Lavrov: Ortadoğu’daki durumun normalleşmesi için bağımsız bir Filistin devleti kurulmalı

Irak Başbakanı Sudani’den Körfez'e sınırı olan ülkeler için yeni bir forum kurulması çağrısı

Lavrov, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştu (AFP)
Lavrov, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştu (AFP)
TT

Lavrov: Ortadoğu’daki durumun normalleşmesi için bağımsız bir Filistin devleti kurulmalı

Lavrov, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştu (AFP)
Lavrov, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştu (AFP)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ülkesini temsilen katıldığı Birleşmiş Milletler’in (BM) New York'taki Genel Merkezi'nde gerçekleşen 78. Genel Kurul oturumundaki konuşmasında ‘Batılı ülkelerin uluslararası sistem üzerindeki hegemonyasını’ eleştirdi. Rus yetkili, en büyük uluslararası forum olan BM Genel Kurul oturumlarının en çok öne çıkan konusu olmasına rağmen Ukrayna savaşına değinmekten kaçındı.

Bakan, BM’nin kuruluşundan bu yana ilk kez, küresel meselelere gerçekten demokratik bir yaklaşım getirebilme fırsatının oluştuğuna inandığını ifade etti. Lavrov, “Bu bize ve uluslararası hukukun üstünlüğüne inanan, BM’yi uluslararası siyaseti koordine eden, çıkarlar dengesini korurken sorunları birlikte çözmeye yönelik kararlar alan bir organ olarak yeniden canlandırmak isteyen herkese umut veriyor” ifadelerini kullandı.

ABD’yi ve onunla birlikte hareket eden ülkeleri ‘çatışmaları körüklemeye ve insanlığı bölmeye devam etmekle’ suçlayan Lavrov, “Adil, çok kutuplu bir dünya düzeninin oluşmasını engellemek ve dünyayı, kendi kurallarıyla oynamaya zorlamak için ellerinden geleni yapıyorlar” dedi.

ABD’yi Küba’ya uyguladığı ablukayı ve Venezuela’ya uyguladığı yaptırımları kaldırmaya çağıran Lavrov, ABD’nin ve Avrupa’nın Suriye’ye uyguladıkları yaptırımların da durdurulması çağrısında bulundu. Her türlü baskıya ve BMGK’nın hiçe sayılmasına son verilmesi gerektiğini vurgulayan Rus yetkili, Batı'nın BMGK’nın yaptırım sistemini, kendi emirlerine uymayan ülkelere baskı yapmak ve onları manipüle etmek için kullandığını söyledi.

xascdf
Lavrov, BM Genel Kurul'daki konuşmasının ardından basın toplantısı düzenledi (Reuters)

Batı ülkelerine yönelik suçlamalarına devam eden Lavrov, ‘NATO’yu genişletmemeye dair verdikleri sözleri yerine getirmedikleri ve Ukrayna rejimini silahlandırmaya devam ettiklerini söyledi. BMGK’nın genişletilmesi ve temsilci sayısının arttırılması çağrısında bulunan Rusya Dışişleri Bakanı, bunun ‘Batı hegemonyasından kurtulmak için gerekli’ olduğunu vurguladı.

Lavrov, ‘Ortadoğu'daki durumun normalleşmesi’ için ise ‘İsrail-Filistin anlaşmazlığının BMGK kararları ve Arap Barış Girişimi temelinde çözülmesi gerektiğini’ vurguladı. Bakan, Filistinlilerin kendi devletlerini kurmaları için 70 yıldır beklediğini hatırlattı. Müzakere sürecini ABD’nin yönettiğini dile getiren Lavrov, bunun da ABD’li yetkililerin ‘barışın gerçekleşmemesi için ellerinden geleni yaptıkları anlamına geldiğini’ söyledi.

Bakan Lavrov, bu konuda sorumluluk taşıyan tüm ülkelere, Filistinliler ile İsrailliler arasında doğrudan müzakereler için uygun koşulların oluşturulması amacıyla güçlerini birleştirmeleri çağrısında bulundu. Rus yetkili, Arap Birliği'nin (AL) rolünü güçlendirmesinden, Suriye'nin AL üyeliğine geri dönmesinden ve Şam ile Ankara arasında başlayan ‘normalleşme’ sürecinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.

axsc
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncesinde konuşma yapıyor (AFP)

Suriye’nin egemenliğine dayalı bir çözüm öneren Astana Süreci’ndeki çabaların olumlu gelişmelere katkıda bulunduğunu söyleyen Lavrov, 10 yılı aşkın süredir büyük sıkıntıların yaşandığı Libya’da Rusya’nın yardımıyla genel seçim hazırlıklarının yapılmasını umduğunu ifade etti. Rus yetkili, Libya’nın devletin dağılmasına yol açan, terörün Sahra ve Sahel bölgelerine yayılmasına izin veren NATO’nun saldırgan etkisinden kurtulamadığını belirtti. Moskova’nın ‘Kore Yarımadası’nın askerileştirilmesi’ konusundaki endişelerini de dile getiren Lavrov, Sudan’daki trajik gelişmelerin, Batı’nın Batı demokrasisini ihraç etme deneylerinin bir yansıması olduğunu öne sürdü.

Irak Başbakanı Sudani BM Genel Kurul’da hitap etti

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, BM 78. Genel Kurul oturumundaki konuşmasında, su kaynaklarının azalması çerçevesinde iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Es-Sudani, bununla başa çıkabilme amacıyla Körfez'e sınırı olan ülkeler için yeni bir müzakere bloğu kurulması çağrısında bulundu.

Irak topraklarının bundan 2550 yıl önce suyla ilgili ilk uluslararası anlaşmanın imzalandığı yer olduğunu söyleyen Sudani, ‘Medeniyetin ve aydınlığın beşiği olan bir ülkenin susuzluktan ölmeye terk edilmemesi’ gerektiğini vurguladı. Başbakan, bölge ülkelerinin ‘birlikte çalışıp etkili bir koordinasyonla iklim anlaşması kapsamında bir müzakere bloğu kurmak ve sınır ötesi suların yönetimi için entegre bir mekanizma oluşturmada daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiğini söyledi.

Sudani, ülkesinin uluslararası hukuk ilkelerine bağlı, tüm BM kararlarına saygılı ve başta komşu ülkeler olmak üzere herkesle en iyi ilişkileri kurma konusunda kararlı olduğunu dile getirdi. Her ne bahaneyle olursa olsun başka ülkelerin iç işlerine karışmayı reddettiğini vurgulayan Sudani, aynı şekilde Irak'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Sudani, sözlerini şöyle sürdürdü:

Ülkemize yönelik herhangi bir ihlali önlemek için uluslararası hukuk ve anlaşmalarca onaylanmış, uygun önlemler alma hakkımızı saklı tutuyoruz. Tüm komşu ülkelere bölgemizin güvenliğini, istikrarını, ekonomik kalkınmasını ve refahını sağlamak için dost elimizi uzatıyoruz.

Bahreyn’den iyi komşuluk ilişkileri vurgusu

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zayani, Bahreyn'in hoşgörü, barış içinde bir arada yaşama, insan haklarına saygı ve dayanışma gibi değerleri destekleyici tutumundan bahsetti. Zayani, uluslararası insani yardım ve kalkınma çalışmaları alanındaki deneyimlerinden de söz etti. Bakan, savaşların sona erdirilmesinde ve anlaşmazlıkların giderilmesinde müzakereci bir dile ve barışçıl bir yaklaşıma öncelik verdiğini söyledi. Ülkesinin Ortadoğu bölgesindeki barış sürecinin ilerletilmesini ve Filistin halkının kendi bağımsız devletini kurma haklarında açıklama yapan Zayani, Yemen’de BM’nin arabuluculuğunda varılan ateşkesin sürmesini desteklediğini sözlerine ekledi. Zayani ayrıca, Suriye, Lübnan, Sudan, Libya ve Afganistan’daki krizlere kalıcı barışçıl çözümler bulunmasını istedi.

scdvf
BM 78. Genel Kurul oturumlarından bir kare (AP)

Zayani, Genel Kurul’a hitabında iyi komşuluk ilişkileri, devletlerin egemenlikleri ve diğer ülkelerin iç işlerine karışmama ilkelerine saygı gösterilmesini savundu. Ortadoğu bölgesindeki çatışmaların sona erdirilmesinde diyaloğun ve barışçıl yaklaşımın önceliğini vurguladı. Ülkesinin, Suriye'nin AL üyeliğine dönüşü ve Suudi Arabistan ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlaması gibi bölgedeki olumlu gelişmelerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bahreynli yetkili, Hindistan’ı Ortadoğu üzerinden Avrupa kıtasına bağlayacak ticaret koridoru projesine de övgüde bulundu.

Somali’deki son durum

Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre, ülkesinin ‘radikalizmin kökünü kazımak ve ortadan kaldırmak için bir yandan demir yumruk kullanırken diğer yandan siyasi çözümlere kavuşturmada uzlaşmacı bir yaklaşım benimsediğini’ vurguladı.

Son antiterör operasyonlarında teröristlere karşı askeri, mali ve ideolojik açıdan niteliksel bir ilerleme kaydettiklerini söyleyen Barre, terör örgütü Şebab Hareketi’nin işgal ettiği bölgelerin yüzde 45'inden fazlasını, bir yıldan kısa bir sürede temizlemeyi başardıklarını söyledi.

7ıl68l
Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre, BM Genel Kurul’a hitap etti (Reuters)

Somali’deki Afrika Birliği Geçiş Misyonu’nun (ATMIS) ‘cesaretine ve fedakarlığına’ övgüde bulunan Somali Başbakanı, ülkesinin ‘güvenlik geçiş planını tam olarak uygulama ve ATMIS’in tamamen çekilmesinden sonra güvenliği sağlama konusundaki tüm sorumluluklarını yerine getirmekte kararlı olduğunu vurguladı. Barre, BMGK tarafından 1992'den bu yana Somali'ye uygulanan silah ambargosunun ‘tamamen ve koşulsuz olarak kaldırılması’ çağrısında bulundu.

İngiltere’den yapay zeka vurgusu

İngiltere Başbakan Yardımcısı Oliver Dowden, New York’ta düzenlenen BM 78. Genel Kurul’daki konuşmasında, dünyanın, yarının yapay zekasına (AI) hazırlık yapması gerektiğini söyledi. Dowden, ülkesinin yapay zeka alanında ön planda olmaya kararlı olduğunu belirtti. İngiltere’nin yapay zekayı başarılı ve güvenli kılmak için gerekli temele sahip olduğunu belirten Dowden,, “Özel şirketler ve uluslar, sınırları olabildiğince zorlamaya çalışırken küresel rekabetin fitili ateşlendi. Alacağımız en önemli önlem, uluslararası tedbirler olacak. Uluslararası toplum, insanlığın kaderini belirleyecek bir konuda birlikte çalışma becerisiyle ilgili bir sınav verecek” ifadelerini kullandı.

Dowden'ın konuşması, İngiltere Başbakanı Rishi Sunak'ın gelecek kasım ayında düzenleyeceği yapay zeka zirvesine giriş niteliğindeydi.

Pakistan-Hindistan anlaşmazlığı

Pakistan Başbakanı Anverul Hak Kakar, Genel Kurul’daki konuşmasında ülkesinin Hindistan da dahil olmak üzere tüm komşularıyla barışçıl ve verimli ilişkiler kurmak istediğinin altını çizdi.  Keşmir sorunu çözümünün iki ülke arasındaki ‘barışın anahtarı’ olduğunu vurgulayan Pakistan Başbakanı, Yeni Delhi'yi ‘BMGK’nın Cemmu ve Keşmir anlaşmazlığına ilişkin kararlarını uygulamaktan kaçınmaya devam etmekle’ suçladı.

Hak Kakar, Hindistan'ın 2019 yılından bu yana yasadışı olarak işgal edilen Cemmu ve Keşmir bölgesine 900 bin asker konuşlandırdığını söyledi. Başbakan dünya güçlerini, Yeni Delhi’yi İslamabad'ın stratejik ve gelişmiş silahlarına karşılıklı olarak sınırlama getirilmesi teklifini kabul etmesi için ikna etmeye çağırdı.

Pakistan'da 2024 yılında genel seçimlerin yapılacağını söyleyen Hak Kakar, hapisteki eski başbakan İmran Han’ın partisinin kazanamaması için sonuçlara müdahale edileceğine dair iddiaları reddetti.

Haiti’deki çeteler sorunu

Öte yandan Haiti Başbakanı Ariel Henry, BM Genel Kurul’daki konuşmasında, çete şiddetine maruz kalan ülkesine yardım amacıyla bir uluslararası polis gücü kurulması için ‘acil eylem planı’ çağrısında bulundu. Henry, BM tarafından böyle bir polis gücü oluşturulması halinde Kenya’nın buna liderlik edeceğini açıklamıştı. Haiti halkının günlük hayatta büyük zorluklar çektiğini vurgulayan Henry, BMGK’nın Haiti’de çok uluslu bir polis ve askeri destek misyonunun konuşlandırılmasına izin vererek acilen harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Başbakan, ülkesinde fidye için adam kaçırma, yağmalama, kundakçılık, toplu cinayetler, cinsel saldırılar, cinsiyete dayalı şiddet, organ kaçakçılığı, insan kaçakçılığı, yargısız infazlar, çocukların silah altına alınması ve ana yolların kapatılması gibi halkın çetelerden gördüğü zulümleri sıraladı. Haiti Başbakanı, konuşmasında, “Uluslararası toplumdan harekete geçmesini ve hızlı davranmasını rica ediyorum” ifadelerini kullandı.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.