Hamas'tan İsrail'e tarihi saldırı: Aksa Tufanı operasyonunda şimdiye dek yaşananlar

Roket atışlarının ardından Hamas militanları İsral'e sızdı, Tel Aviv ise "Savaşı kazanacağız" diyor

İsrail ile kuzey Gazze Şeridi arasındaki Erez geçişi yakınlarındaki Kassam Tugaylarından Filistinliler ve silahlı adamlar (AFP)
İsrail ile kuzey Gazze Şeridi arasındaki Erez geçişi yakınlarındaki Kassam Tugaylarından Filistinliler ve silahlı adamlar (AFP)
TT

Hamas'tan İsrail'e tarihi saldırı: Aksa Tufanı operasyonunda şimdiye dek yaşananlar

İsrail ile kuzey Gazze Şeridi arasındaki Erez geçişi yakınlarındaki Kassam Tugaylarından Filistinliler ve silahlı adamlar (AFP)
İsrail ile kuzey Gazze Şeridi arasındaki Erez geçişi yakınlarındaki Kassam Tugaylarından Filistinliler ve silahlı adamlar (AFP)

İşgal altındaki Gazze Şeridi'nde Hamas tarafından düzenlenen roket saldırılarının ardından İsrail, savaş durumuna geçildiğini duyurdu.

Hamas'ın silahlı kanada İzzeddin Kassam Tugayları'nın başlattığı operasyon, "son yılların en büyük saldırısı" diye niteleniyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Joe Biden'la telefonla görüştüğünü bildirdi. Netanyahu, Biden'a "Savaş uzun sürecek ve kazanacağız" dediğini belirtti. 

Hamas, "Aksa Tufanı" operasyonu başlattı

İsrail ordusu, Türkiye saatiyle 7.30-8.00 sularında Gazze Şeridi'ndeki Filistinli grupların birçok noktadan roket saldırısı yaptığını bildirdi.

Roketlerden bazıları hava savunma sistemleri tarafından imha edilirken İsrail'in başkenti Tel Aviv dahil birçok noktada siren sesleri duyuldu. 

İsrail basınına göre atılan roketlerden bazıları başkentin 50 kilometre güneyindeki Askalan ve 30 kilometre güneyindeki Usdud kentlerine isabet etti.

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları Komutanı Muhammed Dayf, İsrail'e karşı "Aksa Tufanı" operasyonu başlatıldığını duyurdu.

Dayf, operasyonun ilk ayağı kapsamında 5 bin roket ve havan ateşlendiğini bildirdi. 

İzzeddin Kassam Komutanı, Filistin halkının yeniden bir devrim yaptığını ve İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerinden ötürü operasyonu başlattıklarını belirterek, tüm İslam dünyasını savaşa katılmaya çağırdı.

Filistin İslami Cihat Örgütü de Hamas'ın saldırılarına katıldıklarını duyurdu.

Hizbullah'tan destek geldi

Hamas'ı destekleyen Hizbullah da operasyondan övgüyle bahsederek, İsrail'e karşı Filistin direnişinin yanında olduklarını bildirdi. İran'dan henüz açıklama yapılmadı.

ABD'nin tanınmış gazetelerinden Wall Street Journal, nisandaki haberinde İran'ın İsrail'e saldırı düzenlemek için Hamas, Hizbullah ve Filistin İslami Cihad Hareketi'yle görüştüğünü öne sürmüştü.

"Polis merkezi ele geçirildi"

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu (KAN), Gazze Şeridi'nden İsrail'e sızan silahlı grupların, şeride neredeyse 1 kilometre mesafedeki Sderot şehrindeki bir polis karakolunu ele geçirdiğini duyurdu.

"İsrail hazırlıksız yakalandı"

Batı medyasında geniş yer bulan çatışmalarla ilgili haberlerde, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) söz konusu saldırılara hazırlıksız yakalandığına işaret edildi.

Birleşik Krallık'ın önde gelen gazetelerinden Guardian ve ABD'nin tanınmış gazetelerinden New York Times, İsrail ordusunun ilk dalga saldırılara yavaş yanıt verdiğine dikkat çekti.
Ayrıca ülkeye sızan grupların bazı İsrailli askerleri esir aldığı da iddia edildi. 

