Media Oasis, G20'de Suudi Arabistan'ın büyük projelerini ön plana çıkardı

Media Oasis, dönüşümsel başarıları, 12 stantta, yaratıcı ve yenilikçi bir şekilde sergiliyor.

Enformasyon Bakanlığı'nın NEOM projesiyle olan stratejik ortaklığıyla kurduğu Media Oasis’te 20'den fazla proje tanıtılıyor (SPA)
Enformasyon Bakanlığı'nın NEOM projesiyle olan stratejik ortaklığıyla kurduğu Media Oasis’te 20'den fazla proje tanıtılıyor (SPA)
TT

Media Oasis, G20'de Suudi Arabistan'ın büyük projelerini ön plana çıkardı

Enformasyon Bakanlığı'nın NEOM projesiyle olan stratejik ortaklığıyla kurduğu Media Oasis’te 20'den fazla proje tanıtılıyor (SPA)
Enformasyon Bakanlığı'nın NEOM projesiyle olan stratejik ortaklığıyla kurduğu Media Oasis’te 20'den fazla proje tanıtılıyor (SPA)

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanlığı, Suudi Arabistan’ın 9-11 Eylül tarihleri ​​arasında Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'deki G20 Liderler Zirvesi'ne katılımı ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Hindistan'a yaptığı resmi ziyaret çerçevesinde üçüncü kez Medya Oasis projesini başlattı.

Media Oasis, Enformasyon Bakanlığı'nın medyacılık kavramını değiştirmek ve Suudi Arabistan’ın milli etkinliklerini, önemli faaliyetlerini ve uluslararası katılımlarını aktarma konusunda daha fazla yaratıcılık, yenilik ve mükemmelliyet için modern teknolojiyi kullanma amacıyla başlattığı yeni bir girişim.

Media Oasis'teki bir çalışan, SDAIA standını ziyaret eden konuklarına en öne çıkan dijital projeler hakkında bilgi veriliyor (SPA)
Media Oasis'teki bir çalışan, SDAIA standını ziyaret eden konuklarına en öne çıkan dijital projeler hakkında bilgi veriliyor (SPA)

Media Oasis, Suudi Arabistan’ın medya, kültür ve turizm alanlarındaki öncü rolü ve 2030 Vizyonu çerçevesinde hareket ediyor. Suudi Arabistan’ın tanık olduğu büyük dönüşümü öne çıkarma arzusuyla Suudi Arabistan toprakları dışında düzenlenecek ilk uluslararası yayıncılık girişimi olma özelliği de taşıyor.

Enformasyon Bakanlığı’nın NEOM projesiyle stratejik ortaklığık çerçevesinde kurulan Media Oasis, ülkedeki büyük dönüşüm projelerinin başarılarını sergileyen 12 stantta 20'den fazla projeyi içeriyor. Enerji, spor, yatırım ve kültür bakanlıkları, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zeka Kurumu, Uluslararası Kızıldeniz (Red Sea Global) Şirketi, Kraliyet Geleneksel Sanatlar Enstitüsü, Geleceğe Yatırım Girişimi, Hükümet İletişim Merkezi ve Suudi Arabistan Hazineleri Girişimi bu projelerden bazıları.

Media Oasis, ziyaretçilerin bu girişimleri alışılmadık bir şekilde görmelerine olanak tanıyan ileri teknolojiler kullanarak Suudi Arabistan’ın büyük projelerinin modellerini sergiliyor. Media Oasis, ziyaretçilerin uzmanlarla doğrudan iletişim kurarak onların sorularını yanıtlayabilmesine ve ilgilenenlerin projeleri doğru tanımasına katkıda bulunuyor.

Media Oasis'teki Spor Bakanlığı standı çeşitli bölümlerden oluşurken stantta Suudi Arabistan’ın ev sahipliği yaptığı uluslararası etkinlikleri sergileniyor (SPA)
Media Oasis'teki Spor Bakanlığı standı çeşitli bölümlerden oluşurken stantta Suudi Arabistan’ın ev sahipliği yaptığı uluslararası etkinlikleri sergileniyor (SPA)

Media Oasis'i, G20 zirvesine katılan yetkililer, dünyanın çeşitli ülkeleri ve Hindistan’dan işadamları ile medya alanından isimlerin de bulunduğu 2 binden fazla kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.

