Mısır: Sivil Demokratik Hareket’ten ulusal diyaloğa eleştiri

Mısır'daki Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti'nin önceki toplantısı (Mısır Ulusal Diyaloğu’nun Facebook hesabı)
Mısır'daki Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti'nin önceki toplantısı (Mısır Ulusal Diyaloğu’nun Facebook hesabı)
TT

Mısır: Sivil Demokratik Hareket’ten ulusal diyaloğa eleştiri

Mısır'daki Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti'nin önceki toplantısı (Mısır Ulusal Diyaloğu’nun Facebook hesabı)
Mısır'daki Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti'nin önceki toplantısı (Mısır Ulusal Diyaloğu’nun Facebook hesabı)

Mısır'da muhalefet partisi grubu Sivil Demokratik Hareket, Ulusal Diyalog’un yakın zamanda yayınladığı tavsiyelerin bilhassa acilen ihtiyaç olduğunu düşündükleri siyasi, ekonomik ve sosyal reformlar konusunda hareket partilerinin ileri sürdüğü tüm talepleri içermediğini bildirdi.

Ulusal Diyalog, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin çağrısıyla muhalefetten oluşan siyasi güçleri bir araya getiren bir mekanizma niteliğinde. Diyalog, tavsiyelerini, yürütme makamıyla ilgiliyse yetkili makamlara havale ederek, yasama işlemi gerekiyorsa parlamentoya sunarak benimsediğini duyurdu.

Ulusal Diyalog yönetimi, katılım gösteren 19 gruptan 13 komitenin siyasi, ekonomik ve toplumsal tartışma eksenlerinde çıktıları esas alınarak Cumhurbaşkanı’na sunulan tavsiye metinlerini yayımlamıştı.

Açıklamada, “Cumhurbaşkanı’na sunulan tavsiyelere bir takım önemli talepler yansımadı. Şiddet veya vandalizm suçu kanıtlanamayan tüm düşünce mahkumlarının serbest bırakılması, düşünce ve ifade özgürlüğü, haber ve insan hakları sitelerine uygulanan engellemelerin kaldırılması talebi bunlardan bazıları arasında yer alıyor” ifadelerine yer verildi.

Hareketin talepleri arasında şunlar yer alıyor: Mısır'da tüm seçimlerin yapılabilmesi için gerekli koşulların ve garantilerin sağlanması, herkese rekabet edebilmeleri için eşit fırsatlar verilmesi, yaklaşan parlamento ve yerel meclis seçimlerinin nispi listelere göre yapılması, duruşma öncesi tutukluluk kanununun kaldırılması, tutukluluk süresinin yeniden en fazla 6 ay ile sınırlandırılması, sivil toplum örgütü ve bağımsız sendika kurma özgürlüğü.

Hareket’in Sözcüsü Halid Davud’un ifade ettiğine göre, bu açıklama Sivil Demokratik Hareket’in faaliyetlerine katılımını sürdürme eğilimiyle çelişmiyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Davud, “Diyaloğa katılımımızın devam ettiğini onaylıyoruz. Son açıklamamız, son dönemde yayınlanan tavsiyelere ilişkin tutumumuz konusunda kamuoyunun görüşünü netleştirmekte. Sivil Demokratik Hareket, Ulusal Diyalog sonuçlarını ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin tutumu tartışmak üzere Adalet Partisi genel merkezinde Salı günü bir toplantı düzenleme sürecinde” açıklamalarında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın aktardığı açıklamada, başta karayolu ve köprü ağları olmak üzere altyapı projelerine daha fazla yatırım yapılmasının derhal durdurulması, mevcut projelerin hızla tamamlanması, tarım, sanayi, bilgi üretimi, hassas teknolojiler ve turizm sektöründe üretimi yurtdışından yurtiçine çekebilecek iç yatırımların yönlendirilmesi çağrısında bulunuldu. Sivil Demokratik Hareket, ilgili tavsiyeleri Cumhurbaşkanı’na sunmadan önce enflasyon, yatırım öncelikleri ve devlet mülkiyeti konularının kapsamlı bir tartışmaya açılması gerektiğini vurguladı.

