Suudi Arabistan BMGK’de reform çağrısını yineledi

Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi’nin daha adil ve verimli olması doğrultusunda reform yapılması çağrısını yineledi

Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)
TT

Suudi Arabistan BMGK’de reform çağrısını yineledi

Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Suudi Arabistan’ın, BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) reform yapılarak “Konsey’in bugünkü gerçekliğimizi temsil etme” konusunda daha adil bir rol oynaması, uluslararası toplumun dönüşümüne ve gelişmelere ayak uydurmada daha etkili olması ve ortak sorunları çözmede daha verimli olması yönündeki çağrısını yineledi.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz adına Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nun 78’inci oturumunda yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın BM’nin uluslararası barış ve güvenliği korumaya yönelik amaç ve hedeflerini gerçekleştirme doğrultusundaki daimi hedefi kapsamında reform çağrısı yaptı.

Prens Faysal bin Ferhan “uluslararası toplumun terörizmin ve radikalizmin desteklenmesi ve korunması karşısında kararlı bir şekilde durmasının önemini, kutsal değerlere herhangi bir şekilde zarar verilmesine ve hangi bahane altında olursa nefret ve İslamofobi’nin yayılmasına müsaade edilmemesi, bunlara karşı çıkılması ve Kur’ân-ı Kerim yakma eylemlerinin tekrarlanmaması gerektiğini” vurguladı.

scdvefr
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)

Bakan, Suudi Arabistan’ın “karşılıklı saygıyı ve halklar arasındaki uyumu zayıflatan ve hoşgörü ve ılımlılık değerlerini yaymak, radikalizmi dışlamak, arabuluculuğun peşinden gitmek ve küresel barış kültürünü yerleştirmek için verilen uluslararası çabalarla çelişen bu eylemlerin tehlikesine karşı uyarıda bulunduğunu” vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın aktardığı konuşmasında Bakan, ülkesinin “ülkelerin BM Şartı’na ve uluslararası meşruiyet ilkelerine bağlı kalmalarının gerekliliğini vurguladığını ve ülkelerin egemenliğine, bağımsızlığına ve değerlerine karşılıklı saygı gösterilmesi, iç işlerine karışılmaması ve anlaşmazlıkların güç ve tehdide sığınarak değil, barışçıl yollarla çözülmesi temelinde, insanlık için daha iyi bir geleceğe doğru ilerlemeyi arzu ettiğini” ifade etti.

Bakan “Krallığın 2030 Vizyonu, gelecek nesillerimizin isteklerini karşılama, kadınların ve gençlerin güçlenmesine katkıda bulunma, yaratıcılık ve yenilikçilik yeteneklerini geliştirme ve açıklık, diyalog, hoşgörü ve bir arada yaşama değerlerini yerleştirme doğrultusunda inşa ve kalkınma çabalarını güçlendirmeyi hedefliyor” dedi.

rg
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nun önünde konuşuyor (Reuters)

Aynı zamanda Prens Faysal bin Ferhan “Suudi Arabistan’ın insan hakları dosyasına büyük önem verdiğini ve yönetmeliklerinde bu hakların desteklenmesini ve korunmasını amaçlayan açık metinlerin yer aldığını” vurguladı.

Suudi Arabistan’ın kalkınma yaklaşımıyla “merkezi ve hedefinde şimdinin kalkınma çarkını yürütecek ve geleceğin kalkınmasını bilgiyle oluşturacak olan insanın olduğu, sürdürülebilir ve kapsamlı bir kalkınmayı” hedeflediğine işaret etti.

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın “güvenlik ve istikrarı güçlendirmeyi hedefleyen her çabayı desteklemeye, kapsamlı kalkınmaya odaklanmaya, diyaloğa ve itidale alan açıp gerilimleri düşürmeye, bölge ülkelerini tansiyonu yükseltmekten kaçınmaya teşvik etmeye ve bölge halklarının umutları ve beklentilerini karşılamak üzere karşılıklı çıkarlara ve menfaatlere odaklanmaya” özen gösterdiğini kaydetti.

