Sudan: İç savaşta çatışmalar Hartum’da yoğunlaştı

Burhan, Darfur Valisi ile ‘barış anlaşmasını’ görüşüyor

Hartum'un kuzeyindeki merkez pazardaki arabalar ve binalar tahrip edildi (Reuters)
Hartum'un kuzeyindeki merkez pazardaki arabalar ve binalar tahrip edildi (Reuters)
TT

Sudan: İç savaşta çatışmalar Hartum’da yoğunlaştı

Hartum'un kuzeyindeki merkez pazardaki arabalar ve binalar tahrip edildi (Reuters)
Hartum'un kuzeyindeki merkez pazardaki arabalar ve binalar tahrip edildi (Reuters)

Sudan ordusu topçu birlikleri, ülkenin en büyük şehri olan  Omdurman’daki çeşitli cephelerde Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) birliklerinin mevzilerine yönelik bombardımanını yoğunlaştırdı. Top saldırısı Hartum'un doğusu ve güneyinde çeşitli bölgelerde savaş uçakları ve dronlarla yapılan hava saldırıları ile eş zamanlı gerçekleşti. Şarku’l Avsat’a konuşan mahalle sakinleri, tankları da içeren ağır ve orta silahlarla donatılmış büyük bir ordu gücünün,  Omdurman'daki HDK birliklerini kuşatmak için konuşlandırıldığını aktardı. Bu durum, iki taraf arasında şiddetli çatışmaların patlak vereceği beklentisini arttırdı.

csdfv
Hartum'un güneyindeki el-Ezher mahallesinde bir eve top mermisi isabet etti (AFP)

Öte yandan HDK, daha fazla asker ve zırhlı aracı harekete geçirerek sahadaki konumlarını güçlendirmeye başladı. Yerel bir kaynak Şarku'l Avsat'a, ordunun Pazar sabahından itibaren Umbada mahallesindeki bazı hatlarda HDK’nin mevcudiyetine karşı topçu ateşi açmaya başladığını söyledi. Kaynak, “Umbada mahallesinin bitişiğindeki es-Sevrat mahallesinde çatışmalar yaşandı ve şiddetli patlamalar duyuldu” dedi.

Hendek kazma

Görgü tanıklarının ifadesine göre, ordu askerleri bu kalabalık mahallelerde hendek kazmaya ve bölgedeki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni çeşitli yönlerden kuşatmak için bazı ana yolları toprak yığınlarla kapatmaya başladı. Görgü tanıkları, ordunun son günlerde Omdurman'ın çeşitli bölgelerine düzenlediği yoğun hava ve topçu bombardımanının, her an başlaması beklenen geniş çaplı bir kara saldırısının başlangıcı olabileceğini öne sürdü.

bgrhn
Hava saldırıları Hartum'un merkezindeki evleri ve binaları yok etti (Bir Video Klipten)

Görgü tanıkları, ordu, çatışmaların yoğunlaştığı mahallelerde ilerleme kaydetti ve bazı mevziler kurdu. Ancak, HDK birliklerinin kontrolündeki bölgelere henüz girmedi. Bu, ordunun ilerleyişinin önümüzdeki dönemde devam etmesi bekleniyor. Umbada mahallelerinde üst üste bir haftadan fazla bir süredir iki partinin güçleri arasında yerleşim mahallelerinin ortasında sürekli çatışmalara ve vur-kaç operasyonlarına tanık olunduğunu da eklediler.

Coğrafi harita

Saha durumunun coğrafi haritası başkent Hartum iline bağlı üç önemli şehir olan Hartum, Bahri ve Omdurman'da çatışmaların yoğunlaştığını gösteriyor. Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), bu şehirlerin geniş bir bölümünde kontrolü elinde tutuyor. Ayrıca, HDK, daha önce ele geçirdiği bazı askeri bölgeler ve devlet kurumlarında da hakim durumda. Ordunun ve HDK’nın Umbada şeritleri etrafındaki topçu bombardımanı ve karşı seferberliği, son birkaç gün içinde çok sayıda vatandaşın zorla yerinden edilmesine yol açtı.

