Gazze'de kıtlık: İsrail, Mısır kapısını vurdu; yiyeceğe erişim yok

İsrail, Gazze Şeridi'ne yardım ulaştırılmasını engellemek amacıyla Mısır sınırına bitişik Selahaddin ticaret kapısını yıktı

(Meryem Ebu Dakka- Independent Arabia)
(Meryem Ebu Dakka- Independent Arabia)
TT

Gazze'de kıtlık: İsrail, Mısır kapısını vurdu; yiyeceğe erişim yok

(Meryem Ebu Dakka- Independent Arabia)
(Meryem Ebu Dakka- Independent Arabia)

İzzeddin Ebu Ayşe 

İsrail'in neredeyse "rastgele" baskınları nedeniyle artık güvenli bir yer kalmadığı için, Gazze'de alışveriş yapmak ve yiyeceğe erişmek tehlikeli bir yolculuk haline geldi.

Ailesinin ihtiyaçlarını acilen karşılama ihtiyacı Faris'i evini terk etmeye zorladı, bu yüzden sebze satın almak için hızla halk pazarına doğru yürüdü.

Bombardıman tehlikesi altında her adımda kalbi korkunç bir hızla atıyor; çocukları için, yollarda gördüğü yıkımın ve molozun şiddetinden korkuyordu.

Bombardıman altında yolculuk

Faris'in sabahın erken saatlerinde başladığı yolculuğu sıradan bir yolculuk değil; zira İsrail'le yıkıcı bir askeri savaşın içinde olan Gazze sokaklarında yürüyor.

İsrail, Mısır sınırına bitişik Selahaddin ticaret kapısını yıktı (Meryem Ebu Dakka-Independent Arabia)
İsrail, Mısır sınırına bitişik Selahaddin ticaret kapısını yıktı (Meryem Ebu Dakka-Independent Arabia)

İsrail uçaklarının bombaları altında hareket ediyor, ancak evinde tüm temel ihtiyaçlar bulunmadığı için markete gitmek zorunda kalıyor ve bu yolculukta çocuklarını güvence altına almak için mücadele ediyor.

Faris Gazze Şeridi'ndeki on binlerce sakin gibi evinden ayrılmadı ve hâlâ evinde yaşıyor.

Hepsi Gazze'nin her yerini acımasızca etkileyen yıkıcı İsrail baskınlarından kaçmak için evlerinde kalmak istiyor ancak kendisi çocuklarına yiyecek ve su sağlamak zorunda.

Savaş aniden başladğı için, öncesinde hazırlık yapamadıklarını söyleyen Faris, "Normalde yaklaşık bir haftalık yiyecek satın alıyoruz ve çatışmanın beşinci gününde olduğumuz için evdeki her şey tükendi" diyor.

İki hafta sonra sebze krizi

Faris, yoğun bombardıman altında her yere dağılmış molozların arasında yaklaşık 3 kilometre yürüdükten sonra pazara ulaştı.

Mekan soluk görünüyordu ve özellikleri büyük ölçüde değişmişti. Bazı dükkanlar ihtiyaç sahiplerine kapılarını açmıştı.

Yolun iki yanında sıralanan birkaç sebze satıcısı sınırlı sayıda ürün satıyordu ve beyaz et ve süt ürünleri satan kimse yoktu.

"Sebze çok sınırlı" diyen Faris, ancak çiftçilerin bu küçük miktarları getirmek için ne kadar risk aldığını bilmiyor.

Yiyecek ve malzeme için yeterli stok yok (Meryem Ebu Dakka-Independent Arabia)
Yiyecek ve malzeme için yeterli stok yok (Meryem Ebu Dakka-Independent Arabia)

Tarım Bakanlığı Çiftçi Hizmetleri Genel Müdürü Vail Sabit, "Çiftçilerin topraklarına ulaşmasında zorluk yaşanırken gerçek bir gıda krizi yaşanıyor. Bu da pazarlara sunulan sebze miktarında keskin bir düşüşe neden oldu" açıklamasında bulundu.

Sabit, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:

Uluslararası Kızıl Haç Komitesi ve FAO'daki ortaklarımıza, İsrail'in, çoğu sınıra yakın olan 206 bin dönümü aşan meyve bahçelerine erişimlerini güvence altına almak için çiftçilerle koordinasyon sağlamayı reddettiğini bildirdik. Uzlaşma olmadığı için çiftçiler, kendilerini hayatlarını riske atarak mahsullerini toplamaya giderken buldular.

Pazara pompalanan sebzelerin 150 tona ulaştığını ve bunun çok düşük bir rakam olduğunu belirten Sabit, Gazzelilerin çeşitli mahsullerden günde 700 ton tükettiğini açıklayarak sektörün iki hafta içinde ciddi bir gıda krizine sahne olacağına dikkat çekti.

Faris, her Gazze sakini gibi bol miktarda yiyecek, malzeme ve birkaç kilo sebze satın aldı. Böylece hayatının en zor dönemi olacağı kesin olan bir döneme hazırlanıyor, aynı zamanda çatışmaların birkaç saat içinde bitmesini diliyor.

Ticari satış noktası yok

Faris'in bu dönemde pazarı ziyaret etmesi ve yiyecek bulup temin etmesi büyük şanstı, eğer gezisini birkaç gün erteleseydi çocuklarına yiyecek verecek hiçbir şey bulamayacaktı.

Filistin Yönetimi İsrail'e savaşı durdurması için baskı yapmaya çalışıyor (Meryem Ebu Dakka-Independent Arabia)
Filistin Yönetimi İsrail'e savaşı durdurması için baskı yapmaya çalışıyor (Meryem Ebu Dakka-Independent Arabia)

İsrail Gazze'yi sıkı bir şekilde kapatarak gıda, malzeme ve hatta yakıt girişini tamamen engelledi. Aslında İsrail, Gazze Şeridi'ne bağlanan tüm bağlantı noktalarını kapattı.

Gazze halkı, özellikle de Şeridi dünyaya bağlayan ve çoğu malın aktığı ikinci ve son ticari liman olan Refah geçişindeki Selahaddin ticaret kapısının kapatılmasından sonra birkaç gün içinde kendilerinin başına gelmesi beklenen kıtlığa psikolojik, manevi ve maddi açıdan hazırlanıyor.

İsrail hükümeti dün gece, Refah sınır kapısı üzerinden Gazze'ye gelen her türlü gıda veya yardım konvoyunu bombalamaya karar verdi.

Mısırlı yetkililere bu konuda bilgi verilerek, dünyadaki hiçbir ülkenin Gazze Şeridi'ne yardım yapmasına izin vermeyecekleri, konvoylara Gazze Şeridi'ne yaklaşmadan baskın yapacakları bildirildi.

İsrail'in gıda konvoylarının Mısır üzerinden Gazze'ye girmemesini sağlaması için, ya da dünya ülkeleri arasında zor durumda kalmaması için, ordu savaş uçakları Refah geçiş kapısına iki kez baskın düzenledi.

İnsanların yiyecek bulma telaşı nedeniyle yiyecek ve malzeme stokları tükenmeye başlıyor (Meryem Ebu Dakka-Independent Arabia)
İnsanların yiyecek bulma telaşı nedeniyle yiyecek ve malzeme stokları tükenmeye başlıyor (Meryem Ebu Dakka-Independent Arabia)

Burası tamamen hizmet dışıydı. İçişleri Bakanlığı sözcüsü İyad El Bazm, Mısır tarafındaki Refah Geçişi yönetiminin, sınır kapısının yıkılmadan hemen önce boşaltılması konusunda kendilerine bilgi verdiğini söyledi.

Yiyecek stokları 5 gün sonra tükeniyor

Gazze Ekonomi Bakanlığı Genel Müdürü Usame Nevfel, "Mısır tarafıyla birlikte Selahaddin Kapısı'nın gıda tedarikini kolaylaştıracak bir çıkış noktası olacağına güveniyorduk. Ama hizmet dışı ise mal getirilmesi imkansız demektir ve bu da kıtlığa neden olur" dedi.

Nevfel, "Beş gün içinde çok tehlikeli bir gıda kriziyle karşı karşıya kalacağız çünkü stratejik gıda ve malzeme stoğu tükenmeye başlıyor" ifadelerini kullandı.

Ayrıca, insanların yiyecek bulma telaşının, 12 gün içinde tükenmesi gereken stokun bir haftadan kısa sürede bitmesi anlamına geldiğini vurguladı.

Su sıkıntısı

Gazze'deki krizler bununla bitmiyor, bölge sakinleri de su sıkıntısı çekiyor ve İhab, 20 litre su temin etmek için evinden ayrılarak evinin yakınındaki bir kuyuya gidiyor.

Ancak kuyunun etrafında yüzlerce insan toplanıp su şişelerini doldurmak için sıralarını bekliyor ve adam suya ulaşana kadar yaklaşık üç saat burada bekliyor.

Belki de su bulmak için çok çalışan İhab'ın durumu Faris'ten daha iyi. Çünkü en azından Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) aracılığıyla kendisine yiyecek sağlanıyor.

İbah, bulunduğu bölgenin tamamen yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalması üzerine barınılacak okullara yönlendirilerek evinden uzaklaştırıldı.

Başarısız çabalar

Birleşmiş Milletler okullarında UNRWA adlı kuruluş, kesin ölümden kaçarak gelen yerinden edilmiş insanlarla ilgileniyor. Onlara yemek, su ve battaniye sağlıyorlar.

Ancak medya danışmanı Adnan Ebu Hüsna'nın açıklamasına göre, Uluslararası Vakfın da gıda stokları tükenmeye başladı ve iki hafta sonra gıda yardımı sağlayamayacak.

Filistin Yönetimi İsrail'e yıkıcı savaşı derhal durdurması için baskı yapmaya çalışıyor.

Kurtuluş Örgütü Yürütme Komitesi Sekreteri Hüseyin El-Şeyh'in belirttiğine göre, "Kan dökülmesini, baş döndürücü yıkımı ve zorla yerinden edilmeyi durdurmak için temaslar kuruyorlar. Ayrıca gıda malzemelerinin Gazze'ye girmesine izin vermek için çalışıyorlar."

Ancak İsrail bunu reddediyor. İsrail ordu sözcüsü Danny Hagari şunları söyledi:

Savaş halindeyiz ve Gazze'yi amansızca vuruyoruz. Hamas'ın talep ettiği değişiklik bu ve buna katlanmak zorunda.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi kim?

Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)
Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)
TT

Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi kim?

Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)
Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)

Bağdat’taki Şii parti liderleriyle yakın ilişkilerine ve aday Başbakan Ali Faleh Kazım ez-Zeydi’nin finansal yatırımlarına rağmen, bu durum onun siyasetle doğrudan ilgilenmeyen geniş halk kesimleri tarafından tanınmasını sağlamadı.

Güvenilir kaynaklar, ez-Zeydi’nin iktidar içindeki ve dışındaki siyasi ve finansal figürlerle çok sayıda ortaklığa sahip olduğunu aktarıyor. Onu yakından tanıyan çevreler, kendisini “son on yılda finansal olarak zenginler kulübüne giren genç isim” olarak tanımlıyor ve sosyal yardımlar yaptığını belirtiyor.

1986 doğumlu, Bağdatlı ve hukuk fakültesi mezunu olan ez-Zeydi’nin kamuoyunda görünmeyi tercih etmediği biliniyor. Buna rağmen, 2010–2014 yılları arasında seçim yarışlarına katılan Sünni Karbuli kardeşlerden Cemal ve Muhammed Karbuli’den “Dicle” televizyon satın aldı.  

Eğer ez-Zeydi hükümeti kurmayı başarırsa, 2004’ten bu yana göreve gelen en genç başbakan olacak.

“Siyasal Çerçeve Koalisyonu” (el-İtar et-Tensiki), uzun süren kriz ve yaklaşık beş aylık müzakerelerin ardından ez-Zeydi’yi başbakan adayı olarak sunarak birçok Iraklıyı şaşırttı. Çünkü ismi daha önce olası adaylar arasında yer almıyordu.

Mali faaliyetler

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Ali ez-Zeydi, Irak Borsası’nda işlem gören ve 2016’da kurulan “Güney İslami Bankası (BJAB)” adlı yatırım ve finans kuruluşunun sahibi ve yönetim kurulu başkanıydı. Banka, 2024 Şubat ayında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından kara para aklama suçlamalarıyla yaptırım listesine alınmasının ardından, yönetimden çekildi ve görevi kardeşlerinden birine devretti. Bu süreçte Irak Merkez Bankası da bankanın dolar erişimini kısıtladı.

sdhyt
Irak’ta hükümetin kurulmasıyla sonuçlanan ve Ali ez-Zeydi’nin başbakan olarak seçildiği toplantıdan bir kare (Siyasal Çerçeve Koalisyonu)

Ez-Zeydi ayrıca “Al-Owais Grubu”nun sahibidir. Şirket, internet sitesine göre gıda, tarım ve hayvancılık, inşaat, baskı, güvenlik, elektronik ve petrol dahil 15 farklı şirkete sahiptir. Ancak şirket sahibi veya kuruluş yılı belirtilmemektedir.

Tapu kayıtlarına göre şirket 2007’de kurulmuş, daha sonra yeniden yapılandırılarak 99 milyar Irak dinarı (yaklaşık 75 milyon dolar) sermayeli özel anonim şirkete dönüştürülmüştür. Ayrıca 2018’de 2 milyar dinar sermayeli bir petrol hizmetleri şirketi kurulmuştur.

Irak Borsası verilerine göre “Güney İslami Bankası”, 2016’da 250 milyar dinar (yaklaşık 191 milyon dolar) sermaye ile kurulmuş; bu durum, bankanın sermayesinin bir gıda sepetinin maliyetinden bile düşük olduğu yönünde eleştiriler doğurmuştur.

Şirketin toplam yatırımlarının 500 milyon dolara ulaştığı, ayrıca Ticaret Bakanlığı’nın gıda sepeti tedarik sözleşmeleri ile Savunma Bakanlığı’na günlük 300 bin askere gıda temini anlaşmalarını yürüttüğü belirtiliyor. Geçtiğimiz yıl “Şaab Üniversitesi” adında özel bir üniversite de açılmıştır.

Ez-Zeydi’ye yakın kaynaklar, onun eğitim ve medya alanlarında da yatırımları bulunduğunu; bunlar arasında Şaab Üniversitesi, “İştar Tıp Enstitüsü” ve Dicle televizyon kanalının yer aldığını aktarıyor.

Bazı kaynaklara göre Ticaret Bakanlığı, Saddam Hüseyin döneminden kalan ve “petrol karşılığı gıda” anlaşması kapsamında yürütülen gıda sepeti programı için Al-Owais şirketiyle sözleşme yapmıştır. Vatandaşlar ise gıda kalitesinin düşük olmasından ve teslimat gecikmelerinden sıkça şikâyet etmektedir.

Son yıllarda programın kapsamının daraltıldığı ve yaklaşık 18 milyon kişiye indirildiği, bunun gerekçesi olarak ise yüksek gelirli kesimlerin sistemden çıkarılması gösterilmektedir.

Şirketler grubu

Diğer bilgilere göre, Ali ez-Zeydi’nin adına kayıtlı 15 şirket bulunmaktadır. Bu şirketlerin başlangıç sermayeleri toplamda 282 milyar dinar Irak dinarını aşmaktadır. Şirketler; inşaat, gayrimenkul, turizm, petrol ve enerji, gıda sanayisi, cam üretimi, tarım ve hayvancılık, yükseköğretim, sağlık hizmetleri ve finans gibi geniş bir yelpazeye yayılmaktadır.

xsdvgrt
Ali ez-Zeydi’nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhurbaşkanlık Ofisi)

En dikkat çeken şirketlerden biri, Irak ordusunun gıda tedarikini sağlayan ve gıda kartı ürünlerini ithal eden “Al-Owais” şirketidir. Ayrıca “Şaab Üniversitesi” de bu grubun önemli projeleri arasında yer almaktadır.