Media Oasis, aynı zamanda Hindistan'da düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'nden haberleri aktarmak için gelen 50'den fazla medya kuruluşuna ve 200 medya profesyoneline de ev sahipliği yapıyor.

Media Oasis, medyacılık kavramını değiştiren ve modern teknolojiyi kullanan yeni bir girişim (SPA)
Media Oasis, medyacılık kavramını değiştiren ve modern teknolojiyi kullanan yeni bir girişim (SPA)

Enformasyon Bakanlığı’nın Media Oasis’i kurma amacı, ziyaretçilerin bütünleşik bir deneyim yaşamasını sağlamak. Media Oasis, ziyaretçinin zihnine, duyu ve duygularına hitap ediyor. Ziyaretçinin bu projeleri ve girişimleri sanki yerinde ziyaret ediyormuş gibi hissetmesini sağlıyor.

Media Oasis’in ilki 18-19 Mayıs tarihlerinde Cidde'deki 32. Arap Birliği Zirvesi’nde, ikincisi ise 20-22 Haziran tarihleri ​​arasında yıllık Büyük Hac Sempozyumu’nda gerçekleştirilmişti. Etkinliklerin üçüncüsü ise G20 Liderler Zirvesi olmak üzere ilk kez yurtdışında ve uluslararası bir etkinlikte boy göstermesiyle dikkat çekiyor.



Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını kınamasını yineledi ve gerginliğin artmasının sonuçları konusunda uyardı

Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını kınamasını yineledi ve gerginliğin artmasının sonuçları konusunda uyardı

Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn Krallığı ve Kuveyt Devleti'ne yönelik saldırılarını ve ihlallerini "en sert ifadelerle" kınayarak, bu eylemlerin bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit ettiğini ve bölgede istikrarın yeniden tesis edilmesine yönelik çabaları baltaladığını belirtti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, İran'ın devam eden saldırılarının bölgeyi daha fazla gerilime doğru sürüklediği, güvenlik ve istikrarı zedelediği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Suudi Arabistan'ın Bahreyn ve Kuveyt ile dayanışmasını sürdürdüğü ve bu ülkelerin egemenliklerini, güvenliklerini ve istikrarlarını korumak amacıyla alacakları bütün tedbirlere tam destek verdiği vurgulandı.

Suudi Arabistan'ın açıklaması, bu sabaha karşı Bahreyn ve Kuveyt'in hedef alındığı saldırıların sonrasında yapıldı. Bahreyn makamları, İran tarafından Bahreyn ve Kuveyt'e doğru fırlatılan 7 balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini duyururken, saldırılar sonucu herhangi bir hasar meydana gelmediğini bildirdi.

Kuveyt'te ise Genelkurmay Başkanlığı, hava savunma sistemlerinin düşmanca füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını engellediğini açıkladı. Yetkililer, bazı bölgelerde duyulan patlama seslerinin hava savunma unsurlarının gerçekleştirdiği önleme faaliyetlerinden kaynaklandığını belirtti.

Söz konusu gelişmeler, İran ile bağlantılı bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde yaşanırken, uzmanlar ve yetkililer olası yeni bir gerilimin Körfez bölgesinin güvenliği ile uluslararası deniz ticareti üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.


Körfez ülkelerinden yapılan açıklamada, İran'ın saldırıları barışı baltalayan terör eylemleri olarak nitelendirildi

Casim el-Budeyvi, Körfez Arap Devletleri İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri (Şarku’l Avsat)
Casim el-Budeyvi, Körfez Arap Devletleri İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri (Şarku’l Avsat)
TT

Körfez ülkelerinden yapılan açıklamada, İran'ın saldırıları barışı baltalayan terör eylemleri olarak nitelendirildi

Casim el-Budeyvi, Körfez Arap Devletleri İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri (Şarku’l Avsat)
Casim el-Budeyvi, Körfez Arap Devletleri İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri (Şarku’l Avsat)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), bugün yaptığı açıklamada, İran yönetiminin altyapı ve sivil tesisleri hedef alan saldırılarını sürdürmesinin, bölgede güvenlik ve istikrarı bozma ve barış çabalarını baltalama isteğinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti.

Konsey Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'i hedef alan düşmanca saldırılarının devam etmesini en sert ifadelerle kınadığını açıkladı.

El- Budeyvi, söz konusu eylemlerin "tehlikeli ve sorumsuz bir gerilim" niteliği taşıdığını vurgulayarak, bunların bütün uluslararası hukuk kuralları ve teamüllerinin açık bir ihlali olduğunu, ayrıca bölgenin güvenlik ve istikrarına doğrudan tehdit oluşturduğunu ifade etti.

KİK Genel Sekreteri, Bahreyn ve Kuveyt'in güvenliğinin Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, üye devletlerin her iki ülkenin yanında birlik içinde durduğunu söyledi.

El-Budeyvi ayrıca, Körfez ülkelerinin Bahreyn ve Kuveyt'in güvenliklerini korumak, egemenliklerini savunmak ve toprak bütünlüklerini muhafaza etmek amacıyla aldığı tüm tedbirlere tam destek verdiğini kaydetti.


Bahreyn'den İran'a: Saldırıları durdurun... Güvenlik füzeler ve İHA’larla inşa edilmez

Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
TT

Bahreyn'den İran'a: Saldırıları durdurun... Güvenlik füzeler ve İHA’larla inşa edilmez

Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, bugün sabaha karşı Bahreyn Krallığı ve Kuveyt Devleti topraklarına yönelik fırlatılan ve hava savunma sistemlerince herhangi bir hasara yol açmadan başarıyla imha edilen 7 balistik füze saldırısının ardından yazılı bir açıklama yaptı. Bakanlık, yaşanan gelişmeyi "İran’ın mükerrer saldırganlığı" olarak nitelendirerek şiddetle kınadı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu saldırının Bahreyn ve Kuveyt’in egemenliğine yönelik "açık bir ihlal" teşkil ettiği, BM Şartı ile uluslararası hukuku çiğnediği ve Basra Körfezi bölgesinin güvenlik ve istikrarına doğrudan tehdit oluşturduğu vurgulandı.

Güvenlik füzelerle inşa edilemez

Açıklamada, "Güvenlik füze ve İHA’larla inşa edilemez, istikrar ise mayın döşeyerek korunamaz" ifadelerine yer verilerek İran’a, bu gerekçesiz saldırılara derhal son verme, barış ve diyalog yolunu seçme ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyma çağrısı yapıldı.

Şarku'l Avsat'ın açıklamadan aktardığına göre Bakanlık, deniz seyrüsefer özgürlüğünün korunması adına Tahran yönetiminden şu taleplerde bulundu:

Hürmüz Boğazı'nın hiçbir kısıtlama veya harç olmaksızın tamamen trafiğe açılması,

Deniz mayınlarının konumlarının açıklanması ve bunların temizlenmesi için iş birliği yapılması,

Sivil gemilerin güvenliğini garanti altına alacak ve bölgede mahsur kalan binlerce denizcinin ayrılmasına izin verecek güvenli bir insani koridorun sağlanması.

Egemenliğimiz kırmızı çizgimizdir

Bu tür gerilim hamlelerinin küresel ekonomi ve uluslararası ticaret için hayati öneme sahip bir bölgede gkrizi artıracağına dikkat çeken bakanlık; Bahreyn'in barış ve istikrar seçeneğine bağlılığını yineledi. Ancak bununla birlikte, ulusal güvenlik ve egemenliğin korunmasının "kırmızı çizgi" olduğunu vurgulayan Manama yönetimi, topraklarını ve çıkarlarını korumak için gerekli tüm meşru önlemleri alacağını, bu konuda kardeş ve müttefik ülkelerin desteğine güvendiğini belirtti.

Açıklama, bölgenin geleceğinin iki seçeneğe bağlı olduğunun altı çizilerek sonlandırıldı: Ya barış ve iş birliği yoluna dahil olunacak ya da bölgeyi daha fazla izolasyon ve dışlanmaya sürükleyecek gerilimi artırma politikalarına devam edilecek.