İsrail, "Demir Kılıçlar" operasyonunu başlattı

İsrail ordusu, saldırıların ardından savaş durumu ilan edildiğini duyurdu. Başbakan Binyamin Netanyahu da "Savaştayız" dedi. IDF'ten yapılan açıklamada, Tel Aviv yönetiminin "Demir Kılıçlar" operasyonunu başlattığı bildirildi.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, "Hamas, bu sabah büyük bir hata yaptı" diyerek, Gazze Şeridi etrafında 80 kilometre yarıçapındaki bölgeyi askeri alan ilan etti.

"Havadan, karadan ve denizden geliyorlar"

IDF'ten yapılan açıklamada, Gazze Şeridi'nden yaklaşık 2 bin 200 roket saldırısı düzenlendiği bildirildi. Gazze Şeridi'nden silahlı grupların "havadan, karadan ve denizden" İsrail'e sızdığı ifade edildi.

IDF Sözcüsü Daniel Hagari, İsraillilerin Hamas militanları tarafından Gazze Şeridi'ne kaçırıldığını doğruladı. Hagari, kaç kişinin esir alındığına ya da bunların asker veya sivil olup olmadığına dair bilgi paylaşmadı.

Öte yandan Hamas, ellerinde birçok İsrail askeri olduğunu belirterek, bunların Tel Aviv'in tuttuğu Hamas savaşçılarıyla takas edilebileceğini söyledi. 

"Yedek askerler de göreve çağrıldı"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Gallant ve ordu üst düzey yönetimiyle acil toplantı düzenlediği bildirildi. 

IDF, savaş durumu ilanının ardından onbinlerce yedek askeri de göreve çağırdı. 

"İsrail jetleri Gazze'ye saldırı düzenliyor"

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Hamas'a ait bölgelere savaş jetleriyle saldırı başlatıldığını duyurdu.

Savunma Bakanı Gallant, "İsrail devleti bu savaşı kazanacak" derken, operasyona ilişkin detayları paylaşmadı.

Ölü ve yaralı sayısı artıyor

İsrail'in Channel 12 kanalının aktardığına göre Gazze'den düzenlenen saldırılar sonucunda can kaybı 100'e çıktı. 

WAFA ise en az 198 Filistinlinin öldüğünü ve 1610 kişinin yaralandığını bildirdi. 

Mahmud Abbas: Filistinlilerin kendilerini savunma hakkı vardır

Bu arada Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail saldırıları karşısında Filistin halkının kendini savunma hakkının olduğunu söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'ya göre, Abbas, Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın abluka altındaki Gazze Şeridi'nden İsrail'e başlattığı "Aksa Tufanı" operasyonuna ilişkin gelişmeleri görüşmek üzere üst düzey sivil ve güvenlik yetkililerini Ramallah'ta topladı.

Abbas, toplantıda yaptığı konuşmada, Filistin halkının himaye edilmesinin zorunlu olduğunu belirterek, "İşgal güçleri ve yerleşimcilerin terörüne karşı Filistin halkının kendini koruma hakkı vardır" dedi.

BM'den açıklama

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Haklar Yüksek Komiseri Volker Türk ise yaptığı açıklamada Gazze'deki şiddetin derhal durdurulması çağrısında bulundu.

Filistin Sağlık Bakanlığı tüm hastanelerde olağanüstü hal ilan etti

Arap Dünyası Haber Ajansı'nın haberine göre, bugün (Cumartesi) İsrail ordusunun Hamas hareketine yönelik operasyon açıklamasının ardından Filistin Sağlık Bakanlığı tüm hastanelerde olağanüstü hal ilan etti.

Filistin merkezli bir televizyon kanalı, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde açtığı ateş sonucu yedi kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de yaralandığını bildirdi.

Gazze Şeridi Sağlık Bakanlığı, İsrail ordu güçlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Endonezya Hastanesini hedef aldığını, bir çalışanını öldürdüğünü, çok sayıda çalışan ve vatandaşı yaraladığını duyurdu.

"İsrailli yetkililer yerleşimcileri bırakıp kaçtı"

Times of Israel'e göre Kibbutz Be'eri yerleşim yerinin bir sakini, bir İsrail televizyon kanalına evlerinde mahsur kaldıklarını açıkladı. Yerleşimci, Hamas'ın bölgeye sızmasıyla yetkililerin bölgeyi "terk ettiğini" ifade etti.

Eli Messika, televizyon kanalını İsrailli yetkililerle konuşma aracı olarak kullanarak, "Lütfen asker gönderin. Burada yaralılar var... yanmış evler var" dedi.

Şarku’l Avsat, Independent Türkçe, Times of Israel, Jerusalem Post, Guardian, New York Times, CNN, Reuters, Haaretz



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.