Taliban’ın Afganistan’ı: Endişe, rahatlama, umutsuzluk ve gurur

Afganistan ekonomisi yıllardır süren savaşla yıpranmış durumda

Taliban yönetimi Erdemi Teşvik ve Ahlaksızlığı Önleme Bakanlığı üyeleri, 14 Ağustos 2023’te başkent Kabil’de düzenledikleri basın toplantısından önce (AFP)
Taliban yönetimi Erdemi Teşvik ve Ahlaksızlığı Önleme Bakanlığı üyeleri, 14 Ağustos 2023’te başkent Kabil’de düzenledikleri basın toplantısından önce (AFP)
TT

Taliban’ın Afganistan’ı: Endişe, rahatlama, umutsuzluk ve gurur

Taliban yönetimi Erdemi Teşvik ve Ahlaksızlığı Önleme Bakanlığı üyeleri, 14 Ağustos 2023’te başkent Kabil’de düzenledikleri basın toplantısından önce (AFP)
Taliban yönetimi Erdemi Teşvik ve Ahlaksızlığı Önleme Bakanlığı üyeleri, 14 Ağustos 2023’te başkent Kabil’de düzenledikleri basın toplantısından önce (AFP)

Taliban, ABD ve müttefiklerine karşı 20 yıllık bir savaşın ardından Afganistan’daki iktidarı ele geçirdikten iki yıl sonra, başta kadınlar olmak üzere birçok Afgan için hayat dramatik bir şekilde değişti.

15 Ağustos’ta Kabil’in düşüşünün yıldönümü arifesinde, iş yerini açık tutmaya kararlı bir iş kadını, savaşın bittiğine sevinen bir çiftçi, hükümete hizmet etmekten gurur duyan eski bir Taliban savaşçısı ve eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan bir tıp öğrencisi olmak üzere 4 Afgan, Fransız haber ajansı AFP’ye ülkede yaşanan değişikliklerin üzerlerindeki yansımalarını anlattı.

Bir iş kadını işine devam etmeye kararlı

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Arezo Osmani, kadınların çalışma ve eğitime yönelik birçok alandan menedilmesini öngören katı bir İslam yorumu benimseyeceğine söz veren Taliban iktidara döndüğünde ‘dehşet ve üzüntü’ hissettiğini belirtti.

ferrgt

2021’de yeniden kullanılabilir hijyenik ped üretimine yönelik bir şirket kuran 30 yaşındaki Osmani, “10 gün odamdan çıkmadım, benim için her şeyin bittiğini ve tüm Afganlar için de aynı şeyin olduğunu düşündüm” ifadelerini kullandı.

Ayrıca “Ama dışarı çıkıp insanların hala hayatlarına devam ettiğini gördüğümde bu bana umut verdi ve kendi kendime benim de burada kalmam gerektiğini söyledim” ifadelerini sözlerine ekledi.

Taliban’ın yönetimi devralmasının ardından ülkeyi saran belirsizliğin ortasında, işinin zirvesindeki 80 kadının çalıştığı iş yerini kapattı.

Ancak ‘kadınların çalışabileceği’ geri kalan birkaç yerden biri olduğu için iki ay sonra kapılarını yeniden açtı.

Taliban yönetimi altında, kadınlar çoğu sivil toplum örgütü ve hükümet işinden atıldı. Geçen ay, evin geçimini sağlayan kadınlar için bir diğer önemli gelir kaynağı olan güzellik salonları da kapatıldı.

Osmani “Şartlara yavaş yavaş uyum sağladık ve çok şükür sağlık sektöründe çalışan bir firma olduğumuz için işimize devam edebildik, şu anda iyi hissediyorum” dedi.

Bununla birlikte Taliban yetkilileri altındaki ülkede sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerindeki azalmanın işini sert bir şekilde etkilediğini söyledi. Hâlâ 35 kadın çalıştırıyor olsa da alıcı sayısının az olduğunu belirtti.

İş kadını “Şu anda sözleşmemiz yok, alıcımız yok. Hijyenik pedleri satamazsak çalışmaya devam etmemiz zor olacak ama hayatta kalmak için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz” dedi.

as
Kandahar’da bir Taliban üyesi (AFP)

Zorluklara rağmen, imkanlarını ülkesi ve özellikle de kadınları için kullanmaya kararlı olduğunu söylüyor.

Ayrıca “Afganistan ve toplumumuzun bizim gibi burada kalacak insanlara ihtiyacı var” ifadelerini de sözlerine ekledi.

Geçimini sağlamaya çalışan çiftçi

Rahatullah Azizi, çatışmanın sona ermesiyle sağlanan güvenlik için minnettar gözüküyor. Şimdi, 35 yaşındaki Kabil’in kuzeyindeki Parvan eyaletindeki küçük çiftliğiyle ilgilenirken, “Tanrıya şükür, gece gündüz endişelenmeden dolaşabiliyorum” dedi.

