Naif Üniversitesi: Arap güvenlik hizmetlerinin dronlarla mücadele etme yeteneklerini geliştirmek için çalıştay düzenlendi

Dünyanın farklı ülkelerinden 140 uzmanın katıldı.

Çalıştayda dronların çeşitli güvenlik alanlarındaki en belirgin kullanımları ele alındı (Naif Üniversitesi)
Çalıştayda dronların çeşitli güvenlik alanlarındaki en belirgin kullanımları ele alındı (Naif Üniversitesi)
TT

Naif Üniversitesi: Arap güvenlik hizmetlerinin dronlarla mücadele etme yeteneklerini geliştirmek için çalıştay düzenlendi

Çalıştayda dronların çeşitli güvenlik alanlarındaki en belirgin kullanımları ele alındı (Naif Üniversitesi)
Çalıştayda dronların çeşitli güvenlik alanlarındaki en belirgin kullanımları ele alındı (Naif Üniversitesi)

Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi Başkanı Dr. Abdulmecid el-Bunyan, başta üniversitenin güvenliği ve verimliliği artırmak için önemli araçlardan biri olarak gördüğü, ancak aynı zamanda suç örgütleri ve çetelerin elinde ciddi bir tehdit olan dronlar olmak üzere sürücüsüz sistemler gibi gelişen teknolojilere ilgi duyduklarını dile getirdi.

Bunyan, ‘Arap güvenlik teşkilatlarının ve çalışanlarının bu tehlike ve tehditlerle mücadele için mevzuat ve düzenlemeler yoluyla yeteneklerini’ ve ‘ilgili uluslararası kurumlarla işbirliği içinde ileri eğitim yoluyla insan kapasitesini’ geliştirilmek üzere inisiyatif almanın gerekliliği çağrısında bulundu. Ayrıca Arap bölgesinin öncelikleri doğrultusunda güvenlik sorunlarına uygun teknik çözümler bulma, ayrıca çalışmalar ve raporlar hazırlayarak karar alma sürecine destek olma çağrısı da yapan Dr. Abdulmecid el-Bunyan, Arap İçişleri Bakanları Konseyi’nin bu alanlarda Arap ve uluslararası işbirliğini güçlendirme konusundaki ilgisine dikkati çekti.

Bunyan, dün üniversitenin Riyad’daki genel merkezinde başlayan “Güvenlik Alanlarında Drone Kullanımı… Fırsatlar, Zorluklar ve Politikalar’ çalıştayının açılışında konuşma yaptı.

Çalıştay, Ürdün, Birleşik Arap Emirliği (BAE), Bahreyn, Cibuti, Suudi Arabistan, Somali, Umman, Katar, Libya, ABD, Güney Kore, Malezya, İspanya ve Interpol’den 140 uzmanın katılımıyla Kore Havacılık Teknolojisi ve Güvenliği Enstitüsü işbirliğiyle 3 günlük bir süre boyunca düzenleniyor.

Dr. Bunyan, Kore kurumlarıyla yapıcı işbirliği ve stratejik ortaklık çerçevesinde düzenlenen bu çalıştay da dahil, amaç ve hedeflerine ulaşmak için üniversitenin, çeşitli güvenlik alanlarında konsey tarafından onaylanan Arap güvenlik stratejileri ve planlarının bilimsel yönünü uygulamak için akademik, eğitim ve araştırma programları ve bilimsel faaliyetleri aracılığıyla çalıştığını açıkladı.

Geçen onlarca yıl üniversitenin, insan kapasitelerini geliştirerek ve güvenlikle ilgili karar alma süreçlerini destekleyerek ortak Arap güvenlik eylemini güçlendirmeye yönelik katkılarına dikkati çekti. Güvenlik süreçleri, merkez olarak Suudi Arabistan’ın ve Arap içişleri bakanları da dahil Suudi Arabistan İçişleri Bakanı ve üniversitesinin Yüksek Konsey Başkanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayef bin Abzulaziz’in takip ve denetimiyle sağlanıyor.

Öte yandan Güney Kore Kara Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığı Gelişmiş Havacılık Genel Müdürü Donghoon Kim, İHA’ların güvenlik alanlarında kullanılması ve İHA kullanımından kaynaklanan tehditlerle mücadele alanında uluslararası eylemin geliştirilmesi için üniversitenin Arap ülkelerinin otonom sistemler alanındaki yeteneklerini artırma çabalarını ve ortak geliştirme için uluslararası kurumlarla verimli işbirliğini övdü.

