Google'ın yapay zeka şirketi DeepMind, DNA'da hastalığa yol açan genlerin bulunmasını hızlandırıyor

Google'ın yapay zeka program geliştirme şirketi DeepMind, yapay zeka kullanarak insan DNA'sında hastalıklara yol açan genlerin tespitini hızlandırıyor

(AA)
(AA)
TT

Google'ın yapay zeka şirketi DeepMind, DNA'da hastalığa yol açan genlerin bulunmasını hızlandırıyor

(AA)
(AA)

BBC'nin haberine göre, kullanılan yapay zeka programı DNA'daki değişimleri tanımlayabiliyor.

AlphaMissense adı verilen yeni sistem, insan DNA ipliklerindeki bileşenlerin sırasını kontrol ederek çalışıyor. Sıralamadaki yanlışlık, vücut hücreleri ve dokularının düzgün şekilde üretilemediği ve bunun da hastalığa yol açabileceğine işaret ediyor.

DeepMind'dan Pushmeet Kohli, yeni sistemle DNA'daki tüm önemli mutasyonların yüzde 89'unu belirlediklerini belirtti.

Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı Genel Müdür Yardımcısı Prof. Ewan Birney, gelişmeyi büyük adım olarak niteleyerek "Bu, klinik araştırmacıların hastalığa neden olabilecek yerleri bulmak için nereye bakacaklarına öncelik vermelerine yardımcı olacak" ifadesini kullandı.

Gelişmenin tanıyı hızlandırması ve daha iyi tedavi arayışlarına yardımcı olması bekleniyor.

DeepMind geçen yıl yapay zeka aracılığıyla insan vücudundaki neredeyse tüm proteinlerin şeklini çözmüştü.

AlphaMissense aracılığıyla yapılan çalışma, Science dergisinde yayımlandı.



Lübnan'daki çağrı cihazı patlamalarının ardından akıllardaki soru: Cep telefonlarımız güvenli mi?

Cep telefonları hacklenerek patlatılmaz (Sosyal medya)
Cep telefonları hacklenerek patlatılmaz (Sosyal medya)
TT

Lübnan'daki çağrı cihazı patlamalarının ardından akıllardaki soru: Cep telefonlarımız güvenli mi?

Cep telefonları hacklenerek patlatılmaz (Sosyal medya)
Cep telefonları hacklenerek patlatılmaz (Sosyal medya)

Abdullah es-Seb’a

Lübnan'da çağrı cihazı patlamaları akıllara “Bu bir hack mi, başka türlü bir saldırı mı, yoksa cihazlara hedeflerine ulaşmadan önce üretim aşamalarında yapılan bir müdahale mi?” sorusunu akıllara getirdi. Ancak konuyu teknik açıdan ele aldığımızda akıllı cihazlarda kullanılan pillerin lityum olması nedeniyle Lübnan’daki olayla ilgili görüntülerde görülen türden bir hasara yol açamayacağını bilmekte fayda var.

Cihazlarımızdaki piller lityum teknolojisini kullanıyor ve yüksek sıcaklıklara maruz kaldıklarında şişebiliyor. Örneğin, bir güvenlik açığından sızarak bir kullanıcının cihazı aşırı ısıtılarak patlatılmaya çalışılsa bile -ki bu pek olası değil- en fazla cihazın alev alması ve alev almadan önce aşırı ısınması sağlanabilir. Böylece kullanıcı sorun ortaya çıkmadan uyarılmış olacak ve Lübnan'daki olayla ilgili görüntülerde olduğu gibi cihazda patlamalar olamayacak.

İngiltere merkezli Kraliyet Kimya Topluluğu’na (RSC) göre yumuşak, gümüş renkli bir metal olan lityumun adı Yunanca kaya anlamına gelen lithos kelimesinden türetilmiştir. Bu metal 1817 yılında Johann Augustus tarafından keşfedildi. Lityum, cep telefonlarında, dizüstü bilgisayarlarda, kameralarda, elektrikli araçlarda kullanılan şarj edilebilir pillerde ve örneğin çocuk oyuncaklarında kullanılan şarj edilemeyen pillerde yaygın olarak kullanılır. Ayrıca kurşun geçirmez yeleklerde kullanılan plaka, lityumun alüminyum ve magnezyum ile birlikte kullanıldığı kapmalarla kaplıdır.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre şu an piyasada silikon/karbon piller ve ısı ve şişmenin dikkate alındığı diğer teknolojiler gibi farklı malzemelerden üretilen başka pil teknolojileri de var. Pile kasıtlı olarak keskin bir cisimle vurulsa bile pil patlamaz yahut tutuşmaz.

Teknik açıdan bakıldığında Lübnan'da yaşanan olayda çağrı cihazlarının son kullanıcıya ulaşmadan önce manipüle edildiği ve kullanıcı cihazları aldıktan sonra bu tür patlamalara neden olan bazı kodların etkinleştirildiği ortada. Dolayısıyla elimizdeki cihazlar bu tür bir saldırı sonucu patlamaz. Çünkü şimdiye kadar bildiğimiz kadarıyla bu teknik olarak mümkün değil.