Fas depreminin ardından hayatta kalanları bulma umudu azalırken arama-kurtarma operasyonları devam ediyor

12 Eylül 2023 salı günü Fas’ın Marakeş dışındaki Imi Natala beldesinde depremde ölen bir kadının cesedinin çıkarılması sırasında insanların tepkisi. (AP)
12 Eylül 2023 salı günü Fas’ın Marakeş dışındaki Imi Natala beldesinde depremde ölen bir kadının cesedinin çıkarılması sırasında insanların tepkisi. (AP)
TT

Fas depreminin ardından hayatta kalanları bulma umudu azalırken arama-kurtarma operasyonları devam ediyor

12 Eylül 2023 salı günü Fas’ın Marakeş dışındaki Imi Natala beldesinde depremde ölen bir kadının cesedinin çıkarılması sırasında insanların tepkisi. (AP)
12 Eylül 2023 salı günü Fas’ın Marakeş dışındaki Imi Natala beldesinde depremde ölen bir kadının cesedinin çıkarılması sırasında insanların tepkisi. (AP)

Yaklaşık 2 bin 900 kişinin ölümüne yol açan yıkıcı depremin üzerinden 72 saat geçtikten sonra umutların azalmasına rağmen, hayatta kalanları bulmak ve evlerini kaybeden ailelere yardım sağlamak amacıyla Fas’ta arama ve kurtarma operasyonları dün (Salı) devam etti. Uluslararası Kızıl Haç, acil yardım için 100 milyon dolardan fazla para toplamak amacıyla bir çağrı başlattı.

Şarku’l Avsat’ın Fransız haber ajansı AFP’den aktardığı habere göre  Fas’taki kurtarma personelleri, yabancı ekiplerin ve gönüllülerin desteğiyle arama operasyonlarını hızlandırmaya ve evini kaybeden yüzlerce aileye barınak sağlamaya çalışıyor.

Ülkenin merkezinde, Marakeş’in yaklaşık 80 kilometre güneyinde yer alan yıkılan Douzrou köyünde temel imkanlarıyla barınakta yaşayan hayatta kalanların yüzlerinde endişe açıkça görülüyordu.

“En kötüsünü yaşamaktan korkuyoruz”

36 yaşındaki İsmail Oubella, “Bizimle ilgilenilmesi gerekiyor. Açık havada uzun süre kalamayız. Hava koşulları çok sert, kış yaklaşırken en kötüsünü yaşamaktan korkuyoruz” dedi.

İsmail, yaşları 8’i geçmeyen üç çocuğunu, hamile eşini ve annesini kaybetti.

Ailesinden 9 kişiyi kaybeden, köyden sağ kurtulan bir diğer kişi olan 61 yaşındaki Hüseyin Benhamou “Sorunların mümkün olduğu kadar çabuk çözülmesini istiyoruz. Her şeyimizi kaybettik, hayvanlarımızı bile. Ölüleri de kendi ellerimizle dışarı çıkardık” dedi.

Bu sırada 20 İngiliz kurtarma görevlisinden oluşan bir ekip köye geldi. Ekibin lideri Steve Willett “Sakinler cesetleri çıkarmayı başardı, ancak başka birileri olup olmadığını görmek için köpekleri kullanacağız” dedi.

68 yaşındaki Lahcen Ouhmane ise ‘asfaltsız yolu kapatabilecek ve dolayısıyla açlık riskine neden olabilecek’ yağmur ihtimalinden endişe duyduğunu belirtti.

Fotoğraf altı: Bir kurtarma ekibi, 12 Eylül 2023 salı günü Fas’ın Marakeş dışındaki Imi Natala beldesinde depremde ölen bir kadının cesedini çıkardı (AP)
Bir kurtarma ekibi, 12 Eylül 2023 salı günü Fas’ın Marakeş dışındaki Imi Natala beldesinde depremde ölen bir kadının cesedini çıkardı (AP)

El-Haouz depremin merkez üssüydü. Dün açıklanan son verilere göre, deprem 2 bin 901 kişinin hayatını kaybetmesine, 5 bin 530 kişinin de yaralanmasına neden oldu. Bu bölge çoğunlukla heyelanlar nedeniyle köylere ulaşımı zorlaştırdığı Yüksek Atlas Dağları üzerinde uzanıyor.

Ölenlerin çoğunun gömüldüğünü doğrulayan İçişleri Bakanlığı’na göre, can kayıplarının yarısından fazlası el-Haouz Eyaleti’nde (Bin 643) meydana gelirken, dün depremin vurduğu diğer bölgelerde yeni can kaybı kaydedilmedi.

“Her şeyimizi kaybettik”

Amizmiz beldesinde hayatta kalan onlarca kişi dün gönüllülerin getirdiği gıda yardımını almak için bir kamyonun etrafında toplandı.