Bakan konuşmasında, “Suudi Arabistan, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve Arap Birliği çerçevesinde, Suriye’deki krizi çözmenin bölgenin ve dünyanın istikrarına katkı sağlayacağı inancından hareketle Suriye Arap Cumhuriyeti de dahil edilmek üzere tüm ülkelerin katıldığı bir dizi ortak bölgesel zirveye ev sahipliği yaparak bölge ve dünya için daha iyi bir gelecek inşa etme yolunda kolektif eylem ilkesini yerleştirmeye çalışmıştır” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı “Riyad, nükleer silahların ortadan kaldırılması hedeflerine ulaşmaya yönelik çabaların önemini vurguluyor. Bunun için öncelikle, başta Ortadoğu bölgesinde olmak üzere nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyaya ulaşmak amacıyla, tüm uluslararası toplumun mevcut anlaşmalara ve yasal çerçevelere ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekliliğinin farkında olunması gerekiyor” dedi.

Bakan “Suudi Arabistan, uluslararası barış ve güvenliğin korunması ve sürdürülmesinin önemine vurgusunu yineliyor. Uluslararası ve bölgesel anlaşmazlıkların uluslararası ilke ve normlara uygun olarak çözülmesi için var gücüyle çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Bakan Ferhan, “dünyanın farklı bölgelerinde güvenlik ve istikrarın tesis edilmesinin ancak ülkeler arasında iş birliği ve istişare yoluyla, kalkınma ve ilerleme için çaba gösterilmesiyle ve insanlık için yıkıcı olan bu silaha sahip olma yarışından kaçınılmasıyla sağlanabileceğini” vurguladı.

Bakan, dünya ekonomisi ile ilgili olarak Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı “Küresel enerji piyasalarının istikrarı, küresel ekonominin ve büyümesinin önemli bir dayanağıdır. Suudi Arabistan Krallığı, üreticilere ve tüketicilere fayda sağlayan sağlam bir küresel ekonomi sağlamak için küresel petrol piyasalarının istikrarını, güvenilirliğini, sürdürülebilirliğini ve selametini korumaya ve tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamaya özen göstermiştir” ifadelerini kullandı.

Çevre hususunda ise bakan “Suudi Arabistan, iklim değişiminin getirdiği sıkıntılarla mücadelenin öneminin farkında olarak, emisyonların azaltılmasına ve etkilerine uyum sağlanmasına katkıda bulunmaya büyük önem vermektedir. Daha sürdürülebilir olacak şekilde tüm kaynakları kullanan temiz ve düşük emisyonlu enerji sistemlerine doğru kademeli ve sorumlu bir geçişin gerekliliklerini desteklemektedir. Bu hedeflere ulaşmak, uluslararası iş birliğinin devamlılığını ve arzu edilen hedeflere ulaşmak için çabaların birleştirilmesini gerektirir” dedi.

Bakan “Suudi Arabistan çevreyi korumaya, sera gazı emisyonlarını azaltmaya, halkın sağlığını ve yaşam kalitesini iyileştirmeye, yenilenebilir enerji oranlarını ve emisyon azaltma ve giderme teknolojilerini artırmaya ve sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmaya yönelik küresel çabalara öncülük etmek için ‘Yeşil Suudi Arabistan’ ve ‘Yeşil Ortadoğu’ girişimlerini başlattı” dedi.

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın emisyon azaltımına katkısını 2015 yılına kıyasla iki katına çıkarma duyurusuna dikkat çekerek “Hedef 2030 yılına kadar yıllık 278 milyon ton. Döngüsel karbon ekonomisi yaklaşımının uygulanmasıyla ilan edildiği gibi net sıfır emisyona ulaşmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bakan sözlerine şöyle devam etti:

Dünya çapında su kaynaklarının güvenliğini sağlamaya yönelik uluslararası çabaları artırmak amacıyla, Veliaht Prens ve Başbakan Prens Muhammed bin Selman, geçtiğimiz günlerde ülkelerin ve kuruluşların su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik çabalarını geliştirip bunları entegre etmeyi ve toplu bir şekilde su sıkıntılarını çözmek için herkesin bu kaynaklara erişimini artırmayı amaçlayan küresel bir su örgütü kurduğunu duyurdu (...) Suudi Arabistan, ‘Değişim Çağı: Dünyamızı Geleceğe Taşımak’ sloganıyla Expo 2030’a ev sahipliği yapma talebinde bulundu. Riyad, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine odaklanarak fuarın, gezegenin geleceğini ve bu geleceğin sahip olacağı ileri teknolojiyi öngörme fikrini gerçekleştirmek için çalışacak.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.