Muhammed el-Fayed'in servetinin akıbeti ne olacak?

Mısırlı milyarderin dört oğlu arasında iki milyar doları aşan servet için veraset savaşının çıkması bekleniyor

Muhammed el-Fayed (Independent Arabia)
Muhammed el-Fayed (Independent Arabia)
TT

Muhammed el-Fayed'in servetinin akıbeti ne olacak?

Muhammed el-Fayed (Independent Arabia)
Muhammed el-Fayed (Independent Arabia)

Mısır'ın gecekondu mahallelerinde Coca-Cola satarak büyüyen Muhammed el-Fayed, kendi kendini yetiştirmiş bir milyarder olarak 94 yaşında yaşamını yitirdi.

Film yapımcısı oğlu Dodi ve o zamanki sevgilisi Galler Prensesi Diana, ikisinin de ölümüne neden olan araba kazasından önce, onun Paris'teki Ritz Oteli'nden ayrılmışlardı.

El-Fayed, kazanın şokunu asla atlatamadı ve ölümlerle ilgili spekülasyonlara takıntılı hale geldi.

El-Fayed'in ölümünden sonra, iş insanının 68 yaşındaki ikinci eşi Henny Wathen'den olan dört oğlunun, 1,7 milyar sterlinlik (yaklaşık 2,1 milyar dolar) imparatorluğunu devralması için ortam hazırlandı.

Birleşik Krallık'ın başkenti Londra'nın en ünlü alışveriş merkezi Harrods'ın ve İngiliz Futbol Kulübü Fulham'ın eski sahibi Muhammed el-Fayed, geçen cuma günü Regents Park Camii'nde düzenlenen cenaze törenin ardından çok sevdiği en büyük oğlu Dodi'nin yanına defnedildi.

Akıllarda kurnaz bir iş insanı olarak kalan el-Fayed, uzun ve renkli yaşamının farklı aşamalarında Londra'da Park Lane'de ve New York'ta Manhattan'da lüks dairelere, Surrey'de lüks bir eve, 65 bin dönüm arazi üzerinde kurulu bir İskoç kalesine, 9 Rolls-Royce arabaya ve bir zamanlar sahibi olduğu Fulham'ın Craven Cottage Stadı'nın hemen dışında Michael Jackson'ın heykelini de içeren bir sanat koleksiyonuna sahipti.

Ölümünden sonra çocuklarına, aralarında Ritz Paris Oteli'nin de bulunduğu milyarlarca pound değerindeki varlık miras kalacak.

Aynı zamanda bu varlıkların bir kısmı Finlandiyalı sosyete ve eski model olan eşi Wathen'e de geçecek.

Muhammed el-Fayed, 1986 yılında Paris'in eteklerinde, bir zamanlar Windsor Dükü ve Amerikalı eşi Wallis Simpson'a ev sahipliği yapan bir malikaneyi 50 yıllığına kiraladı / Fotoğraf: AFP
Muhammed el-Fayed, 1986 yılında Paris'in eteklerinde, bir zamanlar Windsor Dükü ve Amerikalı eşi Wallis Simpson'a ev sahipliği yapan bir malikaneyi 50 yıllığına kiraladı (AFP)

Vakıf fonları ve vergi cennetleri

Sunday Times gazetesinin de teyit ettiği üzere, Muhammed el-Fayed'in dört çocuğu, Yasemin (42 yaşında), Kerim (39 yaşında), Kâmile (38 yaşında) ve Ömer (35 yaşında) arasındaki ilişkiler zaten gergin durumda.

Ömer, 2021 yılında Yüksek Mahkeme'de görülen bir duruşmada Kâmile'nin korumaları tarafından saldırıya uğradığını cep telefonu yoluyla bildirdi.

Kâmile ise o esnada "Ömer'in uyuşturucu kullandığını" iddia etti. Yargıç da çatışma içerisindeki kardeşlere konuyu kendi aralarında çözmelerini emretti. 

Gazete, Muhammed el-Fayed'in kendisi hakkında anlatmaktan hoşlandığı hikayeler gibi, Mısır doğumlu iş adamının mal varlığının dünyanın dört bir yanına yayılmış olduğundan bahsetti.

Ayrıca gazetede, e-Fayed'in servetinin vakıf fonları aracılığıyla Bermuda, Lüksemburg ve Lihtenştayn gibi vergi cennetlerinde muhafaza edilmesi nedeniyle, savurgan alışverişlerinin çoğunun ardındaki hakikatin ortaya çıkarılmasının zor olduğu belirtildi.

El-Fayed, 1985 yılında ikinci eşi olan Wathen ile birlikte yaşadığı Oxted/Surrey yakınlarındaki sarayının anıtmezarına defnedildi. Bu mekânı yetmişli yıllarda satın almıştı.