Sivil Demokratik Hareket, anayasada öngörülen harcama yüzdelerinin eğitim ve sağlık için tahsisine derhal başlanması, bunların mümkün olan en kısa sürede iki katına çıkarılmasına yönelik bir plan ve takvim oluşturulması çağrısında bulunuyor. Hareket, söz konusu açıklamanın sonlarında, gelecek diyalog oturumlarını takip etmeye ve taleplerine bağlı kalmaya devam edeceğini doğruladı.



Ali et-Tahir ve esirler müzakereleri hareketlendiriyor

Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
TT

Ali et-Tahir ve esirler müzakereleri hareketlendiriyor

Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)

Güney Lübnan’da eş zamanlı olarak yaşanan gelişmeler, Lübnan-İsrail müzakerelerinin yeniden başlatılmasına zemin hazırladı. İsrail’in Ali el-Tahir Tepeleri’nde "operasyonel kontrol" sağladığını duyurması ve Lübnanlı esirleri serbest bırakması üzerine Washington, yaklaşan görüşmeler öncesinde bu adımların üzerine inşa edilecek bir süreç için harekete geçti.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, tutukluların serbest bırakılmasını memnuniyetle karşılayarak bu adımı "olumlu" olarak nitelendirdi ve her iki tarafa da yakalanan bu ivmeyi sürdürme çağrısında bulundu. Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Büyükelçisi Michel Issa ve ABD Kongre üyeleriyle bir araya gelerek önümüzdeki müzakere turunun hazırlıklarını ele aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Avn görüşmede, kalan tutukluların serbest bırakılmasının tamamlanması, üçlü müzakerelerde varılan uzlaşıların ve "çerçeve anlaşmasının" takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

ABD’nin diplomatik girişimleri sürerken; İsrail’in bölgeden çekilmesi ve Hizbullah’ın silahları gibi temel meseleler henüz çözüme kavuşturulabilmiş değil. Hizbullah, İsrail’in stratejik tepedeki kontrolünün eksiksiz olduğu iddiasına şüpheyle yaklaşsa da Ali el-Tahir Tepesi’ndeki son durum, gelecekteki müzakerelere yeni bir alan açıyor. Şimdi tüm gözler, sahadaki yeni gerçekliklerin bir sonraki görüşmelerin dengelerine ve siyasi şartlarına nasıl yansıyacağına çevrilmiş durumda.


Suudi Arabistan ve Mısır, İran, Filistin ve Sudan'daki son gelişmeleri ele aldı

Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
TT

Suudi Arabistan ve Mısır, İran, Filistin ve Sudan'daki son gelişmeleri ele aldı

Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Suudi Arabistan ve Mısır, bölgedeki son gelişmeleri görüştü. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi yollarını ele aldıklarını bildirdi. Abdulati, "İran, Filistin ve Sudan'daki gelişmeler başta olmak üzere bazı bölgesel dosyalar hakkında görüş alışverişinde bulunduk" dedi.

Bugün X platformundaki resmi hesabından paylaşımda bulunan Abdulati, Prens Faysal bin Ferhan ile "iki ülke arasındaki mümtaz kardeşlik ilişkilerini" ele aldıklarını belirtti.

Geçtiğimiz ağustos ortasında da Suudi Arabistan ve Mısır Dışişleri Bakanları bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Görüşmede iki ülke arasındaki "kardeşlik ve stratejik ilişkilerin derinliği ile özel niteliğine" övgüde bulunulmuş, çeşitli alanlardaki ikili iş birliği süreçlerini geliştirmeye devam etme yönündeki ortak kararlılık vurgulanmıştı.

Bakanlar o dönemde ayrıca, iki kardeş ülke de dahil olmak üzere bölgesel ortakların gerilimi düşürmek ve bölgedeki tırmanışı dizginlemek amacıyla yürüttüğü yoğun çabaları ele almıştı. Görüşmede, "mevcut bölgesel güvenlik kaygılarının giderilmesi, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi, bu egemenliğin ihlal edilmemesi ve çatışma çemberinin genişlemesinden kaçınılması" gerektiğinin altı çizilmiş; uluslararası su yollarında seyrüsefer emniyeti, güvenliği ve özgürlüğünün sağlanmasının önemine vurgu yapılmıştı.