Ayrıca “Ağustos 2021’den bu yana çok fazla değişiklik oldu. Eskiden savaş vardı, şimdi durum sakin” ifadelerini sözlerine ekledi.

Birleşmiş Milletler'in (BM) Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA) yıllık raporuna göre, silahlı çatışma sonucunda yalnızca 2009 ile 2020 yılları arasında yaklaşık 38 bin sivil öldü ve 70 binden fazla sivil yaralandı.

Ancak, iki çocuk babası hala endişe içinde yaşıyor.

Afganistan’ın onlarca yıllık savaşla zaten hırpalanmış ekonomisi, Taliban hükümetinin iktidara gelmesinin ardından milyarlarca dolarlık uluslararası yardımın kesilmesinin ardından krize girdi.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın son raporuna göre, ekonomik üretim çöktü ve ülkenin yaklaşık yüzde 85’i yoksulluk içinde yaşıyor. Çekirgeler ve kuraklık da ekinleri mahvetti.

Bir hektardan biraz fazla kiralık arazide çiftçilik yapan Azizi, “İnsanlar artık ürünlerimizin çoğunu satın almıyor” dedi.

Ayrıca “Eskiden 7 kilo domatesi 200 Afgan Afganisine (2 dolar) satardım, ama şimdi bunu sadece 80 Afgan Afganisine satıyorum” dedi.

Çocuklarını üniversiteye göndererek kendisinin göremediği eğitimi almalarını umut eden çiftçi, “Artık ancak kendime yetecek kadar yiyeceğim var, kenara para koyamıyorum” ifadelerini kullandı.

zasc
Kandahar’da polis olan bir Taliban savaşçısı (AFP)

Taliban savaşçısı polis oldu

23 yaşındaki Lal Muhammed, Taliban’ın yeniden iktidara gelmesi daha fazla ekonomik istikrar getirdi.

Gruba 4 yıl önce, üyelik düzenli olarak evden uzakta bir asi savaşçısı olmak anlamına geldiğinde katıldı.

Şimdi, ülkenin ikinci büyük şehri Kandahar’da bir polis memuru oldu ve ayda yaklaşık 12 bin Afgan Afganisi (142$) maaş alıyor, bunun ailesi için yeterli olduğunu belirtiyor.

Düzenli bir maaşı olduğu için mutlu, ancak ‘araba sahibi olmayı veya para kazanmayı hayal etmediğini’ söyledi.

Muhammed “Hayalim okumak ve hükümete hizmet etmekti” dedi. Taliban’ın hükümete verdiği isme atıfta bulunarak sonuna kadar yanında kalacağını belirtti. “Tanrıya şükür geri döndüler” ifadelerini kullandı. Taliban, Kandahar’da kurulmuş ve 1996 ile 2001 yılları arasında Afganistan’ı yönetmişti.

Muhammed “Çok mutluyuz. Herhangi bir sıkıntımız yok, savaş ve çatışma yok. Emirliğe ve halkımıza hizmet ediyoruz” ifadelerini sözlerine ekledi.

Yeni bir gelecek arayan eski bir tıp öğrencisi

Hamasah Bawar bir zamanlar tıp alanında Afganistan’daki geleceğini için heyecanlıydı. Taliban yönetimi devraldığı ve kadınları üniversitelerden men ettiği için, yalnızca ülke dışında umut olduğunu düşünüyor.

Afganistan’ın kuzeyindeki Mezar-ı Şerif’in 20 yaşındaki sakini “Üniversitelerin kapanması sadece benim için değil tüm sınıf arkadaşlarım için yıkıcı oldu. Kırıldık ve bu başımıza geleceğini hayal edebileceğimiz en kötü şey oldu” dedi.

Ardından “Bir kız çocuğu okursa tüm ailesi eğitimli olur, bir aile okursa tüm toplum eğitilir… Biz eğitimsiz kalırsak, bütün bir nesil okuma yazma bilmez” ifadelerini sözlerine ekledi.

Ayrıca “Kendim için daha iyi bir eğitim geleceği istediğim için Afganistan'ı terk etmekten başka çarem yok” ifadelerine de yer verdi.

Önceki ABD destekli hükümet ile uluslararası toplum tarafından tanınmayan Taliban’ınki arasında ‘büyük bir fark’ olduğunu belirtti.

Bu sözlerini “Eskiden özgürlük vardı, bugün Mavi Cami’ye bile gidemiyoruz... Artık çoğu aktivite kızlar ve kadınlar için yasaklandı” ifadeleri ile açıkladı. Kızlara eğitimin durdurulduğu ilkokullar da öğretmen olan Bawar’ın annesi, “Sadece benim istediğim değil, Afganistan’ın bütün kızları ve kadınları özgürlüklerini geri istiyor” dedi.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.