220 dönümden fazla ağaçlı araziyle çevrili olan, yüzme havuzu, tenis kortu, ahırlar ve bahçeler ile bir helikopter pisti içeren geniş mülkün değeri 100 milyon sterline (yaklaşık 125,8 milyon dolar) kadar çıkıyor.

Ritz Paris Otel, el-Fayed'in varlıklarının en büyüğü

Ritz Paris Otel, kesinlikle el-Fayed'in en büyük varlığı. El-Fayed, 1979 yılında bu göz alıcı mülk için yaklaşık 10 milyon sterlin (yaklaşık 12,5 milyon dolar) ödedi.

Dört yıl süren yenileme çalışmalarının ardından binanın en az 200 milyon sterline (yaklaşık 251,7 milyon dolar) mâl olduğu söyleniyor.

Şu an ise binanın değeri en az 500 milyon sterlin (yaklaşık 629,3 milyon dolar) civarında.

El-Fayed otel için alışılmadık bir mülkiyet yapısı oluşturdu. Bu otel biri Jersey'de diğeri Lüksemburg'da bulunan iki ayrı şirket tarafından ortaklaşa kontrol edildi.

El-Fayed, bu oteli uzun süre boyunca imparatorluğunun mücevheri olarak gördü.

Gazeteye göre, el-Fayed'in en küçük oğlu Ömer, babasının Highlands'deki Balnagoon adlı malikanesiyle bağlantılı bir şirketin yöneticisi olarak kayıtlara geçmiş.

İskoçya'daki bu tatil köyü Inverness'in kuzeyine arabayla 40 dakikalık mesafede 65 bin dönümlük bir alanda yer alıyor.

El-Fayed, burayı 1972 yılında satın aldıktan sonra yavaş yavaş bu taşınmazı merkeze alarak çevresindeki arazileri de satın aldı.

Bu yapı şu anda tatilcilerin kiralayabileceği bir dizi dağ evi, misafirhane ve kır evi içeriyor. Ömer, İskoçya'da 'Muhammed Glen' ya da 'Vadinin Muhammed'i' olarak tanınırdı.

Evinde İskoç eteği giyer, hatta viskisini kendi yapardı.

Muhammed el-Fayed, oğlu Dodi'nin Galler Prensesi Diana ile birlikte geçirdiği trafik kazasındaki ölümünden kraliyet ailesini sorumlu tuttu / Fotoğraf: Reuters
Muhammed el-Fayed, oğlu Dodi'nin Galler Prensesi Diana ile birlikte geçirdiği trafik kazasındaki ölümünden kraliyet ailesini sorumlu tuttu (Reuters)

Lüks emlaklar

Balangoon Malikanesi nihai olarak, Fayed ailesi için vergi cenneti Lihtenştayn'da kurulmuş bir tröst olan Ocarina'ya aittir.

Offshore tröstler, ailelerin veraset vergisine maruz kalmadan varlıkları nesiller arasında transfer etmelerine olanak sağlayabiliyor.

Öyle ki normal şartlarda mülkün 325 bin poundu (yaklaşık 409 bin dolar) aşan değeri üzerinden yüzde 40'a kadar vergiler çıkabiliyor.

Fayed ayrıca vergi cenneti Bermuda'da AIT Leisure adlı bir şirket kurdu. New York'ta lüks dairelere sahip olmasının yanı sıra Manhattan'ın Yukarı Doğu Yakası'nda bulunan beş yıldızlı The Pierre Oteli'nden de iki daire satın aldı.

Bir zamanlar Hollywood oyuncusu Elizabeth Taylor ve moda tasarımcısı Yves Saint Laurent'e ev sahipliği yapan bu binanın üç katlı çatı katı dairesi 2017 yılında 44 milyon dolara satıldı.

Rolls-Royce otomobil satın alma tutkusu

El-Fayed aynı zamanda otomobil tutkunuydu ve Rolls-Royce otomobillere düşkünlüğü vardı. Bilinene göre bu marka tarafından üretilen araçlardan dokuz tane satın aldı.

Gazetenin söylediği gibi, el-Fayed ardında büyük bir nakit yığını bıraktı. Fayed ailesi 2010 yılında 1,5 milyar sterlin (yaklaşık 1,8 milyon dolar) karşılığında satmadan önce Harrods'dan 368 milyon pounddan (yaklaşık 463,2 milyon dolar) daha fazla kâr elde etti.

İngiliz futbol kulübü Fulham'ı da üç sene sonra 150 milyon sterlin (yaklaşık 188,8 milyon dolar) ile 200 milyon sterlin (251,7 milyon dolar) arasında bir fiyata sattı.

Netflix dizisi The Crown'un beşinci sezonunda gösterildiği gibi, bazı arzu edilen varlıkları elde etmek daha zor olabilir.

El-Fayed, 1986 yılında daha önce Windsor Dükü ve Amerikalı eşi Wallis Simpson'a ev sahipliği yapan Paris'in eteklerindeki bir malikaneyi 50 yıllığına kiraladı.

Simpson'ın 1986'daki ölümünden sonra Dük ve Düşes'in eşyalarını barındıran mülk, kraliyet ailesi için gösterişli bir müze olarak tutulurken, Fayed ailesi sadece üst katı kullandı ve 1997'de çiftin eşyalarının çoğunu New York'ta bir açık artırmada sattı.

El-Fayed'in çocukları ve kendi servetlerini inşa mücadelesi

El-Fayed'in çocukları kendi servetlerini inşa etmek için uzun süre mücadele etti. El-Fayed'in Watheen'den olan dört çocuğundan en büyüğü olan Yasemin, 2016 yılında 'Yasmine De Mello' adında bir moda markası kurdu.

Her ne kadar kıyafetleri Gwyneth Paltrow, Sienna Miller, Rihanna ve Daisy Lowe gibi ünlüler tarafından giyilse de şirket, yaklaşık dokuz milyon pound (yaklaşık 11,3 milyon dolar) tutarında zarara uğradıktan dört yıl sonra iflas etti.

Kâmile el-Fayed ise Batı Londra'daki vegan restoranı Farmacy'i açmadan önce moda sahasında girişimlerde bulundu.

Gazetenin haberi, şirketin borçlarının geçen yılın Mart ayı itibarıyla yaklaşık 4,8 milyon sterline (yaklaşık 6 milyon dolar) ulaştığını gösteriyor.

Restoranın çok popüler olduğu söylense de Farmacy'deki müşterilerin tamamı ücretlerden memnun değildi.

2016 yılında Guardian'da yer alan sert bir incelemede restoranla ilgili şu ifadeler kullanıldı:

Güzel bir restoran, sevimli personel ve berbat yemekler.

Ritz Paris Otel, kesinlikle Muhammed el-Fayed'in en büyük varlığı (Reuters)
Ritz Paris Otel, kesinlikle Muhammed el-Fayed'in en büyük varlığı (Reuters)

Kâmile aynı zamanda eğitim sistemi bozulan çocuklara eğitim sağlayan Sevenoaks yardım kuruluşunun da arkasında yer alıyor.

Ancak diğer kardeş Kerim'in ilgi düzeyi daha düşüktü. İki yaşındayken menenjite yakalandıktan sonra ciddi şekilde işitme sorunu yaşayan Kerim, işitme cihazı satan bir şirket kurdu.

Ömer, bir zamanlar babasının imparatorluğunun varisi olarak yetiştirildi. Yirmili yaşlarının başında Harrods ve diğer şirketlerin yönetim kurullarına katıldı.

Son zamanlarda, Ay'ın kolonizasyonunu çevre dostu bir şekilde araştıran bir proje olan Dünya Uzay Teknik Ekosistem İşletmeleri'ni (Earth Space Technical Ecosystems Enterprises) kurdu.

2020'deki ilk tecrit sırasında Ömer, Wathen ve Kâmile ile tartıştığı söylendiğinde babasının Surrey'deki mülkündeki spor salonunu kullanıyordu.

Yüksek Mahkeme'ye sunulan belgelere göre Ömer, Kâmile'nin korumaları tarafından zapt edilmeden önce Ömer ile Kâmile'nin kocası Muhammed Isrib arasında arbede yaşandı.

Muhammed el-Fayed yolculuklarından birinde (Reuters)
Muhammed el-Fayed yolculuklarından birinde (Reuters)

El-Fayed'in eski sözcüsü ve Harrods'un Halkla İlişkiler Müdürü Cole, gazeteye yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Muhammed'i 37 yıldır tanıyorum. En çalkantılı ve nihayetinde en korkunç yıllardan birinde, en büyük oğlu Dodi ve sevgilisi Galler Prensesi Diana'nın trajik kaybıyla sonuçlanan dönemde onunla birlikte çalıştım.

Cole, sözlerini şöyle sürdürdü:

O korkunç günler boyunca büyük bir cesaret, güç ve metanet sergiledi. Pek çok açıdan dikkate değer bir adamdı. Bu dünyada, kendisini kibirli diye eleştirenlerin hepsinin toplamından daha fazla iyilik yaptı.

İngiliz gazeteci Piers Morgan, "Prenses Diana'nın da hayatını kaybettiği kazada sevgili oğlu Dodi'nin ölümünü unutamayan Muhammed el-Fayed, herkes arasında popüler değildi, karmaşık ve kusurlu bir kişiliğe sahipti ama ben onu sevdim" ifadelerini kullandı.

Dodi'nin ölümüyle ilgili soruşturmada el-Fayed'i temsil eden Avukat Michael Mansfield KC şunları söyledi:

O, oğlu için, adalet için yorulmadan mücadele eden çok cömert ve cesur bir adamdı. O ve sevgili eşi bu görevde sonsuz zorluklara göğüs gerdiler ve dirençli kaldılar.

El-Fayed'in İngiliz toplumu üzerinde büyük bir etki yarattığına şüphe yok ve onun soyundan gelenlerin, zorlukla kazandıkları milyarlarca doları kendi izlerini bırakmak için kullanıp kullanamayacaklarını zaman gösterecek.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
TT

Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)

Owen Scott ABD Muhabiri 

Coldplay konseri sırasında öpücük kamerasına yakalanarak kötü bir ün kazanan insan kaynakları yöneticisi, "hikayesini geri kazanma" konuşmasının biletleri için 875 dolar talep ediyor.

53 yaşındaki Kristin Cabot, evli patronu Andy Byron'la sarmaş dolaş görüntülerinin stadyum ekranlarında canlı yayımlanması üzerine aniden eğildikten sonra Nisan 2025'te internet mimine dönüşmüştü.

Artık viral olan videoda Coldplay'in solisti Chris Martin stadyum hoparlörlerinden "Ya gizli ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" demişti.

Olayın ardından Cabot ve Byron dünya çapında manşetlere taşınmış, birçok kişi ilişkileri hakkında spekülasyonlar yürütmüştü.

Artık Cabot, "hikayesini" nasıl geri kazandığını anlatan konuşmalar yapıyor ancak onun söylediklerini dinlemek isteyen katılımcıların 875 dolar gibi dudak uçuklatan bir ücret ödemesi gerekiyor.

Etkinliğin açıklamasında, "Medyanın olumsuz merceği altındaki kadınların uzun süredir maruz kaldığı toplumsal ayıplamanın şiddetini Cabot ilk elden deneyimledi; aynı durumdaki erkekler genellikle bundan paçayı sıyırıyor gibi görünüyor" ifadeleri yer alıyor.

Cabot, Byron'la birlikte Jumbotron'da yakalandığında eşinden ayrılmıştı ancak patronu evliydi.

İki çocuk annesi Cabot skandalın ardından verdiği bir dizi röportajda, bu mim yüzünden "iş bulamadığını" söylemişti.

New York Times'a verdiği röportajda skandaldan "birkaç High Noons"u (alkollü içki markası -çn.) sorumlu tutan Cabot, daha sonra Britanya gazetesi The Times'a kendisini "kızıl harfle" (Scarlet Letter; zina yaptığı için boynuna kızıl bir "A" harfi asılarak toplumdan uzaklaştırılan bir kadını konu alan Nathaniel Hawthorne romanı -çn.) damgalanmış gibi hissettiğini açıklamıştı.

PRWeek'in 2026 Kriz İletişimi Konferansı’nda yapacağı konuşmasının ana konusu, bu mecazi "kızıl harfi" nasıl üstünden attığını açıklamak olacak gibi görünüyor.

Cabot'ın internette yükselen eleştirilere karşı koymak için hizmetlerinden yararlandığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, kendisine sahnede eşlik edecek.
 

Görsel kaldırıldı.Öpücük kamerası videosunun ardından işe aldığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, Cabot'a sahnede eşlik edecek (PRWeek)


Etkinliğin açıklaması şöyle devam ediyor:

Bu oturumda Astronomer'ın eski insan kaynakları direktörü Cabot ve onun halkla ilişkiler temsilcisi, sektörün efsane ismi Dini von Mueffling, Cabot'ın kendi hikayesini kontrol altına alıp yeniden yazmasını sağlayan (hem kısa hem de uzun vadeli) stratejileri paylaşacak.

16 Nisan'da Washington D.C.'de düzenlenecek konferansta başka şirketler ve hayır kurumları da etkinlikte konuşma yapma hazırlıklarını sürdürüyor.

Bu oluşumlardan biri, LGBTQ+ bireylerin intiharını önlemeye odaklanan, kâr amacı gütmeyen Trevor Project.

ABD'nin başkentinin göz alıcı halkla ilişkiler etkinliğine katılan bir diğer şirket Blackbird.AI ise yapay zekanın krizleri büyütme tehlikesi üzerine bir konuşma yapacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy