PYD, Suriye’deki siyasi süreçten dışlanmalarına tepkili: ‘Özerk Yönetim’in geçici olacağı söylenemez’

PYD’li yetkili: Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi temsilcilerinin Suriye konulu uluslararası müzakerelerden dışlanmaları, Suriye’nin üç askeri bölgeye bölünmüş halde kalmasına neden oldu

PYD Halkla İlişkiler Ofisi Direktörü Sihanouk Dibo
PYD Halkla İlişkiler Ofisi Direktörü Sihanouk Dibo
TT

PYD, Suriye’deki siyasi süreçten dışlanmalarına tepkili: ‘Özerk Yönetim’in geçici olacağı söylenemez’

PYD Halkla İlişkiler Ofisi Direktörü Sihanouk Dibo
PYD Halkla İlişkiler Ofisi Direktörü Sihanouk Dibo

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Halkla İlişkiler Ofisi Direktörü Sihanouk Dibo, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi temsilcilerinin Suriye’nin siyasi sürecine katılmamalarının ve dışlanmalarının Suriye çözümüne yönelik tek bir adım dahi atılmasını engellediğini ve üç askeri bölgeye bölünmüş halde kalmasına ve başarısız bir devlet olarak devam etmesine neden olduğunu söyledi. Dibo, bu yüzden ne Cenevre’de ne Astana’da ne de Soçi’de ilerleme kaydedildiğini vurguladı.

Merkezi ulus-devlet

Sihanouk Dibo, şunları söyledi:

“Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi temsilcilerinin Suriye’nin siyasi sürecine katılmamaları demek, Suriye'nin üç askeri bölgeye parçalanmış olduğu gerçeğiyle bugün olduğu gibi başarısız bir devlet olarak kalmaya devam etmesi demektir.”

PYD Halkla İlişkiler Ofisi Direktörü Sihanouk Dibo
PYD Halkla İlişkiler Ofisi Direktörü Sihanouk Dibo

Özerk Yönetim’in kontrol ettiği alanlarda model ve biçim olarak devreye giren yerinden yönetimin iç krizlerin çözümünün garantörü olduğunu vurgulayan Dibo, “Bu iş birlikte yaşama, demokratik siyaset ve halkların kardeşliği, ortak eylem ve kaderlerinin ve tarihlerinin birliği yoluyla içeriyi güçlendirmekle başlar” yorumunda bulundu.

Özerk Yönetim’in, Suriye’nin tüm çelişkilerini ve sorunlarını çözmek için ihtiyaç duyduğu kapsamlı demokratik dönüşümün vücut bulmuş hali olduğunu söyleyen Dibo, “Özerk Yönetim’in geçici olacağı ve belli bir dönemin getirdiği bir zorunluluk olduğu söylenemez” şeklinde konuştu.

Suriye krizinin başta Kürt sorununun çözümü olmak üzere radikal çözümlere ihtiyacı olduğunu ve halkların meselelerini tanımadan ilerlemenin kabul edilemeyeceğini vurgulayan Dibo, “Rejimin savaş öncesindeki gibi yeniden yoluna devam etmesini kabul etmeyeceğiz. Haklar ve özgürlükler meselesi, yapısal, bilişsel, kültürel ve siyasi krizler yaratan merkezi bir ulus-devlet kavramı içinde çözülemez” diyerek sözlerini sonlandırdı.

YPG’nin kadın kolu “kazara” öldürülen 4 kadın üyesi için cenaze töreni düzenlendi

Öte yandan Suriye'nin kuzeydoğusunda yer alan Haseke ilinde askeri tatbikatlar sırasında kazara bir el bombasının patlaması sonucu ölen YPG’nin kadın kolu Kadın Koruma Birlikleri'nin (YPJ) 4 üyesi için Haseke’nin batısındaki Tuk el-Melih köyünde düzenlenen cenaze törenine örgütün üst düzey isimlerinin de aralarında bulunduğu yüzlerce kişi katıldı.

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Medya Merkezi tarafından dün resmi internet sitesi üzerinden yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“(Haseke iline atıfla) El-Cezire bölgesi halkı, SDG ve YPJ’nin çok sayıda üst düzey yetkilisi, sivil meclisler ve yüzlerce unsurun yanı sıra ölenlerin ailelerinin ve yakınlarının katılımıyla YPJ’nin dört unsuru için cenaze töreni düzenlendi.”

Haseke'de YPG’nin kadın kolu YPJ’nin 4 üyesinin cenaze töreninden bir kare (Şarku’l Avsat)
Haseke'de YPG’nin kadın kolu YPJ’nin 4 üyesinin cenaze töreninden bir kare (Şarku’l Avsat)

YPJ’nin üst düzey isimlerinden Ravin Kobani, YPJ’nin komuta kademesi adına cenaze törenine katılanlara yaptığı konuşmada, “Ölenlerin fedakarlıklarını onların elde ettiklerine sahip çıkarak unutmayacağız. Vatan kurtulana kadar mücadeleye devam edeceğimize bir kez daha söz veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin askeri operasyonları

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Türkiye’nin Fırat'ın doğusundaki nüfuz alanlarına yönelik askeri operasyonlarının bu ay artış gösterdiğini açıkladı. Dün resmi internet sitesi üzerinden yapılan açıklamada, “Türkiye, kuzeydoğu bölgelerini vurmaya devam ediyor” denildi. Ülkenin kuzey ve kuzeydoğusundaki geniş alanları yöneten Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Türkiye’nin ‘tansiyonu düşürmeye yönelik tüm uluslararası ve bölgesel çabalarla çelişen ve başta DEAŞ’ın uyuyan hücreleri olmak üzere terörle mücadeleye engel olan’ operasyonlarının sonuçlarına ilişkin uyardı.

SDG Medya Merkezi tarafından Cuma günü akşam saatlerinde yapılan açıklamada, Türkiye sınırı yakınlarında Türk yapımı bir silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile düzenlenen saldırıda Amuda ilçesine bağlı Hırbet Hoy köyünde 4SDG  unsurunun öldürüldüğü bildirildi.

YPJ üyeleri, ölenler için ağlıyor (Şarku’l Avsat)
YPJ üyeleri, ölenler için ağlıyor (Şarku’l Avsat)

Özerk Yönetime bağlı İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) tarafından 27 Temmuz’da yapılan açıklamada, Kamışlı kırsalında Türk yapımı bir SİHA ile hedef alınan iki araçta üç kişinin öldüğü, iki kişinin de yaralandığı belirtildi.

SDG Medya Merkezi Direktörü Ferhad Şami, Şarku’l Avsat’a telefon aracılığıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin SDG’nin nüfuz alanlarını hedef alan operasyonlarının devam ettiğine ve bu operasyonların yansımaları olduğuna işaret ederek Türkiye’nin bölgeye yönelik askeri operasyonlarının artmasından uluslararası tarafları sorumlu tuttu. Şami, açıklamasında “Uluslararası Koalisyon’un ve ateşkesin garantörlerinin sessizliği sürerken bu suçların devam etmesini tamamen reddediyoruz” şeklinde konuştu. SDG Medya Merkezi Direktörü, her geçen gün arttığını söylediği Türkiye’nin askeri operasyonlarının sürmesinden tamamen uluslararası tarafları sorumlu tutarken bu operasyonların yüksek koordinasyonu ve birçok ortak faaliyetleri doğrudan etkileyeceğini de sözlerine ekledi.

SDG’nin bölgeyi ve bölge halkını korumak için hazırlık seviyesinin yükseltildiğini belirten ve Uluslararası Koalisyon güçleriyle ortak çabalara övgüde bulunan Şami, “Önceliğimiz, tüm bu saldırılara karşı iç cephenin sağlamlığını korumak” dedi.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.