Geçtiğimiz haziran ayında ise Bin Ferhan ve Abdulati, Kahire'de gerçekleştirdikleri görüşmede iki kardeş ülke arasındaki ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesi yollarını değerlendirmişti. Mısır-Suudi Arabistan ilişkilerinde yaşanan ivmeyi ve yakın koordinasyonu takdir eden bakanlar, iki ülke ve halklarının ortak çıkarlarına hizmet edecek şekilde iş birliğini sürdürme iradesini teyit etmişti.

Görüşmede bakanlar, bölgesel gelişmeler karşısında iki kardeş ülke arasındaki koordinasyon ve istişarenin aralıksız sürdürülmesinin önemine dikkat çekmişti.


Kızılhaç, İsrail tarafından serbest bırakılan dört kişinin Lübnan'a nakledildiğini açıkladı

Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)
Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)
TT

Kızılhaç, İsrail tarafından serbest bırakılan dört kişinin Lübnan'a nakledildiğini açıkladı

Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)
Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)

Uluslararası Kızılhaç Komitesi bugün yaptığı açıklamada, bir sivilin serbest bırakılmasının ertesi günü, İsrail tarafından serbest bırakılan dört kişiyi daha Lübnan’a naklettiğini bildirdi.

Uluslararası örgütten yapılan yazılı açıklamada, "İlgili tarafların talebi üzerine Uluslararası Kızılhaç Komitesi, serbest bırakılan beş kişinin Lübnan’a naklini kolaylaştırmıştır" denilerek, kişilerden birinin Perşembe, diğer dördünün ise bugün nakledildiği belirtildi.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Lübnanlı resmi bir kaynak verdiği bilgide, Lübnan hükümetinin ağustos ayında Roma’da ABD arabuluculuğunda gerçekleşen son müzakere turunda İsrail’den bu tutukluların ilk grubunu serbest bırakmasını talep etti.

BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) askerleri, Lübnan'ın güneyinde İsrail sınırındaki tel örgüler yakınında yaya devriye geziyor (UNIFIL)
BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) askerleri, Lübnan'ın güneyinde İsrail sınırındaki tel örgüler yakınında yaya devriye geziyor (UNIFIL)

Lübnanlı bir askeri kaynak, Lübnan ordusunun dün öğleden sonra Uluslararası Kızılhaç Komitesi aracılığıyla bu beş kişiden birini teslim aldığını bildirdi. Kaynak, Kızılhaç'ın serbest bırakılan kişiyi Güney Lübnan’daki Nakura sınır kapısından geçirdiğini açıkladı. Eş zamanlı olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, "Güney Lübnan’da İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde gözaltına alınan beş Lübnanlı sivilin serbest bırakılmasına karar verilmiştir" ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, "Sorgulamalarının tamamlanmasının ardından, bu kişilerin herhangi bir terör örgütüne üye olmayan, terör eylemlerine katılmayan siviller olduğu ve İsrail’de gözaltında tutulmaya devam edilmeleri için bir neden bulunmadığı anlaşılmıştır" denildi. Daha sonra Lübnanlı resmi bir kaynak; ikisi Lübnanlı, ikisi Suriyeli olan diğer dört sivilin serbest bırakılma işleminin bugüne ertelendiğini bildirdi.

Kaynak, bu kişilerin serbest bırakılmasının, henüz bir sonraki tur tarihi belirlenmeyen Roma müzakerelerinin tamamlanmasına zemin hazırlama amacı taşıdığını belirtti. Netanyahu’nun office ise beş sivilin serbest bırakılmasını; Roma görüşmelerinin ardından Lübnan ve İsrail’in, Lübnan İç Savaşı (1975-1990) sırasında kaçırılarak öldürülen Lübnanlı Yahudi şahsiyetlerin gömüldüğü yerleri tespit etmek amacıyla yürüttüğü "yoğun çabalara" bağladı.