Tesadüf mü uydurma mı? 'Simpsonlar' kehanetleri

"X" logosundan Titan denizaltı felaketine ve Ukrayna savaşına kadar… Bazı taraflar, bölüm yapımcılarını kötü planlar yapmakla suçluyor

Reuters
Reuters
TT

Tesadüf mü uydurma mı? 'Simpsonlar' kehanetleri

Reuters
Reuters

Hamide Ebu Humeyle

Amerikan dizisi Simpsonlar ile ilgili tahminler, dünyanın dört bir yanındaki komplo teorisi meraklıları için ideal bir gerekçe gibi görünüyor.

Komplo teorisyenleri, zayıf halkların iradesini çeşitli şekillerde kontrol etmek için komplo kuran büyük güçlerin iradesi dışında hiçbir şeyin gerçek olmadığına ve her kararın, krizin, savaşın, trajik ya da garip olayın her şeyden önce dikkatlice planlandığına her zaman inanmışlardır. 

Bu nedenle basit bir Amerikan ailesinin etrafında dönen ünlü 'çizgi film komedisi', bu kesimin düşüncelerinin geçerliliğinin sadece kısa bir kanıtı.

Öyle ki çizgi film, zaman zaman bu planlardan bazılarını sızdırıyor. Ayrıca bu planlar sahada gerçekleşene kadar kendini belli etmiyor.

Bu nedende birçok kişi, tartışmalı, ürkütücü veya şaşırtıcı küresel nitelikteki herhangi bir olayı bekliyor.

Ardından Amerika'daki popüler dramanın en önemli ayaklarından biri olan ünlü dizinin her bölümünü ve her sahnesini araştırıyorlar ve bunlarla çeşitli eylemler arasında bağlantı kuruyorlar.

Gerçek şu ki onlara bu güveni veren bazı detaylar var. Dizinin hikayeleri siyasi, sosyal ve sanatsal gerçeklikle her zaman benzerlikler taşımış ve şüphe götürmez birer öngörü olarak nitelendirildi.

Bu da zamanla büyüyen tartışma ve şüpheciliğe kapanmayacak bir kapı açtı. 

X'in sırrı

Belki de komplocu düşünceyi benimseme eğiliminde olanlar, eserin yaratıcısı Matt Groening'in tarihini 'özgür masonlar' veya her zaman birçok kötülük ve garip planlara atfedilen bir hareket olan Masonlar ile ilişkilendiriyor.

Karakterlere aile üyelerinin isimlerini veren Groening, aynı zamanda bilimkurgudan uyarlanan bir Amerikan çizgi filmi olan ve olayları 3000 yılında geçen Futurama'nın da yaratıcısı.

Çizgi film, birkaç duraksamadan sonra hala bu güne kadar yayın yapıyor.

Ayrıca Simpsonlar'ın lanetinden etkilenmiş ya da daha yumuşak bir ifadeyle onun perdesinin altında yaşayan bir diziye benziyor.

Groening, 1989 yılından bu yana 'Fox' ekranının en iyi zamanlarında yayımlanan ve 34 yılı aşkın bir süredir izleyiciler tarafından 750'den fazla bölüm izlenen 'sarı aile' dizisini de etkileyen bazı dramatik gevşekliklerden de mustarip.

2007'de bu aileyi anlatan bir film de yarım milyar dolardan fazla hasılat yaptı.

Hikâyeye göre baba Homer, sorumsuz bir karakter ama nükleer reaktörde çalışıyor. Anne Marge, ev hanımı.

Kız Lisa, çevre sorunlarıyla ilgilenen bir vejetaryen. Yaramaz çocuk Bart ve Maggie bebek, ayrıca bir kedi ve bir köpek.

Hepsi, Springfield adlı kurgusal bir kasabada yaşıyor. Genel olarak kahramanlar, ideal olmaktan uzak, çoğu zaman kötü rol modeller. 

Animasyon çalışmalarının çocuklara sunulması alışılagelmiş olsa da dizi, ele aldığı konuların hassasiyeti nedeniyle yetişkin kategorisine giriyor.

Diziyle ilgili tartışmalara yol açan son durumlardan biri, ilk kahraman Homer'in, telefonunda milyarder Elon Musk tarafından 'X' olarak değiştirildikten sonra telefonunda 'Twitter' logosuna benzer bir logo taşıyan bir uygulamayı kullandığı kısımlar.

2012'de yayımlanan bir bölüme ait olan bu sahneler, sadece eğlence türünde sınıflandırılan bir eser hakkında yeniden tartışmaların kapısını aralarken, bazılarına göre belki de bundan çok daha karmaşık olarak değerlendiriliyor.

Bölümde atıfta bulunulan logo, Twitter'in kısa bir süre önce değiştirildiği yeni 'X' harfine benzemekle birlikte, ortada bir daire ve çevresinde dört kenar şeklinde olduğu için daha birçok şeye benzetilebilir.

Bu nedenle, bazıları onu uçurtmalara ve hatta helikopterlere benzetebilir. Ancak Simpsonlar ailesiyle ilgili olduğu için ve tabii ki izleyici, bu tür hikayelerle dolu geçmişi göz önüne alındığında onu, kehanet mitiyle ve gizemli metafizik dünyayla ilişkilendirmeyi seviyor.

Belki de doğru hedefi vurabildi

Onlarca yıldır ünlü dizi, dinden siyasete, sanata, savaşlara, bilimsel keşiflere ve diğerlerine kadar hayatın hemen hemen her alanına değindi.

Bu durum, 16'ncı yüzyılın ortalarına kadar uzanan ünlü kehanetlerle bağlantılı olarak kendisine 'Nostradamus' lakabını kazandıran ve bazıları meydana gelen gerçeklere yakın olduğu söylemiş savaş ve ekonomik kriz vaatlerini içeren 'gayb astrolojisi' oyununu anlamanın anahtarlarından biri olabilir.

Dramatik çalışmaya dönersek, bir hikâye onlarca hatta binlerce ayrıntıyı ve alanı içeriyor. Bölümlerde hemen hemen her konu işlendiği için bazı zamanlarda 'hedefi vurmak' uzak bir ihtimal değil ve içlerinden birinin hedefi tamamen şans eseri vurma şansını artırmak için rastgele çok sayıda ok fırlatması da olası.

Bu, yazı ekibinin en önde gelen katılımcılarından biri olan Alfred Jean tarafından benimsenen bir yorum.

Ana yaratıcı Matt Groening ise her zaman tahmin ilkesiyle alay eder ve onu çılgınca bulur.

Groening, kendisinin ve meslektaşlarının komik, absürd ve abartılı olaylar ve detaylar icat edemeyecek kadar hayal güçlerini çok ileri götürdüklerine, ancak görünüşe göre gerçeğin bu konuda kendilerini aşarak onları şaşırttığına dikkat çekiyor. 

Yazarlardan biri olan Bill Oakley de tahmin fikrini tamamen reddederken, çalışmanın, ABD'nin karşı karşıya kalabileceği en kötü koşullar için alaycı ve karanlık senaryolar çizmeye yönelik belirli bir yaklaşımı benimsediğine dikkat çekti.

Bu konuda öne çıkanlar arasında üreticilerin bakış açısına göre Donald Trump'ın ABD başkanlığını üstlenmesi yer alıyor.

Bu nedenle bir bölümde, Trump'ın başkan olarak ortaya çıkışı ve bunu destekçileriyle kutlaması doğaldı. Oakley, bu konuma gelişlerini 'motivasyon' olarak nitelendirdi.

Trump, çizgi film dünyasında ilk kez başkan oldu

Bu konuda belirtilebilecek en önemli noktalardan biri de Trump bölümünün 2000 yılında, yani başkanlık koltuğunu kazanmasından 16 yıl önce gösterildiği için konunun tamamen kurgu olmadığıdır.

