Bathiliy, Libya krizinin taraflarını diyalog masasına getirmeyi başarabilecek mi?

Hafter, Salih, Takala ve Dibeybe'nin dahil olduğu bir toplantı yapılması yönündeki uluslararası çabalar sürüyor.

Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter ile Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy bir süre önce Ordu Genel Komutanlığı karargahında görüşme gerçekleştirdi. (Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanlığı)
Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter ile Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy bir süre önce Ordu Genel Komutanlığı karargahında görüşme gerçekleştirdi. (Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanlığı)
TT

Bathiliy, Libya krizinin taraflarını diyalog masasına getirmeyi başarabilecek mi?

Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter ile Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy bir süre önce Ordu Genel Komutanlığı karargahında görüşme gerçekleştirdi. (Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanlığı)
Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter ile Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy bir süre önce Ordu Genel Komutanlığı karargahında görüşme gerçekleştirdi. (Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanlığı)

Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy'nin, ülkede bir süredir devam eden çıkmaza son vermek için birkaç gün içinde siyasi krizin taraflarını diyalog masasına getirmeye çalıştığı bildirildi.

BM Libya Özel Temsilcisi’nin bu adımı, krizin tarafları arasında sertleşen ilişkiler duvarında bir yarık oluşturmak amacıyla Doğu ve Batı Libya arasında gerçekleştirdiği ziyaretlerle aynı zamana denk geliyor.

Bathiliy, Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter ile iki aydan kısa süre içinde iki kez görüştü. Ayrıca Libya'daki çatışmanın tüm taraflarıyla da benzer toplantılar gerçekleştirdi. Şarku'l Avsat'ın siyasi kaynaklardan aldığı bilgiye göre Bathiliy, Libyalı taraflarla görüş ayrılıklarının aşılması ve ortak toplantının daha sonra belirlenecek bir yerde yapılması olasılığını görüştü.

Libyalı siyasi analist Ahmed Ebu Arkub, BM Özel Temsilcisi’nin aslında entegre bir yol haritası geliştirmek amacıyla çatışmanın taraflarını uzun süredir bir araya getirmeye çalıştığına inanıyor. Söz konusu yol, Anayasa ve seçim yasalarının yanı sıra yaklaşan yürütme yetkisi düzenlemelerini de içeriyor.

Yol haritası

Ebu Arkub, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Yol haritası, Akile Salih başkanlığındaki Temsilciler Meclisi (TM), Muhammed Takala başkanlığındaki Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Muhammed el-Menfi başkanlığındaki Libya Başkanlık Konseyi, LUO ve Abdulhamid Dibeybe hükümeti tarafından temsil edilen çatışmanın taraflarınca üzerinde mutabakata varılacak olan uluslararası vizyona uygundur.”

DYK Başkan Yardımcısı Mesud Ubeyd daha önce Bathiliy'nin ‘ülkedeki kurumlar arasındaki mevcut çıkmazdan ve mevcut bölünmelerden kurtulmak amacıyla Libya siyasi sahnesindeki beş aktif tarafın tamamıyla görüşmeyi ve bakış açılarını birbirine yakınlaştırmak amacıyla onları beşli bir masada bir araya getirmeyi amaçladığını’ söylemişti.

Fotoğraf Altı: BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy, LUO Başkomutanı Mareşal Halife Hafter ile Ordu Genel Komutanlığı karargahında gerçekleştirdiği bir önceki görüşme. (Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanlığı)
BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy, LUO Başkomutanı Mareşal Halife Hafter ile Ordu Genel Komutanlığı karargahında gerçekleştirdiği bir önceki görüşme. (Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanlığı)

Londra merkezli Arap Dünyası Haber Ajansı’na (AWP) açıklamalarda bulunan Ubeyd, Bathiliy'nin ‘söz konusu tarafları ve kurumları birleştirmek için bir gelecek planı hazırlamayı umduğunu’ söyledi. Ubeyd ayrıca, BM Özel Temsilcisi’nin geçtiğimiz günlerde ülkenin doğu ve batısındaki yetkililerle yaptığı görüşmelere dikkat çekti.

Bathiliy'nin bakış açısı

Ebu Arkub, Dibeybe'nin yaklaşan diyaloga dahil edilmesi olasılığıyla ilgili olarak “Bathiliy'nin görüşü, Libya'nın kuzeybatı bölgelerinde halen güçlü olan Dibeybe hükümetinin bu diyaloğa dahil edilmesinin gerekliliği yönünde” dedi.

Ancak Ebu Arkub, Bathiliy'nin bu yolda ‘başarılı olamayacağına’ inanıyor ve bunu Hafter ve Salih'in Dibeybe ile herhangi bir siyasi diyaloğa girmeyi reddetmesine bağlıyor. Ebu Arkub, ‘Doğu Libya'da siyasi güçlere ilişkin hakim anlayışın, Trablus hükümetinin ülkedeki siyasi hayatı bozduğu düşüncesi de dahil olmak üzere alternatif bir hükümetin kurulması yönünde olduğuna’ dikkat çekti.

Ebu Arkub, Dibeybe'nin, nihai sonucu hükümetinin mevcut Libya sahnesinden çıkması olacak bir siyasi diyaloğa girmeyi reddettiğine ve yeni hükümete başkanlık etmesi ve ardından iktidarda kalmasını sağlamak için siyasi muhaliflerine bakanlık makamları vermesi koşuluyla, hükümetini Usame Hammad hükümetiyle birleştirmeyle sonuçlanacak bir diyaloğa girmeye hazır olduğuna inanıyor.

Ebu Arkub, Bathiliy'nin yalnızca Dibeybe hükümetiyle olan ilişkilerinde ‘çifte standart’ olarak adlandırdığı durumu eleştirerek şunları söyledi:

“BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), BM'nin görev süresini yenileme kararına göre oynadığı rolü ihlal etti. BM Güvenlik Konseyi, ilgili Libya kurum ve yetkililerine, tam, eşit ve etkili katılımın sağlanması da dahil olmak üzere başarılı ulusal seçimler için uygun bir ortam yaratmak amacıyla güven artırıcı önlemler uygulama çağrısında bulundu.”

Kesişme noktaları

Ebu Arkub, Bathiliy'nin Libya'daki siyasi güçler arasındaki kesişme noktalarını çözemeyeceği görüşünde. Dibeybe'ye yakın bir siyasi kaynak Şarku'l Avsat'a, Dibeybe’nin ‘seçimlerin mümkün olan en kısa sürede yapılması konusunda fikir birliğini desteklediğini’ söyledi.

Siyasi kaynak, Dibeybe'nin ‘beklenen yetkilerin uygulanması konusunda her zaman bir tepki gösterdiğini ancak krizin, gerekli yasaların niteliği konusunda hâlâ farklı olan diğer taraflarda devam ettiğini’ söyledi.

DYK Başkan Yardımcısı Ubeyd ise tüm siyasi tarafların kapsamlı bir çözüme ulaşma konusunda ‘samimi niyetleri’ olduğuna dikkat çekti. Ancak ‘her birinin kendi uyarıları ve gözlemleri var. Eğer belli bir anlaşmaya varılırsa beşli masa oturumları da yapılabilir’ dedi.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.