ABD'nin uçak gemisiyle yaptığı "gövde gösterisi" ne anlama geliyor?

USS Gerald R. Ford uçak gemisinin görevleri arasında İsrail’e silah ve mühimmat sağlamak, İran ve Hizbullah'ı izlemek ve caydırmak da yer alıyor

USS Gerald R. Ford uçak gemisindeki ABD'li denizciler (AFP)
USS Gerald R. Ford uçak gemisindeki ABD'li denizciler (AFP)
TT

ABD'nin uçak gemisiyle yaptığı "gövde gösterisi" ne anlama geliyor?

USS Gerald R. Ford uçak gemisindeki ABD'li denizciler (AFP)
USS Gerald R. Ford uçak gemisindeki ABD'li denizciler (AFP)

Tarık eş-Şami 

ABD'nin en yeni ve en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford, İsrail'i desteklemek üzere Doğu Akdeniz'e ulaştı.

ABD Başkanı Joe Biden, USS Gerald Ford uçak gemisini İsrail'i desteklemek için Doğu Akdeniz'e gönderme kararı aldığında ABD ordusunun bu 'gövde gösterisi' ile neyi amaçladığına dair çok sayıda soru işareti gündeme geldi.

Washington, haftalarca sürebilecek İsrail-Hamas çatışmasında USS Gerald R. Ford uçak gemisini ve onun dört muhrip (destroyer) ve bir kruvazörden oluşan saldırı grubunu kullanmaya gerçekten hazır mı?

USS Gerald R. Ford uçak gemisi İsrail için ne yapabilir? Dev uçak gemisi kendisini olası füze tehditlerinden koruyabilecek mi?

"Gövde gösterisi"

Hamas Hareketi'nin 7 Ekim Cumartesi günü İsrail'e karşı başlattığı ölümcül saldırıların ardından ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin geçen pazar günü, USS Gerald R. Ford uçak gemisine saldırı grubuyla, ABD'nin Ortadoğu'daki en büyük müttefiki olarak gördüğü İsrail'i desteklemek üzere Doğu Akdeniz'e gitme talimatı verdi.

Bu da ABD'li askeri uzmanların ve analistlerin 'gövde gösterisi' olarak adlandırılan bu adımı övmelerine neden oldu.

"Gövde gösterisi" ifadesi, ABD'nin gerekirse askeri müdahaleye hazır olduğunu göstermek amacıyla gemilerin, savaş uçaklarının ve diğer silahların potansiyel çatışma bölgelerinin yakınlarına konuşlandırıldığını anlatmak amacıyla kullanılıyor.

ABD'nin önde gelen savunma sanayi yayınlarından Breaking Defense, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgeye gönderilmesini, ABD'nin İsrail'i savunma konusundaki kararlılığının yansıması olarak değerlendirdi.

Uçak gemisinin bölgeye gönderilmesi adımının arkasındaki asıl amaç ABD'nin İran'a gönderdiği dolaylı mesaj olarak görülse de ABD'li askeri uzmanlar, burada gövde gösterisinin ötesine geçen pratik çıkarlar olduğunu belirtiyor. Uçak gemisi ve saldırı grubu İsraillilerin mühimmat ve silah ihtiyaçlarını karşılayabilecek, istihbarat toplanması, gizli dinlenme yapılması, temasların takip edilmesi ve gerekli bilgilerin sağlanması gibi becerilere sahip olduğunu tüm dünyaya gösterebilecek.

Uzmanlara göre ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) böylece bölgedeki diğer aktörlerin çatışmayı genişletmelerini önlemeyi ve İsrail için başka bir uzun vadeli koruma katmanı sağlamayı umuyor. 

Seçenekler listesi

American Enterprise Institute (AEI) analistlerinden John G. Ferrari, ABD Donanmasının Ortadoğu'daki bir savaş bölgesinde olmasının "kritik öneme ship ve yapılacak en doğru şey olduğu" değerlendirmesinde bulundu. Center for a New American Security (CNAS) kıdemli analisti ve ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Hizmetleri Komitesi eski Başkan Yardımcısı Jonathan Lord ise Doğu Akdeniz'e bir uçak gemisi saldırı grubu göndermenin, Başkan Biden'a İsrail'i desteklemek için "eksiksiz bir seçenekler listesi sunacağı" değerlendirmesinde bulundu.

Örneğin USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve Normandie kruvazörü ile füze fırlatma rampalarına sahip dört muhripten oluşan saldırı grubunun görevlerinden biri, ordusu başka görevlerle meşgul olan İsrail için balistik füze savunması sağlamak. 

