İsrail'in Gazze'de neden olduğu yıkım, haritayla ortaya kondu

IDF "savaşın sonraki aşamaları"na ilişkin uyarıda bulunurken sınır kapıları hâlâ kapalı ve saldırılar yoğunlaşıyor

Gazze, 7 Ekim'den bu yana 6 binden fazla saldırıya maruz kaldı (AP)
Gazze, 7 Ekim'den bu yana 6 binden fazla saldırıya maruz kaldı (AP)
TT

İsrail'in Gazze'de neden olduğu yıkım, haritayla ortaya kondu

Gazze, 7 Ekim'den bu yana 6 binden fazla saldırıya maruz kaldı (AP)
Gazze, 7 Ekim'den bu yana 6 binden fazla saldırıya maruz kaldı (AP)

Aralıksız saldırılarla sarsılan abluka altındaki şeritte yüz binlerce kişi yerinden olurken, İsrail ordusu çarşamba gecesi Gazze'ye gece baskını düzenledi.

Yaklaşık 2,3 milyon Filistinliye ev sahipliği yapan "açık hava hapishanesi", Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırısından bu yana 7 binden fazla İsrail hava saldırısına maruz kaldı ve anklava yapılan acımasız saldırıda hastaneler ve BM korumasındaki okullar tahrip edildi. İsrail, Hamas saldırılarında 1400'den fazla kişinin öldüğünü ve yaklaşık 200 kişinin de rehin alındığını açıkladı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) geniş çaplı bir istilaya hazırlanırken, İsrail ordusu gece baskınının "savaşın sonraki aşamalarına hazırlık olarak" gerçekleştirildiğini açıkladı.

İsrail güçleri 7 Ekim'den bu yana Gazze'ye çok sayıda baskın düzenledi fakat bu son saldırı ölçek bakımından en önemlisi olarak görülüyor ve askeri yetkililer "savaşın sonraki aşamalarının" yakın olduğu tehdidinde bulunuyor.

Emekli general ve İsrail'in savaş kabinesi üyesi Benny Gantz, "Operasyon yakında daha büyük bir güçle hızlanacak" dedi.

İsrail ordusu 26 Ekim'de Gazze'nin kuzeyinde tanklar ve piyadelerle "hedefli baskın" düzenledi (İsrail Ordusu/AFP)​​​
İsrail ordusu 26 Ekim'de Gazze'nin kuzeyinde tanklar ve piyadelerle "hedefli baskın" düzenledi (İsrail Ordusu/AFP)​​​

Gantz, olası herhangi bir kara harekatının sadece "yıllar sürecek güvenlik, siyaset ve sosyal boyutları içeren uzun vadeli bir sürecin yalnızca bir aşaması" olacağını da sözlerine ekledi.

IDF baskının yerini açıklamasa da çevrimiçi bir coğrafi konum belirleme platformu olan Geoconfirmed, X'te askeri araçların fotoğraflarını yayımlayarak Gazze şeridinin kuzey sınırındaki tankların haritasını çıkardı.

Bu harita Geoconfirmed'e göre tankların konuşlandırıldığı yeri gösteriyor: 

Independent Türkçe

İsrail medyasında çıkan haberlere göre, Givati tugayı ve 162. Zırhlı Tümen'den gelen birlikler, baskından zayiat vermeden geri döndü.

İsrail askeri sözcüsü Tümamiral Daniel Hagari, "Baskında, kara kuvvetlerinin savaşın sonraki aşamalarına geçmesini sağlamak için teröristleri ortadan kaldırdık, tehditleri etkisiz hale getirdik, patlayıcıları imha ettik, pusuları etkisiz hale getirdik" dedi.

Bu gelişmeler Filistinli yetkililer, Gazze'de yaklaşık 3 bin çocuk da dahil 7 binden fazla kişinin öldürüldüğünü söylerken yaşandı. En az 17 bin 439 kişinin yaralandığı söyleniyor.

Gazze saldırı altında

Independent Türkçe

Gazze İmar ve İskan Bakanlığı 23 Ekim itibarıyla 16 bin 441 konutun yıkıldığını ve 11 bin 340 konutun da oturulamaz hale geldiğini bildirdi.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi'ne göre, yıkıldığı veya hasar gördüğü bildirilen toplam konut sayısı Gazze Şeridi'ndeki tüm konutların en az yüzde 45'ini oluşturuyor.

Özellikle Beit Hanoun, Beit Lahia ve Ash Shuja'iyeh, Gazze ve Ash Shati mülteci kampıyla arasındaki bölge ve Abbassan Kabeera olmak üzere mahalleler bütünüyle tahrip edildi.

Gazze Şehri'nden Haytam Harara, The Independent'a, "Gazze'de artık hiçbir yer güvenli değil" dedi.

Etrafımızdaki her yer bombalanıyor. Savaş uçaklarının sesleri, devasa bombardımanlar ve ambulans sirenleri dışında hiçbir şey duymuyoruz. Sanki sıranın bize gelmesini bekliyor gibiyiz.

Filistinliler, 25 Ekim itibarıyla en az 29 Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) okulu da dahil 219 eğitim tesisinin vurulduğunu söylüyor.

Bu rakama, 150 UNRWA DES'te kalan yaklaşık 629 bin kişi, hastanelerde, kiliselerde ve diğer kamu binalarında barınan 121 bin 750 kişi ve UNRWA bünyesi dışındaki 70 okuldaki yaklaşık 79 bin kişi dahil. Buna ek olarak, Sosyal Kalkınma Bakanlığı ülke içinde yaklaşık 700 bin yerinden edilmiş kişinin ev sahibi ailelerin yanında kaldığını tahmin ediyor.

Independent Türkçe



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.