Öte yandan Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Geliştirme Programı Yürütme Başkanı Mühendis Nebil ed-Dabel, bakanlığın, 2030 Vizyonu çerçevesinde bölgede meydana gelen gelişmelere uygun girişimler yoluyla güvenlik ve emniyeti artırmanın proaktif yönüne odaklanan kapsamlı bir stratejik plan üzerinde çalıştığını açıkladı. Teknik hususların, özellikle de yeni ortaya çıkan teknolojilerin, güvenliği artırmanın önemli bir unsuru olduğunu da belirten Dabel, bakanlığın, tüm sektörleri için bir yapay zeka stratejisi başlatmanın yanı sıra, memurları, bireyleri ve sivilleri yetkinleştirmek için kapsamlı programlar aracılığıyla insan yetenekleri üzerinde çalıştığını vurguladı.

Çalıştayın ilk gününde, Kore Polis Üniversitesi Uluslararası Terörle Mücadele Araştırma Merkezi Direktörü Profesör B. Yong Suk tarafından sunulan ve dron kullanan Güney Kore polisinin mevcut durumunu ve gelecekteki operasyon planlarını ele alan ‘Dron Fırsatları ve Zorlukları’ konulu bilimsel makaleler tartışıldı. Ayrıca Kore Ulusal Yangınla Mücadele Ajansı Yangınla Mücadele Havacılık Dairesi Başkanı Kim Sang-hyun tarafından sunulan ‘Yangınla Mücadele İçin Dron Sistemi ve gelecekteki gelişimi’ üzerine bir makale ele alındı.

İlk gün aynı zamanda tehditlerle başa çıkma ve bunlarla yüzleşme fırsatlarını keşfetme, üniversitenin dron girişimleri, Malezya Kraliyet Polisi tarafından sınır koruması konularında bilimsel makalelerin sunulması, 3D modeline dayalı olarak uzun menzilli keşif görevlerini simüle eden ve dronların otomatik navigasyonu amacıyla dahili bir GPS sistemi için geniş bir sinyal ortamı elde eden dronlar ve idaresi masaya yatırıldı.

İlerleyen günlerde de çalıştayda bilimsel makaleler, başta kalabalık yönetimi, izleme, yol ve trafik kontrolü, olay yeri incelemesi olmak üzere ülkelerin dronları etkin bir şekilde kullanma konusundaki deneyimlerinin gözden geçirilmesi, sınır devriyeleri, dronlarda yapay zeka teknolojisinin kullanımı ve suç hedeflerine ulaşmak için dronları kullanan suç unsurlarının oluşturduğu tehditlerin belirlenmesi açısından droneların yarattığı zorluklar gibi bir dizi eksen tartışılacak.

Ayrıca dronlarla ilgili iki politik eksenin yanı sıra, alçak irtifa hava sahası yönetiminin güvenliğini sağlamak için anti-dron sistemlerinin kullanımına, Arap ülkelerindeki kolluk kuvvetleri tarafından bunların kullanımını düzenleyen politika ve düzenlemelerin hazırlanmasına ilişkin deneyim alışverişine ve kolluk kuvvetlerinin insansız hava araçları alanında eğitim ihtiyaçlarının anlaşılmasına da değinilecek.

Arap kursiyerlere bu alanlarda gerekli becerileri en iyi uluslararası uygulamalara uygun olarak sağlamak amacıyla Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi’nin, cep telefonları ve dronlar için dijital adli deliller de dahil olmak üzere dört eğitim yolu sunan bir siber suç ve dijital delil merkezi kurduğuna dikkat çekildi.

Merkez, araştırmaları destekleyerek ve hazırlayarak, akademik programlar ve eğitim programları geliştirerek, kaliteli topluluk farkındalığı ve istişareler sağlayarak ve en belirgin dijital güvenlik zorluklarına karşı çözüm bulmaya yardımcı olan modern bir teknik ortam sağlayarak siber suçlar ve dijital delil alanlarında Arap yeterliliklerini güçlendirmede ilk Arap mercii olmayı hedefliyor.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.