28 yaşındaki gönüllü Abdul İlah Tiba “Hükümet hiçbir şey yapmıyor, biz de harekete geçtik. Yardım eden hükümet değil, halktır” ifadelerini kullandı.

39 yaşındaki Fatıma “Her şeyimizi kaybettik... İnsanlar bize yardım etmeyi bıraktığında ne yapacağız?” diye sordu. Gönüllülerden konserve yiyecekler ve bisküvi kutuları aldı.

AFP muhabirleri, helikopterlerin bazı uzak köylerde depremzedelere yiyecek dağıtmak için gidiş-dönüş seferler yaptığını gözlemledi.

Fotoğraf altı: 12 Eylül 2023’te Fas’ın Ouirgane bölgesinde depremzede bir kişinin yakınları enkazın üzerinde beklerken (EPA)
12 Eylül 2023’te Fas’ın Ouirgane bölgesinde depremzede bir kişinin yakınları enkazın üzerinde beklerken (EPA)

Uluslararası Kızıl Haç, dün Cenevre’de, Fas’ın acil ihtiyaçlarının karşılanması için 100 milyon dolardan fazla bağış yapılması yönünde bir çağrı yayınladı.

Uluslararası Kızılay Kızılhaç Dernekleri Federasyonu (IFRC) Afetler, İklim ve Kriz Direktörü Caroline Holt’un açıklamasına göre, bu miktarın, ‘sağlık, su, sanitasyon, hijyen, barınma yardım malzemeleri ve temel ihtiyaçlar dahil olmak üzere şu anda en acil ihtiyaçların karşılanmasına’ olanak sağlayacağı umuluyor.

UNICEF dün ‘depremden yaklaşık 100 bin çocuğun etkilendiğini’ bildirdi. “Fas Krallığı’nın öncülüğünde sahada acil müdahaleyi desteklemek için insani yardım personelini zaten harekete geçirdiğini’ açıkladı.

Başbakan Aziz Ahnuş pazartesi günü yaptığı açıklamada, evleri yıkılan sakinlerin ‘tazminat alacağını’ söyledi. Konuyla ilgili olarak ‘Bu hafta hazırlamaya çalışacağımız net bir sunum olacak’ diye açıkladı.

Evsizlerin barınmasına yönelik çözümlerin şu anda düşünüldüğüne dikkat çekti. Hükümet, felaketin yansımalarıyla yüzleşmek için bağış almaya açık özel bir fon oluşturulduğunu duyurdu.

“Umut”

Heyelanlar nedeniyle merkez üssüne en yakın köylere erişim hâlâ zor bir şekilde yapılıyor.

Fas ordusu, harap olmuş el-Haouz vilayetindeki Asni köyü gibi uzak bölgelerdeki yaralıları tedavi etmek için sahra hastaneleri kurdu.

AFP’ye konuşan doktor Albay Yusuf Kamus’a göre bu hastaneye 300’den fazla yaralı yerleştirildi.

12 Eylül 2023’te Fas’ın Ouirgane beldesinde hayatta kalanlar aranırken, bölge sakinleri çöken bir binadan bir buzdolabını çıkarıyor (EPA)
12 Eylül 2023’te Fas’ın Ouirgane beldesinde hayatta kalanlar aranırken, bölge sakinleri çöken bir binadan bir buzdolabını çıkarıyor (EPA)

Fas Pazar akşamı, depremin neden oldukları ile mücadele için İngiltere, İspanya, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yapılan 4 yardım teklifine yanıt verdiğini duyurdu.

AFP muhabirleri, İspanya’dan kurtarma personelinin Marakeş’in güneyinde depremin vurduğu iki bölgeye, yani el-Haouz eyaletindeki Talat N’Yaaqoub ve Amizmiz’e geldiğini bildirdi.

İspanyol kurtarma ekibinin lideri Anika Cole AFP’ye “En büyük sıkıntı, burası gibi ulaşılması zor uzak bölgelerde yaşanıyor, yaralılar helikopterle taşınıyor” dedi. Hayatta kalanları bulma konusunda ise ‘her zaman umut vardır’ ifadelerini sözlerine ekledi.

Cuma gecesi meydana gelen ve Fas Bilimsel ve Teknik Araştırma Merkezine göre 7 büyüklüğündeki (ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’na göre 6,8) deprem, Fas’ta şimdiye kadar ölçülen en güçlü deprem oldu.

Fas’ta genellikle yıkıcı depremler olmuyor. Bu şiddetli deprem, Yüksek Atlas Dağları’nın kalbindeki konumu ve etkilenen alanın genişliği göz önüne alındığında ‘istisnai’ olarak değerlendiriliyor.

29 Şubat 1960’da ülkenin batı kıyısında yer alan Agadir şehri 5,7 büyüklüğündeki depremde yerle bir olurken, şehir nüfusunun üçte biri olan 12 ila 15 bin kişi hayatını kaybetmişti.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.