Ez-Zeydi’nin şirketi, Irak ordusuna 41 çeşit kuru ve taze gıda sağlayan anlaşmalar kapsamında yaklaşık 300 bin askerin beslenmesinden sorumludur.

Diğer önemli proje ise “gıda sepeti” programıdır. Bu kapsamda Al-Owais şirketi ile Irak Devlet Gıda Ticaret Şirketi arasında yapılan anlaşma ile 40 milyon kişiye yönelik 7 temel gıda maddesinin tedariki gerçekleştirilmektedir.


Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
TT

Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)

Sudan’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) kontrolü altındaki Darfur bölgesinin orta kesimlerinde yer alan Zalinci şehrinde Hamidiye İç Göç Kampı'na dün insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda 15 kişi yaralandı. Bu bilgi bölgede faaliyet gösteren Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi tarafından aktarılırken bir insan hakları örgütü ise saldırıda 6 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Adem Rical, yaralılar arasında durumu ağır olanların bulunduğunu belirterek saldırının evlerde hasarın yanı sıra kadınlar ile çocuklar arasında büyük paniğe yol açtığını söyledi.

Rical, merkezin resmi Facebook sayfası üzerinden yaptığı açıklamada gıda, ilaç ve barınak malzemeleri taşıyan insani yardım konvoylarının hedef alınmasının yanı sıra pazarlar ve sağlık merkezlerine yönelik saldırıların, sivillerin hayatını tehdit eden ve insani yardımın ulaşımını engelleyen ciddi bir tırmanma olduğunu vurguladı.

Darfur bölgesinde faaliyet gösteren gönüllü sivil bir kuruluş olan Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi, bu saldırıları en sert ifadelerle kınarken siviller ile insani altyapının hedef alınmaya devam etmesinin yerinden edilmiş kişilerin hayatı için doğrudan tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu.

Rical, Birleşmiş Milletleri (BM), Afrika Birliği'ni (AfB), insan hakları ve insani yardım kuruluşlarını sivilleri korumak, yardımın ulaşımını sağlamak ve sorumluları hesaba çekmek amacıyla bağımsız bir uluslararası soruşturma açılması için acilen harekete geçmeye çağırdı.

İnsani durum

Bir insan hakları kuruluşu olan Acil Durum Avukatları Heyeti, Hamidiye Kampı'na yönelik hava saldırısında 6 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin çeşitli derecelerde yaralandığını açıkladı.

Heyet tarafından Facebook üzerinden yapılan açıklamada kampın savaştan kaçan binlerce yerinden edilmiş kişiye, büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan bu mağdurlara, ev sahipliği yaptığı belirtildi.

Heyetin açıklamasında ayrıca bölgedeki insani durumun daha da kötüleşmesine yol açan ve sivillerin hayatını doğrudan tehlikeye sokan sivil altyapının tekrar tekrar hedef alınmasına ilişkin ciddi endişeler dile getirildi.

Heyet açıklamasında bu saldırının, kamp içindeki hizmetleri sekteye uğratarak yerinden edilmiş kişilerin barınma, sağlık ve beslenme hizmetlerinin sürekliliğini tehdit etmesi nedeniyle hedefleme anını çok aşan ağır insani sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en kırılgan kesimleri derinden etkileyen bu durum, mevcut insani krizi daha da derinleştiriyor.

Heyet, gelişigüzel hava bombardımanının derhal durdurulması, yardım ulaştırılması ve tıbbi tahliye için acil ve güvenli insani koridorların açılması, sivillerin ve insani altyapının korunmasının sağlanması ile bunların askeri operasyonlardan tamamen uzak tutulması yönündeki taleplerini yineledi. Çatışma bölgelerindeki siviller için asgari koruma gerekliliklerinin güvence altına alınmasını talep etti.

Saldırı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin geçtiğimiz cuma günü Kuzey Darfur'a giden insani yardım malzemeleri taşıyan bir konvoyu hedef alan İHA’lı saldırıyı kınamasının ardından Darfur'daki yerinden edilmiş kişileri hedef alan en son saldırı olarak kayıtlara geçti.

Askeri operasyonlar

Öte yandan sahada, Darfur Valisi Minni Minnawi liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM-MM) Komutanı Faysal Salih Zekeriya, güçlerinin farklı cephelerde tam hazırlık düzeyine ulaştığını teyit ederek mevcut aşamanın gerekliliklerine göre Darfur bölgesindeki askeri operasyonları sürdürmeye tamamen hazır olduklarını açıkladı.

dfvrfb
SLM-MM Komutanı Faysal Salih Zekeriya (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi’nin aktardığı açıklamada Zekeriya, komutası altındaki güçlerin ‘görevleri yerine getirmek üzere harekete geçmek için askeri komuta talimatlarını beklediğini’ ifade etti. Zekeriya, El-Faşir şehri muharebelerinin operasyonlar sürecinde kritik bir dönüm noktası oluşturduğunu ve şehrin kurtarılmasının bölgedeki genel güvenlik durumuna olumlu yansıyacağını da vurguladı.

Kordofan'ın batı cephesindeki kuvvetlerin ise ‘kararlılık ve sebatla gelecekteki her türlü muharebeye hazır olduğuna’ dikkati çekti.

Zekeriya sözlerini şöyle sürdürdü:

“El-Faşir'deki ihlaller, savaşı sonuçlandırmak ve ülke toprakları üzerinde tam kontrolü yeniden tesis etmek amacıyla Sudan ordusu ile Ortak Kuvvetler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi yoluyla acil adımlar atılmasını gerektiriyor.”

Daha önce HDK'ya karşı Sudan ordusu saflarına katılan silahlı mücadele hareketlerinden oluşan Ortak Kuvvetler, Cibril İbrahim liderliğindeki Adalet ve Eşitlik Hareketi ile Minni Minnawi liderliğindeki SLM’den oluşuyor.

sdvbrt
SLM-MM’ye bağlı birlikler (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

 


Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)
TT

Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)

Sudan Darfur’daki “Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Genel Koordinasyonu”nun aktardığına göre, “Hızlı Destek Kuvvetleri”nin kontrolü altında olan bölgede, Orta Darfur’un Zalinci kentinde bulunan El-Hamidiyye yerinden edilmişler kampına yönelik dün gerçekleşen insansız hava aracı (İHA) saldırısında 15 kişi yaralandı. Bir insan hakları örgütü ise saldırıda 6 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Adem Rical, yaralılar arasında durumu ağır olanların bulunduğunu belirterek, saldırının evlerde hasarın yanı sıra kadınlar ve çocuklar arasında büyük paniğe yol açtığını belirtti.

Rical, merkezin resmi Facebook sayfası üzerinden yaptığı açıklamada gıda, ilaç ve barınak malzemeleri taşıyan insani yardım konvoylarının hedef alınmasının yanı sıra pazarlar ve sağlık merkezlerine yönelik saldırıların, sivillerin hayatını tehdit eden ve insani yardımın ulaşımını engelleyen ciddi bir tırmanma olduğunu vurguladı.

Darfur bölgesinde faaliyet gösteren gönüllü sivil kuruluş olan Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi, bu saldırıları en sert ifadelerle kınarken, sivillerle insani altyapının hedef alınmaya devam etmesinin yerinden edilmiş kişilerin hayatı için doğrudan tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu.

Rical, Birleşmiş Milletleri (BM), Afrika Birliği'ni (AfB), insan hakları ve insani yardım kuruluşlarını sivilleri korumak, yardımın ulaşımını sağlamak ve sorumluları hesap sormak amacıyla bağımsız bir uluslararası soruşturma açılması için acilen harekete geçmeye çağırdı.

