Sudan ordusu, Omdurman'daki güçlerini sıkılaştırıyor

Burhan, perşembe günü Port Sudan'daki bir mahalleyi ziyaret etti. (AFP)
Burhan, perşembe günü Port Sudan'daki bir mahalleyi ziyaret etti. (AFP)
TT

Sudan ordusu, Omdurman'daki güçlerini sıkılaştırıyor

Burhan, perşembe günü Port Sudan'daki bir mahalleyi ziyaret etti. (AFP)
Burhan, perşembe günü Port Sudan'daki bir mahalleyi ziyaret etti. (AFP)

Sudan’ın başkenti Hartum'un ikinci büyük şehri Omdurman sakinleri dün, ordunun bölgedeki birçok yerleşim bölgesinde askeri güçlerini pekiştirmek için çalıştığını, bu bölgelerde yoğun olarak konuşlu Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) karşı çatışmalara hazırlık yaptığını aktardı. Pek çok aile ise iki taraf arasında her an çatışma çıkabileceği endişesiyle evlerini gönüllü olarak tahliye etmeye devam ediyor.

Sudan Ordu Komutanı Yardımcısı ve Omdurman'daki askeri operasyonlar sektöründen sorumlu Korgeneral Yaser el-Atta, çarşamba günü yaptığı açıklamada, HDK’nın Omdurman'daki isyanını bastıracağına, ardından Hartum ve Bahri şehirlerine geçeceğine söz vermişti.

Geçtiğimiz günlerde Ombada bölgesindeki mahalleler, ordunun HDK’ya yönelik çok sayıda ani saldırısına sahne oldu. HDK, bölgedeki yerleşim yerlerinin çoğunu aylardır neredeyse tamamen kontrol altında tutuyor.

Görgü tanıkları dün Ombada Hamad el-Nil bölgesinde ordu ile HDK arasında şiddetli ve aralıklı çatışmalar yaşandığını bildirdi. İki taraf, el-Murabat, eş-Şakla mahalleleri ve Ordu Mühendisler Birliği kampının çevresindeki bölgelere karşılıklı top ateşi açtı.

Ordu savaş uçakları, HDK’nın Hartum'da Nil Nehri'nin doğu ve batısındaki mevzilerine hava saldırısı düzenledi.

Ordu, Facebook sayfasında yaptığı açıklamada, Omdurman bölgesindeki Özel Harekat Kuvvetleri'nin Mühendisin mahallesi ve Hamad en-Nil mahallesine nitelikli baskınlar düzenlediğini bildirdi. Neticede HDK’nın 24 üyesinin öldürüldüğü, çok sayıda savaş askeri aracına el konduğu belirtildi.

Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan'ın HDK’nın isyanı bastırılana kadar savaşı sürdüreceğine söz verdiği açıklamalarının ardından geçtiğimiz hafta başkentin üç şehrinde çatışmaların temposu arttı.

Kitlesel göç dalgalarının her geçen gün arttığını bildiren Ombada sakinleri, vatandaşların mahallelerdeki konutlarını boşalttıklarını belirtti.

Operasyonel duruma ilişkin perşembe günü yayınlanan bir rapora göre Sudan Ordu Sözcüsü Nebil Abdullah, durumun istikrarlı olduğunu, ordu güçlerinin planlandığı gibi Hartum'un merkezindeki operasyonlarına devam ettiğini söyledi. Başkent Hartum mahalleleri ve Kuzey Kurdufan eyaletindeki el-Ubeyd şehrinde HDK’nın top ve füze saldırılarıyla vatandaşları hedef alınmasının arttığına, çok sayıda ölü ve yaralı bulunduğuna dikkat çekti. HDK’nın amacının, insanların mülklerini yağmalamaya hazırlık amacıyla sivilleri evlerini terk etmeye zorlamak, bu mülkleri ordunun askeri merkezlerine saldırmak için üs olarak kullanmak olduğunu vurguladı.

Fotoğraf Altı: Hartum'un güneyindeki Ezher mahallesinde top mermisinin isabet ettiği bir ev. (AFP)
Hartum'un güneyindeki Ezher mahallesinde top mermisinin isabet ettiği bir ev. (AFP)

Hartum'un güneyindeki mahallelere bağlı acil servis, Facebook hesabından yaptığı açıklamada, ağustos ayının son haftasında ordu ile HDK arasında yaşanan çatışmalar neticesinde 11 kişinin öldüğünü, 145 kişinin yaralandığı açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Omdurman şehrinin Vadnobavi mahallesindeki direniş komiteleri, ordunun kontrolü altındaki bölgelerde ordu güçlerinden ayrılan unsurları ev hırsızlığı dahil olmak üzere mahalle halkına karşı birçok ihlalde bulunmakla suçladı.

Mahallenin ordu güçleri ile HDK milisleri arasında bir savaş alanına dönüştüğünü belirten komiteler, vatandaşların evlerden uzaklaştırılması ardından evlerin en az yüzde 70'inden işgal edildiğini, saldırılar ve hırsızlıkların her gün devam ettiğini bildirdi. Açıklamada, “Ordumuzun kontrol ettiği bölgelerde ordudan ayrılan bazı askerlerin ihlallerde bulunması büyük bir talihsizlik” ifadeleri yer aldı.

Vadnobavi’deki direniş komiteleri, ordu güçleri tarafından ihlale maruz kalan tüm evlerin ve kişilerin ayrıntılı kayıtlarının ellerinde olduğunu, bu tutanağın konunun çözülmesi için askeri bölge komutanlığına sunulacağını kaydetti.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.