Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki çatışmalar şiddetlendi

Ordu Genel Komutanlığı karargahı yakınındaki Hartum Uluslararası Havalimanı, çatışmalar nedeniyle dumanla kaplandı. (Reuters)
Ordu Genel Komutanlığı karargahı yakınındaki Hartum Uluslararası Havalimanı, çatışmalar nedeniyle dumanla kaplandı. (Reuters)
TT

Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki çatışmalar şiddetlendi

Ordu Genel Komutanlığı karargahı yakınındaki Hartum Uluslararası Havalimanı, çatışmalar nedeniyle dumanla kaplandı. (Reuters)
Ordu Genel Komutanlığı karargahı yakınındaki Hartum Uluslararası Havalimanı, çatışmalar nedeniyle dumanla kaplandı. (Reuters)

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında dün, Mühendisler Birliği binası ve Omdurman’ın merkez mahallelerinde çatışmalar şiddetlendi.

Şarku’l Avsat’ın Kahire merkezli ANA haber ajansından aktardığı habere göre, görgü tanıkları, ordunun Hızlı Destek Kuvvetleri’nin Bahri şehrinin kuzeyi ve Omdurman’ın güneyinde bulunan mevzilerini ağır top atışlarıyla hedef aldığını bildirdi.

Savaş uçakları da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin Bahri’nin kuzey ve doğusundaki noktalarını hedef aldı.

Omdurman’da yaşayan Sami Ebu Ubeyda, ANA muhabirine şunları aktardı:

“Bölgede iki taraf arasında birkaç gündür çatışmalar yaşanıyor. Ordu ağır toplar ve uçaklarla bölgeyi vururken, Hızlı Destek Kuvvetleri Mühendisler Birliği’ni kontrol etmeye çalışıyor. Bölge sakinleri, her gün ayrım gözetmeksizin yapılan saldırılarda mermilerin isabet etmesi nedeniyle ölüyor ya da yaralanıyor.”

Fotoğraf Altı: Hartum’un güneyindeki Ezheri mahallesinde evler yıkıldı. (AFP)
Hartum’un güneyindeki Ezheri mahallesinde evler yıkıldı. (AFP)

Ordunun kontrolündeki Omdurman’ın kuzeyindeki Karari mahallesi sakinleri, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin bölgeyi havan topları ile hedef almaya devam ettiğini bildirdi.

Bölge sakinlerinden Dardiri Yusuf, kendi bölgesine üç havan topu düştüğünü ve bunun binalarda hafif hasara neden olduğunu ancak ölğm meydana gelmediğini belirtti.

Yusuf, üst üste dördüncü gündür kalabalık mahallelere havan topu düşmeye devam etmesi nedeniyle bölge sakinlerinin çok korktuğunu vurguladı.

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında nisan ayında patlak veren çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor.

Başkent Hartum, özellikle ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde etnik temelli başka bir çatışmanın patlak vermesiyle birlikte, uzun vadeli bir iç savaş uyarısı yapacak şekilde çatışmalara tanık oluyor.

2020’de Cuba Barış Anlaşması’nı imzalayan Darfur silahlı hareketlerinin, ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki çatışmada büyük ölçüde tarafsız kaldığı bir zamanda, Sudan Kurtuluş Hareketi lideri Mustafa Tambur, güçlerinin isyan bitene kadar ordunun yanında savaşacağını vurguladı.

‘Vatan söz konusu olduğunda tarafsızlığa yer olmadığının’ altını çizen Tambur, Facebook üzerinden paylaştığı videoda şunları söyledi:

“Doğru ve vatansever duruşun bu olduğuna inanıyorum ve bundan hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğiz. Silahlı kuvvetlerin yanında savaşacağız. Sudan’ın tüm eyaletlerindeki sivil ya da askeri tüm unsurlarımızı silahlı kuvvetlerin yanında görevlendireceğiz. Böylece, Sudan halkını Hızlı Destek Kuvvetleri ve dolayısıyla onları destekleyen ülkelerin planlarından hep birlikte kurtaracağız.”

Hızlı Destek Kuvvetleri Hartum’u kontrol etmeye çalışırken, ordu ana başkenti oluşturan üç başkenti, Omdurman, Bahri ve Hartum’u birbirine bağlayan köprüler aracılığıyla ikmal yollarını kesmeye çalışıyor.

Hartum’dan göç edenler, yakınlardaki Vad Medeni kentine sığındı. (AFP)
Hartum’dan göç edenler, yakınlardaki Vad Medeni kentine sığındı. (AFP)

Hızlı Destek Kuvvetleri’ni orduya entegre etme planlarıyla ilgili anlaşmazlıkların ardından taraflar arasında çatışma patlak verdiği dönemde, askeri ve sivil partiler, sivil yönetime geçiş için uluslararası destekli bir siyasi sürecin son rötuşlarını yapıyordu.

Taraflar, Suudi Arabistan ve ABD’nin arabuluculuğunda birkaç kez ateşkes anlaşmasına vardı. Ancak Cidde’de gerçekleşen müzakereler, geçen ay ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri’nin karşılıklı olarak birbirlerini ateşkesi ihlal etmekle suçlamasının ardından askıya alındı.

Sudan ordusu tarafından perşembe günü yapılan açıklamaya göre ordu heyeti istişareler için Cidde’den ayrılarak Sudan’a döndü.

Ordu, ‘engellerin aşılmasının ardından’ müzakerelere devam etmeye hazır olduğunu duyurdu.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.