ABD merkezli Foundation for Defense of Democracies (Demokrasileri Savunma Vakfı/FDD) uzmanı emekli Amiral Mark Montgomery'ye göre balistik füze saldırılarına karşı savunmanın, Gazze Şeridi ya da Lübnan'dan yapılacak olası saldırılara karşı etkili olmayacağını, bu yüzden USS Gerald R. Ford uçak gemisi saldırı grubunun başlıca görevinin, İran'dan İsrail'e yönelik herhangi bir saldırı durumunda balistik füze savunması yapmak olduğunu söyledi. 

Caydırıcılık, askeri yardım ve gözetleme

ABD'li üst düzey bir savunma yetkilisi, her ne kadar bazı füzeler Lübnan'dan İsrail topraklarına fırlatıldıysa da ABD'nin USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve saldırı grubunu bölgeye göndermesinin sebeplerinden birinin, Hizbullah'ı savaşı başka cephelere doğru genişletmek gibi yanlış bir karar vermekten caydırmak olduğunu vurguladı.

Hizbullah'ın İsrail'e karşı geniş çaplı bir savaş başlatması halinde ABD'nin Hizbullah mevzilerini havadan ve denizden füzelerle bombalayabileceğini söyleyen yetkili, füze rampalarının savaş uçağının mı yoksa saldırı grubundaki muhripler ve kruvazörlerin mi üzerinde olduğunu açıklamaktan kaçındı.

ABD merkezli Politico dergisine göre USS Gerald R. Ford uçak gemisinin başka savaş yetenekleri de var ve bu yetenekler sayesinde İsrail'e daha fazla Demir Kubbe Hava Savunma Sistemi füzesi sağlayabilir.

Politico, ABD yönetiminden yetkililerin Kongre'deki senatörlere ve temsilcilere İsrail'in acilen daha fazla Demir Kubbe Hava Savunma Sistemi füzesine ihtiyacı olduğunu bildirdiğini aktardı.

İsrail merkezli Rafael Advanced Defense Systems şirketi ve İsrail Havacılık ve Uzay Endüstrisi tarafından üretilen ve büyük oranda ABD tarafından finanse edilen Demir Kubbe Hava Savunma Sistemi'nin görevi, Gazze Şeridi'nden ve Güney Lübnan'dan fırlatılan füzeleri etkisiz hale getirmek.

Şarku'l Avsat'ın Independent Türkçe'den aktardığı analize göre USS Gerald R. Ford uçak gemisi, tüm bunların yanı sıra mühimmat taşıyabilen helikopterleriyle de İsrail'e yardım ulaştırabiliyor.

Indianapolis merkezli Sagamore Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı olan emekli deniz kaptanı Jerry Hendricks, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin çok büyük bir silah deposuna sahip olması nedeniyle bunları yapabildiğine dikkati çekti.

USS Gerald R. Ford ve saldırı grubu aynı zamanda çeşitli gelişmiş istihbarat toplama ve temasları izleme beceriyle de donatılmış durumda.

FFD analistlerinden Bradley Bowman, bu yeteneklerin önümüzdeki olası saldırılardan önce İsrail'e erken uyarıları hızlı bir şekilde iletmek için kullanılabileceğini söyledi.

ABD ordusunun satın alma, lojistik ve teknolojiden sorumlu yetkilisi Douglas Bush, İsrail'e hangi silahların gönderileceğini açıklamak için henüz çok erken olduğunu, ancak teorik olarak bunların küçük silahlardan gelişmiş mühimmatlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsayabileceğini söyledi.

Bush, ordunun İsrail'e savunma amaçlı füzeler ya da top mermileri gönderebileceğini de belirtti.

Independent Arabia-Independent Türkçe

USS Gerald R. Ford uçak gemisi gidişatı değiştirebilir mi?

USS Gerald Ford uçak gemisi, ilk kez bir savaş için konuşlandırılırken ABD Donanması, yetenekleri bakımından saldırı sınıfına giren uçak gemisini, Başkan Ford'un İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD Donanması'nda subay olarak görev yapmış olmasından dolayı bir onur ve saygı göstergesi olarak ABD'nin 38'inci Başkanı Gerald Rudolph Ford'un adını taşıyan "yenilikçi bir savaş platformu" olarak tanımlıyor.

ABD tarafından son 40 yıl içinde inşa edilen ilk uçak gemisi olan ve 2017 yılında ABD Donanması tarafından kullanılmaya başlayan USS Gerald Ford uçak gemisi, 'yüzen kale' olarak adlandırılıyor.

