Alışılmadık uluslararası sınıra sahip bir kasaba: Baarle-Nassau

Hollanda ile Belçika'yı birbirinden ayıran Baarle-Nassau kasabası, dünyanın en tuhaf ve karmaşık sınırlarından birine sahip

Kasabayı paylaşan iki ülke Hollanda ve Belçika'yı temsilen sınır işaretleri / Fotoğraf: Independent Arabia
Kasabayı paylaşan iki ülke Hollanda ve Belçika'yı temsilen sınır işaretleri / Fotoğraf: Independent Arabia
TT

Alışılmadık uluslararası sınıra sahip bir kasaba: Baarle-Nassau

Kasabayı paylaşan iki ülke Hollanda ve Belçika'yı temsilen sınır işaretleri / Fotoğraf: Independent Arabia
Kasabayı paylaşan iki ülke Hollanda ve Belçika'yı temsilen sınır işaretleri / Fotoğraf: Independent Arabia

Mai Şerif

Amsterdam ziyaretçileri, 120 kilometre uzunluğundaki bir buçuk saatlik bir yolculukla dünyanın en tuhaf ve karmaşık sınırlarından birine sahip Baarle-Nassau- Hertog kasabasına ulaşabiliyor.

Bu kasaba, Hollanda ile Belçika'yı birbirinden ayırıyor. İki ülke arasındaki sınırlar iç içe geçmiş halde.

Baarle-Nassau kasabası, coğrafi olarak Hollanda'da yer alıyor. Ancak burada Hollanda toprakları ile çevrili olup Belçika'ya ait olan 22 kara parçası bulunuyor.

Bazı Belçika toprakları içinde ise Hollanda'ya ait küçük topraklar yer alıyor. Belçika sınırları içinde Hollanda'ya ait 8 bölge mevcut.

Bu karmaşık durum, Orta Çağ'daki feodal toprak takasları neticesinde ortaya çıktı. 

Beyazla çizili sınırlar

Arazilerin hangi ülkeye ait olduğu, B yahut NL kısaltmaları ile yerlere çizili beyaz işaretler ile belirtiliyor.

İki devleti birbirinden ayıran siyasi hatlar veya sınırlar, küçük kasabanın evleri ve sokakları dahilinde de bulunuyor.

Kasabayı gezen The Independent Arabia, bazı evlerin ve dükkanların içerisinde de sınırların çizili olduğunu fotoğrafladı.

Öyle ki, bir kafede yer alan bir masanın altından sınır çizgileri geçiyor. 
 

Sınır çizgisi, bir kafenin içerisinden geçiyor / Fotoğraf: Independent Arabia
Sınır çizgisi, bir kafenin içerisinden geçiyor / Fotoğraf: Independent Arabia

İki ülkenin topraklarını belirlemek için ülke bayraklarının yer aldığı elektrik direkleri veya evlerin kapı da kullanılıyor.

Hollanda sokakları, donuk Belçika sokaklarına kıyasla gül ve yaseminler ile düzenli ve canlandırıcı hali ile öne çıkabiliyor. 
 

İki ülkenin yasalarına sahip bir kasaba

Baarle-Nassau kasabasında doğup büyümüş, Hollanda sınırları içerisinde dondurma ve waffle dükkanı sahibi, diğer köy ve şehirlerde olduğu gibi, burada da hayatın normal olduğuna değiniyor.

Her iki ülkenin de Avrupa Birliği (AB) üyesi olduğunu hatırlatan kasabalı, ticaret ve para birimi açısından farklılıkların olmamasının sakinlerin hayatını kolaylaştırdığını belirtiyor ve ekliyor:

Komşu köylerden farkı, her ülkenin halkı için iki farklı polis gücünün ve iki ülkenin yasalarına göre işleri organize etmek için iki belediye binasının bulunması. Bazıları Hollanda'ya bağlı, Felemenkçe öğreten, diğerleri ise Fransızca öğreten Belçika'ya ait farklı okullar var. Bir turizm ofisi ve bir itfaiye mevcut.
 

