Kabinde biber gazı sıkılınca uçak erken iniş yapmak zorunda kaldıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/4502891-kabinde-biber-gaz%C4%B1-s%C4%B1k%C4%B1l%C4%B1nca-u%C3%A7ak-erken-ini%C5%9F-yapmak-zorunda-kald%C4%B1
Kabinde biber gazı sıkılınca uçak erken iniş yapmak zorunda kaldı
Uçak, planlanan varış noktasından yaklaşık 1290 kilometre uzağa indi (Unsplash)
Amerikan Airlines'a ait bir uçak bir yolcunun kabine biber gazı sıkmasının ardından varış noktasından yaklaşık 1290 metre uzağa iniş yapmak zorunda kaldı.
Pazar gecesi 1680 sefer sayılı uçak Miami'den New York'a seyahat ederken Florida'nın Jacksonville kentine inmek zorunda kaldı.
Uçakta yolcu olduğunu iddia eden bir Reddit kullanıcısına göre olay uçuşun yaklaşık 30. dakikasında meydana geldi:
Arkadakiler öksürmeye ve görememeye başladı.
Kimse ne olduğunu anlamadı ve bir [uçuş görevlisi] mikrofona geçip havada ne olduğunu bilen varsa konuşması gerektiğini anons etti. 10 dakika sonra pilot JAX'a yönelmek için sola döndü. Yolcular olayın ne kadar çabuk büyüdüğünü görünce, suçlu suçunu itiraf etti ve bunun bir kaza olduğunu öne sürdü.
Uçak Jacksonville'e indikten sonra, polisler suçluyu ve ailesini oradan uzaklaştırdı. Uçak temizlendikten sonra New York yolculuğuna devam etti ve birkaç saat gecikmeyle vardı.
Bununla birlikte, bir başka Reddit kullanıcısı bu gönderiye verdiği yanıtta uçakta ve spreye yakın olduğunu belirterek bunun "kasıtlı" olarak yapıldığına inandığını ifade etti:
Nefes alamamak, cildinizin/gözlerinizin yanması, herkesin panik halinde etrafta dolaşması ve küçük bir alanda sıkışıp kalmak son derece korkutucuydu.
ABC News'e açıklama yapan havayolu şirketi, program dışı duraklamanın "bir müşterinin karıştığı rahatsız edici bir olaydan" kaynaklandığını doğruladı.
The Independent daha fazla bilgi için American Airlines ve Jacksonville Polis Teşkilatı'yla temasa geçti ancak henüz yanıt alamadı.
Biber gazının uçağın kabinine nasıl girdiği bilinmiyor. ABD Ulaştırma Güvenliği İdaresi'ne göre, biber gazı spreyinin kabin bagajlarında taşınmasına izin verilmiyor.
Bazı havayolları, kazara boşalmasını önleyecek bir güvenlik mekanizmasına sahip olduğu sürece 118 ml'lik bir göz yaşartıcı gaz veya biber gazı kabına izin veriyor. Federal Havacılık İdaresi olayı araştırıyor.
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT
TT
İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.
Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.
Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.
Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)
Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.
Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.
“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.
Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.
Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.
Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.
ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.
Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.
Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.
İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5238560-i%CC%87srail-kabinesi-bat%C4%B1-%C5%9Feria-topraklar%C4%B1n%C4%B1n-ilhak%C4%B1n%C4%B1-geni%C5%9Fletme-kararlar%C4%B1n%C4%B1-onaylad%C4%B1
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.
Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)
Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.
Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5238496-rusyada-15-ya%C5%9F%C4%B1ndaki-sald%C4%B1rgan-deh%C5%9Fet-sa%C3%A7t%C4%B1-nazi-sembol%C3%BC-%C3%A7izdi
Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.
Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.
Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.
Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.
Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.
Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.
Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.
Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.
Independent Türkçe
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة