Arjantin'de ön seçimleri kazanarak şok etkisi yaratan radikal sağcı Milei, yeni devlet başkanı olabilir mi?

Ekonomi alanında akademik kariyeri bulunan Milei, 2021'de siyasete girmeden önce Mitleri Yıkmak isimli bir radyo programının sunuculuğunu yapıyordu (Reuters)
Ekonomi alanında akademik kariyeri bulunan Milei, 2021'de siyasete girmeden önce Mitleri Yıkmak isimli bir radyo programının sunuculuğunu yapıyordu (Reuters)
TT

Arjantin'de ön seçimleri kazanarak şok etkisi yaratan radikal sağcı Milei, yeni devlet başkanı olabilir mi?

Ekonomi alanında akademik kariyeri bulunan Milei, 2021'de siyasete girmeden önce Mitleri Yıkmak isimli bir radyo programının sunuculuğunu yapıyordu (Reuters)
Ekonomi alanında akademik kariyeri bulunan Milei, 2021'de siyasete girmeden önce Mitleri Yıkmak isimli bir radyo programının sunuculuğunu yapıyordu (Reuters)

Arjantin'de radikal sağcı liberteryen aday Javier Milei, pazar günü yapılan ön seçimleri kazanarak ülkede şok etkisi yarattı.

Ekimde yapılacak genel seçimler öncesinde en ciddi işaretlerden biri olarak görülen ön seçimlerde Milei yüzde 30 oy alırken, muhafazakar blok yüzde 28, iktidardaki merkez sol Peronist ittifaksa yüzde 27 oranında oy almayı başardı.

Yürüttüğü seçim kampanyası eski ABD Başkanı Donald Trump'la kıyaslanan Milei, seçim döneminde sık sık "kışkırtıcılıkla" suçlanmıştı.

Ancak bir ekonomist olan Milei'nin 22 Ekim'deki seçimleri kazanmasının Arjantin'deki siyasi statükoyu ters yüz edeceği değerlendirmesi yapılıyor.

Arjantin basını son anketlerden 10 puan fazla almayı başaran Milei'nin yarattığı dalgayı "tsunami" olarak tanımlarken, seçim sonuçları içinse "siyasi deprem" ifadesini kullanıyor.

Enflasyonun yüzde 115'in üzerinde olduğu ülkede, ön seçimler öncesinde Merkez Bankası'nı kapatmayı, Arjantin pesosunu kaldırıp yerine ABD dolarını koymayı, devlet harcamalarını keskin şekilde kısmayı ve zarar eden tüm devlet şirketlerini satmayı vadeden Milei'nin geleneksel partilerden kaçan seçmenin tepki oylarını topladığı ve düşük katılımdan da avantaj sağladığı tahmin ediliyor.

Ancak bu eğilim gelecek iki ayda değişebilir.

Uzmanlar ön seçimlerdeki yüzde 69,5'luk katılım oranının artabileceğine dikkat çekerken, JPMorgan'ın konuyla ilgili raporunda ön seçimlerle genel seçimler arasında ortalama yüzde 4'lük bir katılım oranı farkı olduğuna dikkat çekildi.

Milei'nin ekimdeki seçimleri kazanıp kazanamayacağı henüz belli olmasa da, Arjantin'deki seçim yarışının ilk kez üçlü bir yarışa dönüştüğü bir gerçek.

Buenos Aires merkezli UCEMA adlı üniversitenin siyaset bilimi programının direktörlüğünü yapan Alejandro Corbacho konuyla ilgili, "Seçim yarışı daha önce görülmemiş şekilde üçe bölündü. Çok fazla öfke olduğu aşikâr. İnsanlar siyasi sınıflara karşı öfke duyuyor" dedi.

William Blair Yatırım Yönetimi'nde portfolyö yöneticiliği yapan Jared Lou ise Milei'nin kendisini favori aday haline getirdiğine dikkat çekerek, "Milei'nin dışardan bir isim olması ve seçmenlerin öfkeli olması seçimlerde yardım edebilir" ifadelerini kullandı.

Lou buna karşın, silah edinmenin kolaylaştırılması, kürtaj karşıtı politikalar ve ekonomiyi dolarize etmek gibi bazı görüşlerinin seçmenleri Milei'den soğutabileceğine dikkat çekerken, bu fikirlerin birçok kişi tarafından radikal bulunduğunu vurguladı.

Arjantin'de 1992'de sabit kur rejimine geçilmiş ancak yaklaşık 10 yıl süren bu uygulama develüasyon ve krizle sonuçlanmıştı. Bazı ekonomistler Arjantin için borç sarmalından çıkış yolunun Milei'nin önerdiği gibi "dolarizasyon" olduğunu söylese de, Arjantinlilerin çoğunluğu böyle bir uygulamaya karşı çıkıyor.

Independent Türkçe, Reuters, BBC



Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.


Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
TT

Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi ile ilgili son açıklamalarında hem hayatta olan hem de ölen İsrailli esirlerin serbest bırakılmasında Hamas'ın oynadığı rolü defalarca övdü.

Trump'ın tekrarlanan açıklamaları, en iyimser Amerikalıların ve İsraillilerin bile, özellikle Gazze Şeridi'ni harap eden iki yıllık İsrail savaşı göz önüne alındığında, tüm esirlerin, hayatta olan ve ölenlerin, bu kadar kısa sürede geri döneceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.

Bu arada, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı faaliyet gösteren beş Filistinli milis grubu kurmakla övünürken, iktidardaki sağ kanattaki çevreler, bu tür örgütlenmelerin en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiği ve daha fazla para ödeyecek birilerini bulmaları halinde muhtemelen kendilerine karşı döneceği ve İsrail'e düşman kesilebileceği gerekçesiyle, bu grupların rolüne ve onlara harcanan devasa miktardaki paraya karşı uyarıda bulunuyor.


Zelenskiy: Washington savaşın haziran ayına kadar bitmesini istiyor

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy (X hesabı)
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy (X hesabı)
TT

Zelenskiy: Washington savaşın haziran ayına kadar bitmesini istiyor

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy (X hesabı)
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy (X hesabı)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün yaptığı açıklamada, ABD'nin Rusya ve Ukrayna'ya yaklaşık dört yıldır süren savaşı sona erdirmek için gelecek yazın başına kadar bir anlaşmaya varmaları için süre verdiğini belirtti.

Zelenskiy, haziran ayındaki son tarihe uyulmaması durumunda Trump yönetiminin her iki tarafa da baskı uygulayabileceğini ifade etti.

Zelenskiy, Washington'un "ilk kez müzakere ekiplerinin bir hafta içinde Amerika Birleşik Devletleri'nde, büyük olasılıkla Miami'de bir araya gelmeyi teklif ettiğini" söyledi.

Rusya ve Ukrayna, birbirlerinin altyapısını bombalamakla suçladılar. Kiev dün, güçlerinin Rusya'nın Saratov bölgesindeki "Balaşovo" petrol deposunu bombaladığını açıkladı. Moskova ise buna karşılık, Ukrayna'nın elektrik şebekesine büyük bir saldırı düzenleyerek geniş çaplı elektrik kesintilerine neden oldu ve füzelerinin Ukrayna'daki enerji ve ulaşım altyapısını hedef aldığını vurguladı.