Ancak bölüm, bir gün başkanlığa aday olma niyetiyle ilgili haberlerin yayılmasından kısa bir süre sonra yayınlandı.

O sıralarda önemli bir iş adamı olarak da ünlü bir isimdi, oldukça zengin ve açıklamaları ve eylemleriyle tartışmalıydı. 

Aynı şekilde 2001 yılında, yani Arap ülkesinin tanık olduğu bölünmeler ve savaşlardan yaklaşık 10 yıl önce yayınlanan bir bölümde Ortadoğu'da yaşadıkları belirtilen bir grup erkeğin arabasında Suriye muhalefetinin bayrağına benzer bir bayrak görünüyordu.

Ancak bu, basitçe Arap bayraklarında yıldızların yanı sıra yeşil, siyah ve beyaz gibi renklerin yaygın olmasıyla açıklanabilir.

Bunlar Ortadoğu'da birçok ülkenin bayraklarında tekrarlanıyor ve böyle bir sahnede kullanılması doğal.

Aynı şekilde 1990'larda gösterilen bölümlerde Ebola virüsü ve koronaya benzer bir salgına dönüşen grip virüsünden bahsetmek de dahil olmak üzere başka şeyler de açıklanabilir.

Özellikle benzer hastalıklar hakkında bu tarihten onlarca yıl önce dolaşan bilgiler vardı ve bazılarının isimleri çoktan verilmişti.

Ayrıca İsveçli çevre ve iklim aktivisti Greta Thunberg'e benzer bir kişiliğin ortaya çıkması da mantıklı.

Sanayileşmiş ülkelerin faaliyetlerinin çevre üzerindeki olumsuz etkileriyle ilgili böylesine büyük bir çalışmanın olması da doğal.

Tahmin mi öngörü mü?

Ayrıca fiilen gerçekleşmeden yıllar önce video teknolojisi ile görüntülü iletişimin ortaya çıkışının belirtileri, bu teknoloji üzerindeki çalışmaların onlarca yıldır dile getirilmesiyle açıklamak kolay.

Simpsonlar'ı yazanlar gibi bilgili yazarların, özellikle bilim, bilgisayar, teknoloji ve diğer alanlarda kendilerine modern araştırmalar hakkında geniş bilgi veren entelektüeller, sanatçılar ve uzmanlar oldukları için ve elbette yeni bilim, politika ve sanat haberlerini takip ettikleri için böyle bir eleştiri yapması normal. 

Teknolojilerle ilgili olarak, akıllı saat, otomatik düzelticinin ortaya çıkması, dokunmatik ekranlı telefonlar ve diğerlerinde de konu tekrarlanmış durumda. Durum, beklentilere daha yakın.

Elbette olayların en geniş yönü siyasete aitti. Dramadaki krizleri, alaycı bir şekilde sunulsa bile en yaygın konu.

Bu nedenle yapımcıları genellikle sağcı muhafazakâr tarafı bariz bir şekilde eleştirirken liberal eğilime meyillidir.

Cumhuriyetçiler, genellikle bu dizinin kaba ve açık olduğunu ve Amerikan ailesinin imajını çarpıttığını söylüyor. Eski ABD Başkanı George W. Bush bile bu noktayı gündeme getirmişti.

Belirsiz durumlar

Ancak bazen konu kafa karıştırıcı ve tamamen anlaşılmaz bir hale geliyor, sanki karar vericiler diziyi izliyor ve sonra onun hükümlerini uygulamaya çalışıyor ve olaylarının izinden gidiyor gibi.

Film yıldızı Tom Hanks'in Joe Biden'ın ABD Başkanı olarak göreve başlama töreninde yaptığı konuşma da bunlardan biri.

Öyle ki bundan 14 yıl önce de onun benzeri bir sanatçı karikatür atölyelerinde boy göstermişti.

Sahneler ayrıca, Hillary Clinton'ın başkanlık adaylığına yapılan atfın yanı sıra Başkan Yardımcısı Kamala Harris'e benzer bir karakterin ortaya çıkması da dahil olmak üzere ipuçları ve açıklanamayan ifadeler içeriyor.

Finlandiyalı araştırmacı Bengt Holmström, 2010'daki bölümlerin birinde Nobel Ekonomi Ödülü'nü alırken, gerçekte de bu tarihten altı yıl sonra Nobel'i kazandı.

Bunlar, yaratıcılarının büyücülük ve şarlatanlık yapmakla suçlanmasına ve onların modern çağın falcıları olarak görülmesine yol açan bazı olaylar.

11 Eylül olaylarına, FIFA'da yolsuzluğa bulaşmış yetkililerin tutuklanmasına, ABD seçimlerindeki oy krizine ve Barack Obama'nın zaferine bir şekilde atıfta bulunan sayıların yer aldığı bir gazetenin ortaya çıkmasına ek olarak en şaşırtıcı sahnelerden biri de 2012'de yayınlanan bir bölümdeki bir haberdi.

Haberde, Avrupa'nın ünlü bir sitede Yunanistan'ı satışa çıkardığı görülüyordu. Birkaç ay sonra Uluslararası Para Fonu'na olan borçlarını ödemede temerrüde düşen Yunanistan'daki büyük ekonomik kriz ilan edildi. 

Aynı şekilde aksiyon kahramanı Homer'ın oksijen eksikliğinden mustarip olduğu sahne de dikkat çekici. Atlantik Okyanusu'nda dünyanın takip ettiği Titan denizaltı felaketinin bir tahmini olarak, 2006 yılında yayınlanan bir bölümde eski hazineleri keşfetme gezisine katılmıştı ve bir denizaltındaydı.

Gerçekte de Titanik'in enkazını keşfetmeyi hedefleyen gemidekiler, irtibatı kaybettikten sonra can verdi. 

Bu durumların tekrarlanması nedeniyle referansı kesinlikle Simpsonlar olan olağandışı bir olayın olduğuna inanmak kolaylaştı.

Bu durum ise Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, Fas'ın son Dünya Kupası maçlarında benzeri görülmemiş düzeyde ilerlemesi, Beyrut patlaması da dahil olmak üzere onlarca yanlış tahmine, uydurma fotoğraf ve videoya kapı açtı.

Bu tahminler arasında George Floyd'un beyaz bir polis tarafından öldürülmesi ve gösterilerin patlak vermesi de yer alıyor.

O zamanlar bir polisin bir kişinin başında durduğunu ve dizinin atmosferinin mükemmel bir şekilde taklit edildiğini gösteren görüntüler ortalıkta dolaşıyordu.

Ancak anlık görüntünün, ünlü çizgi filmlerden karakterler çizerek ve kullanarak dünyadaki siyasi olayları yorumlayan sanatçı Yuri Pomo'ya ait olduğu ortaya çıktı.

Koşullar, geleceği önceden tahmin etmede bir kez doğruysa, karşılığında defalarca başarısız oldu.

Dizinin tahminlerine olan takıntıları, inananlarını, hiç bahsedilmemesine rağmen uzun bir olaylar listesine maruz kalmış gibi bir beklentiye sokuyor.

Gerçek şu ki bu tesadüfler, birçok eserde sürekli olarak ortaya çıkıyor. Ama daha az şekilde. Bunun nedeni ise doğası ve ayrıca bölüm sayısının azlığı ve kapsadığı konuların sınırlı olması olabilir.

Bunların arasında 2017'deki bir bölümünde Amerikalı basketbolcu Kobe Bryant'ın üzücü bir sahnesini gösteren animasyon dizisi 'Legends of the Chamberlain' de var.

Dizide Kobe Bryant, bir uçak patlamasının kurbanı olmuştu ve yaklaşık dört yıl sonra kızıyla birlikte bir uçak kazasında öldü.