İnsani durum

Bir insan hakları kuruluşu olan Acil Durum Avukatları Heyeti, Hamidiye Kampı'na yönelik hava saldırısında 6 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin çeşitli derecelerde yaralandığını açıkladı.

Heyet tarafından Facebook üzerinden yapılan açıklamada kampın savaştan kaçan binlerce yerinden edilmiş kişiye, büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan mağdurlara, ev sahipliği yaptığı belirtildi.

Heyetin açıklamasında ayrıca bölgedeki insani durumun daha da kötüleşmesine yol açan ve sivillerin hayatını doğrudan tehlikeye sokan sivil altyapının tekrar tekrar hedef alınmasına ilişkin ciddi endişeler dile getirildi.

Heyet açıklamasında bu saldırının, kamp içindeki hizmetleri sekteye uğratarak yerinden edilmiş kişilerin barınma, sağlık ve beslenme hizmetlerinin sürekliliğini tehdit etmesi nedeniyle hedefleme anını çok aşan ağır insani sonuçlar doğurduğu vurgunladı. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en kırılgan kesimleri derinden etkileyen bu durum, mevcut insani krizi daha da derinleştiriyor.

Heyet, gelişigüzel hava bombardımanının derhal durdurulması, yardım ulaştırılması ve tıbbi tahliye için acil ve güvenli insani koridorların açılması, sivillerin ve insani altyapının korunmasının sağlanması, bunların askeri operasyonlardan tamamen uzak tutulması yönündeki taleplerini yineledi. Çatışma bölgelerindeki siviller için asgari koruma gerekliliklerinin güvence altına alınmasını talep etti.

Saldırı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin geçtiğimiz cuma günü Kuzey Darfur'a giden insani yardım malzemeleri taşıyan bir konvoyu hedef alan İHA’lı saldırıyı kınamasının ardından Darfur'daki yerinden edilmiş kişileri hedef alan son saldırı olarak kayıtlara geçti.

Askeri operasyonlar

Öte yandan sahada, Darfur Valisi Minni Minnawi liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM-MM) Komutanı Faysal Salih Zekeriya, güçlerinin farklı cephelerde tam hazırlık düzeyine ulaştığını teyit ederek, mevcut aşamanın gerekliliklerine göre Darfur bölgesindeki askeri operasyonları sürdürmeye tamamen hazır olduklarını açıkladı.

SLM-MM Komutanı Faysal Salih Zekeriya (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)SLM-MM Komutanı Faysal Salih Zekeriya (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi’nin aktardığı açıklamada Zekeriya, komutası altındaki güçlerin ‘görevleri yerine getirmek üzere harekete geçmek için talimat beklediğini’ ifade etti. Zekeriya, El-Faşir şehri muharebelerinin operasyonlar sürecinde kritik bir dönüm noktası oluşturduğunu ve şehrin kurtarılmasının bölgedeki genel güvenlik durumuna olumlu yansıyacağını da vurguladı.

Kurdufan'ın batı cephesindeki kuvvetlerin ise ‘kararlılık ve sebatla gelecekteki her türlü muharebeye hazır olduğuna’ dikkati çekti.

SLM-MM’ye bağlı birlikler (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)SLM-MM’ye bağlı birlikler (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

Zekeriya sözlerini şöyle sürdürdü:

“El-Faşir'deki ihlaller, savaşı sonuçlandırmak ve ülke toprakları üzerinde tam kontrolü yeniden tesis etmek amacıyla Sudan ordusu ile Ortak Kuvvetler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi yoluyla acil adımlar atılmasını gerektiriyor.”

Daha önce HDK'ya karşı Sudan ordusu saflarına katılan silahlı mücadele hareketlerinden oluşan Ortak Kuvvetler, Cibril İbrahim liderliğindeki Adalet ve Eşitlik Hareketi ile Minni Minnawi liderliğindeki SLM’den oluşuyor.