyuki Shikata, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Tokyo ve Riyad arasındaki iş birliği barış için önemli’

Japonya Başbakanı'nın Kamu İşlerinden Sorumlu Kabine Sekreteri Noriyuki Shikata (Fotoğraf:Gazi Mehdi)
Japonya Başbakanı'nın Kamu İşlerinden Sorumlu Kabine Sekreteri Noriyuki Shikata (Fotoğraf:Gazi Mehdi)
TT

Japonya Kabine Sekreteri Noriyuki Shikata, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Tokyo ve Riyad arasındaki iş birliği barış için önemli’

Japonya Başbakanı'nın Kamu İşlerinden Sorumlu Kabine Sekreteri Noriyuki Shikata (Fotoğraf:Gazi Mehdi)
Japonya Başbakanı'nın Kamu İşlerinden Sorumlu Kabine Sekreteri Noriyuki Shikata (Fotoğraf:Gazi Mehdi)

Suudi Arabistan ve Japonya, Suudi-Japon Vizyonu 2030 kapsamında ekonomik ve stratejik alanda ilişkilerde önemli bir gelişmeye tanıklık ediyor. Söz konusu vizyon, enerji alanındaki girişimler, petrol endüstrileri, doğal gaz endüstrisi ve temiz enerji için altyapı geliştirmede, nükleer enerji alanlarında enerji verimliliğinin artırılması ve insan kaynaklarının geliştirilmesinde iki ülke arasındaki iş birliğini kapsıyor.

Japonya Başbakanı'nın Kamu İşlerinden Sorumlu Kabine Sekreteri Noriyuki Shikata, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda bölgede ve uluslararası toplumda refah ve barış için Suudi Arabistan ile Japonya arasındaki ekonomik iş birliğinin çok önemli olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan'ın Japonya'nın ilk petrol kaynağı olduğuna dikkat çeken Shikata, ülkesinin hidrojen ve amonyak dahil olmak üzere karbonsuz enerji gibi yeni alanlara geçmek istediğine dikkat çekti. Gelecekte Suudi Arabistan'da mavi veya yeşil hidrojen üretme yönündeki büyük potansiyele işaret eden Shikata sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suudi Arabistan Krallığı'nın Suudi endüstrilerinin ünü ve çeşitliliği için Vizyon 2030 doğrultusunda çok çalıştığının farkındayız. Bu açıdan Japon iş insanlarının ziyaretlerini, Suudi Arabistan’da neler olup bittiğini anlamak için harika bir fırsat olarak görüyor, Krallık'tan Japonya'ya daha fazla yatırım gelmesini istiyoruz.”

japon

İran ile Suudi Arabistan arasındaki iyileşen ilişkileri memnuniyetle karşılayan Japonya, ilişkilerin normale dönmesini ve Yemen'deki durumun çözülmesini umut ediyor:

“Birleşmiş Milletler (BM) aracılığıyla Yemen'deki bazı kurtarma projelerine dahil olmaya başladık. Ancak Büyükelçimiz Kazuhiro Higashi'nin Yemen'e gönderilmesi konusunda bir tutuma veya çözüme varmak kolay değil. Diplomatik kadromuz ve Higashi, 2014-2015'ten bu yana Riyad'da görev yapıyor.”

Barış girişimleri

Japonya'nın bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmak için gösterdiği diplomatik çabalara değinen Shikata, ülkesinin en başından beri Ortadoğu barış sürecinde yapıcı olmaya çalıştığını vurguladı. Japonya'nın pozisyonunun herhangi bir tarafça değiştirilmesine karşı olduğunu vurgulayan Shikata, ülkesinin mülteciler için insani destek programları ve sistemlerine yardım sağlama alanında aktif olduğuna işaret etti. “Sorunların barışçıl bir şekilde çözüme kavuşturulacağını, her türlü girişimi destekleyeceğimizi umuyoruz. Suudi Arabistan Krallığı'nın durumu çözmek için gösterdiği çabaların farkındayız. Krallığın bu konudaki çabalarını desteklemeye oldukça istekliyiz” vurgusunda bulundu.

Güvenlik meseleleri

Doğu Asya’da gerilim ve güvenlik endişeleri sürüyor. Shikata, bunların nasıl çözüleceği konusunda Japonya Başbakanı Fumiyo Kişida'nın geçtiğimiz yılın sonunda bölgenin güvenliği için yeni bir stratejiye yöneldiğini, Doğu Asya'daki çok karmaşık güvenlik durumuyla başa çıkmaya çalıştığını kaydettiği açıklamasında şunları söyledi:

“Örneğin Kuzey Kore, füze programını iki hafta önce başlattı. Şu an Kuzey Kore füze programı ve nükleer programıyla ilgileniyoruz. Japonların bakış açısına göre bu doğrudan bir tehdit sayılıyor. Biliyorsunuz ki geçmişte Kuzey Kore ile diğer ülkeler arasındaki potansiyel işbirliği için her zaman hevesliydik. Dolayısıyla füzelere ve nükleer teknolojiye karşıyız.”

Çin ve sıkıntılar

Başbakanı Kişida'nın Çin ile istikrarlı ve yapıcı bir ilişki kurma arzusunu doğrulayan Shikata, Çin'in ise askeri programının daha kapsamlı bir hale geldiğine dikkat çekti. İran'ın başına gelenlerle ilgili bazı endişelere işaret eden Shikata, Çin'in faaliyetleriyle ilgili sorunlar veya endişeler olduğunda Japonya’nın bunları dikkate aldığını, aynı zamanda iklim değişikliği konuları gibi iş birliği alanlarının bulunduğunu vurguladı. Nitekim iklim değişikliği veya Kovid-19 salgını gibi küresel konularda Çin ile yakın ilişki kurmanın ve işbirliğinde bulunmanın önemini vurguladı.

Japonya ve Rusya

Shikata, Rus-Japon ilişkilerine dair de açıklamalarda bulundu:

“Japonya'nın Rusya ile yakınlığı ve çözülmemiş ada sorunları göz önüne alındığında, Başbakan Kişida hem iş birliği hem de istişare konularıyla doğrudan ilgilenmeyi amaçlıyor. Rusya ile ekonomik durumda Başkan Putin ile anlaşmaya ve iş birliği yapmaya çalışıyor. Ancak Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ardından bu süreç temelde durdurulmuş durumda. Bir dizi Japon şirketi Rusya'yı terk etti. Başbakan Kişida, bu güvenlik sorunları nedeniyle, önümüzdeki beş yıl içinde askıya alınan savunma düzeyini JPD'nin yüzde iki düzeyine çıkarma niyetini açıkladı. Bu, Japonya'daki güvenlik politikamızın bir tür temel düzenlemesi.”

Yeşil tahvil

Shikata’nın ifade ettiğine göre, iklim değişikliği ve atık yönetimi konuları ile ilgilenen Tokyo, tüm ekonomik kavramları yeniden değerlendiriyor. Başbakan Kişida bu yeni kavram veya yeni kapitalizm biçimine dikkat çekti. Ancak ekonomik anlamda iklim değişikliği konusu da bu dış etkenlerden biri sayılıyor.

Kişida, gelir eşitsizliğinin, 30 milyondan fazla nüfuslu Tokyo megopol bölgesi ile diğer şehirlerde olduğu gibi kentsel ve kırsal alanlar arasındaki farkın Japonya için şu iki büyük zorluk olduğuna işaret etti. Dolayısıyla kırsalda da füze teknolojisine yatırım yapılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Kishida’nın büyümeye yönelik karbon fiyatlandırması uygulamaya karar vermesi üzerine Japonya’da bu uygulamaya başlandı. Yine de yeşil geçişe yönelik yatırımları teşvik etmek gerektiğine değinen Shikata, Suudi-Japon zirvesine gelen bazı şirketlerin yeşil dönüşümler için yeni çözümler geliştirmek üzere Suudi şirketleriyle iş birliği ile yakından ilgilendiğini vurguladı. Aynı zamanda Japonya örneğinde bunun bir hükümet emri olmadığına dikkat çekti. Yeşil tahvil ihraç ettiği için Japonya bir miktar teşvik sunacak. Dolayısıyla devlet tahvillerinin ihraç edilecek yeşil geçişlere odaklanması, özel şirketleri de yeşil geçişlere yatırım yapmaya motive ediyor. Japonya, 2050 yılına kadar bu konuda ilerlemeye kararlı.

Suudi Arabistan - Japonya ekonomi ilişkileri

Shikata, Suudi Arabistan’da yaşanan atılımlara ilişkin şunları söyledi:

“Dünya ekonomi değerlendirmesine göre Suudi Arabistan, cinsiyet eşitsizliğinde farkı kapatmada Japonya'yı geride bıraktı. Toplumumuz için daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Nitekim Suudi Arabistan toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yeni bir politika başlattı Birbirimizden faydalanabileceğimizi ve öğrenebileceğimizi düşünüyorum.”

Başbakan Kişida'nın Suudi Arabistan'a uluslararası düzeyde yeşil enerji dönüşümü gibi yeni fikirler için önerilerde bulunduğunu söyleyen Shikata, Körfez ile Japonya arasında yeni bağlar kurulacağına değindi. Diğer ülkelerin de bu bağlara katılması ve bu küresel geçişin tüm yeşil malzemeleri içermesinin mümkün olduğuna dikkat çekti.

Shikata’nın ifade ettiğine göre ilişkilerde yeni bir tür değişim kaydediliyor. Enerji kanalını sağlayıcısının 10 veya 20 yıl sonra tamamen farklı olması mümkün. Suudi Arabistan'da da daha fazla yatırım ve daha fazla endüstri uzmanı olacağı öngörüsünde bulunan Shikata bunu ‘harika bir fırsat olarak’ niteledi. Zira Japonya, enerji kaynakları için büyük ölçüde Suudi Arabistan'a bağımlı halde. Bu ortaklıkların gelecekte büyük ilişkilerin temeli olabileceği kaydediliyor.

Shikata sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suudi Arabistan ile Japonya arasındaki ilişkilerin çok iyi olduğunu görebiliyorum. Potansiyelimiz çok yüksek. Japonya ile Krallık arasında yeni iş birliği alanlarımız mevcut. Mevcut iş birliğinin ötesine geçerek daha çok biyoloji, hidrojen ve amonyak ve yeni iş birliği alanları hakkında konuşacağız. Sadece enerji sektörlerinde değil, ileri teknolojilerde de iş birliği alanlarını ele alacağız. Nitekim Japon iş dünyası da çeşitleniyor.”

Expo ve Osaka

Osaka’da düzenlenecek olan Expo 2025’in ardından Riyad ise Expo 2030’a ev sahipliği yapmaya hazır. Shikata bu konuda “Suudi Arabistan kesinlikle çok ciddi bir aday” dedi. Expo 2025’in çok popüler olacağı umudunu dile getiren Shikata, insanların refahına katkıda bulunacak yeni teknolojilerin tanıtılacağına dikkat çekti.

Japonya'nın söz konusu fuarda ‘uçan arabaları’ sergileyeceğini söyleyen Shikata, “Daha iyi bir yaşam için yeni teknolojileri tanıtmayı hedefliyoruz. Bu önemli bir gündem. Bu yüzden Suudi Arabistan'ın bu tür etkinliklere ev sahipliği yapma konusunda çok rekabetçi bir aday olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.