Kahire Barış Zirvesi Gazze savaşıyla ilgili tutumlardaki farklılıkları gözler önüne serdi

Arap ülkeleri, ‘Filistinlilerin yerinden edilmesine’ karşı çıktı, Avrupa ülkeleri ise ‘insani koridor’ açılması çağrısında bulundu

Gazze konulu Kahire Barış Zirvesi’ne katılan liderler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Gazze konulu Kahire Barış Zirvesi’ne katılan liderler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Kahire Barış Zirvesi Gazze savaşıyla ilgili tutumlardaki farklılıkları gözler önüne serdi

Gazze konulu Kahire Barış Zirvesi’ne katılan liderler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Gazze konulu Kahire Barış Zirvesi’ne katılan liderler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Kahire’nin ev sahipliğinde düzenlenen Gazze konulu barış zirvesine Filistinlilerin zorla yerinden edilmeleri dosyası ve İsrail-Filistin çatışmasının bölgesel bir savaşa dönüşmesine karşı yapılan uyarılar damgasını vurdu. Zirveye katılanlar tarafından yapılan açıklamalar, tutumlarındaki farklılıkları gözler önüne serdi. Arap liderler, açıklamalarında daha çok Filistinlilerin yerinden edilmesine karşı olduklarını vurguladı. Avrupalı yetkililer, ‘savaşın derhal durdurulması ve insani yardımların Gazze’ye girişi için güvenli bir koridor açılması’ çağrısında bulundu.

Zirve sonunda ortak bir bildiri yayınlanmazken Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kahire, zorluklar ne olursa olsun ve çatışma ne kadar sürerse sürsün, zirve çağrısında belirtilen hedeflere ulaşma amacıyla tüm ortaklarla birlikte çalışmak için tüm imkanlarını seferber edecektir” denildi. Filistin meselesinin, bölge ülkelerinin herhangi biri pahasına tasfiyesinin asla kabul edilmeyeceği belirtilen açıklamada, “Bölge ülkeleri, giderek daha riskli ve tehditkar hale gelen mevcut durum ve koşullar altında egemenliklerini ve ulusal güvenliklerini korumaktan bir an bile geri durmayacaktır” ifadeleri yer aldı.

Mısır Cumhurbaşkanlığı, Kahire’nin barış zirvesiyle ‘kültürler, ırklar, dinler ve siyasi görüşler arasında şiddeti ve terörizmi reddeden, kolektif vicdanı barındıran uluslararası bir konsensüs oluşturmaya çalıştığı, savaşa son verilmesi çağrısında bulunduğu, insani yardımların Gazze Şeridi'ne ulaştırılmasına özel öncelik verdiği ve çatışmanın bölgede yayılması tehlikesine karşı uyardığını’ vurguladı. Açıklamada, “Mısır, katılımcıların küresel bir barış çağrısında bulunmasını sabırsızlıkla bekliyordu” denildi.

Gazze’ye yönelik devam eden savaşın uluslararası toplumun değerlerinde bir kusuru ortaya çıkardığı belirtilen açıklamada, “Bir yerde masum insanların öldürülmesini hızla kınama telaşı ve yarışı görürken, başka bir yerde sanki Filistinlilerin hayatı diğer insanların hayatından daha az önemliymiş gibi aynı eylemi kınama konusunda akıl almaz bir tereddüt, hatta bu cinayeti meşrulaştırma girişimleri olduğunu görüyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Mısır'ın 15 Ekim'de yaptığı davet üzerine düzenlenen Kahire Barış Zirvesi’ne, bölgeden ve dünyadan çok sayıda lider ve temsilci katıldı. Zirvede, savaşın başladığı 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'nde kötüleşen krizi kontrol altına alma çabalarını ilerletme konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

bdfgrh
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire Barış Zirvesi’nde (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, zirvenin açılışın yaptığı konuşmada, katılımcılara ‘şu an yaşanan insanlık trajedisini sona erdirmeyi ve barış yolunu birkaç yönden yeniden canlandırmayı amaçlayan bir yol haritası üzerinde anlaşmaya varılması’ çağrıda bulundu.

Sisi, yol haritasının aşamalarıyla ilgili şunları söyledi:

Öncelikle Gazzelilere insani yardımların tam, güvenli, hızlı ve sürdürülebilir bir şekilde yapılmasıyla başlayacak ve hemen ardından ateşkes müzakerelerine geçilecek. Bundan sonra uluslararası kararlar temelinde iki devletli çözüme ulaşmak amacıyla barış sürecini canlandırmak için acil müzakereler başlatılacak.

Gazze’ye gönderilen ilk yardım konvoyları cumartesi günü Refah Sınır Kapısı’ndan geçti. İlaç ve gıda yüklü 20 kamyonluk konvoyun geçişinin ardından sınır kapısı yeniden kapatıldı. Diğer yardım konvoyları ise Gazze’ye geçmek için izin bekliyor.

Ülkesinin ‘sivillerin hedef alınmasını, öldürülmesini ve korkutulmasını kınadığını’ bir kez daha dile getiren Mısır Cumhurbaşkanı, Kahire’nin, dünyanın Gazze’deki toplu cezalandırmaya, ablukaya, açlığa, zorla yerinden edilmeye ve bunun için büyük baskılara maruz kalan iki buçuk milyon Filistinlinin etkilendiği felaket niteliğindeki insani krize seyirci kalmasından duyduğu büyük şaşkınlığı dile getirdi.

İsrail, Gazze Şeridi'ni bombalamaya başlamasından bu yana Gazze Şeridi'ne yönelik ablukayı sıkılaştırdı. Su, elektrik ve yakıt kaynaklarını kesti.

Zorla yerinden edilmeye itiraz

Mısır’ın Filistinlilerin zorla yerinden edilmeleri ve Sina'ya göç ettirilmelerine karşı olduğunu bir kez daha ifade eden Sisi, “Bunu Filistin davasının sonsuza kadar tasfiyesi ve bağımsız bir Filistin devleti hayalinin sonu olarak görüyoruz. Filistinlilerin işgal altında olsalar da bombalansalar da topraklarını terk etmek istediğini düşünenler, yanılıyor” şeklinde konuştu. Mısır Cumhurbaşkanı, çatışmaların bölgenin istikrarını, uluslararası barışı ve güvenliğini tehdit edecek şekilde genişleyebileceği konusunda uyardı.

İsrailli eski yetkililer ve Batılı politikacılar, Gazze savaşının başlamasıyla Gazzelilerin Sina'ya ittirilmesi önerisini ortaya attı, ancak Kahire bunu defalarca reddetti.

Arap ülkelerinin liderleri, açıklamalarındaki ortak bir unsur olarak yerinden edilmeye karşı olduklarını defalarca kez dile getirdi.

Öte yandan Ürdün Kralı 2. Abdullah, ‘Filistinlilerin zorla, ülke içinde ya da dışına yerinden edilmelerinin savaş suçu sayılacağını’ söyledi. Ülkesinin, ‘bölgeyi uçuruma sürükleyen bu insani felaketi durdurmak için çalışacağının’ altını çizen Ürdün Kralı, İsrailli yetkililere ‘güvenlik endişelerinin giderilmesinde askeri çözüme yer olmadığını ve işgal altında yaşayan 5 milyon Filistinliyi ötekileştirmeye devam edemeyeceklerini anlamaları’ çağrısında bulundu.

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa el-Halife ise konuşmasında, ‘Filistin halkının meşru haklarını güvence altına almadan Ortadoğu'da istikrarın tesis edilemeyeceğini’ vurguladı. Bahreyn Kralı, ülkesinin ‘Gazze halkının kendi topraklarından ve atalarının topraklarından sürülmesinin kategorik olarak reddettiğini’ vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin, Filistinlileri zorla yerinden etme girişimlerine karşı olduğunu açıkladı. Suudi Bakan, zirvedeki konuşmasında, “Sivillerin ne şekilde olursa olsun hedef alınmasını reddediyoruz. Uluslararası topluma, İsrail'i uluslararası hukuka saygı göstermeye zorlama çağrısında bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah da Filistin halkının zorla yerinden edilmesine itiraz ettiklerini belirtti. Çatışmanın hem bölge hem de tüm dünya için tehlikeli sonuçlar doğurmasına karşı uyardı.

Zirvenin katılımcılarından Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, Gazze Şeridi’nde gerginliğin azaltılması, akan kanın durdurulması ve askeri saldırıların sona ermesi çağrısında bulunarak, ‘ülkesinin yerinden edilmeyi içeren tüm çözümleri reddettiğini’ vurguladı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise konuşmasında, “Ayrılmayacağız ve topraklarımızda kalacağız" diyerek, yerinden edilme önerisine karşı tutumunu ortaya koydu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK) ‘Filistin halkını koruma sorumluluğunu yerine getirmeye’ çağırdıklarını söyleyen Abbas, Filistinlilerin Kudüs'ten ya da Batı Şeria'dan sınır dışı edilmesine yahut yerinden edilmesine karşı uyardı.

Zirveye katılan Güney Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Gazze'ye uygulanan ablukayı ve uluslararası hukuku ihlal ederek Gazzelileri zorla yerinden etmeye yönelik girişimleri reddettiğini söyledi.

cfvrgtbhd
Kahire Barış Zirvesi'nden bir kare (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Arap liderler konuşmalarında, uluslararası topluma ve büyük güçlere İsrail tarafından sürdürülen gerilime son verilmesi için müdahalede bulunulması çağrısı yaptı. Avrupalı ​​yetkililer, yardımların ulaştırılması için insani koridor açılması gerektiğini vurguladı.

İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly, zirvede yaptığı konuşmada, İsrail hükümetiyle Gazze'deki sivilleri korumak için uluslararası hukuk çerçevesinde ne yapması gerektiği ve ordusunun itidal, profesyonellik ve disiplin göstermesi gerektiği konusunda görüştüğünü söyledi.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Filistinlileri temsil etmeyen Hamas'a karşı mücadelenin, Gazze'deki insani durum mümkün olan en üst düzeyde dikkate alınarak yürütülmesi gerektiğini söyledi. Baerbock, “Hamas'a karşı mücadele, Gazze'deki masum erkek, kadın ve çocukların insani durumu mümkün olan en üst düzeyde dikkate alınarak yürütülmeli, aksi takdirde durumun Hamas lehine dönme riski var” ifadelerini kullandı.

Fransa Dışişleri Bakan Catherine Colonna ise Gazze Şeridi'ndeki sivillere yardımların ulaştırılması için insani koridor açılması gerektiğini ve bunun ateşkesin önünü açabileceğini belirtti.

Colonna, zirvedeki konuşmasında, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Filistinlilere 10 milyon euro (10,59 milyon dolar) değerinde insani yardım sağlanacağını açıkladığını söyledi. Fransız Bakan, bu paranın, geçtiğimiz pazar günü Kahire'ye yaptığı ziyarette açıkladığı 10 milyon euroya ek olduğunu kaydetti.

Afrika Birliği (AfB) Komisyonu Başkanı Musa Faki de konuşmasında Gazze'ye yönelik acımasız savaşı ve daha önce eşi benzeri görülmemiş yıkımı reddettiğini vurguladı. Faki, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini ve sivillere yönelik her türlü şiddeti durdurmak için küresel bir cephe oluşturulması çağrısında bulundu.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, çatışmanın durdurulması ve sivillerin hayatlarının korunması için tüm arabuluculuk çabalarının seferber edilmesi çağrısında bulundu. Michel, Gazzelilerin suya, ilaca ve gıdaya ulaşma haklarının garanti altına alınması ve Mısır'ın Gazze Şeridi’ne insani yardımları ulaştırma çabalarının desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Bölgesel savaş

Öte yandan Arap Birliği (AL) Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, ‘derhal ateşkese ulaşılması ve insani yardımların Gazze Şeridi'nin tamamına ulaştırılması için acilen güvenli bir koridor açılması’ çağrısını yineledi.

Konuşmasında “Hiçbir ayrım gözetmeksizin sivillere yönelik her türlü şiddeti ve hedef göstermeyi reddediyoruz” diyen Ebu Gayt, krizin uzun süreli insani bir felakete neden olacak dini bir çatışmaya dönüşmesine karşı duyduğu endişeyi de dile getirdi. Bölge halklarını barbar, diğer halkları ise medeni olarak nitelendiren açıklamaları şiddetle kınayan AL Genel Sekreteri, sivillerin çektiği acıların hafifletilmesi ve bedelini herkesin ödeyeceği bölgesel bir savaşa sürüklenmekten kaçınılması çağrısında bulundu.

Zirvede konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, savaşın sona ermesi ve barışın tesis edilmesi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesini istedi.

Guterres, konuşmasında şunları söyledi:

Artık bu korkunç kabusa son verip, Filistinli ve İsrailli çocukların hayallerine yakışır bir gelecek inşa etmek için çalışmanın zamanı geldi.

BM Genel Sekreteri, daha önce de insani yardımların Gazze Şeridi'ne sürdürülebilir ve engelsiz bir şekilde ulaştırılması çağrısında bulunmuştu.



Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.


İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.