İsrail’in kara harekatını bekletmesine neden olan üç risk ne?

İsrail'in kara harekâtı konusunda fikir birliği oluşsa da maliyeti konusunda anlaşmazlık var

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi sınırında bulunan İsrail askerlerini ziyaret etti. (Netanyahu’nun X platformundaki hesabı)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi sınırında bulunan İsrail askerlerini ziyaret etti. (Netanyahu’nun X platformundaki hesabı)
TT

İsrail’in kara harekatını bekletmesine neden olan üç risk ne?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi sınırında bulunan İsrail askerlerini ziyaret etti. (Netanyahu’nun X platformundaki hesabı)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi sınırında bulunan İsrail askerlerini ziyaret etti. (Netanyahu’nun X platformundaki hesabı)

İsrail'de ‘Gazze Şeridi'ne kara harekâtı düzenlenmesinin gerekliliği’ konusunda siyasi, askeri ve halk düzeyinde bir görüş birliği olmasına rağmen, bunun maliyeti ve doğuracağı sonuçlar konusunda bariz anlaşmazlıklar var.

İsrail, ABD yönetimi rehineler meselesini çözene kadar harekâtı ertelemeyi tercih etti. Bu süreçte ayrıca Avrupa hükümetlerinin çoğunun İsrail’in kara işgalinden geri adım atmasını tercih ettikleri netlik kazandı. İsrailliler, bu işgalin kendisi ve arzulanan sonuçlarını tahmin edilen sonuçlarla karşılaştırarak konu hakkında geniş tartışmalara girdiler.

(foto altı) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail ordu karargahındaki güvenlik değerlendirme oturumuna katıldı. (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail ordu karargahındaki güvenlik değerlendirme oturumuna katıldı. (DPA)

Şarku’l Avsat’ın gözlemlerine göre İsrail kamuoyunun çoğunluğu, şu ana kadar ABD’nin kara harekâtını engelleyen tutumunu destekliyor. Washington ve Tel Aviv'deki çok sayıda kaynağa göre İsrail, ABD'ye kara harekâtını durdurma talebini onayladığını ve kara saldırısını ‘Hamas'ı tasfiye etme hedefinden vazgeçmeden’ başka bir tarihe kadar dondurduğunu bildirdi.

Bu kararın alınmasının birkaç nedeni var:

1.Ağır bedel ödeme riski

Birincisi, İsrail böyle bir operasyona gerçekten hazır mı? Bu bir macera mı yoksa kumar mı? Hamas ve diğer grupların ciddi bir direniş göstermesi durumunda İsrail bu işgalin bedelini ödeyebilecek mi? ABD Başkanı Joe Biden tarafından gönderilen generalin, Ortadoğu'da savaş deneyimi olanlardan oluşan bir ekiple birlikte Tel Aviv'deki askeri komuta merkezinde oturduğu esnada askeri planları incelerken Hamas tarafından yapılan hazırlıkları incelediği ve zor sorular sorduğu söyleniyor. Tabi ki de ekip olarak kararın onaylanması halinde bu saldırının başarılı olmasını istiyorlar.

(foto altı) Hamas'ın serbest bıraktığı rehineler Yocheved Lifshitz (solda) ve Nurit Cooper. (AP)
Hamas'ın serbest bıraktığı rehineler Yocheved Lifshitz (solda) ve Nurit Cooper. (AP)

2. Takas anlaşmasını engelleme riski

İkinci olarak İsrail’in kara harekâtı; ABD, Mısır, Katar, diğer bazı Arap ve yabancı ülkeler tarafından İsrail'in mümkün olan en az kayıpla bir rehine/mahkum takası anlaşmasına varmak için sarf ettiği önemli çabaları sabote etmemeli. Bu, İsraillilerin çoğunluğunun geçerli gördüğü bir sebep. İsrailli rehinelerin ailelerinin çoğunluğu böyle bir anlaşmayı kabul ediyor. Bu görüş, İsrail, bedelini ödeyip binlerce mahkûmu serbest bıraktığında beklenen Hamas kutlamalarının görmezden gelinmesi çağrısında bulunarak başyazılar yayınlayan gazetelerin çoğunluğu tarafından da benimseniyor.

İsrail eski Genelkurmay Başkanı Dan Halutz, İsrail hapishanelerindeki tüm Filistinli mahkumların serbest bırakılması karşılığında İsrailli rehinelerin özgürlüğüne kavuşacağı bir takas anlaşmasını desteklemeye hazır olduğunu söyledi. Halutz, “Netanyahu, Gilad Şalit karşılığında 1027 Filistinli mahkûmu serbest bırakmayı kabul etmişti. Bu durumda ise matematiksel oran olarak 20 bin Filistinliyi serbest bırakmamız gerekecek. Şu anda İsrail hapishanelerinde bulunan 9 bin mahkûmu serbest bırakırsak ne problem olur?” ifadelerini kullandı.

İsrail’e roket atan Hizbullah unsurlarını gösteren videodan bir kare
İsrail’e roket atan Hizbullah unsurlarını gösteren videodan bir kare

3. Savaşın bölgeselleşme riski

İsrail’in Gazze'ye yapmayı düşündüğü kara harekâtını ertelemeyi kabul etmesinin üçüncü nedeni; savaşın kuzeye, Hizbullah'a ve belki de Suriye’ye kadar genişlemesi ihtimaline karşı yapılan uyarı. Ayrıca böyle bir durumda Irak'taki İranlı milislere ve İran'a doğru bir genişleme de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu tür tehditler daha önce de dillendirildi. Ancak bu kez ciddi olabilir. ABD kuvvetleri böyle bir savaşa hazırlıklı olmak istiyor. ABD bu harekata doğrudan katılabilir ama bugün henüz hazır değil.

(foto altı) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2011 yılında takas anlaşmasıyla serbest bırakılan Gilad Şalit'i İsrail'in güneyinde karşıladı. (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2011 yılında takas anlaşmasıyla serbest bırakılan Gilad Şalit'i İsrail'in güneyinde karşıladı. (AP)

Haaretz gazetesi yazarlarından Dr. Zvi Bar’el, “Ne pahasına olursa olsun esirlerin serbest bırakılması yönündeki kamuoyu talebi, Hamas'ın sonsuza kadar yok edilmesi çağrısına eşlik etmesi koşuluyla değerli bir taleptir. Bu değerli istek, hayal kırıklığı yaratan bir irade çatışmasına neden olmaktadır. Kaçırılan tüm insanları serbest bırakmanın bedelinin ne olduğunu biliyoruz. Hamas, henüz tüm taleplerini sunmadı. Hamas belki de esirler karşılığında tüm güvenlik tutuklularının, son savaşta tutuklananlar da dahil olmak üzere diğer grupların serbest bırakılmasını da isteyebilir. Hamas, kara saldırılarının durdurulmasını, uzun bir ateşkesin kabul edilmesini, Gazze'nin eski ve yeni yıkımlardan sonra yeniden inşa edilmesi için para pompalanmasını ve anlaşmaların uygulanması için uluslararası garantiler verilmesini de talep edecektir. Çünkü ‘ne pahasına olursa olsun’ ifadesi aynı zamanda Hamas'ı yok etme ve yeryüzünden silme talebinden vazgeçmek anlamına da gelmektedir” ifadelerini kullandı.

(foto altı) İsrail'in güneyindeki Sderot'tan çekilen fotoğraf, İsrail saldırısının ardından Gazze Şeridi'nin kuzeyinden yükselen duman bulutlarını gösteriyor. (AFP)
 İsrail'in güneyindeki Sderot'tan çekilen fotoğraf, İsrail saldırısının ardından Gazze Şeridi'nin kuzeyinden yükselen duman bulutlarını gösteriyor. (AFP)

Bar’el, Hamas'ı yok etmenin; Gazze Şeridi'ne girecek on binlerce asker, dar sokaklardan hızla ilerleyen tanklar, evleri ve bodrumları teker teker temizleyen savaşçılar ve her dakika insanların üzerine boşaltılan silah şarjörlerinin değiştirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Bar’el, “bir hafta, belki bir ay, belki daha fazla zaman geçecek ve hiçbir baskı kalmayacak. Kaç asker ölecek ve yaralanacak? Kaç tanesi sakat kalacak? Kaç acılı aile 7 Ekim'de kanla kazınmış acılı listeye katılacak? Peki, ya kaçırılan insanlar ne olacak? Onlardan kaçı saldırıdan sağ kurtulacak?” sorularını yöneltti..

Bar’el, İsrail'in, Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) karşı kazanılan zafer ve örgütün altyapısının yok edilmesinden sonra 15 yıl süren Lübnan iç savaşı senaryosu gibi bir senaryoya hazırlanması gerektiğine inanıyor. Aksi halde sadece ertesi gün için değil, önümüzdeki yıllar için bile gerçekçi bir planın olmadığını düşünüyor. Barel'e göre verilen söz yerine getirilip intikam alınsa, Gazze yeniden işgal edilse ve Hamas Gazze'den silinse bile, Lübnan ve Suriye'de olduğu gibi örgütün liderleri, yöneticileri, altyapısı birçok silah ve kabiliyeti örgütte kalacaktır.