İnsan elinden çıkan sınır çizgileri, ülkelerin coğrafi karakterlerini belirliyor / Fotoğraf: Independent Arabia
İnsan elinden çıkan sınır çizgileri, ülkelerin coğrafi karakterlerini belirliyor / Fotoğraf: Independent Arabia

Belçika'nın en büyük yerleşim bölgesinde bir kadın giyim mağazası sahibi de "Yaklaşık 10 yıl önce Baarle'a taşındım. Bu küçük dükkanı kocamla birlikte kurduk. Ancak koronavirüs salgını ve dükkanların tamamen kapanmasıyla sıkıntı çektik. Belçika ve Hollanda, bu hususta farklı tecrit kuralları uyguladı. Hollanda, ticari hayata Belçika'dan önce geri döndü. Yakındaki mağazalar Hollanda topraklarında oldukları için onlar yeniden faaliyete geçerken biz ise dükkanımızı kapatmak zorunda kaldık" diyor.

Zor mali koşullarla karşı karşıya kaldıklarını anlatan mağaza sahibi, "Ben Belçikalıyım, arkadaşlarım Hollandalı. Onlar işlerine ve günlük rutinlerine geri dönerken biz ise haftalarca evde kaldık. Koronavirüs kısıtlamaları döneminde hayat biraz garipti, insanlar yürürken Belçika sınırlarına girmemeye özen gösteriyordu. Tamamen kapalı olduğu için yasal ihlale sebep olabilirdi" ifadelerini kullanıyor. 

Kasabanın turistik sitesi "visitBaarle" istatistiklerine göre Belçika tarafının nüfusu 2 bin 700 iken, Hollanda tarafının nüfusu ise 6 bin 700. 
 

Sınır çizgileri evleri de etkiliyor / Fotoğraf: Independent Arabia
Sınır çizgileri evleri de etkiliyor / Fotoğraf: Independent Arabia

Sınır geçmişi

Kasabanın turistik sitesinde yer aldığına göre, Baarle adı ilk kez 992 yılında Kontes Hilsondis van Strijen adlı aristokrat bir kadına ait bir tapuda geçiyor. Bu tapudaki arazi, ölümü ardından vasiyeti üzerine kiliseye bağışlandı. 

12'nci yüzyılın başlarında Hollanda Kralı Kont Dirk ile Brabant Dükü I. Hendrik arasında bölgedeki bazı toprakların mülkiyet hakkı için mücadele başladı.

Orta Çağ'daki Nassau hanedanı, şehrin Hollanda bölgesi olan Baarle-Nassau'yu satın aldı. Bu yerleşim bölgelerine ilk kez Seksen Yıl Savaşları'nın sonunda 1648'de Munster Antlaşması'nda uluslararası statü verildi.

Belçika'nın İspanya'dan bağımsızlık mücadelesi ardından 1830'da sınır çizme sorunu yeniden gündeme geldi. Yıllar sonra Hollanda ile Belçika arasındaki sınır dosyası yeniden açıldı. Ancak arazilerin çakışması nedeniyle görmezden gelinerek ertelendi.

İki ülke arasında Baarle bölgesindeki son örtüşen arazinin tanınması meselesi 1995 yılında sona erdi. 
 

Sınır çizgisi, kasabadaki birçok binayı ikiye bölüyor / Fotoğraf: Independent Arabia
Sınır çizgisi, kasabadaki birçok binayı ikiye bölüyor / Fotoğraf: Independent Arabia

İnsan elinden çıkan sınır çizgileri, ülkelerin coğrafi özelliklerini belirleyerek bulundukları yere göre sınırlandırma yapıyor. Böylece hükümetlerin yetkileri ve yasama alanları tanımlanıyor.

Anlaşma ve antlaşmalarla belirlenen sınır çizgileri; metal şeritlerle, doğal çizgilerle, yerlere çizilen işaretlerle veya askerler tarafından korunan duvarlarla belirlenebiliyor. 

 

Independent Arabia - Independent Türkçe



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.