HDK, başkent ülkenin en büyük şehri olan Umdurman'ın eski mahallelerinin yanı sıra, şehrin batı ve güney bölgelerini, ordunun kontrolündeki Mühendisler Birliği'nin çevresindeki mahalleleri, Hartum-Sudan otoyolunun güneyinde yer alan Bahri şehri ve  Umdurman'ın kuzeyindeki Vadi Sayedna Hava Üssü'nü kontrol ediyor.  Umdurman'ın eski mahallelerinden sakinler, RSF birliklerinin, ordunun kontrolündeki Mühendisler Birliği'nin merkezini hedef alan topçu ateşi açtığını söyledi. Mahalle sakinleri, düşen mermilerin, Pazar sabahından bu yana, bölgeye ve ordunun karargahına, içinde subay lojmanlarının da bulunduğu bölgeye ve Mühendisler Birliği'nin yanındaki tıbbi tesislere isabet ettiğini söyledi. Görgü tanıkları, 50'den fazla mermi atıldığını söyledi.

bfgt
Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından ordunun Hartum'un güneyindeki zırhlı araç kampının yakınındaki üyelerine dağıtılan videodan bir ekran görüntüsü (Şarku'l Avsat)

Öte yandan, başkent Hartum'un doğusunda yer alan ve HDK birliklerinin yoğun olarak bulunduğu Manşiya, Riyad ve Buri mahalleleri, ordunun yoğun topçu ateşine maruz kaldı. Mahalle sakinleri, topçu atışlarının aynı zamanda başkentin güneyinde, Spor Şehri'ne güneyden komşu olan en-Nahda, el-İnkas ve el-Ezheri mahallelerini de hedef aldığını belirtti.

Zırhlı Birlikler

Öte yandan ordu güçlerinin Hartum'un güneyindeki eş-Şecera bölgesinde ‘Zırhlı Birlikler Karargahı’nın çevresini güvenlik altına aldığı ve HDK ile komşu mahallelerde kapsamlı tarama operasyonları yürütüldüğü yönünde haberler dolaşıyor. Hızlı Destek Güçleri tarafından çevre mahallelerde kapsamlı tarama operasyonları yürütülüyor. Ancak HDK, bir basın açıklamasıyla Zırhlı Birlikler Karargahı’nın geniş alanlarının kontrolünü ele geçirdiklerini ve geri kalan bölgeleri sıkı bir kuşatma altına aldıklarını doğruladı. Açıklamada "Eski rejimin medya borazanları yanıltma ve sahte zaferler yaratma yoluyla morallerini yükseltmek için çabalıyor” ifadelerine yer verildi.

fvgrbt
Savaşlar nedeniyle sağlık tesislerinin çökmesinin ardından Hartum'dan binlerce kişinin kaçtığı Vad Medani kentindeki bir hastane (AFP)

Geçtiğimiz Cumartesi günü Ordu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan, ‘HDK’nın isyanı’ sona erene kadar savaşmaya devam edeceği taahhüdünde bulundu. Zırhlı Birlikler askerleri dün, karargahın batısında yer alan el-Lamab mahallesini taradıklarını söyledikleri bir video klip yayınladılar.

Çatışmalar Omdurman'da yoğunlaştı

Sudan Ordusu ile HDK arasındaki çatışmalar, Ağustos ayının başından bu yana başkent Hartum'un merkezinde yoğunlaştı. Çatışmalar, son iki günde, şehrin batısındaki Umbada mahallelerine doğru genişledi. Ordunun amacı, HDK'nın batıdan gelen ikmal hattını kesmek ve şehirdeki üç şehri birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası olan Şumbat köprüsünü kontrol altına almak.

HDK, Sudan'ın başkenti Hartum'un geniş bir bölümünü kontrol ediyor. Ordu, Nil'in her iki yakasındaki başkenti oluşturan Omdurman, Bahri ve Hartum kentlerini birbirine bağlayan köprülerdeki ikmal yollarını kesmeyi amaçlıyor.

fegrth
Burhan, Port Sudan'daki deniz üssünün askerleri arasında (AFP)

Öte yandan görgü tanıkları, orduya ait savaş uçaklarının, Hartum'un güneydoğusunda, el-Cezire iline bağlanan yol üzerindeki Bakir bölgesinde bulunan HDK karargâhına hava saldırıları düzenlediğini bildirdi. Görgü tanıklarına göre ordu, doğu Nil bölgesindeki HDK’nin yoğunlaşmasını hedef alan insansız hava araçlarıyla da hava saldırıları düzenledi. Bölge sakinleri ayrıca Hartum'un güneyindeki el-Lamab ve er-Rumeyla mahallelerinde iki taraf arasında çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Burhan ve Menavi

Öte yandan, Sudan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, doğudaki Port Sudan şehrinde, Sudan’ın batısında 5 eyaletten oluşan Darfur Bölgesi Başkanı ve Sudan Kurtuluş Hareketi lideri Mini Arko Minavi ile bir araya geldi ve güvenlik ve insani durum hakkında konuştu. Minavi, gazetecilere verdiği demeçte, görüşmede savaşın ardından yaşanan insani sorunları ve vatandaşların üzerindeki olumsuz etkileri ele aldıklarını söyledi. Minavi, Darfurluların barınma ve yardım malzemelerine acilen ihtiyaç duyduklarını ve bu ihtiyaçların karşılanması için uluslararası toplumun desteğine ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Sudan Sivil Yönetim Konseyi'nin açıklamasına göre, Minavi görüşmede Cuba Barış Anlaşması'nın uygulanmasının ele alındığını söyledi. Minavi, anlaşmanın özellikle güvenlik düzenlemeleri dosyasının uygulanmasının önemini vurguladı ve bu sayede ülkede barış ve istikrarın sürdürülmesinin sağlanacağını söyledi. Minavi, Sudan Kurtuluş Hareketi lideri olarak, 15 Nisan'dan beri ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri arasında devam eden savaşta tarafsız bir tutum aldı.

Burhan, geçtiğimiz Cumartesi günü, birliklerine hitaben yaptığı konuşmada, "Ordu ve halk, isyanı bastırma konusunda hemfikir" dedi. Burhan, ordunun yüksek profesyonelliğine övgüde bulunarak askeri akademilerin bu profesyonelliği artırması için çabalamasını istedi. Burhan, kardeş ülkelerden ve dostlardan gelen yeniden inşa desteğini memnuniyetle karşıladığını, ancak herhangi bir dikteyi kabul etmeyeceğini söyledi.

Burhan, Kesla şehrinde bulunan askeri bölgede yaptığı konuşmada, "Hartum'daki kardeşlerimiz, güçlerinin azaldığını bildiğimiz isyanı ortadan kaldırmak için savaşıyor. Tek bir saf halinde savaşıyoruz. Ordu, istihbarat ve polis savaşıyor ve zafer bizim yanımızda" ifadelerini kullandı.



Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


İsrail ordusu, Refah’ta bir tünelden çıkan dört ‘silahlı kişiyi’ öldürdü

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binalar (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binalar (AFP)
TT

İsrail ordusu, Refah’ta bir tünelden çıkan dört ‘silahlı kişiyi’ öldürdü

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binalar (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binalar (AFP)

İsrail ordusu bugün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah bölgesinde bir tünelden çıkan dört silahlı kişiyi öldürdüğünü duyurdu. Ordu, söz konusu kişilerin İsrail askerlerine ateş açtığını iddia etti.

Ordu tarafından yapılan açıklamada, “Dört silahlı terörist az önce bir tünelden çıkarak askerlerimize ateş açtı… Kuvvetlerimiz teröristleri etkisiz hale getirdi” denildi.

İsrail Ordu Sözcüsü de resmi X hesabından yaptığı paylaşımda, “Bölgeyi sabotajcılar ve terör altyapılarından temizleme faaliyetleri kapsamında, askerlerimiz Refah’ın doğusunda yer altı tünel ağı içinde bir tünel çıkışında dört sabotajcıyı fark etti. Sabotajcılar askerlerimize ateş açınca, askerlerimiz karşılık vererek dört sabotajcıyı etkisiz hale getirdi” ifadelerini kullandı.

İsrail, bir hafta önce Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki sınır kapısını yeniden yaya geçişine açtı. Bu adım, Filistinlilerin Gazze Şeridi’nden çıkmasına ve savaş nedeniyle bölgeden kaçanların geri dönmesine imkân tanıyacak. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre İsrail, Refah Sınır Kapısı’ndan giriş-çıkış yapan Filistinlilere güvenlik taraması yapılmasını şart koşuyor.

İsrail, sınır kapısını Mayıs 2024’te kontrol altına almıştı; bu, Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın başlamasından yaklaşık dokuz ay sonra gerçekleşti. Savaş, ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda ekim ayında uygulamaya konan ateşkesle geçici olarak sona ermişti. Sınır kapısının yeniden açılması, Trump’ın çatışmayı durdurmayı amaçlayan planının ilk aşamasında önemli bir adım olarak öne çıkıyor.


