Riyad Zirvesi, KİK ile ASEAN arasındaki ekonomik ve kalkınma yakınlaşmasını hızlandırdı

Şarku’l Avsat’a konuşan analistler, daha fazla ortak yatırım akışı beklendiğini aktardı.

Riyad’da yapılan ASEAN-KİK Zirvesi öncesinde ülkelerin liderlerin ve heyet başkanları hatıra fotoğrafı çektirdi. (SPA)
Riyad’da yapılan ASEAN-KİK Zirvesi öncesinde ülkelerin liderlerin ve heyet başkanları hatıra fotoğrafı çektirdi. (SPA)
TT

Riyad Zirvesi, KİK ile ASEAN arasındaki ekonomik ve kalkınma yakınlaşmasını hızlandırdı

Riyad’da yapılan ASEAN-KİK Zirvesi öncesinde ülkelerin liderlerin ve heyet başkanları hatıra fotoğrafı çektirdi. (SPA)
Riyad’da yapılan ASEAN-KİK Zirvesi öncesinde ülkelerin liderlerin ve heyet başkanları hatıra fotoğrafı çektirdi. (SPA)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile ASEAN arasında ilk kez düzenlenen tarihi zirvede, 16 Körfez ve Asya ülkesinin liderleri, 2024-2028 dönemine yönelik ortak bir eylem planı başlatmak üzere dün Riyad’da bir araya geldi. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman zirveyle ilgili olarak “Hepimizin çıkarlarına hizmet edecek şekilde, farklı alanlarda iş birliği ve ortaklığı güçlendirme çabalarımız doğrultusunda net bir yol haritası çiziyor” açıklamasında bulundu.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar ve araştırmacılar, zirvenin ortak ekonomik ve kalkınma yakınlaşmasını hızlandırdığını ve ülkelerin politikalarının kalkınma ve ekonomiye odaklanmaya ve dengeli siyasi pozisyonlar almaya katkıda bulunduğunu vurguladılar.

Fotoğraf Altı: KİK-ASEAN Zirvesi, Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında Riyad’da düzenlendi. (SPA)
KİK-ASEAN Zirvesi, Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında Riyad’da düzenlendi. (SPA)

KİK’in Körfez ve bölge ülkelerinin vatandaşlarının yararına olacak şekilde bölgesel ve küresel düzeyde stratejik ortaklıkları etkinleştirme hedefi doğrultusunda, ortak Körfez eyleminin güçlendirilmesi vizyonu çerçevesinde Kral Selman bin Abdulaziz’in daveti üzerine KİK ile Orta Asya ülkeleri arasında Cidde’de üç ay önce benzer bir zirve gerçekleştirilmişti.

Gözlemciler, Riyad Zirvesi’nin katılımcı ülkelerin Suudi Arabistan’ın bölgesel ve uluslararası konumunu ne kadar takdir ettiğini gösterdiğini ve Kral ile Veliaht Prens’in Körfez ülkeleri ve ASEAN arasında stratejik bir ortaklık kurma ve ortak öneme sahip konularda koordinasyon seviyesini yükseltme arzusunu yansıttığını ifade ettiler. Bunun, Krallık’ın liderliğindeki KİK ülkelerinin KİK’in küresel konumunu yükseltmek için uluslararası toplumdaki aktif bloklarla ortaklıklara ne kadar açık olduklarını gösterdiğine dikkat çektiler.

Önümüzdeki beş yıla ilişkin ortak iş birliği çerçevesi, iki taraf arasında çeşitli siyasi, güvenlik, ekonomik, yatırım ve karşılıklı yarar sağlayacak diğer alanlarda uygulanacak tedbir ve faaliyetleri belirliyor. Analistlere ve araştırmacılara göre bunun temelini öncelikle stratejik konum, ekonomik ilerleme ve ekonomik büyümenin hızlandırılması, uluslararası yatırım ortaklıklarının sıkılaştırılması, kültürel kalkınma ve uluslararası barış ve istikrarın teşvik edilmesi gibi uyumlu hedefler olmak üzere ortak bağlar oluşturuyor.

İlişkilerin örülmesi

Kral Suud Üniversitesi’nin medya bölümünde öğretim görevlisi olan Dr. Ali Debkel el-Anazi, Suudi Arabistan ve kardeş KİK ülkelerinin farklı ülke ve bloklarla ekonomik, siyasi ve kültürel fırsatları geliştirme çabaları kapsamında yapılan toplantının önemine dikkat çekti.

El-Anazi Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Zirve zamanlaması ve hedefleri açısından oldukça önemli. Zira şu anda dünya her düzeyde önemli jeopolitik değişimlerden geçiyor. Bu, KİK ülkeleri ve ASEAN gibi siyasi ve ekonomik bloklar arasında fırsatların artırılması ve ilişkilerin örülmesi gereksinimini ortaya çıkarıyor. ASEAN ülkelerinin gayri safi yurtiçi hasılası yaklaşık 5 trilyon doları buluyor ve Ortadoğu’nun en güçlü ekonomilerini oluşturuyorlar. Bu durum ortaklıkları güçlendiriyor, iki taraf arasında yatırım yollarını açıyor ve küresel ekonominin istikrarına yansıyor.”

Yakınlaşma büyümeyi sağlıyor

Kuala Lumpur’da Güneydoğu Asya bölgesi meseleleriyle ilgilenen Endonezyalı araştırmacı Abdullah Bugis de özellikle 2024-2028 yıllarına ilişkin iş birliği çerçevesinin açıklanmasının ardından, önümüzdeki dönemde iki bloğun ekonomik ve yatırım yakınlaşmasının daha da artmasını bekliyor. Bugis bu yakınlaşmanın, üye devletlerin büyük güçler arasındaki jeopolitik çatışmalarda tarafsız kalmalarını, halklarının çıkarlarına odaklamalarını ve çok taraflı dünya düzenini güçlendirerek ekonomik büyümeye odaklanmalarını sağlayabileceğini kaydetti.

Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda Bugis, ASEAN ülkelerinin küresel ekonomik krizlere uyum sağlama ve ekonomik krizlerden hızla kurtulma kabiliyetlerini kanıtladıklarını ve bu durumun, Güneydoğu Asya bölgesine duyulan güvenin artmasıyla birlikte son birkaç yıl içerisinde Körfez yatırımlarının artmasına teşvik sağladığını vurguladı. Bugis “Çin ve ABD gibi büyük güçlerin kutuplaşması ışığında, özellikle üye ülkeler arasında siyasi, hukuki, ticari ve dini konularda benzerliklerin bulunduğu göz önüne alındığında iki blok arasındaki bu iş birliğinin önemi anlaşılmaktadır” dedi.

Fotoğraf Altı: Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’daki ASEAN-KİK Zirvesi’nin açılışında konuşma yaptı. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’daki ASEAN-KİK Zirvesi’nin açılışında konuşma yaptı. (SPA)

Gazze Şeridi’nde artan şiddetin gölgesinde gerçekleşen zirvenin açılış konuşmasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Gazze’deki sivillerin herhangi bir şekilde ve herhangi bir gerekçeyle hedef alınmasının kati suretle reddedildiğini vurguladı. Uluslararası insancıl hukuka bağlı kalmanın, askeri operasyonların son bulmasının, ortalığın sakinleşmesinin, istikrarı yeniden tesis etmenin ve herkese güvenlik ve refah getirecek şekilde 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulması için adil bir çözüme doğru gidilmesini garanti edecek kalıcı bir barış sağlanmasının önemini vurguladı.

Neden iki açıklama?

Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi Güvenlik Araştırmaları Merkezi ve Ulusal Güvenlik Programı Genel Müdürü Dr. Hişam el-Ganem, zirvenin bu tarihte yapılmasına, Gazze’de iki hafta önce başlayan mevcut olaylardan çok önce karar verildiğini söyledi. Toplantının ASEAN ülkeleriyle ekonomik, kültürel, siyasi ve güvenlik ilişkilerini güçlendirmeyi ve geliştirmeyi amaçladığını ve bu yüzden son olaylar meydana geldiğinde bunların da ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ganem şunları söyledi:

“KİK ülkeleri ve ASEAN ülkeleri, öncelikle Gazze’de olup bitenlere karşı ortak bir tutum göstermekle, ikinci olarak da zirve için belirlenen konuların tartışılmasıyla ilgilendiler.”

Ganem ayrıca  KİK-ASEAN ilişkileri ile Gazze hakkında iki ayrı açıklamanın yapılmasının “iki konuya hak ettiği ilgiyi gösterme” özeninden kaynaklandığını belirtti.

İlk açıklamanın birinci maddesinde, ülkelerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen, uluslararası hukuka başvurma, egemenliklerine saygı gösterme, anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözme gibi genel ilkelerden bahsedildiğine dikkat çekerek “Bu, KİK ülkelerinin ASEAN ülkeleriyle ilişkilerine yön veren ilkeleri netleştirmeyi amaçlıyor ve aynı zamanda zirvenin Gazze’ye yönelik savaşla ilgili ikinci açıklamasına da zemin hazırlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Fotoğraf Altı: Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman zirveye katılan liderleri ağırladı. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman zirveye katılan liderleri ağırladı. (SPA)

İkinci açıklamanın ‘Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın zirvenin açılışında dile getirdiği Gazze’deki devam eden savaşa yönelik vizyonuyla uyumlu olarak yapıldığını’ belirterek bunun ‘Krallık’ın mevcut krizi ele alma vizyonunu temsil ettiğini ve bunun Riyad’a gelen tüm Batılı yetkililere bildirildiğini’ ifade etti. Açıklamada, ‘acilen kalıcı ateşkes sağlanması, Gazze halkına yardım ve hizmetlerin ulaştırılması, savaş sırasında sivillerin korunması konusunda Cenevre Sözleşmesi’ne saygı gösterilmesi ve her iki taraftaki sivil tutukluların derhal serbest bırakılmasının gerekliliği’ vurgulandı. Son olarak “Filistin-İsrail anlaşmazlığının 4 Haziran 1967 öncesindeki sınırlarda iki devletli çözüm ilkesine uygun olarak siyasi bir şekilde çözülmesinin öneminin” altı çizildi.

El-Anazi zirve açıklamasının, işgalci yetkililerin Filistin topraklarında yaptıklarına yönelik net bir kınama olduğuna dikkat çekti. Aynı zamanda Prens Muhammed bin Selman’ın konuşmasında öne çıkan noktanın Gazze’de Filistinlilere yönelik saldırının kınanması olduğunu söyleyerek “Bu, Suudi Arabistan’ın Filistin meselesine yönelik değişmez tutumudur” dedi.

Araştırmacı Bugis de sonuç bildirgesinin sivillere yönelik tüm saldırıları tarafsız bir şekilde kınamasının ve tüm taraflara kalıcı ateşkes çağrısında bulunmasının, ‘Filistin davasına karşı yönelimleri ve duruşları ne olursa olsun ASEAN’ın ve KİK’in tüm üyelerinin tutumuyla uyumlu olduğunu’ kaydetti.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.