Uzunluğu 335 metre (bin 100 feet) olan gemi, üç futbol sahasının toplamından daha büyük. Yeni nesil uçak gemileri için sınıfında bir ilk olan gemi, saatte 34,5 mil hızla ilerlemesine olanak tanıyan iki gelişmiş nükleer reaktörden güç alıyor.

Saldırı ve savunma yetenekleri

ABD Donanması'na göre USS Gerald R. Ford uçak gemisi, uçakları fırlatmak için buharla çalışan mancınıklarla donatılmış eski uçak gemilerinin aksine bir yandan işletme ve bakım maliyetlerini azaltırken diğer yandan daha ölümcül olma, daha fazla hayatta kalma ve daha çok birlikte çalışabilirlik sağlama açısından önemli 23 farklı teknolojiyi barındırıyor.

Gemi aynı zamanda, daha fazla kontrol ve otomasyona olanak tanıyan yeni bir elektromanyetik ateşleme sistemine de sahip.

Eski nesil Nimitz sınıfı uçak gemilerinden daha yüksek hızlarda yük başına 24 bin pound (10 bin 886 kilogram) taşıyabilen gelişmiş bir silah asansörü bulunan USS Gerald R. Ford uçak gemisi ağır silahlarla donatılmış savaş uçaklarını istenilen tüm yönlere yüzlerce kilometre fırlatabilecek kapasiteye ve saldırılara karşı kendisini savunabileceği çeşitli silahlara sahip.

Bu silahlar arasında, yüksek hızlı, alçak irtifalı gemi savar kruz (seyir) füzelerine, helikopterler gibi düşük hızlı hava tehditlerine ve yüksek hızlı manevra kabiliyetine sahip yüzey tehditlerine karşı gemi için güvenilir bir savunma yeteneği sunan 'Sea Sparrow' adlı füze sistemi de yer alıyor.

USS Gerald R. Ford ayrıca deniz platformlarının hava ve füze saldırılarına karşı korunmasını amaçlayan Rolling Airframe Missile (RAM) Sistemi'ne de sahip.

'Naval Technology' adlı internet sitesine göre gemi, yaklaşık bin mil menzile sahip F-35 savaş uçaklarının da aralarında bulunduğu 90'a kadar uçak taşıyabiliyor.

F-35'lerin üreticisi Lockheed Martin'e göre de bu uçaklar, 18 bin pounda (8 bin 400 kilogram) kadar silah taşıyabiliyor.

Gemide altı bin denizci görev yapmasından dolayı geminin nüfusu, ABD'nin birçok şehrinden daha fazla kalabalık olmasıyla dikkati çekiyor.

Dünya izliyor

Dünya, Gazze Şeridi'nden başlayıp başka savaş alanlarına da yayılabilecek bu son çatışmada USS Gerald R. Ford uçak gemisinin neler yapabileceğini görmeyi beklerken bir yandan İsrail, Gazze Şeridi'ni bombalamaya devam ediyor.

Ayrıca Hamas ve Filistinli silahlı gruplar, İsrail şehirlerini ve kasabalarını roketlerle hedef alıyor. Tüm bunlarsa ölenlerin ve yaralananların sayısını artırıyor. 

Associated Press (AP) haber ajansına göre ABD ve İsrail, Hamas Hareketi'nin İsrail'e saldırısını, İsrailli sivillerin ayrım gözetmeksizin öldürülmesini ve onlarca rehinenin kaçırılmasını kınamak için dünya ülkelerini harekete geçirirken Hamas, saldırılarının nedenlerinden biri olarak İsrail'in Filistinlilerin hak iddia ettiği topraklarda giderek artan sayıda yerleşim birimi inşa etmesini gösterdi.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2022 yılında yayınlanan bir raporda, İsrail'in Filistin topraklarını işgalinin, kalıcılığı ve İsrail hükümetinin izlediği fiili ilhak politikaları nedeniyle uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğu sonucuna varılmıştı.

Gazze Şeridi sakinleri Hamas Hareketi, Gazze Şeridi'nin kontrolünü ele geçirdiği 2007 yılından bu yana İsrail'in ablukası altında yaşıyorlar.

BM'ye göre Gazzelilerin gidecek hiçbir yerleri yok ve Gazze Şeridi'nin nüfusun yüzde 63'ü gıda güvensizliği sorunuyla karşı karşıya.

Bunların çoğunluğunu da yarısı çocuk olmak üzere mülteciler oluşturuyor. BM, nüfusun yüzde 95'inin temiz suya erişiminin de olmadığının altını çizdi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Gazze'yi 'açık hapishanesi', BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise 'yeryüzündeki cehennem' olarak tanımlamıştı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.