Dizinin yapımcılarının daha sonra sporcunun ailesine saygı gereği sahneyi silmiş olması dikkat çekici.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
TT

Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)

Owen Scott ABD Muhabiri 

Coldplay konseri sırasında öpücük kamerasına yakalanarak kötü bir ün kazanan insan kaynakları yöneticisi, "hikayesini geri kazanma" konuşmasının biletleri için 875 dolar talep ediyor.

53 yaşındaki Kristin Cabot, evli patronu Andy Byron'la sarmaş dolaş görüntülerinin stadyum ekranlarında canlı yayımlanması üzerine aniden eğildikten sonra Nisan 2025'te internet mimine dönüşmüştü.

Artık viral olan videoda Coldplay'in solisti Chris Martin stadyum hoparlörlerinden "Ya gizli ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" demişti.

Olayın ardından Cabot ve Byron dünya çapında manşetlere taşınmış, birçok kişi ilişkileri hakkında spekülasyonlar yürütmüştü.

Artık Cabot, "hikayesini" nasıl geri kazandığını anlatan konuşmalar yapıyor ancak onun söylediklerini dinlemek isteyen katılımcıların 875 dolar gibi dudak uçuklatan bir ücret ödemesi gerekiyor.

Etkinliğin açıklamasında, "Medyanın olumsuz merceği altındaki kadınların uzun süredir maruz kaldığı toplumsal ayıplamanın şiddetini Cabot ilk elden deneyimledi; aynı durumdaki erkekler genellikle bundan paçayı sıyırıyor gibi görünüyor" ifadeleri yer alıyor.

Cabot, Byron'la birlikte Jumbotron'da yakalandığında eşinden ayrılmıştı ancak patronu evliydi.

İki çocuk annesi Cabot skandalın ardından verdiği bir dizi röportajda, bu mim yüzünden "iş bulamadığını" söylemişti.

New York Times'a verdiği röportajda skandaldan "birkaç High Noons"u (alkollü içki markası -çn.) sorumlu tutan Cabot, daha sonra Britanya gazetesi The Times'a kendisini "kızıl harfle" (Scarlet Letter; zina yaptığı için boynuna kızıl bir "A" harfi asılarak toplumdan uzaklaştırılan bir kadını konu alan Nathaniel Hawthorne romanı -çn.) damgalanmış gibi hissettiğini açıklamıştı.

PRWeek'in 2026 Kriz İletişimi Konferansı’nda yapacağı konuşmasının ana konusu, bu mecazi "kızıl harfi" nasıl üstünden attığını açıklamak olacak gibi görünüyor.

Cabot'ın internette yükselen eleştirilere karşı koymak için hizmetlerinden yararlandığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, kendisine sahnede eşlik edecek.
 

Görsel kaldırıldı.Öpücük kamerası videosunun ardından işe aldığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, Cabot'a sahnede eşlik edecek (PRWeek)


Etkinliğin açıklaması şöyle devam ediyor:

Bu oturumda Astronomer'ın eski insan kaynakları direktörü Cabot ve onun halkla ilişkiler temsilcisi, sektörün efsane ismi Dini von Mueffling, Cabot'ın kendi hikayesini kontrol altına alıp yeniden yazmasını sağlayan (hem kısa hem de uzun vadeli) stratejileri paylaşacak.

16 Nisan'da Washington D.C.'de düzenlenecek konferansta başka şirketler ve hayır kurumları da etkinlikte konuşma yapma hazırlıklarını sürdürüyor.

Bu oluşumlardan biri, LGBTQ+ bireylerin intiharını önlemeye odaklanan, kâr amacı gütmeyen Trevor Project.

ABD'nin başkentinin göz alıcı halkla ilişkiler etkinliğine katılan bir diğer şirket Blackbird.AI ise yapay zekanın krizleri büyütme tehlikesi üzerine bir konuşma yapacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy