Suudi Arabistan BMGK’de reform çağrısını yineledi

Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi’nin daha adil ve verimli olması doğrultusunda reform yapılması çağrısını yineledi

Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)
TT

Suudi Arabistan BMGK’de reform çağrısını yineledi

Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Suudi Arabistan’ın, BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) reform yapılarak “Konsey’in bugünkü gerçekliğimizi temsil etme” konusunda daha adil bir rol oynaması, uluslararası toplumun dönüşümüne ve gelişmelere ayak uydurmada daha etkili olması ve ortak sorunları çözmede daha verimli olması yönündeki çağrısını yineledi.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz adına Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nun 78’inci oturumunda yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın BM’nin uluslararası barış ve güvenliği korumaya yönelik amaç ve hedeflerini gerçekleştirme doğrultusundaki daimi hedefi kapsamında reform çağrısı yaptı.

Prens Faysal bin Ferhan “uluslararası toplumun terörizmin ve radikalizmin desteklenmesi ve korunması karşısında kararlı bir şekilde durmasının önemini, kutsal değerlere herhangi bir şekilde zarar verilmesine ve hangi bahane altında olursa nefret ve İslamofobi’nin yayılmasına müsaade edilmemesi, bunlara karşı çıkılması ve Kur’ân-ı Kerim yakma eylemlerinin tekrarlanmaması gerektiğini” vurguladı.

scdvefr
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)

Bakan, Suudi Arabistan’ın “karşılıklı saygıyı ve halklar arasındaki uyumu zayıflatan ve hoşgörü ve ılımlılık değerlerini yaymak, radikalizmi dışlamak, arabuluculuğun peşinden gitmek ve küresel barış kültürünü yerleştirmek için verilen uluslararası çabalarla çelişen bu eylemlerin tehlikesine karşı uyarıda bulunduğunu” vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın aktardığı konuşmasında Bakan, ülkesinin “ülkelerin BM Şartı’na ve uluslararası meşruiyet ilkelerine bağlı kalmalarının gerekliliğini vurguladığını ve ülkelerin egemenliğine, bağımsızlığına ve değerlerine karşılıklı saygı gösterilmesi, iç işlerine karışılmaması ve anlaşmazlıkların güç ve tehdide sığınarak değil, barışçıl yollarla çözülmesi temelinde, insanlık için daha iyi bir geleceğe doğru ilerlemeyi arzu ettiğini” ifade etti.

Bakan “Krallığın 2030 Vizyonu, gelecek nesillerimizin isteklerini karşılama, kadınların ve gençlerin güçlenmesine katkıda bulunma, yaratıcılık ve yenilikçilik yeteneklerini geliştirme ve açıklık, diyalog, hoşgörü ve bir arada yaşama değerlerini yerleştirme doğrultusunda inşa ve kalkınma çabalarını güçlendirmeyi hedefliyor” dedi.

rg
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nun önünde konuşuyor (Reuters)

Aynı zamanda Prens Faysal bin Ferhan “Suudi Arabistan’ın insan hakları dosyasına büyük önem verdiğini ve yönetmeliklerinde bu hakların desteklenmesini ve korunmasını amaçlayan açık metinlerin yer aldığını” vurguladı.

Suudi Arabistan’ın kalkınma yaklaşımıyla “merkezi ve hedefinde şimdinin kalkınma çarkını yürütecek ve geleceğin kalkınmasını bilgiyle oluşturacak olan insanın olduğu, sürdürülebilir ve kapsamlı bir kalkınmayı” hedeflediğine işaret etti.

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın “güvenlik ve istikrarı güçlendirmeyi hedefleyen her çabayı desteklemeye, kapsamlı kalkınmaya odaklanmaya, diyaloğa ve itidale alan açıp gerilimleri düşürmeye, bölge ülkelerini tansiyonu yükseltmekten kaçınmaya teşvik etmeye ve bölge halklarının umutları ve beklentilerini karşılamak üzere karşılıklı çıkarlara ve menfaatlere odaklanmaya” özen gösterdiğini kaydetti.