Trump, uluslararası liderleri Barış Konseyi’nin ilk toplantısına davet etti

ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ocak 2026’da Davos’ta Gazze için bir ‘barış konseyi’ kurulmasını öngören belgeyi gösteriyor. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ocak 2026’da Davos’ta Gazze için bir ‘barış konseyi’ kurulmasını öngören belgeyi gösteriyor. (Reuters)
TT

Trump, uluslararası liderleri Barış Konseyi’nin ilk toplantısına davet etti

ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ocak 2026’da Davos’ta Gazze için bir ‘barış konseyi’ kurulmasını öngören belgeyi gösteriyor. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ocak 2026’da Davos’ta Gazze için bir ‘barış konseyi’ kurulmasını öngören belgeyi gösteriyor. (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump tarafından kurulan Barış Konseyi’nin 19 Şubat’ta yapılması planlanan ilk toplantısına bir dizi dünya lideri davet edildi.

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban toplantıya katılmayı kabul ederken, Fransa, İtalya, Norveç, Çekya ve Hırvatistan liderleri daveti reddetti.

Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan dün Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, toplantıya davet edildiğini duyurdu. Dan, ülkesinin Barış Konseyi’nin ilk oturumuna katılıp katılmama konusunda henüz nihai bir karar vermediğini ifade etti.

Dan, kararın ‘Romanya gibi fiilen konsey üyesi olmayan ancak tüzüğünün gözden geçirilmesi şartıyla katılmak isteyen ülkeler açısından toplantının formatına ilişkin Amerikalı ortaklarla yürütülecek görüşmelere’ bağlı olduğunu belirtti.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban ise cumartesi günü yaptığı açıklamada, toplantıya davet edildiğini ve katılmayı planladığını duyurdu.

Buna karşılık Çekya Başbakanı Andrej Babis, cumartesi günü Barış Konseyi toplantısına katılmayı düşünmediğini açıkladı. Babis, TV Nova’ya yaptığı açıklamada, “Avrupa Birliği’ne (AB) üye diğer ülkelerle istişare içinde hareket edeceğiz. Bu ülkelerden bazıları konseye katılmayacaklarını ifade etti” dedi.

ABD Başkanı’nın Gazze savaşını sona erdirmeye yönelik planı uyarınca, Gazze Şeridi’nin yönetiminin, Donald Trump’ın başkanlığını yaptığı Barış Konseyi’ne bağlı olarak kurulacak Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi tarafından geçici olarak üstlenilmesi öngörülüyor.

Ancak konseyin tüzüğünde Gazze’ye açık bir atıf yer almıyor. Metin, konseye daha geniş bir misyon yükleyerek, dünyadaki silahlı çatışmaların çözümüne katkı sunmayı hedef olarak tanımlıyor.

Konseyin önsözünde ise Barış Konseyi’nin, ‘çoğu zaman başarısız olmuş yaklaşımları ve kurumları terk etme cesaretine sahip olması gerektiği’ vurgulanarak, Birleşmiş Milletler’e (BM) örtük bir eleştiri yöneltiliyor.

Bu durum, başta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva olmak üzere bazı liderlerin tepkisini çekti. Macron ve Lula da Silva, geçtiğimiz haftanın başlarında yaptıkları açıklamalarda, ABD Başkanı’nın çağrısına karşılık olarak BM’nin güçlendirilmesi gerektiğini savunmuştu.

Hoşnutsuzluk

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise ülkesinin anayasal engeller nedeniyle Barış Konseyi’ne katılmayacağını yineledi.

Tajani cumartesi günü İtalyan haber ajansı ANSA’ya yaptığı açıklamada, “Anayasal kısıtlamalar nedeniyle Barış Konseyi’ne katılamıyoruz” dedi ve İtalya Anayasası’nın, tek bir liderin yönetiminde bir kuruluşa katılmayı öngörmediğini hatırlattı.

Geçtiğimiz cuma günü Brezilya Devlet Başkanı, 79 yaşındaki ABD Başkanı Donald Trump’ı, ‘yeni bir milletler topluluğunun efendisi’ olmaya çalışmakla suçladı.

Lula da Silva tek taraflılığa karşı çoğulculuğu savundu ve BM tüzüğünün adeta parçalanmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Donald Trump, Barış Konseyi’ni geçtiğimiz ocak ayında Davos’ta düzenlenen forumda ilan etmişti.

Tüzüğe göre, Cumhuriyetçi Başkan Trump her şeye tam hâkim; yalnızca o diğer liderleri davet edebiliyor ve katılımlarını iptal edebiliyor. Sadece ‘üye devletlerin üçte ikisinin veto hakkını kullanması’ durumunda bu yetkisi sınırlanabiliyor.

Diğer liderlerin tepkisini çeken noktalar arasında, metinde Gazze’ye açık bir atıf bulunmaması ve üyelik maliyetlerinin yüksekliği yer alıyor. Konseyde kalıcı bir sandalye almak isteyen ülkelerin 1 milyar dolar ödemesi gerekiyor.