Suriye hükümeti cumartesi günü SDG mensuplarından oluşan üçüncü grubu serbest bırakacak

Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, Suriye’nin doğu ve kuzeyindeki saha gezisi kapsamında Haseke vilayetini ziyaret etti. (Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı)
Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, Suriye’nin doğu ve kuzeyindeki saha gezisi kapsamında Haseke vilayetini ziyaret etti. (Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı)
TT

Suriye hükümeti cumartesi günü SDG mensuplarından oluşan üçüncü grubu serbest bırakacak

Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, Suriye’nin doğu ve kuzeyindeki saha gezisi kapsamında Haseke vilayetini ziyaret etti. (Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı)
Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, Suriye’nin doğu ve kuzeyindeki saha gezisi kapsamında Haseke vilayetini ziyaret etti. (Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı)

Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü, Haseke vilayetinde yeni bir tutuklu grubunun serbest bırakılması için hazırlıkların sürdüğünü ve bu adımın, tutuklular dosyasını çözmeye yönelik çabalar kapsamında önümüzdeki cumartesi günü hayata geçirilmesinin planlandığını açıkladı.

Kürt medya kaynakları, söz konusu grubun üçüncü aşamayı oluşturduğunu ve yaklaşık 300 tutukluyu kapsadığını bildirdi. Serbest bırakma sürecinin, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 29 Ocak’ta imzalanan anlaşmanın uygulanması çerçevesinde gerçekleştiği, tarafların anlaşma maddelerini hayata geçirmeyi sürdürdüğü ifade edildi.

rb
Haseke Valisi Nureddin Ahmed, 11 Mart’ta cezaevlerindeki mahkûm ve tutukluların aileleriyle bir araya geldi. (Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü)

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (KDSÖY) Dış İlişkiler Komitesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, Haseke’de Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat’ın da katıldığı bir toplantıda, tutuklular dosyasının hâlâ zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’ın Hawar Haber Ajansı’ndan (ANHA) aktardığına göre Ahmed, yaklaşık 300 tutuklunun serbest bırakılacağına dair sözler verildiğini ancak bu sözlerin henüz yerine getirilmediğini ifade ederek, dosyanın takibinin kolektif bir ahlaki sorumluluk olduğunu ve konunun önümüzdeki toplantılarda yeniden gündeme getirileceğini söyledi.

Bu gelişmeler, Haseke kırsalındaki Til Birak beldesinden bazı ailelerin, Irak makamları nezdinde girişimde bulunulması için Suriye hükümetine acil çağrı yaptığı bir dönemde yaşandı. Aileler, Musul’daki çocuk cezaevinde terör suçlamasıyla tutulan oğullarının serbest bırakılmasını talep etti. Aileler, oğullarının iş bulmak amacıyla Irak’a gittiğini ve burada gözaltına alındığını belirtti. Öte yandan Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü daha önce, Til Birak beldesinde düzenlenen bir gösteride protestocuların, SDG cezaevlerinden Irak’taki cezaevlerine nakledilen yakınlarının geri getirilmesi için Suriye hükümetine çağrıda bulunduğunu bildirmişti.

rffrgbrf
Suriye hükümetinin, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Haseke’den çekilmesinin ardından kontrolü ele geçirdiği el-Hol Kampı’ndaki bir grup tutuklu (Reuters)

ABD güçleri, Suriye ordusunun ocak ve şubat aylarında ülkenin doğu bölgelerinde ilerleme kaydetmesiyle birlikte, Haseke’de SDG’nin kontrolündeki cezaevlerinden Irak’taki cezaevlerine 5 bin 700’den fazla DEAŞ mensubunu sevk etti.

Öte yandan, entegrasyon anlaşmasının uygulanmasının takibi kapsamında, Suriye Enerji Bakanlığı dün Haseke kırsalındaki Resulayn kentinde bulunan Allouk Su İstasyonu’nu resmen devraldı. Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü, bakanlık ekiplerinin anlaşmanın uygulanmasını izlemekle görevli başkanlık ekibinin gözetiminde tesise giriş yaptığını, değerlendirme çalışmalarının başlatıldığını ve kısa süre içinde rehabilitasyon ile işletme planlarının hazırlanacağını bildirdi.

Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat da dün Haseke’yi ziyaret ederek bir dizi temasta bulundu. Kabavat, programına Haseke Valisi Nureddin Ahmed ile yaptığı görüşmeyle başladı. Toplantıya, Haseke Valiliği Siyasi İşler Dairesi Müdürü Abbas Hüseyin, Afrin seçim bölgesini temsilen Halk Meclisi üyesi Zenkin Abdo ve bakanlık heyeti de katıldı. Görüşmede vilayetin hizmet alanındaki durumu ele alındı.

Toplantılarda ayrıca mevcut kurumların etkinleştirilmesi ve Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı bünyesine entegre edilmesine yönelik adımlar değerlendirildi. Bu kapsamda hizmet seviyesinin artırılması ve ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra, ilgili kurumlar ile kuruluşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik mekanizmalar da ele alındı. Açıklamaya göre, bu adımların bölgede istikrar ve sürdürülebilir kalkınma çabalarına katkı sağlaması hedefleniyor.

Kabavat ile Kürt siyasetçi İlham Ahmed arasında, kadın örgütleri, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, entegrasyon süreci ve kadınların rolü ele alındı. Toplantıda söz alan Ahmed, ‘özgünlükleri koruyan entegrasyon ile erimeye yol açan entegrasyon arasında ayrım yapılması’ gerektiğini vurguladı. Kadınlara karar alma mekanizmalarında temel bir rol verilmesinin hayati önem taşıdığını belirten Ahmed, bunun göz ardı edilemeyecek bir adım olduğunu ifade etti. Ahmed, benimsenen mekanizmaya göre her kurumdan biri erkek, ikisi kadın olmak üzere üç adayın gösterildiğini ve bu adaylar arasından liyakat ve eğitim durumuna göre seçim yapıldığını belirterek, bu çerçevede sürdürülen entegrasyon sürecinin kadınların ve hak savunucularının adalet sürecindeki varlığını güçlendirdiğini ve kurumsal hayattaki rollerini pekiştirdiğini söyledi.

Kabavat, Haseke Kültür Merkezi’nde sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı bir diğer toplantıda ise iş birliğinin geliştirilmesi ve bu kuruluşların sosyal hizmetlerin sunumuna katkısının artırılması konularını görüştü. Toplantıda, ihtiyaç sahibi kesimlere sağlanan desteğin iyileştirilmesine yönelik öneriler ele alındı.

dfvfv
Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, salı günü Deyrizor vilayetine yaptığı ziyaret sırasında, yıkılan mahallelerin durumu hakkında bilgilendirildi ve ailelerin koşullarını inceledi. (Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı)

Kabavat salı günü Deyrizor vilayetinde saha incelemelerinde bulunarak yıkıma uğramış mahalleleri ziyaret etti. Ziyaret kapsamında yerinden edilmiş ve zarar görmüş ailelerin durumunu yerinde inceleyen Kabavat, vatandaşların yaşam ve hizmet ihtiyaçlarını dinledi.

Kabavat ayrıca, görme engellilere hizmet veren Nur Merkezi’ni ziyaret ederek, merkezde sunulan hizmetlerin niteliğini inceledi ve yararlanıcıların ihtiyaçlarına ilişkin bilgi aldı. Bu ziyaretin, bakanlığın sosyal koruma ağını güçlendirme ve desteğe ihtiyaç duyan kesimlere yönelik hizmetleri geliştirme planı kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.


İsrail: Hizbullah lideri Naim Kasım öldürüldü

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım (Arşiv – AFP)
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım (Arşiv – AFP)
TT

İsrail: Hizbullah lideri Naim Kasım öldürüldü

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım (Arşiv – AFP)
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım (Arşiv – AFP)

İsrail ordusu, Hizbullah lideri Naim Kasım’ın gece saatlerinde Beyrut’a düzenlenen bir hava saldırısında öldürüldüğünü açıkladı.

Ayrıca İsrail güçleri, dün Hizbullah Genel Sekreteri’nin özel kalem müdürü Ali Yusuf Harşi’nin de öldürüldüğünü duyurdu.

Naim Kasım kimdir?

Hizbullah içinde deneyimli bir isim olan Kasım, 1991'den beri genel sekreter yardımcılığı görevini yürütüyor. Kasım, 1992 yılında bir İsrail helikopter saldırısında öldürülen eski Hizbullah Genel Sekreteri Abbas el-Musavi döneminde genel sekreter yardımcısı olarak atandı ve Nasrallah liderliği devraldığında da bu görevde kaldı.

Kasım siyasi faaliyetlerine 1974 yılında kurulan Şii Emel Hareketi’nde başladı. Birçok genç Lübnanlı Şii aktivistin siyasi ideolojisini şekillendiren İran İslam Devrimi'nin ardından 1979'da Emel'den ayrıldı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından 1982 yılında kurulan Hizbullah'ın kurulmasına yol açan toplantılara katıldı.

Uzun süre Hizbullah'ın önde gelen sözcülerinden biri oldu ve yabancı medyaya çok sayıda röportaj verdi. Gazze Şeridi'ndeki savaş sırasında İsrail ile sınır ötesi çatışmalar yoğunlaştığında, haziran ayında Al Jazeera'ye verdiği demeçte, Hizbullah'ın kararının savaşı genişletmek olmadığını, ancak dayatılması halinde savaşacağını söyledi.

Kasım, Hizbullah'ın 1992'deki ilk seçiminden bu yana parlamento seçim kampanyalarının genel koordinatörlüğünü yürütüyor. 2005 yılında Hizbullah'ın tarihini anlatan ve ‘Hizbullah’ın içine nadir bir bakış’ olarak tanımlanan bir kitap yazdı. 1953 yılında Beyrut'un Basta al-Tahta bölgesinde doğan Kasım'ın ailesinin kökenleri Şii ağırlıklı Güney Lübnan’daki Kafr Fila'ya dayanıyor. Kasım, evli ve altı çocuk babasıdır.

Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'in güneyine saldırmasının ve Gazze Şeridi'nde savaşın başlamasının ardından Hizbullah, Gazze Şeridi için bir ‘destek cephesi’ açtığını duyurdu.

Hizbullah ile İsrail arasında bir yıl süren sınır ötesi bombardımanın ardından İsrail ordusu, askeri operasyonlarının ağırlık merkezini Lübnan'la olan kuzey cephesine kaydırdığını açıkladı ve o zamandan beri Beyrut'un güney banliyöleri ile doğu ve güney Lübnan'daki Hizbullah kalelerine odaklanan yıkıcı bir hava harekâtı başlattı. Ardından Güney Lübnan'da sınırlı kara operasyonları başladı.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Lübnan Sağlık Bakanlığı, 23 Eylül'den bu yana Lübnan'da en az bin 700 kişinin İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu.

 


Hamas, İran’ın ‘silahlar’ konusundaki müzakerelerine güvenmiyor

Gazze'nin orta kesimlerindeki Nuseyrat Mülteci Kampı'nda, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları üyeleri (Arşiv-EPA)
Gazze'nin orta kesimlerindeki Nuseyrat Mülteci Kampı'nda, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları üyeleri (Arşiv-EPA)
TT

Hamas, İran’ın ‘silahlar’ konusundaki müzakerelerine güvenmiyor

Gazze'nin orta kesimlerindeki Nuseyrat Mülteci Kampı'nda, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları üyeleri (Arşiv-EPA)
Gazze'nin orta kesimlerindeki Nuseyrat Mülteci Kampı'nda, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları üyeleri (Arşiv-EPA)

Hamas Hareketi’nden çeşitli kaynaklar, Hamas’ın Washington ve Tel Aviv’in uygulanması için baskı yaptığı Gazze Şeridi’ndeki milis grupların silahsızlandırılması krizinde kendi konumunu desteklemek için İran’la yapılacak olası müzakerelerin sonuçlarına güvenmediğini ortaya koyan değerlendirmelerde bulundular.

İranlı yetkililer, ABD ve İsrail ile savaşın durdurulmasının, özellikle Lübnan'daki Hizbullah’a odaklanarak, ‘Direniş Ekseni’nin tüm cepheleriyle bağlantılı olduğunu söylerken, Hamas ve diğer gruplar, bazı silahlarını ellerinde tutmayı sağlayacak değişiklikler yapmaya çalışacakları müzakerelere hazırlanıyor.

Hamas Hareketi’nden üst düzey bir kaynak, Şarku’l Avsat’a, “Hamas liderliği, İsrail ve ABD'nin cepheleri ayırmaya çalıştığını anladığı için (cephelerin birleştirilmesine) güvenmiyor” dedi.

Gazze içindeki ve dışındaki Hamas’tan üç kaynak, hareketin İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş ve İran'a yönelik geçtiğimiz haziran ayındaki 12 günlük savaş sırasında ‘cephelerin birleştirilmesine’ güvendiğini, ancak ‘koşulların o zaman farklı bir gerçeklik dayattığını’ vurguladı.