Bakan konuşmasında, “Suudi Arabistan, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve Arap Birliği çerçevesinde, Suriye’deki krizi çözmenin bölgenin ve dünyanın istikrarına katkı sağlayacağı inancından hareketle Suriye Arap Cumhuriyeti de dahil edilmek üzere tüm ülkelerin katıldığı bir dizi ortak bölgesel zirveye ev sahipliği yaparak bölge ve dünya için daha iyi bir gelecek inşa etme yolunda kolektif eylem ilkesini yerleştirmeye çalışmıştır” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı “Riyad, nükleer silahların ortadan kaldırılması hedeflerine ulaşmaya yönelik çabaların önemini vurguluyor. Bunun için öncelikle, başta Ortadoğu bölgesinde olmak üzere nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyaya ulaşmak amacıyla, tüm uluslararası toplumun mevcut anlaşmalara ve yasal çerçevelere ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekliliğinin farkında olunması gerekiyor” dedi.

Bakan “Suudi Arabistan, uluslararası barış ve güvenliğin korunması ve sürdürülmesinin önemine vurgusunu yineliyor. Uluslararası ve bölgesel anlaşmazlıkların uluslararası ilke ve normlara uygun olarak çözülmesi için var gücüyle çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Bakan Ferhan, “dünyanın farklı bölgelerinde güvenlik ve istikrarın tesis edilmesinin ancak ülkeler arasında iş birliği ve istişare yoluyla, kalkınma ve ilerleme için çaba gösterilmesiyle ve insanlık için yıkıcı olan bu silaha sahip olma yarışından kaçınılmasıyla sağlanabileceğini” vurguladı.

Bakan, dünya ekonomisi ile ilgili olarak Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı “Küresel enerji piyasalarının istikrarı, küresel ekonominin ve büyümesinin önemli bir dayanağıdır. Suudi Arabistan Krallığı, üreticilere ve tüketicilere fayda sağlayan sağlam bir küresel ekonomi sağlamak için küresel petrol piyasalarının istikrarını, güvenilirliğini, sürdürülebilirliğini ve selametini korumaya ve tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamaya özen göstermiştir” ifadelerini kullandı.

Çevre hususunda ise bakan “Suudi Arabistan, iklim değişiminin getirdiği sıkıntılarla mücadelenin öneminin farkında olarak, emisyonların azaltılmasına ve etkilerine uyum sağlanmasına katkıda bulunmaya büyük önem vermektedir. Daha sürdürülebilir olacak şekilde tüm kaynakları kullanan temiz ve düşük emisyonlu enerji sistemlerine doğru kademeli ve sorumlu bir geçişin gerekliliklerini desteklemektedir. Bu hedeflere ulaşmak, uluslararası iş birliğinin devamlılığını ve arzu edilen hedeflere ulaşmak için çabaların birleştirilmesini gerektirir” dedi.

Bakan “Suudi Arabistan çevreyi korumaya, sera gazı emisyonlarını azaltmaya, halkın sağlığını ve yaşam kalitesini iyileştirmeye, yenilenebilir enerji oranlarını ve emisyon azaltma ve giderme teknolojilerini artırmaya ve sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmaya yönelik küresel çabalara öncülük etmek için ‘Yeşil Suudi Arabistan’ ve ‘Yeşil Ortadoğu’ girişimlerini başlattı” dedi.

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın emisyon azaltımına katkısını 2015 yılına kıyasla iki katına çıkarma duyurusuna dikkat çekerek “Hedef 2030 yılına kadar yıllık 278 milyon ton. Döngüsel karbon ekonomisi yaklaşımının uygulanmasıyla ilan edildiği gibi net sıfır emisyona ulaşmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bakan sözlerine şöyle devam etti:

Dünya çapında su kaynaklarının güvenliğini sağlamaya yönelik uluslararası çabaları artırmak amacıyla, Veliaht Prens ve Başbakan Prens Muhammed bin Selman, geçtiğimiz günlerde ülkelerin ve kuruluşların su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik çabalarını geliştirip bunları entegre etmeyi ve toplu bir şekilde su sıkıntılarını çözmek için herkesin bu kaynaklara erişimini artırmayı amaçlayan küresel bir su örgütü kurduğunu duyurdu (...) Suudi Arabistan, ‘Değişim Çağı: Dünyamızı Geleceğe Taşımak’ sloganıyla Expo 2030’a ev sahipliği yapma talebinde bulundu. Riyad, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine odaklanarak fuarın, gezegenin geleceğini ve bu geleceğin sahip olacağı ileri teknolojiyi öngörme fikrini gerçekleştirmek için çalışacak.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.